Uyuşmazlığın çözümü  için dostane uyuşmazlık çözüm yollarının ve özellikle arabuluculuğun seçilmesi, pek çok açıdan faydalı olabilecek ve olumlu sonuçlar doğurabilecektir.

Bununla birlikte, az sayıda olmakla birlikte bazı hâllerde tarafarın arabuluculuktan beklenen faydayı elde etmeleri mümkün olmayabilir.

Menfaat ve İhtiyaç Odaklı Karşılıklı Kabul Edilmiş Bir Çözüm

Arabuluculukta uyuşmazlık, tarafarın ihtiyaç ve menfaatleri temel alınarak, sulh yoluyla;

yani tarafarın isteklerine uygun şekilde çözülmektedir. Yargısal yöntemlerde, herkes için geçerli genel ve soyut olan kanunların her olasılığı  tahmin etmesi ve her somut olaya uygun  çözümler  sunması mümkün  olamamaktadır.  Arabuluculukta  ise mevcut  düzenleme ve usul  ile bağlı olunmaması,  tarafara kendilerine ve somut duruma özel çözüm üretme ve dolayısıyla tatmin olma imkânı sağlamaktadır. Bunun gibi gizlilik ve tarafsızlık ilkelerinin  de  etkisiyle,  tarafarın menfaat  ve  ihtiyaçlarına  odaklanılabilmesi,  tarafarın kendisini daha iyi anlatabilmesi ve özellikle duygularını ifade edebilmesi mümkün olmaktadır. Böylelikle çözüm, tarafarın ilişkisinin devamını sağlamakta ve yeni uyuşmazlıkların önüne geçmekte; genel olarak ise toplumsal barışın sağlanmasına yardımcı olmaktadır.

Zira tarafar memnun olmadıkları bir çözüm üzerinde anlaşmak mecburiyetinde değildir.

Buradaki temel amaç, geçmişe odaklanıp uyuşmazlık nedeniyle zarar görenin tatmininden ziyade, ileriye odaklanıp her iki tarafın da mutlu olabileceği yeni bir gelecek oluşturabilmektir.

Menfaat  ve  ihtiyaç  odaklı  yaklaşım,  aşağıda  açıklandığı  gibi masraftan  ve  zamandan tasarruf sağlayacağı  için  tarafara uyuşmazlığın getireceği stresi de azaltmaktadır. Arabuluculuk  sonunda  yapılan  anlaşmaların,  gönüllü  olarak  yerine  getirilme  ve  tarafar arasındaki dostane ve sürekli ilişkileri koruma olasılığı daha yüksektir [Hukuki ve Ticari Uyuşmazlıklarda Arabuluculuğun Belirli Yönlerine  İlişkin 21 Mayıs 2008 Tarihli Avrupa Parlamentosu ve Konseyi Yönergesi (2008/52/EC)].

Zamandan Tasarruf

Ortada bir uyuşmazlık var ise doğru olan, bunun en kısa zamanda çözülmesidir. Sürecin uzaması,  uyuşmazlığın  büyümesine  ve  yayılmasına  sebep  olabilir. Bu  açıdan  arabuluculuk, oldukça avantajlı ve çok kısa sürede sonuçlanan bir yöntemdir. Zira bu dostane çözüm  yolunda görüşmeler  için gerekli olan süre, pek çok durumda genellikle bir gün veya daha kısadır. Özellikle aile uyuşmazlıkları gibi diğer bazı durumlarda, daha uzun sürelere ihtiyaç duyulabilmekle birlikte; her hâlde uyuşmazlığın arabuluculuk yoluyla çözülmesinde geçen süre, davaya göre son derece kısadır.  Bu durum, uyuşmazlık çözümünde zamandan tasarruf sağlamaktadır. Ancak bunun için arabulucuların zamanı iyi yönetme becerisine sahip olmasının da rolü büyüktür.

Masraftan Tasarruf

Zamandan  tasarruf edilen bir yöntem, masraftan  tasarruf sonucunu kendiliğinden doğurmaktadır. Arabuluculuk, uyuşmazlığı en  fazla haftalarla, günlerle ve hatta saatlerle basit  bir  şekilde  çözmeyi  hedefediği  için,  ekonomik  bir  yöntemdir. Buna  ilave  olarak, arabuluculuk için yapılan masrafar ve maruz kalınan yıpranma, dava için yapılan masraf (yargılama giderleri) ve yıpranmaya göre son derece azdır. Bu durumda, arabuluculuğun taraf maliyeti, davaya göre daha az olabilmektedir.

Kontrolün Tarafarda Olması

Arabuluculukta çözüm, her durumda tarafarın kontrolündedir. Dolayısıyla, tarafarın ne beklemedikleri ne de kabul etmeyecekleri bir çözüm ile karşılaşmaları mümkündür. Zira iradilik  ilkesi gereği  taraf,  sulhe ulaşma konusunda  serbest  iradeye  sahiptir  ve ancak kendisini tatmin edecek bir çözümü kabul edecektir. Bir başka ifade ile bir çözümü kabul edip etmeme veya çözüm konusunda anlaşılmışsa, bunun içerik ve şartları hakkında karar verme yetkisi, tamamen tarafara aittir. Yargılamada uyuşmazlık, hakem veya hâkim kararı ile sonuçlandığı için çözüm, genellikle bir tarafı ve bazı hâllerde her iki tarafı da tatmin etmemektedir. Arabuluculukta ise kontrol tamamı ile tarafarda kalmaktadır. Bunun bir sonucu olarak tarafın, anlaşmayı ve şartlarını kendisi oluşturduğu için, bu anlaşmaya sadık kalma ihtimali artmaktadır.

Gizlilik

Gizlilik, arabuluculukta tarafarın sürece ve sonuca duydukları güven bakımından önemli bir özelliktir.   Bu nedenle, sürece başlama talebi dâhil olmak üzere, süreçte paylaşılan bilgiler ve hazırlanan belgeler ile öneri ve kabuller, daha sonra yargılamada kullanılamamaktadır. Yani, bu bilgi ve belgeler, gizli tutulmaktadır. Gizlilik, tarafarın uyuşmazlık konusunda daha rahat hareket etmesini sağlamaktadır. Bununla birlikte, tarafarın hâlihazırda elinde mevcut olan bilgi ve belgelerin arabuluculukta ortaya konulmaları, yargılamada ileri sürülmelerine engel değildir.

Dava Yükünün Azaltılması

Uyuşmazlıkların arabuluculuk yoluyla çözülmesi, yargının iş yükünü de doğal olarak azaltacaktır. Yargının iş yükünün azalması, hâkimlerin mevcut dosyalara daha fazla yoğunlaşabilmelerini sağlayacaktır. Birçok ülkede uyuşmazlıkların tahkim, arabuluculuk ve alternatif yollarla çözülmesi, bu nedenle teşvik edilmektedir.