APARTMANDA HAYVAN BESLEMEYE AÇILAN DAVAYA KARŞI SAVUNMA DİLEKÇESİ
Bu tip davalarda genelde karşımıza çıkan somut durum hayvanın varlığından çok aslında komşuları ile bir biçimde apartman yaşayışı içinde hayvan sahibi arasında geçimsizlik olmasıdır…”
“… Kimsenin sahip olduğu hayvanın ihtarname ile ya da site veya apartman olağan toplantısında alınan kararla ya da belediye zabıtasının kararı ile ya da imza toplanarak TAHLİYE EDİLMESİ mümkün değildir. Tahliye edilecek hayvan için mutlaka mahkemeden karar alınması şarttır….”
“TMK 737. maddesi; taşınmaz maliki ya da kullananını, komşusuna zarar verecek her türlü davranışlardan kaçınmakla yükümlü tutmuş ve komşular arasındaki birtakım çıkarları dengede tutabilmek için, her komşunun bazı davranışlardan kaçınma ve bazılarına katlanma ödevleri ile yükümlü kılmıştır. Aynı maddenin 2. fıkrası ile de, “özellikle taşınmazın durumuna, niteliğine ve yerel örf ve adete göre, komşular arasında hoş görülebilecek dereceyi aşan gürültü veya sarsıntı yaparak rahatsızlık verme”yi yasaklamıştır.”
“Sorunun çözümsüzlüğüne neden olan apartman yönetim planı:
Mahkemelere ev hayvanlarının tahliyesi için davalarda adeta standarta dönüşmüş olan uygulama, tapudan apartman yönetim planını getirtilerek orada yasak hüküm olup olmasına göre değişmektedir. Apartmanda bulunan tüm kat malikleri toplanıp hayvandan şikyet etmediklerini yzılı olrak beyan etseler ya da tanık olarak ifade verseler bile yıllar önce tapuya bir şekilde dercedilmiş apartman yönetim planının bu yasağını aşamamaktadırlar. Bir diğer deyişle, apartman ya da site yönetim planında kimi durmlarda “kedi, köpek, tavuk, keçi vs. hayvan beslenemez” ibarelerinin bulunması mahkemelerin bu kadar kolay tahliyeye karar vermelerine neden olmaktadır.
Bu konudaki görüşüm mahkemelerin ve Yargıtay 18. HDnin doğrudan bu maddeye bakarak karar vermelreinin vicdani ve hakkaniyete uygun olup olmadığıdır. Çünkü orada belirtilen yasak maddesi ev ve süs hayvanı olmayan yabani ya da çiftlik haybanları içindir. Düşünün ki evinde tavuk besleyenler, inek besleyenler hatta yabani hayvan besleyenler vardır. Bu maddeyi evinde kuş, kedi, akvaryum balığı besleyenlere kadar uygulamak isteyen ve bu nedenle komşusunu sırf bu “yumuşak karnı” nedeniyle tahiyeye zorlamak isteyenler kanunun arkasına dolanmaktadır…”
“… Açıkçası kimse de ev satın alırken tapudaki yönetim planını detaylı olarak inceleyip bakmaz. Çünkü ileride böyle bir maddenin koz olarak aleyhinde kullanılacağını da öngöremez. Mahkemeler de ne yazık ki buradaki hayvan beslenemez yasağını çok geniş ve “sert” olarak yorumlamaktadır….”
………. SULH HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİ’NE
DOSYA NO : 2013/……….
DAVALILAR : 1-
2-
VEKİLLERİ : AV.
KONUSU : Davaya süresi içinde yanıtlarımız ve davanın esastan REDDİ talebimiz.
I- DAVANIN ESASI HAKKINDA YANITLARMIZ
1- DAVAYA KONU 56 NOLU APARTMANDA MÜVEKKİLLERİN DURUMU
VE UYUŞMAZLIK KONUSU :
Müvekkillerimin dava dilekçesinde belirtilen adreste , ……….. gibi nezih bir semtte , ……….. caddesindeki ……. nolu apartmanda ikamet ettikleri doğrudur.
Müvekkillerimden birisi Türkiye’nin zamanında önemli ……………… biri olmuş şu anda da gazetecilik yapan………….. olup, kendisine ait 8 numaralı dairede eşiyle beraber yaklaşık 8 yıldır oturmaktadır. Bugüne kadar kimseye hiçbir komşuluk hukukuna aykırı davranışa girmemişler , modern hayatın getirdiği uygar bir şekilde yaşamaya devam eden insanlardır. Bu müvekkilimin sahip olduğu köpek ömrünün son yıllarına gelmiş , 10 yaşlarında , tüm aşıları yapılmış , karnesi mevcut dosyaya ekli olarak da fotoğrafları sunulan ………. cinsi uysal köpektir.
Diğer müvekkilimin kendisi ……………. olup muhasebeci eşi ve balet olan oğluyla aynı apartmanda 12 nolu dairede oturmaktadır. Onlar da aynı şekilde bu apartmanda tüm vecibelerini yerine getirerek ve kimseye komşuluk hukukuna aykırı bir tartışmaya girmeden Nisan ……. tarihinden itibaren oturmaktadırlar. Bu müvekkilimin sahip olduğu köpek ise yine ömrünün son yıllarına gelmiş , bakıma muhtaç 11 yaşında ………… cinsi , aşı karneleri muntazaman yapılan ,veteriner kontrolünde , sesi bile doğru düzgün çıkmayan uysal başka bir köpektir.
EK 1 : Uyuşmazlığa neden olan köpeklerin fotoğrafları
EK 2 : Köpeklerin aşı karneleri , veteriner kontrolleri
Davacı tarafından açılan tüm dava konusunu esas görünüşte ömürlerinin sonuna gelmiş olan bu köpekler oluştursa da dosyaya sunacağımız delillerden ve dinleteceğimiz tanıklardan da anlaşılacağı üzere , bu tip davalarda her zaman olduğu gibi davanın esas konusu arka planda yatan çok farklı nedenleri oluşturmaktadır. Gerçek neden göz ardı edilip , konu suçsuz masum hayvanların üzerine yıkılmak istenmektedir.
2- DAVANIN HUKUKSAL OLARAK REDDİNİ GEREKTİREN NEDENLER :
A ) 5199 sayılı HAYVANLARI KORUMA KANUNU
Haziran 2004 yılında yürürlüğe TBMM ‘den onaylanarak ve sayın Cumhurbaşkanı’nın imzasıyla bugüne kadar Türkiye’de pek uygulaması olmayan Hayvanları Koruma Kanunu yürürlüğe girmiştir. Yapılan çeşitli uluslararası sözleşmeler ve pratik ihtiyacın doğurduğu zorunlu ihtiyaçlar böyle bir yasanın çıkmasını zorunlu kılmıştır. Bu yasada korunan yarar aslında HAYVAN SEVERLERİN DEĞİL , HAYVANLARIN HAKLARIDIR. Yasa koyucu onların da her şeyden önce bir hakkı olduğunu kabul etmiştir.
Adı geçen yasanın 5. maddesinin son fıkrası aynen şöyle demektedir. :
“Ev ve süs hayvanları ile kontrollü hayvanlardan, doğal yaşama ortamlarına tekrar uyum sağlayamayacak durumda olanlar terk edilemez”
Görüldüğü üzere yeni yasa açıkça ve net olarak yaşama ortamlarına tekrar uyum sağlayamayacak olan hayvanların terk edilemeyeceğine dair amir hüküm koymuştur. Hatta bu yasanın emredici hükmüne aykırı hareket edenlere karşı para cezası ile yaptırımlandırılmıştır. Davaya neden olduğu iddia edilen köpekler 10 yaşlarını geçmiştir. Bir köpeğin ortalama ömrü en iyi koşullarda 13-15 yılı zor geçmektedir. Hele bu cins köpeklerin ömrü daha da azdır. Ömrünün sonuna gelmiş , sokağa tekrar salınsa ya da barınakların vahşi ortamlarına bırakılsa en fazla bir hafta dayanabilecek , bağışıklık sistemleri bile doğaya tekrar uyum sağlayamayacak derecede yok olmuş hayvanları sahiplerinden ayırmak için dava açmak ve bunların dava konusu olduğunu söylemek öncelikle hukuka ve merhamet duygularına aykırıdır. Tabi burada esas güdülen amaç köpeklerin tahliyesinden çok onlara yıllarca kucak açmış sahiplerinin bu dava nedeniyle kendilerinin evlerini terk etmeleri olduğu olayın her zaman rastladığımız traji komik yanıdır.
Kaldıki , evde beslenen hayvan sayısı keşif sırasında da görüleceği üzere bir adettir. Bazı fanatik hayvan severlerin yaptığı gibi evde 40-50 kedi ya da köpek besleme gibi bir durum söz konusu da değildir.
Ortada açık yasa maddesi varken kimseye rahatsızlık vermeyen iki yaşlı hayvanı terk etmek yasaya göre de zaten suçtur.
EK 3 : 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu
B ) APARTMAN YÖNETİM SÖZLEŞMESİNDE EVCİL HAYVAN BESLENEMEZ ŞEKLİNDE BİR MADDE YOKTUR.
Sayın mahkemece ekli olarak apartman yönetim sözleşmesi incelendiğinde görüleceği üzere apartman yönetim sözleşmesinde evlerde evcil hayvan beslenemez yönünde bir hüküm yoktur. Evden hayvanların tahliyesini isteyenlerin madem böyle bir hassasiyeti vardır , o zaman ev satın almadan önce ilgilisine açık olan tapu sicil müdürlüğüne gidip oradaki yönetim sözleşmesini incelemesi gerekir , böyle bir madde yoksa ev satın almaması gerekirdi.
Davacı tarafın imza altına almaya çalıştığı apartman karar defterinin bu konuda hiçbir etkisi yoktur. Çünkü öncelikle adı geçen toplantı usulüne göre yapılmamış , kat maliklerine usulüne uygun tebligat yapılmamış , toplantı başlamadan toplantıya katılanların isimleri defterde kayıt altına alınmamıştır. Kat mülkiyeti yasasına göre toplantı öncelikle usulüne uygun olarak yapılmadığı için geçersizdir. Öte yandan adı geçen karar defterinde imza atan kişilerin çoğu toplantıya da katılmamış , defterde boş yer açılmış daha sonra ( bir çok apartman toplantısında yapılıdığı gibi ) elde dolaştırılarak altı imza altına alınmaya çalışılmıştır. Karar defterine imza atanların ( bunların bir kısmı tanık olacaktır) defterin altını imzaladıklarında apartman bahçesindeki ağaçların dahi kesilmesi için imza attıklarının sonradan farkına varmışlardır. Zaten …………. tarihli karar defterinde oy birliği dahi sağlanamamış bulunmaktadır. Apartman yönetim sözleşmesinde bu yönde dahi karar yokken karar defterinde böyle bir karar alıp alelacele “tahliye” istemek öncelikle hukuka aykırıdır. O takdirde herkes Kat mülkiyeti yasasının ilgili hükmüne dayanarak ,müzik sesinin sonuna kadar açılmasından , halı silkelemeye kadar bir çok durum için tahliye kararı alabilirdi. Davacı yönetici olan tarafın zaten yönetime seçilme nedeni , müvekkillerimin tahliye edilme arzusunu yerine getirmektir. Çok ilginçtir aynı tarihlerde yönetime seçilmiş , hemen arkasından işbu huzurdaki davayı açmıştır.
8 yıldır o dairede köpek vardır ve bugüne kadar şikayet söz konusu olmamışken birden bu davanın bu şekliyle açılmasını sayın mahkemenin takdirine sunuyoruz.
Ek 3a : Apartman Yönetim Sözleşmesi
c ) TÜRKİYE 2003/6168 Ev Hayvanlarının Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesi’nin Onaylanması Hakkında Karar sayılı uluslararası yasaya İMZA ATMIŞTIR.
15.7.2003 tarihli EV HAYVANLARININ KORUNMASINA DAİR AVRUPA SÖZLEŞMESİNİN ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞU HAKKINDA KANUN sayılı uluslararası yasaya Türkiye 28.08.2003 tarihinde imza atmış ve bu sözleşme yürürlüğe girmiştir. Yasanın altında tüm hükümet üyelerinin , cumhurbaşkanının imzası vardır. Resmi gazetede yayınlanmıştır. Bu yasanın 3. maddesi kimsenin ev hayvanını terk edemeyeceğini hüküm altına almıştır. Öte yandan bu yasanın bizi ilgilendiren teknik hukuki yanı 1982 Anayasamızın 90/son fıkrasına göre uluslararası sözleşmeler yasa hükmünde olduğu yönündeki ifadesidir.
EK 4: 2003/6168 Ev Hayvanlarının Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesi’nin Onaylanması Hakkında Karar (RESMİ GAZETE ÖRNEĞİ )
1982 ANAYASASI MADDE 90/SON :
“Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası anlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında anayasaya aykırılık iddiası ile anayasa mahkemesine başvurulamaz”
Dolayısıyla bu yasaların TBMM’mizden çıkmış yasalardan bir farkı yoktur.
Hem bir yandan böyle uluslararası sözleşmeye devletimiz taraf olmakta , diğer yandan da gerçek kişilerce bunun aksi kararlaştırılmaya çalışılmaktadır.
d) KONU HAKKINDA YARGITAY KARARLARI MAHKEME KARARLARI :
Davacı taraf konuyla ilgili Yargıtay kararları olduğunu söylemektedir. Doğrudur. Ancak Yargıtay 18. hukuk dairesinin aksi yönde emsal teşkil edebilecek gerekçeli kararları da vardır. Sayın mahkemeye biz de bu kararı sunuyoruz. Özellikle gerekçe bölümü benzer davalarda da yol gösterici olarak kullanılmalıdır.
KARAR ÖZETİ :
“Yönetim planında köpek beslenmesi konusunda bir yasak bulunmadığına göre Kat Mülkiyeti Kanununun 18. maddesinin 1. fıkrasında yazılı “rahatsız etmeme” koşulunun kanıtlanması gerekir. Köpek, evcil bir hayvan olup günümüzde bir çok ailenin beslediği hayvanlardandır. O nedenle köpeğin bizatihi varlığının rahatsız edici bir unsur olarak kabulü mümkün değildir.”
EK 5: Y .18.HD 1992/13261e ve 1993/1653K sayılı kararı
Ayrıca Yargıtayın son yıllarda benzer konularda vermiş olduğu köpeklerin evden tahliye edilmemesine dair vermiş olduğu ONAMA kararlarını da sayın mahkemeye fikir vermesi açısından sunuyoruz.
EK 6: Istanbul 4 Sulh Hukuk mahkemesinin 1998/ 603E ve 1999/832K sayılı kararı ve Yargıtay onama kararı
E) DOKTRİNDE BU KONU İLE İLGİLİ BİLİMSEL YAZILAR
Yukarıdaki hukuki dayanakları destekler mahiyette olmak üzere Kat mülkiyeti konusunda uzman bir hukukçu olan sayın Mustafa Reşit Karahasan’a göre :
“Yönetim planına konan yasak hüküm ile MK md 661/II hükmünün örtüştüğü söz götürmez. Öyleyse yönetim planında hayvan beslemenin yasaklanması, başlı başlına hayvanın apartmandan atılmasının dayanağı yapılamaz. Böyle bir uyuşmazlıkta hakim, örneğin bağımsız bölümde beslenen köpeğin komşuları rahatsız edip etmediği, çevreyi kirletip kirletmediği konuları araştırmalı, soruşturma sonucu böyle bir durum olmadığı kanısına varırsa davayı reddetmelidir.Üstelik hoşgörü sınırlarını aşan rahatsızlık söz konusu ise, bunun önlenmesi olanağı bulunup bulunmadığını, gerekirse bilirkişiden alacağı raporu da değerlendirerek çözüme bağlamalıdır.”
“ Bu bilgilerin ışığında belirtelim ki, her ne kadar KMK md.28/II ile yönetim planının kat maliklerince nasıl değiştirilebileceği belirlenmiş ise de, iradeyi gösteren davranışlar ya da irade etkinliğinden biri ile , kat maliklerinin örtülü irade açığa vurması ile de hayvan beslenmesine ilişkin yönetim planında yer almış olan hükmün değiştirilmesine hiçbir engel yoktur.Kat maliklerinden birinin, örneğin köpek beslenmesinin sürekli olduğunu gören ve bilen öteki kat maliklerinin uzun sayılabilecek bir zaman diliminde, bu durumu bildikleri ve gördükleri halde buna karşı koymamış ( ses çıkarmamış , itiraz etmemiş) olmaları kısacası, bu tutumları örtülü (zımni) irade açığa vurmasıdır ki, böylece örneğin köpek beslemeyi onayladıkları, yönetim planının bununla ilgili hükmünün değiştirilmiş olduğu kabul edilmek gerekir. Üstelik yönetim planındaki yasağa karşın, uzunca sayılabilecek bir zaman diliminde ses çıkarmayan, durumu gören ve bilen kat malikleri ( ki KMK md 28/III deki 4/5 ölçüyü bu olasılıkta da uygulanmalıdır) örneğin bağımsız bölümde köpek besleyen kat maliklerinde güven yaratmış olurlar ki, uzun bir süreden sonra, komşuluk hukuk sınırlarını aşmayan, rahatsızlık vermeyen, etrafı kirletmeyen bir hayvanın apartmandan atılmasını istemek , doğruluk ve güven kurallarına ( MK md 2 , KMK md 18/I) tümüyle aykırıdır.
Ek 7 : Bkz. Mustafa Reşit Karahasan ,Mülkiyet ve Kat Mülkiyeti Hukuku, 1999, cilt 3 , sayfa 215vd
Yine aynı şekilde ;
“…şöyle ki , yasa koyucunun mantığında , hayvan beslenmesinin yasaklanacak bir davranış olmadığı yatar; gerçekte de bu yönden yasaklayıcı bir hükme yer verilmemiştir.
Yönetim planın da bir hüküm yoksa , hayvan (özellikle de köpek) beslemenin rahatsız edici olup olmadığı konusunda, her somut olaydaki durum ve koşullara göre gerekirse bilirkişiden de rapor alarak , hakim , hakseverlik ve denkseverlik (M.K. md.4 ) kurallarının ışığın altında, hayvan sevgisinin kökleşmesine olanak da verecek biçimde uyuşmazlığa çözüm bulmalıdır.Önemle belirtelim ki, KMK md 18/1 hükmünün uygulanmasında da gözetilmesi gereken MK md 661 çerçevesinde hayvan beslemeden daha yoğun kapsamlı rahatsızlık vermeden önce, bunun giderilmesi için somut önlemlerin bulunup bulunmadığı , bilirkişi kanalı ile soruşturulup varsa , eş değişle alınacak önlemlerle bu sakıncalar giderilebiliyor ise , işte bu durumda , hakim , gerekli önlemlerin alınarak sakıncaların giderilmesine karar vermekle yetinmektedir; bu bağlamda, eylemin tümden yasaklanması (uğraşın durdurulması, tümden engellenmesi) söz konusu olmamaktadır.Şimdiye kadar kökleşen yargıtay inançların bulduğu bu çözümün, hayvan besleme olayları içinde geçerli olduğunda duraksanamaz. O nedenle, hayvan komşuları rahatsız etmiyor, sahibi kat maliki, apartmanın kirletilmemesi için gerekeni yapıyor, önlemler alıyor, böylece temizliğin ihlal edilmesi gibi bir durum ortaya çıkmıyor ise, hayvanın beslenmesi yasaklanamaz.”
“Şimdiye kadar yapılan açıklamaların ışığında belirtelim ki, salt yönetim planı ile hayvan beslemenin yasaklanması, hayvanın apartmandan atılmasına neden olamaz. Eğer hayvan komşuları rahatsız etmiyor, çevreyi de kirletmiyor ise , yönetim planında yasak hüküm var diye , dışarı atılamaz.”
3-) MAHKEME SONUCU ÇIKABİLECEK OLASI TAHLİYE DURUMUNDA MEYDANA GELECEK DURUM
Sayın mahkemeye şimdiye kadar olayın hukuki olarak reddini gerektiren durumlarını olabildiğince kısa ama net olarak anlatmaya çalıştık. Yine de bir şekilde bahsi geçen ömrünün sonuna geldiği iddia edilen birer köpek için tahliye kararı verildiğinde sayın mahkemece ekli olarak sunduğumuz barınak fotoğraflarına dikkatini çekmek istiyoruz. Bu görüntüler maalesef Türkiye’nin gözlerden ırak bir kanamasıdır. Yerel yetkililer , idari makamlar ise gerekli tedbirleri hiçbir şekilde alamamaktadırlar.
Olası tahliye kararında icra müdürlüğünün bu köpekleri göndereceği yerler işte bu adına barınak adı verilen , nazi kampı koşullarından daha vahim durumda olan , “canların” adeta yaşamaya mahkum edildiği hapishanelerdir.
EK 7 : Istanbul’da görüntüleri çekilmiş barınak fotoğrafları
Bugüne kadar kimseye zararı olmamış olan bu hayvanlar için bu yönde bir talepte bulunmak öncelikle merhamet ilkeleri ile bağdaşmamaktadır. Davalının Türkiye’nin bu gerçeklerini bilmeden bu yönde ısrarlı bir şekilde şifahi ve yazılı olarak “ tahliye “ istemelerinin nedenini de anlamış değiliz.
21.yy’dan gün almaya başladığımız , beton içinde yaşayan insanların kent yaşamının vermiş olduğu sıkıntıyı atlatmak için insanların ev hayvanları beslemesi , hatta bitkilerle uğraşmaları , evlerinin bahçelerinde ağaç dikmeleri onları doğaya daha çok yaklaştırmaktadır. Özellikle büyük kentlerin getirmiş olduğu insanların doğaya yabancılaşmaları onları tüm dünyada olduğu gibi , başkalarının özgürlüğüne zarar vermeden ev hayvanları beslemelerini ihtiyaç haline getirmektedir.
Sayın mahkemeden davanın reddi yönünde alınacak bu yöndeki bir karar ise bizim açımızdan Türkiye’de en azından bu konuda bir zihniyetin değişmesine örnek de teşkil etmesinde basamaklardan birini oluşturacağından bu kadar uzun ve özellikle hukuki dayanaklı bir savunma yapma ihtiyacı duymuş bulunuyoruz. Tekrar ediyoruz burada aslında savunduğumuz hayvan severlerin hakkı değil , hayvanların yaşam hakkıdır. Hatta bir çok kişinin daha “hay..” bile demeden “ ama insanlar varken…” diye her defasında söze başlamalarını bildiğimiz halde.
Uyuşmazlığın çözümlenmesinde özellikle Medeni Kanunumuzun 4. maddesi davanın reddedilmesi yönünde büyük bir destek oluşturacaktır.
HUKUKİ DELİLLER : 5199 sayılı yasa , MK , 1982 Anayasası , 2003/6168 sayılı Ev Hayvanlarının Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesi’nin Onaylanması Hakkında Karar ( uluslararası sözleşme) vs ilgili mevzuat
SOMUT DELİLLER :
1- İhtilafa neden olan köpeklerin sahipleri ile çekilmiş fotoğrafları
( Eklidir )
2- Köpeklerin aşı karneleri , düzenli veteriner kontrolleri ( Eklidir )
3- 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ( Eklidir )
(RESMİ GAZETE ÖRNEĞİ )
4- 2003/6168 Ev Hayvanlarının Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesi’nin Onaylanması Hakkında Karar ( Eklidir )
5- Emsal gerekçeli mahkeme ve yargıtay kararları ( Eklidir )
6- Barınak fotoğrafları ( Eklidir )
7- Mustafa Reşit Karahasan Kat Mülkiyeti Hukuku,açıklamalar
( Eklidir )
8- Apartman yönetim sözleşmesi ( Eklidir )
9- Mahallinde uzman bir veteriner bilirkişi ile yapılacak keşif
10- Bilirkişi incelemesi
11- Tanıklar
12- Vs her tür delil
SONUÇ VE İSTEM :
Yukarıda açıklanan nedenlerle , davanın öncelikle dayanmış olduğumuz hukuki gerekçeler nedeniyle her iki müvekkilim açısından da REDDİNİ ve yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı yan üzerine karar verilmesini saygılarımla vekaleten arz ve talep ederim. ../../2013
DAVALILAR
VEKİLİ
AV.