ADLİ PARA CEZASI

MADDE 52.- Adli para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiy­le hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.

En az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı adli para ce­zasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulunduru­larak takdir edilir.

Kararda, adli para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir.

Hâkim, ekonomik ve şahsi hallerini göz önünde bulundurarak, kişiye adli para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere” mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler halinde ödenmesine de karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz. Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği belirtilir.

AÇIKLAMA

52.maddcde, 5237 sayılı kanunun getirdiği en önemli değişikliklerden biri olan adli para cezası ile ilgili düzenlemeye yer verilmiştir.

I- ADLİ (GÜN) PARA CEZASI SİSTEMİNİN TARİHÇESİ VE HUKUKİ Nİ­TELİĞİ:

Yeni TCK.da, idari nitelikteki para cezasından farklılığına işaret edilmesi mak­sadıyla “adli para cezası” olarak ifade edilen ve doktrinde gün-para cezası olarak adlandırılan bu yaptırım sistemi günümüzde Almanya, Avusturya, Polonya, İsveç, Finlandiya, Danimarka ve Fransa gibi bir çok ülkede uygulanmaktadır.

765 sayılı TCK.da öngörülen para cezası sistemi, cezadan beklenen amaçları ger­çekleştirmekten uzak kalmakta, özellikle enflasyon nedeniyle Türk parasının değe­rinin düşmesi nedeniyle para cezalarını artırmak için sık sık yapılan kanun değişik­likleri de uygulamada çeşitli sorunlara yol açmaktaydı.

5237 sayılı Kanunda cürüm-kabahat ayırımı ve buna dayalı olarak farklı para ce­zası sistemi terkedilerek para cezaları bakımından “adli para cezası” olarak adlan­dırılan tek para cezası kabul edilmiştir.

Adli (gün) para cezası sisteminin temel amacı, para cezasının kişinin ödeme gü­cüne göre belirlenmesi yoluyla, suç işleyen zengin ile fakir arasındaki eşitsizliği gidermektir. Uygulanması basit, etkili, saydam ve para cezasından güdülen amaçla­rı yerine getirebilecek özellikte olan gün para cezası sistemine geçilmesi kanaati­mizce isabetli olmuştur.

II- ADLİ PARA CEZASI SİSTEMİNİN İŞLEYİŞİ:

Yeni sistemde adli para cezası, kural olarak hapis cezasına seçenek yaptırım şek­linde kabul edilmiştir. Kanunun 50/2.fıkrası hükmüne göre, hapis cezası ile adli para cezasının seçenek yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda, hâkim tarafından hapis cezasına hükmedilmiş olması durumunda, bu hapis cezasının Kanunun 50/1.fıkrasında öngörülen adli para cezasına çevrilmesi mümkün değildir. Ancak, bu sınırlama yalnızca adli para cezasına çevrilme konusundadır. Diğer bir deyişle tercih edilen hapis cezasının 50/l.fıkrada öngörülen diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi mümkündür.

52.maddenin 1.fıkrası hükmüne göre adli para cezasının alt sınırı beş günden az ve üst sınırı yediyüzotuz günden fazla olamayacağından kanunda alt ve üst sınırla­rından biri gösterilmeyen durumlarda 52/1.fıkrada öngörülen genel alt ve üst sınır­lar gözetilerek uygulama yapılacaktır. Ancak, adli para cezasının seçimlik ceza ola­rak öngörüldüğü suçlar da bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç tanımın­daki hapis cezasının alt sınırından az; üst sınırı da hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz (61/9.fıkra). Örneğin TCK.nun 89/1., 99/2., 100/1., 105/1. ve 106/1. mad­delerinde seçimlik ceza olarak öngrörülen adli para cezalarında alt veya üst sınır konusunda bir hükme yer verilmediğinden uygulama 52/1.fıkradaki alt ve üst sınır­lara göre değil, 61/9.fıkra hükmü uyarınca, bu .suçların tanımlarındaki hapis cezala­rının alt ve üst sınırları gözetilerek yapılacaktır.

Yeni sistemde, özellikle ekonomik çıkar amaçlı suçlarda suçun işlenmesiyle bir çıkar elde edildiği kesin olarak öngörülmekle birlikte bunun miktarının belirlene­mediği durumlara özgü olarak, hapis cezasının yanı sıra adli para cezası da öngörülmüştür. Örneğin TCK.nun 79/1., 94/1., 107/1., 109/4., 117/2., 133/3., 142/3., 154/1. ve 157/1.maddelerinde hem hapis cezasına ve hem de adli para cezasına yer verilmiştir.

III- ADLİ PARA CEZASININ HESAPLANMASI:

  1. a) 52/l.Fıkra:

52.maddenin 1.fıkrasında, adli para cezasının tanımı yapılmış ve adli para ceza­sının genel alt ve üst sınırları gösterilmiştir.

Buna göre, adli para cezası; beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunma­yan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısı­nın, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet hazinesine ödenmesinden ibarettir. Bu tanıma göre, adli para cezasının tespitinde esas alınacak tam gün sayısı;

  1. Beş (5) günden az,
  2. Kanunda aksine hüküm bulunan haller hariç olmak üzere yediyüzotuz (730) günden fazla, olamayacaktır.

İlgili suç tipikliğinde, suç için sadece adli para cezası veya hapis cezasının yanı sıra adli para cezası uygulanacağı öngörülmüş ancak bunun alt veya üst sınırı gösteril­memiş olabilir (örneğin, TCK.nun 80/1.fıkrasında olduğu gibi). Bu durumlarda sanık hakkında 52.maddeye göre, hâkim tarafından aynı Kanunun öl.maddesinde öngörü­len ilkelerde gözönünde bulundurularak, suç tanımında gösterilmeyen alt sınırın 5 günden az olamayacağı, bu durumda üst sınırın suç tanımında belirtilen üst sınır olacağı; eğer alt sınır gösterilmiş fakat üst sınır gösterilmemişse üst sınırın 730 günden fazla olamayacağı, alt sınırın ise suç tanımında gösterilen alt sınır olacağı gözetilerek bu sınırlar arasında tespit edilecek gün sayısı üzerinden artınm ve indirimler yapıl­dıktan sonra belirlenen sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunan adli para cezası sanık hakkında uygulanacaktır.

İlgili kanun maddesinde adli para cezasının üst sınırı 730 günden fazla öngörü­lebilir. Örneğin, organ veya doku ticareti suçunun düzenlendiği 91 inci maddenin dördüncü fıkrasında, hapis cezasının yanısıra “onbin güne kadar” adli para cezası öngörüldüğünden, burada adli para cezasının belirlenmesinde esas alınacak tam gün sayısı, 5 günden az veya 10.000 günden fazla olamayacaktır.

İlgili kanun maddesinde adli para cezası seçenek yaptırım olarak öngörülmüş olabilir. Örneğin, taksirle yaralama suçunu düzenleyen TCK.nun 89 uncu maddesi­nin 1.fıkrasında adli para cezası, seçenek yaptırım olarak öngörülmüş ve alt-üst sınırları da belirtilmemiştir. Hâkimin 89/1 .maddeyi uygularken seçenek yaptırım­lardan adli para cezasını takdir etmesi durumunda, bu cezayı belirlerken esas ala­cağı tam gün sayısı bu suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırı olan üç aydan az; üst sınırı da hapis cezasının üst sınırı olan bir yıldan fazla olamayacaktır.

Gün birimi sayısının belirlenmesi, adli para cezasına hükmedilmesinin birinci aşamasını oluşturmaktadır. Suç karşılığı kanundaki sınırlar arasında toplam gün birimi sayısını belirlerken hâkim 61.maddede öngörülen cezanın bircyselleştirilme-sindeki ölçüleri esas alarak bir sonuca varacaktır.

  1. b) 52/2.Fıkra:

52.maddenin ikinci fıkrasında, suç karşılığı olarak kanundaki sınırlar arasında (52/1.fıkra uyarınca) saptanan toplam gün birimi sayısının parasal miktarının ne şekilde tayin edileceği gösterilmiştir. Buna göre, “en az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı adli para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak” takdir edileceği hükme bağlanmıştır.

Örneğin, somut olayda hâkim, kanunda yer alan alt ve üst sınırlar arasında top­lam gün birimi sayısını 300 gün olarak belirlemiş ise, bu ikinci aşamada, kişinin (sanığın) ekonomik ve diğer şahsi hallerini göz önünde bulundurarak, bir gün biri-minin, 20 ila 100 Türk Lirası arasındaki bir parasal miktarını tayin edecektir. 15u miktarın belirlenmesinde, kişinin malvarlığı, bir günde kazandığı veya kazanması gereken geliri dikkate alınacaktır. Verilen örnekte hâkim bir gün birimini parasal değerini 60 Türk Lirası olarak belirlediği varsayıldığında, belirlenen toplam gün birimi sayısı ile bir gün birimin parasal miktarı çarpılarak (verilen örnekte 300 gün ile 60 Türk Lirası çarpılmak suretiyle) sonuç adli para cezasının miktarı 18.000 Türk Lirası olarak belirlenecektir.

Adli para cezası sisteminde sanığın, ekonomik ve diğer şahsi halleri önem taşı­dığından ve bir gün karşılığı olarak tespit edilecek değer en az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası kadar olacağından dolayı, sanığın ekonomik ve sosyal durumunun mahkemece soruşturma evresinde mutlaka araştınlması gerekmektedir.

  1. c) 52/3.Fıkra:

52.maddenin 3.fıkrası uyarınca, adli para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktarın, kararda ayrı ayrı gösterilmesi gerekmektedir. Yasa koyucu, emredici nitelikteki bu hükümle mahke­menin adli para cezasını belirleme konusundaki kabulünün kanun yolu denetimine olanak sağlanmasını amaçlamıştır.

  1. d) 52/4.Fıkra:

52.maddenin 4.fıkrasında, hâkimin takdirine dayalı olarak adli para cezasının takside bağlanması, taksit süresi ve miktarı ile ödememenin sonuçları gösterilmiştir. Buna göre hâkim, takdir yetkisini kullanarak, suçlunun ekonomik ve şahsi hallerini gözönünde bulundurmak suretiyle, ona adli para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler halinde ödenmesine de karar verebilir. Taksitle öde­meye karar verildiğinde, taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz. Taksitle ödemeye hükmeden hâkim kararında, taksitlerden birinin öden­memesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceğini ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği hususunu ayrıca belirtecektir.

IV- ADLİ PARA CEZASININ İNFAZI:

Adli para cezasının ne şekilde infaz edileceği CGTİK’nun 106.maddesinde göste­rilmiştir. Buna göre;

“Adli para cezasının infazı

Madde 106.- Adli para cezası, Türk Ceza Kanununun 52.maddesinin birinci fıkrasında belirtilen usule göre tayin olunacak bir miktar paranın Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.

Adli para cezasını içeren ilam Cumhuriyet Başsavcılığına verilir. Cumhuriyet savcısı otuz gün içinde adli para cezasının ödenmesi için hükümlüye 20 nci madde­nin üçüncü fıkrası uyarınca bir ödeme emri tebliğ eder.

Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para ceza­sını ödemezse, Cumhuriyet Savcısının karan ile ödenmeyen kışıma karşılık gelen gün miktarınca hapsedilir.

Çocuklar hakkında verilen adli para cezası ile kısa süreli hapis cezasından çevrilen adli para cezasının ödenmemesi halinde, bu cezalar hapse çevrilemez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır.

Adli para cezasının hapse çevrileceği mahkeme ilamında yazılı olmasa bile üçüncü fıkra hükmü Cumhuriyet Başsavcılığınca uygulanır.

Hükümde, adli para cezası takside bağlanmamış ise, bir aylık süre içinde adli para cezasının üçte birini ödeyen hükümlünün isteği üzerine geri kalan kısmının birer ay ara ile iki eşit taksitte ödenmesine izin verilir. İlk taksidin süresinde öden­memesi halinde, verilen ikinci takside ilişkin izin hükümsüz kalır.

Adli para cezası yerine çektirilen hapis süresi üç yılı geçemez. Birden fazla hükümle adli para cezalarına mahkûmiyet halinde bu süre beş yılı geçemez.

Hükümlü, hapis yattığı günlerin dışındaki günlere karşılık gelen parayı öderse hapisten çıkartılır.

Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi saklı kalmak üzere, adli para cezasından çevrilen hapsin infazı ertelenemez ve bunun infazında koşullu salıverilme hükümleri uygulanamaz. Hapse çevrilmiş olmasına rağmen hak yoksunlukları bakamından esas alınacak olan adli para cezasıdır.

Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre kısa süreli hapis cezasından çevrilen adli para cezalarının infazında, aynı maddenin altıncı ve yedinci fıkraları hükümleri sıkladır.

İnfaz edilen hapsin süresi, adli para cezasını tamamıyla karşılamamış olur­sa, geri kalan adli para cezasının tahsili için ilam, Cumhuriyet Başsavcılığınca ma­hallin en büyük mal memuruna verilir. Bu makamlarca 6183 sayılı Amme Alacakla­rının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre kalan adli para cezası tahsil edilir.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...