Tereke Teslimi Davası Hakkında Önemli Bilgiler
TMK, 589. Maddesi gereğince; miras bırakanın yerleşim yeri sulh hâkiminin istem üzerine veya kendiliğinden tereke mallarının korunması ve hak sahiplerine geçmesini sağlamak üzere gerekli olan bütün önlemeleri alır. Gerekli giderlerin ileride terekeden alınmak üzere başvuran kişiden, önlem alınmasına hâkimin kendiliğinden karar verdiği hallerde devlet tarafından karşılanır. Miras bırakanın yerleşim yerinden başka bir yerde ölmesi halinde ise, o yerin sulh hâkiminin, ölümü yerleşim yeri sulh hâkimine gecikmeksizin bildirir ve miras bırakanın ölüm yerinde bulunan mallarının korunması için gerekli tedbirleri alır.
Davanın Konusu
Uygulamada Cumhuriyet Savcılığı, adli soruşturma kapsamında, müteveffanın özellikle üzerinden çıkan eşyaların korunması ve hak sahiplerine teslimi için sulh hukuk mahkemesine ihbarda bulunarak emanete alınmış eşyaları gereği için gönderir. Sulh hukuk mahkemesi de bu eşyalarm veya müteveffanm üzerinden çıkan paraların korunması için “teslime” kadar gerekli önlemleri alır. Dava müteveffanm eşyalarının dolayısı ile varislerin menfaatlerinin korunması için önemlidir.
Yetkili Mahkeme Ve Gerekli İşlemler
Yetkili mahkeme, müteveffanm ölmeden önce ki son yerleşim yeri mahkemesidir. Şayet müteveffa ölmeden önce hastane, özel bakım kurumu veya cezaevi gibi kurumlarda bulunuyor idiyse; bu yerlere yerleşmeden önce ki son ikametgâhı hakkında mümkünse nüfus müdürlüğünden mümkün değilse kolluk araştırması ile tespit edilmeli ve yetkili mahkeme buna göre belirlenmelidir.
Sulh hukuk mahkemesi kendisine yapılan ihbar sonucu müteveffaya ait nüfus kayıt örneğini uyap üzerinden alarak, nüfus kaydında görünen mirasçıları tereke davasının davalıları olarak ekleyerek yine bu kişilere memis adresleri nazara alınarak tebligat çıkarılması veya talimat yazması gerekir. Müteveffanın üzerinden para çıkmışsa paranın muhafaza edilmesi ve resmi olarak tesliminin kolay olması nedeniyle, teslim edilen bu para ilçe sınırlarında bulunan bir kamu bankasına yatırılırak hesap cüzdanı dosya içine alınır. Eğer soruşturma kapsammda vefat eden kimse yabancı ise; ölüm olayı savcılık ya da mahkeme aracılığı ile ilgili konsolosluğa bildirilir. Konsolosluk, ülkemizle arasmdaki mütekabiliyet gereği genellikle bir yetki belgesi ile bir konsolosluk görevlisini müteveffanın eşyalarını almak amacıyla duruşmaya gönderir. Bu kişilere yetki belgeleri karşılığında eşyalar teslim edilerek tereke bu şekilde kapatılır.
Duruşma İşlemleri Ve Karar
Çıkarılacak tebligat ile duruşmaya gelen mirasçılara müteveffanın üzerinden çıkan eşyalarm listesi okunur. Ve genellikle duruşmada mirasçılar eşyalarm mirasçılardan birine teslim edilmesini talep ederler ve bu beyanları zapta geçirilir. İlk celse de tüm mirasçılara ulaşıldı ise duruşmaya katılanlarm isteği ile eşyalar mirasçılardan birine tutanakla teslim edilir. Eğer müteveffaya ait para nedeniyle dosya da hesap cüzdanı var ise bu da adı geçen mirasçıya; diğer mirasçıların talebi halinde herkese miras payı doğrultusunda hakkını vermek üzere teslim edilir.
Duruşmaya katılan mirasçılar şayet müteveffadan kalan mirası reddettiklerini beyan ederler ve buna dair mahkeme kararmı da dosyaya sunarlarsa bu durum da zapta geçirilir. Mirasın reddi halinde reddeden mirasçılar, bu sıfatlarını mirasın açıldığı andan itibaren yitirirler ve en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından red- dolunan miras, iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. (TMK. m.612) Gerçekleşen bu hukuki duruma göre, ortada tereke malmı teslim alabilecek bir mirasçı bulunmamakta ve “kendiliğinden iflas hükümlerine göre tasfiyeye tabi bir tereke” bulunmaktadır. Böyle bir durumda terekenin bir bölümünü oluşturan menkul mallarla ilgili kendisinden koruma önlemi alınması talep edilen sulh hukuk mahkemesince yapılacak iş; Türk Medeni Kanununun 612. ve İcra İflas Kanununun 180. maddesi uyarmca terekenin tasfiyesine ilişkin mirasın açıldığı yer (TMK. m.576/1) sulh hukuk mahkemesinde açılmış veya res’en yürütülmekte olan bir davanm bulunup bulunmadığını araştırmak, tasfiye ile ilgili bir dava varsa, terekenin bir bölümünü teşkil eden menkul mallara ilişkin koruma tedbirine konu bu davayı, teslim edilecek bir hak sahibi bulunmadığına göre tasfiyenin yürütüldüğü dava ile birleştirmek; tasfiyeye ilişkin bir dava bulunmuyor ise ve o yer murise ait yerleşim yeri ise; terekenin yasal olarak iflas hükümlerine göre tasfiyesi gerektiğinden; murise ait bu davadaki menkul mallar dışında başkaca menkul veya gayrimenkul mal bulunup bulunmadığını, hak ve alacakları ile varsa borçlarmı araştırmak, bu suretle mirasm açıldığı andaki tereke durumunu, diğer bir ifade ile terekeyi oluşturan menkul ve gayrimenkul mallar ile hak ve alacaklar gibi aktif unsurları ve varsa pasifleri belirlemek, böylece tereke ile ilgili olası ihtilaflarda bir başvuru kaynağı oluşturmak, bunlar yapıldıktan sonra tasfiyeyi gerçekleştirmekten ibarettir.182 Uygulamada yerel mahkemenin tereke mallarının teslimi sırasında, mirasçıların mirası reddettiklerini öğrendiğinde, bu eşyaların “hâzineye devrine” şeklindeki karar Yargıtay tarafından bozma nedeni kabul edilmektedir. Buna göre TMK 612. Maddesine göre; tasfiye sonunda elde kalan eşyalar, sanki mirasçılar mirası reddetmemişler gibi kendilerine teslim edilmesi gerekir. Bu eşyalar üzerinde hâzinenin herhangi bir hakkı yoktur.