Yabancı Mahkeme Kararlarının Tenfizi Ve Tanınması Davası Nasıl Açılır?
(5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku
Hakkında Kanun m. 31-35, 50-59)
Görev ve Yetki
5718 Kanunun 51. maddesine göre,
a-Tenfiz kararları hakkında görevli mahkeme asliye mahkemesidir.
Aile hukuku ile davalarda aile mahkemeleri,(4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4/2. maddesi)
b-Bu kararlar kendisine karşı tenfiz istenen kişinin Türkiye’deki yerleşim yeri, yoksa sakin olduğu yer mahkemesinden, Türkiye’de yerleşim yeri veya sakin olduğu bir yer mevcut değilse Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinden istenebilir.
Açıklamalar
20.05.1982 tarihli ve 2675 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında kanun, 12 Aralık 2007 – Sayı: 26728 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 64/1 maddesi gereğince yürürlükten kaldırılmıştır.
Tenfiz kararı, yabancı ülke mahkemeleri tarafından verilen hükümlerin Türkiye’de yerine getirilmesi için Türk mahkemeleri tarafından verilmesi gerekli olan karar olarak ifade edilmektedir.
5718 sayılı Milletler Arası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanununa göre tenfizine karar verilmedikçe, yabancı memleket mahkemelerince verilen kararlar Türkiye’de hüküm ifade etmez.
Ayrıca, yabancı bir ülke mahkemesinin bir Türk vatandaşı hakkında verdiği boşanma kararının Türkiye’de hüküm doğurabilmesi için, yabancı mahkemece, Türk boşanma hukukuna göre karar verilmiş olması gerekir.
Vesayet veya kısıtlılık kararı verilmesi veya sona erdirilmesi sebepleri, hakkında vesayet veya kısıtlılık kararının verilmesi veya sona erdirilmesi istenen kişinin milli hukukuna tabidir.
Yabancının milli hukukuna göre vesayet veya kısıtlılık kararı verilmesi mümkün olmayan hallerde bu kişinin mutad meskeni Türkiye’de ise Türk hukukuna göre vesayet veya kısıtlılık kararı verilebilir veya kaldırılabilir. Kişinin zorunlu olarak Türkiye’de bulunduğu hallerde de Türk hukuku uygulanır.
Vesayet veya kısıtlılık kararı verilmesi veya sona erdirilmesi sebepleri dışında kalan bütün kısıtlılık veya vesayete ilişkin hususlar ve kayyımlık Türk hukukuna tabidir.
Gaiplik veya ölmüş sayılma kararı, hakkında karar verilecek kişinin milli hukukuna tabidir. Milli hukukuna göre hakkında gaiplik veya ölmüş sayılma kararı verilemeyen kişinin mallarının Türkiye’de bulunması veya eşinin veya mirasçılardan birinin Türk vatandaşı olması halinde, Türk hukukuna göre gaiplik veya ölmüş sayılma kararı verilir.
Nişanlanma ehliyeti ve şartları taraflardan her birinin nişanlanma anındaki milli hukukuna tabidir.
Nişanlılığın hükümlerine ve sonuçlarına müşterek milli hukuk, taraflar ayrı vatandaşlıkta iseler Türk hukuku uygulanır.
Evlenme ehliyeti ve şartları, taraflardan her birinin evlenme anındaki milli hukukuna tabidir.
Evliliğin şekline yapıldığı ülke hukuku uygulanır.
Evliliğin genel hükümleri, eşlerin müşterek milli hukukuna tabidir. Tarafların ayrı vatandaşlıkta olmaları halinde müşterek mutad mesken hukuku, bulunmadığı takdirde Türk hukuku uygulanır.
Boşanma ve ayrılık sebepleri ve hükümleri, eşlerin müşterek milli hukukuna tabidir. Tarafların ayrı vatandaşlıkta olmaları halinde müşterek mutad mesken hukuku, bulunmadığı takdirde Türk hukuku uygulanır.
Yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların Türkiye’de icra olunabilmesi yetkili Türk mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır.(Madde 50/1)
Yabancı mahkemelerin ceza ilamlarında yer alan kişisel haklarla ilgili hükümler hakkında da tenfiz kararı istenebilir.(Madde 50/2)
Kararın tenfiz edilmesinde hukuki yararı bulunan herkes tenfiz isteminde bulunabilir. Tenfiz istemi dilekçe ile olur. Dilekçeye karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenir.
Dilekçede;
a-Tenfiz isteyenle, karşı tarafın ve varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad, soyad ve adresleri.
b-Tenfiz konusu hükmün hangi devlet mahkemesinden verilmiş olduğu ve mahkemenin adı ile ilamın tarih ve numarası ve hükmün özeti.
c-Tenfiz, hükmün bir kısmı hakkında isteniyorsa bunun hangi kısım olduğu.
Hususları yer alacaktır.
Dilekçeye;
a-Yabancı mahkeme ilamının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilamı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi.
b-İlamın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi.
Eklenecektir.
Yetkili mahkemenin tenfiz kararı verebilmesi için;
a-Türkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilamların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiili uygulamanın bulunması.
b-İlamın, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilamın, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı halde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması.
c-Hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması.
ç-0 yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemesine itiraz etmemiş olması.
Şartlarının mevcut olması gerekir.
Tenfiz istemine ilişkin dilekçe, duruşma günü ile birlikte karşı tarafa tebliğ edilir. İhtilafsız kaza kararlarının tanınması ve tenfizi de aynı hükme tabidir. Hasımsız ihtilafsız kaza kararlarında tebliğ hükmü uygulanmaz. İstem, basit yargılama usulü hükümlerine göre incelenerek karara bağlanır.
Karşı taraf, tenfiz şartlarının bulunmadığını veya yabancı mahkeme ilamının kısmen veya tamamen yerine getirilmiş yahut yerine getirilmesine engel bir sebep ortaya çıkmış olduğunu öne sürerek itiraz edebilir.
Yapılan inceleme sonucunda mahkemece, ilamın kısmen veya tamamen tenfizine veya istemin reddine karar verilebilir. Bu karar yabancı mahkeme ilamının altına yazılır ve hâkim tarafından mühürlenip imzalanır.
Tenfizine karar verilen yabancı ilamlar Türk mahkemelerinden verilmiş ilamlar gibi icra olunur.
Tenfiz isteminin kabul veya reddi hususunda verilen kararların temyizi genel hükümlere tabidir. Temyiz, hükmün infazını durdurur.
Tenfîz kararı aynı zamanda tanımayı da içerir
Tanımada 54 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi uygulanmaz.
Yabancı ilamın kesin hüküm veya kesin delil etkisi yabancı mahkeme kararının kesinleştiği andan itibaren hüküm ifade eder.
Yabancı Mahkeme Kararlarının Tenfizi Ve Tanınması Davası Dilekçe Örneği
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİNE
DAVACI (TENFİZ TALEP EDEN) :………………. (T.C. Kimlik no:…………………. )
Adres :…………………………………………
VEKİLİ : Av…………………..
Adres :…………………………………………………
DAVALI :……………………………………………………….
Adres :…………………………………………
KONU : Yabancı mahkeme kararının tanınması talebidir.
DAVA DEĞERİ : ………………. TL
AÇIKLAMALAR :1-Müvekkil, yurtdışında çalışmakta iken davalı tarafa işletmekte olduğu dükkanı devretmiş ve devir bedeli olarak da ………………………………………………………………….. EURO’nun müvekkile
ödeneceği kararlaştırılmıştır.
2-Bu sözleşmeye rağmen davalı tarafça kararlaştırılan meblağ müvekkile ödenmemiştir. Bunun üzerine müvekkil tarafından, davalı aleyhine…………………………………………………… Mahkemesi’nde bir
alacak davası açılmış ve Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece verilen karar, yasal yollardan geçerek kesinleşmiştir.
3-Söz konusu kararda, davalı tarafın müvekkile…………………… -EURO’yu ……………….. ta
rihinden itibaren işleyecek %10 faizi ile birlikte ödemeye mahkumiyetine hükmedilmekte- dir. Davalı , söz konusu karara rağmen borcunu ödememiştir.
4-Tarafımızdan ……………………. tarihli dilekçeyle ……………………………….. Mahkemesi’nin
…….. /……. Esas sayılı dosyasından Tenfiz talebiyle açılan dava, Mahkemece ……………………….. sayılı ve …….. tarihli kararla, ……………………………………………………………………………………………………… Mahkemesi…….. kararının icrai niteliği haiz
kesin hüküm niteliğinin bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Temyiz başvurumuz üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay ………………………………………. Hukuk Dairesi, ………. /…. E. ve ………….. /…. K. sayılı,
………………………………………. tarihli kararıyla, tenfiz talebimize konu Mahkemesi kararının kesinleşmiş ve icra edilebilir nitelikte bir karar olduğunu tespit etmiş; ancak dava dilekçesine eklenmesi gereken kesinleşmiş yabancı Mahkeme kararının onanmış aslı veya onanmış tercümesini dava dilekçesine eklemediğimizden yerel mahkeme kararını değişik bu gerekçeyle onamıştır. Söz konusu Yargıtay kararı da, taraflarca süresi içinde Karar Düzeltme yoluna başvurulmadığından kesinleşmiştir.
5-Yerel mahkemenin temyiz aşamasından da geçerek kesinleşen söz konusu kararı davanın usulden reddine ilişkin olup, uyuşmazlığın esası hakkında kesin hüküm teşkil etmemektedir. Bu sebeple, Yargıtay Kararında belirtilen eksik belgeler de eklenip usuli eksiklikler giderilmek suretiyle davanın yeniden ikamesi yoluna gitmek gerekmiştir.
6-Davalının Türkiye’de ikamet etmesi ve Türkiye’de birçok menkul ve gayrimenkul mallara sahip olması nedeniyle alacağımızın tahsil kabiliyetinin bulunması nedeniyle sayın Mahkemenizce yukarıda bilgileri verilen Mahkemesi kararının tenfizine karar ve
rilmesini talep zarureti hasıl olmuştur.
DELİLLER : ………………………………. Mahkemesi kararının onanmış ve kesinleşme şerhi
verilmiş aslı, Kararın onanmış tercümesi, Kararın onanmış kesinleşme şerhi, Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ……………….. /.. Esas………………………………. sayılı dosyası içeriği ve sair deliller.
HUKUKİ SEBEPLER : MÖHUK md. 50 devamı maddeleri
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle,
1-Davalı ………….. aleyhine verilen ve kesinleşen ………………………………… Mahkemesi’nin tarihli ve…………………………………………………………………. sayılı…………………………….. kararının tenfizine,
2-Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, Karar verilmesini vekâleten arz ve talep ederiz.
Davacı Vekili
Av………………
EKLER:
Ek-1……….. Mahkemesi kararının onanmış ve kesinleşme şerhi verilmiş aslı
Ek-2 Kararın onanmış tercümesi
Ek-3…………… Asliye Hukuk Mahkemesi’nin…………. /…….. Esas sayılı kararı
Ek-4 Onanmış vekâletname sureti