Sanığın Kendisine Görevi Gereği Verilen Kullanıcı Kodu Ve Şifre İle Sorgulama Yapması Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme Veya Ele Geçirme Suçunu Oluşturmaz

Haksız İhtiyati Tedbirden Doğan Tazminat Davası Nasıl Açılır?

Haksız İhtiyati Tedbirden Doğan Tazminat Davası Nasıl Açılır?

(6100 s. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 399)

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Haksız ihtiyati tedbirden kaynaklanan tazminat davası, esas hakkındaki davanın kara­ra bağlandığı mahkemede açılır.

Zamanaşımı

Tazminat davası açma hakkı, hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren, bir yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar.

Açıklamalar

Davacının davayı kazanması halinde dava konusu alacağının tehlikeye girmesini ön­lemek bakımından davadan önce veya dava sırasında alacağını güvence altına almaya yarayan tedbirlere ihtiyati tedbir denilmektedir. Yargılamanın devamı süresinde, davalı dava konusu olan alacağı karşılıksız bırakmak için malvarlığını elden çıkarabilir.

Haksız fiili neticesinde, zarara uğrayan kimse açacağı tazminat davasına esas olmak üzere zarara sebebiyet veren veya verenlerin (davalı veya davalıların) malları üzerine ihti­yati tedbir konulmasını isteyebilir.

Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir (6100 sayılı HMK m. 389/1)

İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkeme­den; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir.

Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir (6100 sayılı HMK m. 390/1).

Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir ye­diemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıra­cak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir (6100 sayılı HMK m. 391/1).

İhtiyati tedbir kararında;

  1. İhtiyati tedbir talep edenin, varsa kanuni temsilcisi ve vekilinin ve karşı tarafın adı, soyadı ve yerleşim yeri ile talep edenin Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası,
  2. Tedbirin, açık ve somut olarak hangi sebebe ve delillere dayandığı,
  3. Tereddüde yer vermeyecek şekilde, neyin üzerinde ve ne tür bir tedbire karar ve­rildiği,

ç) Talepte bulunanın, ne tutarda ve ne türde bir teminat göstereceği,

yazılır. (6100 sayılı HMK m. 391/2)

İhtiyati tedbir talebinin reddi hâlinde, kanun yoluna başvurulabilir. Bu başvuru önce­likle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır (6100 sayılı HMK m. 391/3).

İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep, resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir. Adli yardımdan yararlanan kimsenin teminat göstermesi gerekmez (6100 sayılı HMK m. 392/1).

Asıl davaya ilişkin hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasın­dan itibaren bir ay içinde tazminat davasının açılmaması üzerine teminat iade edilir (6100 sayılı HMK m. 392/2).

İhtiyati tedbir kararının uygulanması, verildiği tarihten itibaren bir hafta içinde talep edilmek zorundadır. Aksi hâlde, kanuni süre içinde dava açılmış olsa dahi, tedbir kararı kendiliğinden kalkar (6100 sayılı HMK m. 393/1).

Tedbir kararının uygulanması, kararı veren mahkemenin yargı çevresinde bulunan veya tedbir konusu mal ya da hakkın bulunduğu yer icra dairesinden talep edilir. Mahke­me, kararında belirtmek suretiyle, tedbirin uygulanmasında, yazı işleri müdürünü de gö­revlendirebilir (6100 sayılı HMK. m. 393/2).

İhtiyati tedbir kararının uygulanması için, gerekirse zor kullanılabilir. Zor kullanmak hususunda, bütün kolluk kuvvetleri ve köylerde muhtarlar, uygulamayı gerçekleştirecek memurun yazılı başvurusu üzerine, kendisine yardım etmek ve emirlerine uymakla yüküm­lüdürler (6100 sayılı HMK. m. 393/3).

İhtiyati tedbiri uygulayan memur, bir tutanak düzenler. Bu tutanakta, tedbir konusu ve bulunduğu yer gösterilir; tedbir konusu ile ilgili her türlü iddia bu tutanağa geçirilir. Tedbiri uygulayan memur, bu tutanağın bir örneğini tedbir sırasında hazır bulunmayan taraflara ve duruma göre üçüncü kişiye tebliğ eder (6100 sayılı HMK. m. 393/4).

İhtiyati tedbir kararları hakkında kanun yoluna başvurulması hâlinde, tedbire ilişkin dosya ve delillerin sadece örnekleri ilgili mahkemeye gönderilir (6100 sayılı HMK. m. 393/5).

Karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebilir. Aksine karar verilmedikçe, itiraz icrayı durdurmaz (6100 sayılı HMK. m. 394/1).

İhtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygu­lanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebli­ğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve temi­nata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edebilir (6100 sayılı HMK. m. 394/2).

İhtiyati tedbir kararının uygulanması sebebiyle menfaati açıkça ihlal edilen üçüncü ki­şiler de ihtiyati tedbiri öğrenmelerinden itibaren bir hafta içinde ihtiyati tedbirin şartlarına ve teminata itiraz edebilirler (6100 sayılı HMK m. 394/3).

İtiraz dilekçeyle yapılır. İtiraz eden, itiraz sebeplerini açıkça göstermek ve itirazının da­yanağı olan tüm delilleri dilekçesine eklemek zorundadır. Mahkeme, ilgilileri dinlemek üzere davet eder; gelmedikleri takdirde dosya üzerinden inceleme yaparak kararını verir. İtiraz üzerine mahkeme, tedbir kararını değiştirebilir veya kaldırabilir (6100 sayılı HMK. m. 394/4).

İtiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabilir. Bu başvuru öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır. Kanun yoluna başvurulmuş olması, tedbirin uygu­lanmasını durdurmaz (6100 sayılı HMK. m. 394/5).

Aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen veya hakkında bu tedbir kararı uygulanan kişi, mahkemece kabul edilecek teminatı gösterirse, mahkeme, duruma göre tedbirin değişti­rilmesine veya kaldırılmasına karar verebilir (6100 sayılı HMK. m. 395/1).

Teminatın tutarı, tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılmasına göre; türü ise 87 nci maddeye göre tayin edilir (6100 sayılı HMK. m. 395/2).

İtiraza ilişkin 394 üncü maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrası, kıyas yoluyla uygulanır (6100 sayılı HMK. m. 395/3).

Durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilme­sine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir (6100 sayılı HMK. m. 396/1)

İtiraza ilişkin 394 üncü maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrası, kıyas yoluyla uygulanır (6100 sayılı HMK. m. 396/2).

İhtiyati tedbir kararı dava açılmasından önce verilmişse, tedbir talep eden, bu kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkındaki davasını açmak ve dava açtığına ilişkin evrakı, kararı uygulayan memura ibrazla dosyaya koydurtmak ve karşılığında bir belge almak zorundadır. Aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar (6100 sayılı HMK. m. 397/1).

İhtiyati tedbir kararının etkisi, aksi belirtilmediği takdirde, nihai kararın kesinleşmesi­ne kadar devam eder (6100 sayılı HMK. m. 397/2).

Tedbir kalkmış veya kaldırılmış ise bu husus ilgili yerlere bildirilir (6100 sayılı HMK. m. 397/3).

İhtiyati tedbir dosyası, asıl dava dosyasının eki sayılır (6100 sayılı HMK. m. 397/4).

İhtiyati tedbir kararının uygulanmasına ilişkin emre uymayan veya tedbir kararına ay­kırı davranan kimse, bir aydan altı aya kadar disiplin hapsi ile cezalandırılır. Görevli ve yetkili mahkeme, esas hakkındaki dava henüz açılmamışsa, ihtiyati tedbir kararı veren mahkeme; esas hakkındaki dava açılmışsa, bu davanın görüldüğü mahkemedir (6100 sayılı HMK m. 398/1).

Lehine ihtiyati tedbir kararı verilen taraf, ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu anda haksız olduğu anlaşılır yahut tedbir kararı kendiliğinden kalkar ya da itiraz üzerine kaldırılır ise haksız ihtiyati tedbir nedeniyle uğranılan zararı tazminle yükümlüdür (6100 sayılı HMK m. 399/1).

Haksız ihtiyati tedbirden kaynaklanan tazminat davası, esas hakkındaki davanın kara­ra bağlandığı mahkemede açılır (6100 sayılı HMK. m. 399/2).

Tazminat davası açma hakkı, hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren, bir yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar (6100 sayılı HMK. m. 399/3)

Lehine tedbir kararı verilen kimse aleyhine tazminata karar verilebilmesi için, ya ihti­yatî tedbir talebinde bulunduğu anda haksız olduğunun anlaşılması veya tedbirin gerekleri süresinde yerine getirilmediğinden kendiliğinden kalkması ya da tedbirin itiraz üzerine kaldırılmış olması gereklidir. Tazminat talebinde bulunacaklar ise tedbir kararının alınması ya da uygulanması sebebiyle zarar gören karsı taraf veya üçüncü kişilerdir. Ayrıca tedbir uygulanmamış olsa dahi, bu kişiler, tedbirin uygulanmaması ya da kaldırılması için teminat göstermişlerse tazminat talep edebilirler. Çünkü, bu durumda teminat göstermek suretiyle bir zarar ortaya çıkacaktır.

Haksız ihtiyati tedbirden dolayı açılacak olan tazminat davasının şartları:

1-İhtiyati tedbir kararının uygulanmış olması,

2-İhtiyati tedbirin haksız olması,

3-Aleyhine ihtiyati tedbir kararı alınmış ve icra uygulanmış olan tarafın (davalının) ve­ya üçüncü kişinin, bu haksız ihtiyati tedbirden dolayı bir zarar görmüş olması,

4-Uygun illiyet bağı,

Haksız ihtiyati tedbirden dolayı tazminat davası açan davacının ödenmesini istediği zaran ile haksız ihtiyati tedbir arasında uygun illiyet (nedensellik) bağı bulunması gerekir.

5-Kusursuz sorumluluk

Haksız ihtiyati tedbirden dolayı olan sorumluluk kusursuz sorumluluktur.

Haksız İhtiyati Tedbirden Doğan Tazminat Davası Dilekçesi

ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİNE

DAVACI :………………………………… (T.C.    Kimlik no:………………….. )

Adres            :    ………………………

VEKİLİ           :    Av…………………

Adres            :………………………….

DAVALI         :………………………….

Adres            :    ……………………………

DAVA DEĞERİ :……………………. TL.

KONU            :    Haksız İhtiyati Tedbir kararı nedeniyle uğradığımız

……………….. TL’nin tazmini talebidir.

AÇIKLAMALAR: 1- Davalı, …. Asliye Hukuk Mahkemesinde ../…………….. Esas sayısı ile

tarihinde açmış olduğu tazminat davasında, müvekkilimizin, kullanım, yayma ve satma hakları davalıya ait olduğu iddia edilen VCD ve Video Kasetleri izinsiz olarak dükka­nında bulundurduğu gerekçesi ile tazminat talep etmiş ve bu arada da müvekkilimize ait bulunan pek çok VCD, boş CD, Video kasetleri ve video ve CD recorder araçlarına tedbir koydurmuştur. Hatta müvekkilimizin evvelce izinsiz kiraladığını iddia ettiği bir kısım VCD ve Video kasetlerini de piyasadan toplatmıştır. (EK-1)

  • Davalının haksız olduğu ve söz konusu ürünleri müvekkilimizin izinsiz kullanmadığı Asliye Hukuk Mahkemesinin Tarih ve ../……………………………………………………. Karar sayılı ilamı ile anlaşıl­mıştır. Karar temyizden onanarak gelmiştir. (EK-2)
  • Müvekkilime ait VCD ve Video Kasetler dava süresince geçen…………. ay boyunca

kullanılamamıştır. Üstelik tedbiren muhafaza altında bulunan bu ürünlerin sezonu da geç­miş ve bu filmler müşteriler tarafından başka Video kulüplerden alınarak izlenmiştir. Bunun yanında bir kısım ürünler kırılmış ve çizilmiştir. (EK-3)

  • Yine müvekkilimiz Video ve CD Recorder aletlerini, düğün ve eğlence filmlerini ço­ğaltmak için kullanmakta idi bunlar da yaz boyunca mahkeme deposunda kaldığından müvekkilimiz bu imkânlardan da yararlanamamıştır.
  • Müvekkilimizin ayrıca pek çok müşterisi de müvekkilimizin dükkanında yapılan iş­lemleri ve küçük bir yer olan  mahkemelerindeki davaları duyunca yasa dışı bir iş

yaptığını zannettikleri müvekkilimizden alışverişi kesmişlerdir. Müvekkilimiz maddi ve ma­nevi birçok zarara uğramış bulunmaktadır.

  • Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtası ile tarihinde ../…. Esas numa­

rası yaptırdığımız tespit ile; dava süresince kiralanmayan VCD ve Kasetler için            TL, Dava süresince kullanamadığı CD ve Video Recorder nedeni ile TL, dükkanından alındığı için satıp kar edemediği, CD ve Video kasetler nedeni ile…………………… TL olmak üzere, müvekkilimizin toplam  TL             zarara uğradığı tespit

edilmiş bulunmaktadır. Bu bedelin davalıdan alınarak tarafımıza verilmesini talep etmekte­yiz.

DELİLLER : … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ../…. E. Sayılı dava dosyası,………………. Asliye

Hukuk Mahkemesi’nin ../…. E. sayılı tespit dosyası bilirkişi, tanık, her türlü yasal delil.

HUKUKİ SEBEPLER : 6100 s. HMK. m. 399, 6098 s. Türk Borçlar Kanunun m. 49 ve devamı.

SONUÇ VE İSTEM : Açıklanan nedenlerle,

1-Fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla toplam………….. TL. maddi

zararımızın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,

2-Yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine,

Karar verilmesini vekâleten arz ve talep ederiz………. /…./….

Davacı Vekili

Av……………….

EKLER:

Ek-1 Toplatma evrakları

Ek-2…………… Asliye Hukuk Mahkemesinin …./../…. Tarih ve ../………. Karar sayılı ilamı

Ek-3 Kiralama belgeleri

Ek-4…………… Asliye Hukuk Mahkemesi../../…. tarihinde Esas

numaralı tespit dosyası

Ek-5 Tanık isim ve adresleri

Ek-6 Onanmış vekâlet