2022 İSTİRDAT DAVASI ( HAKSIZ ÖDENENİN GERİ İSTENMESİ) TÜKETİCİ MAHKEMESİ DİLEKÇESİ
………………..TÜKETİCİ MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE
DAVACI :Adı ve Soyadı……………………..TC.No:……………… Adresi…………………….
DAVALI :…………..BANKASI………….
KONUSU :……………….( ) İcra Müdürlüğünün 20…./……….E sayılı dosyasından dolayı haksız olarak ödenen …………TL‘nin istirdatı talebidir.
DAVA DEĞERİ :………….TL
AÇIKLAMALAR :Hakkımda, davalı tarafça ……………….İcra Müdürlüğünün 20…/………… E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış ve tarafıma hukuk dışı borç yüklenerek ve zorla ödettirilmiştir. Şöyleki;
Davalı taraf takibin kesinleşmesine müteakip kötü niyetli olarak ve ödemeye mecbur bırakmak maksadıyla maaşıma haciz koydurmuştur.Konulan bu haciz tüm işlerimi olumsuz etkilemiş ve davalı taraf ile adi kefalet dışında hiçbir alacak verecek ilişkim yokken işbu parayı haciz tehdidi altında ödemek zorunda kaldım. Bahse konu dosyanın celbini talep ediyorum.
Davacı olarak kefil olduğum ……………’nın kullandığı kredi ‘‘Tüketici Kredisi ’’olup, Tüketiciyi Koruma Kanunu hükümlerine tabidir.Hem yeni hem de eski Tüketiciyi Koruma Kanunu hükümlerine göre; tüketici kredisi kefaleti adi kefalettir.Şöyle ki ;
ESKİ(4077sayılı)Tüketiciyi Koruma Kanunu madde 10/3:Tüketici kredisinin teminatı olarak şahsi teminat verildiği hallerde, kredi veren, asıl borçluya başvurmadan, kefilden borcun ifasını isteyemez.YENİ(6502sayılı)Tüketiciyi Koruma Kanunu madde 4/6:Tüketici işlemlerinde, tüketicinin edimlerine karşılık olarak alınan şahsi teminatlar, her ne isim altında olursa olsun adi kefalet sayılır.
Durum böyle iken davacı olarak kefil olduğum ………………..devlet memuru olup, memur maaşı, emekli ikramiyesi, emekli maaşı gibi unsurlar mevcut olup borçlunun aczi söz konusu değildir. Davalı bu parayı ……………’dan temin etmesi gerekirken yasal olmayan ve kötü niyetli bir şekilde takibe girişmiş ve neticede bu dosyadan parayı benden tahsil etmiştir.
Yukarıda açıkladığım nedenlerle davalının bu keyfi tutumu mağduriyetime yol açmıştır. Bu nedenlerden dolayı borcum olmayan bir parayı ödemem sebebiyle işbu davayı açmak zorunluluğu doğmuştur.
DELİLLER :…………….( ).İcra Müdürlüğü 20…./………… E. sayılı dosya, Ödeme Dekontu
İSTEM SONUCU :Açıkladığım nedenlerle, davam kabulü ile borçlu olmadığım halde ödemek zorunda kaldığım ………….TL’nin ödeme tarihi olan …/…./20….tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte istirdatına, yargılama giderlerinin davalıdan alınmasına karar verilmesini arz ve talep ederiz. …/…/2015
Davacı
Adı ve Soyadı
İmza
EKİ:
1-Ödeme Dekontu
TÜKETİCİ MAHKEMELERİ
MADDE 23 – Bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılır.
………….
Tüketici mahkemeleri nezdinde tüketiciler, tüketici örgütleri ve Bakanlıkça açılacak davalar her türlü resim ve harçtan muaftır.
T.C
YARGITAY
13.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO.2010/993
KARAR NO.2010/5138
KARAR TARİHİ.14.04.2010
“… Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda…
Somut olayda davacı, müflisin alacaklı olduğu bir senette müflise karşı borçlu olmadığının tespiti için menfi tespit davasını açmıştır. …Bu nedenle temel ilişkideki uyuşmazlığın niteliğine göre görevli mahkemenin belirlenmesi gerekir. Davaya konu bononun konut satışı için verildiği gözetildiğinde, davaya bakmak Tüketici Mahkemesinin görevi içinde kalır. Mahkemece işin esası incelenip sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir…”
Hakem Heyetlerine Baş vurulan alacaklarda, Heyete Baş vurunun İSTİRDAT Davalarında 1 yıllık sürenin zaman aşımını keseceğine dair yorumlanması gereken Yargıtay Kararı.
T.C.
YARGITAY
13.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO.2002/2803
KARAR NO.2002/5178
KARAR TARİHİ: 6.5.2002
Taraflar arasındaki tüketici davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
Davacı, davalılardan P.. otomotiv A.Ş.nin ithal ettiği aracı 15.4.1998 tarihinde diğer davalıdan satın alıp bedelini ödediğini, araçta meydana gelen arızalardan dolayı yetkili servislere müracaat ettiğini, ancak arızanın giderilemediğini ihtarında sonuç vermediğini ileri sürerek aracın yenisi ile değiştirilmesini mümkün olmadığı takdirde dava tarihindeki yeni araç bedelinin faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalılar, zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davacının araç 15.4.1998 tarihinde satın almasına rağmen davayı 8.1.2001 tarihinde açtığını, araçtaki arızanın 2 yıllık zaman aşımı süresi dolmadan ortaya çıktığını ayıbın tüketicinden gizlenmesinin sözkonusu olmadığı, ihtarın zamanaşımını kesmeyeceği 4077 sayılı yasanın 4. maddesindeki 2 yıllık zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
4077 sayılı Tüketicinin korunması hakkındaki Kanunun 22 maddesinde tüketici sorunları hakem heyetlerinin verecekleri kararların tüketici mahkemelerinde delil olarak ileri sürüle-bilecekleri hükme bağlanmıştır. Dairemizin öteden beri sapma göstermeyen içtihatlarına göre hakeme başvurmak zamanaşımını kesen sebeplerden birisidir. ( BK:133 ) Tüketici sorunları hakem heyetince 4077 sayılı yasa ile kurulmuş olup, vereceği karara tarafların uyup uymayacağı hususu bu kararın alınmasından
sonra anlaşılabilecek bir durumdur. Davalının hakem heyetinin kararına uyması ve bu karar gereğini yerine getirmesi her zaman mümkündür. Bu itibarla kesilen zamanaşımı BK.nun 135 maddesi gereğince yeniden işlemeye başlar. Somut olayda davacı 15.4.1998 tarihinde aracı satın ve teslim almış araçta meydana geldiğini iddia ettiği arızalardan dolayı 27.5.1999 tarihinde tüketici sorunları hakem heyetine müracaat etmiş ve tüketici sorunları hakem heyetinin 11.1.2000 gün 01-1 sayılı kararı ile tüketicinin değişim talebinin yerine getirilmesine karar verilmiş, davacı ise bu davayı 8.1.2001 tarihide açmıştır. Bu durumda davanın yasada öngörülen sürede açıldığının ve olayda zamanaşımı süresinin dolmadığının kabulü gerekir. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin delilleri ve karşı delilleri toplanarak gerekli araştırma ve inceleme yapılmalı hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 6.5.2002 gününde oybirliğiyle karar verildi.