İDARE MAKEMESİNE YÜRÜTMEYİ DURDURULMASI DAVA DİLEKÇESİ
ÖĞRENİM ÖZRÜNE DAYALI TAYİN BAŞ VURUSUNUN İDARECE RET CEVABININ İPTALİNE İSTİNADEN YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEPLİ İDARE MAHKEMESİNE DAVA DİLEKÇESİDİR.
…………………………. İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA
‘’Yürütmenin Durdurulması Taleplidir.’’
DAVACI : Adı ve Soyadı ( T.C.No:………. ) Açık adresi.
DAVALI : Milli Eğitim Bakanlığı (İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü)
DAVANIN KONUSU : Davalı idare tarafına ………. Üniversitesinden ……… Enstitüsü den alınan ‘’Ders aşamasında olduğumu ve derslerde %70 devam zorunluluğunu gösteren Öğrenci Belgemi’’ dayanak gösteren ve benim bulunduğum ilde çalışmam gereken süreyi tamamlayarak ve atama şartlarına sahip olarak atama hakkına haiz iken beni bu haktan açık bir şekilde yaralanabileceğimi gösterir dilekçeyle öğrenim gördüğüm ………… İline Öğrenim Özrümden dolayı yer değiştirme işlemimin yapılması istemime karşı, Davalı idarenin 23.08.2012 tarih ve B.08.0.İKG.0.01.03………….. sayılı RED CEVABININ iptali isteminden ibarettir
İPTALİ İSTENİLEN İDARİ İŞLEM: …………. İline Öğrenim Özrümden dolayı yer değiştirme işlemimin yapılması istemime karşı, Davalı idarenin 23.08.2012 tarih ve B.08.0.İKG.0.01.03.00-………….sayılı RED CEVABININ iptali isteminden ibarettir
TEBLİĞ TARİHİ : . 04/09/ /2012
DAVANIN İZAHI : Bakanlığın tayini ile ……….. tarihinde itibaren ………İli/ilçesi ……. İlkokulu’nda ………… olarak görev yapmaktayım. …………… Üniversitesi ……….. Entitüsü ……………….. Öğrencisi olup; ‘’Ders aşamasında olduğumu ve derslerde %70 devam zorunluluğunu gösteren Öğrenci Belgemi’’ dayanak gösteren ve benim bulunduğum ilde çalışmam gereken süreyi tamamlayarak ve atama şartlarına sahip olarak atama hakkına haiz iken beni bu haktan açık bir şekilde yaralanabileceğimi gösterir dilekçeyle öğrenim gördüğüm Malatya İline atamamın yapılması için Davalı İdareye yaptığım başvuru dava konusu işlemle reddedilerek mağduriyetime sebep olunmuştur. Dava konusu işlemde Hukuka uyarlık bulunmamakta olup, iptal edilerek mağduriyetimin giderilmesi hakkaniyet gereğidir. Anayasadan doğan ve Yönetmelikle verilen bir hak kılavuz ile alınmaktadır. ***Normlar Hiyerarşisinde Kılavuzlar yönetmeliklere aykırı olamaz. Milli Eğitim Bakanlığının yeniden yapılandırılması ile ilgili 14.09.2011 tarih ve 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri hakkındaki Kanunun Hükmünde Kararnamenin 37/3. Maddesinde ;“Öğretmenlerin Bakanlıkça belirlenen hizmet bölge veya alanlarında en az üç eğitim öğretim yılı görev yapması esastır. Bunların yer değiştirme suretiyle atamaları her yıl yapılan atama plan ve programları çerçevesinde eğitim öğretim faaliyetlerini etkilemeyecek şekilde sonuçlandırılır. Bakanlıkça belirlenen özür gruplarına bağlı yer değiştirmeler ise yaz tatillerinde yapılır.”denilmektedir. Bakanlık tarafından belirlenen özür gruplarının ***Ne olduğu; YÖNETMENLİKLE (35.Madde ve 38 Madde ile) belirlenmiştir.
Şöyle ki; 2012 Öğretmenlerin Özür durumuna Bağlı Yer Değiştirme Kılavuzda Öğrenim Özrü sebebi ile yer değişikliği hakkı açık bir şekilde verilmemiştir. Ama 2012 Öğretmenlerin Özür durumuna Bağlı Yer değiştirme Kılavuzu’nun 1. GENEL AÇIKLAMALAR Kısmının 1.19. Maddesi’nin; ‘’Bu kılavuzda yer almayan hususlarda Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği, diğer ilgili mevzuat ve Bakanlık açıklamaları çerçevesinde işlem yapılacaktır.’’ Zaten anılan kılavuz MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖĞRETMENLERİNİN ATAMA VE YER DEĞİŞTİRME YÖNETMELİĞİ esas alınarak hazırlanmıştır. Bu yönetmeliğin “Özür Durumuna Bağlı Yer Değiştirmeler” başlıklı 35. Maddesinde “Öğretmenler, sağlık, eş ve öğrenim durumu özürleri nedeniyle özür gereklerinin karşılanabileceği yerlere yer değiştirme isteğinde bulunabilirler. Ancak bu özürler nedeniyle yer değişikliği istekleri, hizmet gerekleri ile özür durumlarının birlikte karşılanması temelinde değerlendirilir.” denilmektedir.
Aynı zamanda; Davalı Bakanlık 2012 Öğretmenlerin Özür durumuna Bağlı Yer Değiştirme Kılavuzda tarafıma öğrenim özründen yararlanma imkanı verilmemiştir. Bu işlem, Uluslararası Hukuka, T.C. Anayasası’na ve Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğine aykırıdır.
İNSAN HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ ( 26.MADDESİ)
26. Maddesi’nde ;“Herkes eğitim hakkına sahiptir. Eğitim, en azından ilk ve temel eğitim aşamasında parasızdır. İlköğretim zorunludur. Teknik ve mesleksel eğitim herkese açıktır. Yüksek öğretim, yeteneklerine göre herkese tam bir eşitlikle açık olmalıdır.”
T.C. ANAYASASI: (MADDE 42, MADDE 10)
“Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi” başlıklı;
MADDE 42– (1) “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.”
“Kanun önünde eşitlik” başlıklı;
MADDE 10.– “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
(Ek fıkra: 7/5/2004-5170/1 md.) Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. (Ek cümle: 7/5/2010-5982/1 md.) Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz.
(Ek fıkra: 7/5/2010-5982/1 md.) Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet Organları ve İdare Makamları Bütün İşlemlerinde (…)* kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.”
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖĞRETMENLERİNİN ATAMA VE YER DEĞİŞTİRME YÖNETMENLİĞİNİN ( MADDE 35,MADDE 38)
“Özür durumuna bağlı yer değiştirmeler” başlıklı;
MADDE 35 – (1) “Öğretmenler, sağlık, eş ve öğrenim durumu özürleri nedeniyle özür gereklerinin karşılanabileceği yerlere yer değiştirme isteğinde bulunabilirler.”
“Öğrenim durumu özrü” başlıklı;
MADDE 38 – (1) “Bu Yönetmelikle öngörülen zorunlu çalışma yükümlülüğünü tamamlayan öğretmenlerden; yurt içindeki yüksek öğretim kurumlarında bilimsel hazırlık, yabancı dil hazırlık ve tez dönemi dâhil tezli/tezsiz yüksek lisans veya doktora eğitimine kayıtlı olan öğretmenler, lisansüstü öğrenim gördükleri yükseköğretim kurumlarının bulunduğu yere görev yerlerinin değiştirilmesini isteyebilirler.” şeklinde düzenlenmiştir.
Yukarda belirtilen yasal düzenlemelerde, eğitim-öğrenim hakkı güvence altına alınarak, Öğretmenlere Öğrenim Özrüne Bağlı Yer Değişikliği hakkı getirilmiş iken, Davalı idare tarafından Öğrenim Özründen yer değişikliği ise engellenmiştir. Bu durum Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırılık arz etmektedir.
Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğine olarak düzenlenen 2012 Öğretmenlerin Özür durumuna Bağlı Yer Değiştirme Kılavuzda dayanılarak haklı başvurum idare tarafından hukuka aykırı olarak reddedilmiştir. Oysa 06.05.2010 tarihli Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin ilgili maddesinde çok açık bir şekilde “Öğretmenler, sağlık, eş ve öğrenim durumu özürleri nedeniyle özür gereklerinin karşılanabileceği yerlere yer değiştirme isteğinde bulunabilirler. Ancak bu özürler nedeniyle yer değişikliği istekleri, hizmet gerekleri ile özür durumlarının birlikte karşılanması temelinde değerlendirilir.” hükmüme yer verilmiştir. Ancak ilgili yönetmelikten sonra çıkarılan ve açıkça yönetmeliğe göre eksik düzenlenen 2012 Öğretmenlerin Özür durumuna Bağlı Yer Değiştirme Kılavuzunda bile 1. GENEL AÇIKLAMALAR Kısmının 1.19. Maddesi’nin; ‘’Bu kılavuzda yer almayan hususlarda Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği, diğer ilgili mevzuat ve Bakanlık açıklamaları çerçevesinde işlem yapılacaktır.’’ İbaresi bile varken bunu ve ilgili yönetmelik açık ve net bir şekilde belirten tayin istemli dilekçeme bile bu kılavuza dayanılarak haklı başvurum reddedilmiştir.
Bu kadar açık net olan yönetmenlik ve yasal düzenlemelere rağmen benim eğitim özründen yer değişikliğim engellendi. Bu durum Anayasanın Eşitlik İlkesinde aykırılık arz etmektedir. Yapılan bu işlemde İdare, açıkça Anayasanın 42. Maddesi ve MEVCUT Yönetmeliğe aykırı hareket ederek mağduriyetime sebebiyet vermiştir. İdarenin tesis etmiş olduğu bu işlem keyfi hareketinin bir neticesidir. Bu kapsamda işlemin iptali zaruri hale gelmiştir.
Hukuksal olarak İdarece tesis edilen işlemlerin sürekli ,tutarsız ve ani bir şekilde değişmesi, hukuki istikrar ve belirliliği yok ederken, bu değişikliklerin geçmişte tamamlanmış ve/veya kazanılmış haklara geriye dönük olarak uygulanması belirlilik ve istikrarın yanı sıra hukuki güvenliğin de zedelenmesine sebep olmaktadır. Hukuki güvenlik ilkesi, hukuk kurallarında sık sık değişiklikler yapılarak hukuki istikrarı ve belirliliği yok eden kurallar ihdas edilmemesi, geriye yürüyen kuralların kazanılmış haklara dokunmadan bireylerin temel hak ve özgürlüklerini güvence altına alması gerektiğini ifade eder. Henüz mevcut olmayan ve dolayısıyla ilgililerin bilmediği bir dönemde bir idari işlemi uygulamak hukuk güvenliğini sarsar. Hukuki güvenlikten bahsedilebilmesi için öncelikle hukuk kurallarının öngörülebilir olması gerekir. Hukuki güvenlik sadece bireylerin devlet faaliyetlerine duyduğu güveni değil, aynı zamanda yürürlükteki mevzuatın süreceğine duyulan güveni de içerir. Anayasa Mahkemesi’ne göre ise hukuksal güvenlik, yasal ilkelerin getireceklerinin bilinir ve varsayılır olması, bireylerin geleceklerini yasal kuralları incelediklerinde çözebilmeleridir. Hukuki güvenlikten bahsedilebilmesi için öncelikle hukuk kurallarının öngörülebilir olması gerekir. Bu durum hukuk devleti ilkesinin bir gereği olduğu kadar Anayasa’nın 5. maddesiyle devlete yüklenen, vatandaşların refah, huzur ve mutluluk içinde yaşamalarını sağlama, maddi ve manevi varlıklarını geliştirmek için gerekli ortamı hazırlama ödevinin bir sonucudur. Yıllardır verilen bir hak olan Öğrenim Özrü ortada yönetmelikle yapılmış bir düzenleme olmaksızın kılavuz ile eğitim çalışanlarının elinden alınmıştır. Tesis edilen işlem açık ve net olarak hukuka aykırıdır ve iptali gerekmektedir.
Öğretmenlerin daha iyi yetişmeleri, bilgi ve birikimlerini artırmaları ve mesleki kariyerleri açısından yüksek lisansın ne denli önem arz ettiği ortadadır. Oysaki 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun Hükmündeki Kararnamede ve Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde yer alan ‘özür grubu’ ifadesi; sağlık, eş ve öğrenim durumu özürlerini kapsamaktadır. Öğretmenlerin daha iyi yetişmeleri, bilgi ve birikimlerini artırmaları ve mesleki kariyerleri açısından yüksek lisansın ne denli önem arz ettiği ortadadır. Böyle bir durumda Anayasanın 42. maddesi ,652 sayılı KHK ve YÖNETMENLİKLE ‘öğrenim durumu özrü’ne yer verilmesine rağmen kılavuzda bu yönde bir hükme yer verilmemesi hak ihlali teşkil etmektedir. Yapılan bu uygulama eğitim özrü sebebi ile yer değiştirme isteyen öğretmenlerin alanlarında ya da alanları dışında kendilerini geliştirmelerinin engellenmesidir. Eğitim ve Öğretimin kalitesinin artırılması için öğretmenlerin lisansüstü öğrenim görmeye teşvik edilmesi gerekli iken bu şekilde bir işlemin yapılması eğitim ve öğretim için var olan bir bakanlığa hiç yakışmamaktadır. Anayasanın 42. maddesinin 1. fıkrasında, “kimsenin eğitim ve öğretim haklarından yoksun bırakılamayacağı” belirtilmektedir. Yönetmelikle verilen bir hak kılavuz ile alınmaktadır. ***Normlar Hiyerarşisinde Kılavuzlar yönetmeliklere aykırı olamaz. Milli Eğitim Bakanlığının yeniden yapılandırılması ile ilgili 14.09.2011 tarih ve 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri hakkındaki Kanunun Hükmünde Kararnamenin 37/3. Maddesinde “Öğretmenlerin Bakanlıkça belirlenen hizmet bölge veya alanlarında en az üç eğitim öğretim yılı görev yapması esastır. Bunların yer değiştirme suretiyle atamaları her yıl yapılan atama plan ve programları çerçevesinde eğitim öğretim faaliyetlerini etkilemeyecek şekilde sonuçlandırılır. Bakanlıkça belirlenen özür gruplarına bağlı yer değiştirmeler ise yaz tatillerinde yapılır.”denilmektedir. Bakanlık tarafından belirlenen özür gruplarının Ne olduğu; YÖNETMENLİKLE (35.Madde ve 38 Madde) belirlenmiş ve buna dayanarak Kılavuz yayınlanmıştır.
Yukarıda maddelerinden söz edilen Yönetmelik halen yürürlüktedir. O zaman bakanlıkça yönetmelikte var olan düzenlemeye göre hareket etmek zorundadır. Keyfi olarak yönetmeliği görmezden gelmek istediği durumda başvuru hakkı verirken istemediği durumda vermemek Hukuki güven ilkesine aykırılık arz etmektedir.
Davalı idare 2012 Öğretmenlerin Özür Durumuna Bağlı Yer Değiştirme Kılavuzu’na dayanılarak haklı başvurum idare tarafından hukuka aykırı olarak reddedilmiştir. Eksik düzenlenen 2012 Öğretmenlerin Özür durumuna Bağlı Yer Değiştirme Kılavuzunda bile 1. GENEL AÇIKLAMALAR Kısmının 1.19. Maddesi’nin; ‘’Bu kılavuzda yer almayan hususlarda Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği, diğer ilgili mevzuat ve Bakanlık açıklamaları çerçevesinde işlem yapılacaktır.’’ İbaresi bile varken bunu dilekçemde açık ve net bir şekilde belirttiğim halde başvurum red edilmiştir. Oysa 06.05.2010 tarihli Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin ilgili maddesinde çok açık bir şekilde “Öğretmenler, sağlık, eş ve öğrenim durumu özürleri nedeniyle özür gereklerinin karşılanabileceği yerlere yer değiştirme isteğinde bulunabilirler. Ancak bu özürler nedeniyle yer değişikliği istekleri, hizmet gerekleri ile özür durumlarının birlikte karşılanması temelinde değerlendirilir.” hükmüne yer verilmiştir. HALEN BUGÜN İTİBARİ İLE YÜRÜLÜKTE OLAN (YANİ HAYATTA OLAN) bu yönetmenlik ile Davalı İdare , bu yönetmenlik halen yürürlükteyken ve bu yönetmenliğe dayanarak atama kılavuzları hazırlanırken ve atamalar yapılırken ANAYASANIN EŞİTLİK İLKESİNE ve MEVCUT YÖNETMENLİĞE açıkça aykırı davranmış ve benim bulunduğum ilde çalışmam gereken süreyi tamamlayarak ve atama şartlarına sahip olarak atama hakkına sahip iken beni bu haktan açık bir şekilde mağdur etmiştir. Davalı İdare hem Anayasanın 42. Maddesini, hem İnsan Hakları Sözleşmesini (26.Maddesi) ve en Önemlisi Mevcut Yönetmenliği (35 ve 38. Maddesi’ni) ve aşağıda belirtilen Hukuksal emri de yok saymıştır.
“Kanun önünde eşitlik” başlıklı;(Ek fıkra: 7/5/2010-5982/1 md.)
’’Devlet Organları ve İdare Makamları BÜTÜN İŞLEMLERİNDE (.)* kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.’’ Hukuksal emri dikkate almamıştır.
Kozalist niteliği gereği, hukuk devletinin içinde yer alan tüm Tüm Hukuksal Varlıkların ,her ne şekil olursa olsun bütün davranışlarının hukuka uygun bir sebebe dayalı olması zorunlu olduğundan; Anayasamızın 42. Maddesi ,İnsan hakları sözleşmesi,KHK ve Öğretmen Atama yer değiştirme yönetmenliğinin (35 ve 38. Maddesi) hukuksal ve dinamik bir vücutken bu hukuksal varlıklar yok sayılarak benim bulunduğum ilde çalışmam gereken süreyi tamamlayarak ve atama şartlarına sahip olarak atama hakkına haiz iken beni bu haktan açık bir şekilde mağdur etmiştir , mağdur olduğumdan 2577 Sayılı Yasanın 27. Maddesinin 2 Numaralı Bendi gereğince “idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler.” denilmektedir. Ayrıca 27. Maddesinin 4 Numaralı Bendi, “Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16. maddede yazılı süreler kısaltılabileceği gibi, tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir.” hükmüne amirdir. Dava konusu işlem açıkça hukuka aykırı olduğundan ve söz konusu atama işleminin yapılmaması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğacağı aşikâr bulunduğundan dolayı; 27. Maddede aranılan şartların da oluştuğu dikkate alınarak, davalı idarenin savunması alınmaksızın yürütmenin durdurulması kararın verilmesi gerekmektedir.
Yukarıda izah ettiğim nedenlerle işbu davanın açılması zarureti hasıl olmuştur
Takdir Mahkeme’nindir.
HUKUKİ SEBEPLER : T.C. Anayasası ( 42. Maddesi ), İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi( 26. Maddesi), 14.09.2011 tarih ve 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri hakkındaki KHK, Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmenleri Atama ve Yer Değiştirme Yönetmenliği ( 35 Maddesi ve 38 Maddesi ) vs. ilgili tüm yasal mevzuat.
DELİLLER : Hizmet Belgesi, Öğrenim belgesi, 23.08.2012 tarih ve B.08.0.İKG.0.01..03.00-………….. sayılı işlem, MEBBİS’de Başvuru hakkı verilmediğine dair Ekran çıktısı, Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği, 2012 Öğretmenlerin Özür durumuna Bağlı Yer Değiştirme Kılavuzunun 1. GENEL AÇIKLAMALAR Kısmının 1.19. Maddesi, vs Hukuki deliller.
SONUÇ VE TALEP : Yukarıda arz ile izahına çalıştığım ve mahkemenin re’sen gözeteceği sair hususlar nedeni ile;
1) Çalıştığım Kurumun İdaresine dilekçe ile başvurarak ve Üniversite Öğrenim belgesini de ibraz ederek Öğrenim Özrümden dolay yer değiştirme işlemimin yapılmasına dair talebime karşı Davalı idarenin 23.08.2012 tarih ve B.08.0.İKG.0.01.03………./………. sayılı RED CEVABININ İPTALİNE ,
2) Tüm yargılama harç ve masrafının karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesi hususunda gereğini saygılarımla arz ile talep ederim.
DAVACI
Adı ve Soyadı
İmza
EKLER :
1) İdarenin 23.08.2012 tarih ve B.08.0.İKG.0.01..03……/…… sayılı Red cevaplı işlemi ,
2) Atama talepli dilekçem
3) Öğrenim Belgesi ,
4) Zorunlu çalışma yükümlüsü olmadığıma dair Kişisel Bilgiler Modülünde MEBBİS ekran çıktısı
5) Hizmet Belgesi ,
6) 2012 Öğretmenlerin Özür Durumuna Bağlı Yer Değiştirme Kılavuzu
7) 06.05.2010 tarihli Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği
İDAREMAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
SUNULMAKÜZERE
İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
DAVACI :………………………………………………………………………………..
…………….Cad………………..Sok.No:…../………………………….
DAVALI :………………….ÜniversitesiRektörlüğü
DAVANIN KONUSU : ……. Üniversitesi …….Fakültesi öğrencisi iken, yasa dışı kuruluşlar adına faaliyetyapması ve yardımda bulunduğundan bahisle yükseköğretim kurulundan çıkarmacezasıyla cezalandırılmasına ilişkin davalı Disiplin Kurulunun………gün……..sayılı işleminin iptali ve yürüt Menin durdurulması istenilmektedir.
TEBLİĞ TARİHİ :………………..tarihindetarafıma tebliğ edilmiştir.
MADDİ OLAYLAR : 1-Anılan Fakülte son sınıf öğrencisiolarak öğrenimi
devamettirdiğim sırada, polisce üniversiteler bünyesinde
yürütülenaraştırmalar sırasında ifadem alınmıştır.
2-Polise verdiğim ifadede de belirttiğimüzere üzerime
atılısuçla ilgili olarak herhangi bir ilgim bulunmamaktadır
Ayrıca,örgüt üyesi olan öğrenci kişilerin Savcılıkta
verdikleriifadelerde tarafıma iftira attıkları beyan
edilmiştir.
3-Nitekim ……………C.Savcılığının………/……… sayılı
H.No.ludosyasında hakkımda takipsizlik kararı verilmiştir
4-Bunakarşın öğrenim dönemimin sonuna doğru dava
konusuişlem tesis edilmiştir.
HUKUKİ SEBEPLER : 1-2547sayılı Yüksek Öğretim Yasasının 54/a ve Yüksek
ÖğretimKurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliğinin 10/a
maddesindeyasa dışı kuruluşlar adına faaliyet yapmak ve
yardımdabulunanların yükseköğretim kurumundan
çıkarmacezası ile cezalandırılacağı belirtilmiştir.
2-Davakonusu işlem bu mevzuata dayanılarak tesis
edilmişise de; “hiç kimse işlemediği bir suçtan dolayı
cezalandırılamaz”şeklindeki ceza ilkesi ihlal edilmiştir.
3-Davalıidarece işlem tesis edilirken suçlamaya esas
alınmış,suçlamanın doğru olup olmadığı, konusunda bir
araştırmayapılmamıştır. Bir araştırma yapılmış olsaydı,
olayın,suçlamanın doğru olmadığı anlaşılacaktı. Oysa
idarece,sadece polisin yazdığı bir müzekkere ile hareket
edilmiştir.
4-Bukonuda suçlama bildirilip savunmam alınmamış ve
gereklisoruşturma yapılmamış, dolayısıyla işlem şekil
yönündenhukuka ve yargı kararlarına uygun tesis
edilmemiştir.
Y.D.KARARI VERİLMESİ
HAKKINDA :Dönem sonu olması ve sınavlara girmem nedeniyle
4.sınıf öğrencisi olarak mağdur olmaktayım. Bu nedenle
hemenY.D. karar verilmemesi halinde, bir yıl geç mezun
olmamsözkonusu olacaktır.
SONUÇ VE İSTEM :Açıklanan nedenlerle……………….Üniversitesi Edebiyat
Fakültesiöğrencisi iken, yasa dışı kuruluşlar adına faali-
yet yapması ve yardımda bulunduğundan bahisle
yükseköğretimkurulundan çıkarma cezasıyla cezalandırıl-
masınailişkin davalı idare Disiplin Kurulunun…………..gün
…….sayılıişleminin iptaline, acilen Y.D. karar verilmesini
yargılamagiderlerinin davalı idareye yükletilmesine karar
verilmesinisaygılarımla arz ve talep ederim.
SUBUT DELİLLER : Polisifadeleri, Savcılık dosyası, özlük dosyam, dava
konusuişleme ilişkin bilgi ve belgeler.
HUKUKİ DELİLLER : 2548sayılı Yasa, Disiplin Yönetmeliği 2577 sayılı Yasa,
diğermevzuat ve hukukun genel ilkeleri
Davacı
TARİH VE İMZA
DANIŞTAY BAŞKANLIĞINA
Sunulmak Üzere
ANKARA İDAREMAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
Yürütmenin Durdurulması Taleplidir.
DAVACI ……. : …….. ( TC.Kimlik No: ….)
ADRES………: …… …..
DAVALI …….. : İçişleri Bakanlığı
ÖĞRENME TARİHİ.. : ../../2012
DAVANIN KONUSU..: İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünce, 12/11/2010tarihli Bakanlık Oluruna istinaden 05/03/2011 tarihinde yapılan Başpolis Memuruve Kıdemli Başpolis Memuru Rütbelerine Yükselme sınavında başarılı olmam vebaşpolis olarak .. tarihinden itibaren fiilen terfi ettirilmeme rağmen, sınavındayanağı olan Yönetmeliğin geçici 1. Maddesinin Danıştay 12. Dairesinin05/10/2011 tarihli ve 2011/3204 Esas sayılı kararı ile yürütülmesinindurdurulması üzerine, Emniyet Genel Müdürlüğünce 29/11/2011 tarihindeyayımlanan 2011/103 sayılı Genelgeye istinaden yeniden yapılan yerleştirmesonucunda; branş kotası olduğundan bahisle başpolis rütbesine yerleştirilmememedair işlem ile işlemin dayanağı olan 29/11/2011 tarihli ve 2011/103 sayılıGenelgenin ve mezkur genelgeye dayalı olarak yapılan tüm atamaların öncelikleyürütmesinin durdurulmasına müteakiben iptaline ve anılan işlem sebebi ilemahrum kaldığım ve kalacağım tüm mali ve özlük haklarımın işlem tarihiitibariyle işletilecek yasal faizi ile birlikte tarafıma verilmesine kararverilmesi talebimdir.
AÇIKLAMALAR Emniyet Genel Müdürlüğü,Koruma Daire Başkanlığında Dalgıçbranşında polis memuru olarak görev yapmakta iken 05/03/2011 tarihinde yapılanBaşpolis Memuru ve Kıdemli Başpolis Memuru Rütbelerine Yükselme Sınavı sonrasıyerleştirildiğim başpolis rütbesinde halen görev yapmaktayım.
Anılan Sınavın ..tarihinde yapılan ilanında, 10 yıllık hizmet süresi ve 35yaşından gün alanlar için illere göre alınacak başpolis kontenjanları belirlenmiştir…….. İli İçin ise bu grup kontenjanı ……..olarak takdir edilmiştir.Toplam ……katılımcının başvurduğu sınav neticesinde, Yönetmelikte belirlenendiğer parametrelerle ( sicil notu, eğitim durumu, kıdem, ceza) birlikte 68.6olarak tespit edilen yerleştirme puanı ile genel sıralamada …..oldum.Müteakiben de …tarihinde başpolislik rütbesine terfi ettirildim.
Mezkur sınavın dayanağı olan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Başpolis Memuru VeKıdemli Başpolis Memuru Rütbelerine Yükselme Esaslarına Dair Yönetmeliğin,”.(1) En az 10 yıl fiilen görev yapmış veya 35 yaşından gün almış polismemurlarının başpolis memurluğu rütbesine yükselmeleri için yapılacak ilk sınavile 24 yıl ve üzeri fiili hizmet süresi bulunan polis memurlarının başpolismemurluğu rütbesine yükselmeleri için yapılacak ilk sınavda, başpolis memurluğurütbesine yükselmeye hak kazananlar; birimler için tespit olunan kontenjanaşılmamak kaydıyla çalıştıkları birimlerde yükselirler.” şeklinde ki Geçici 1.Maddesinin Danıştay 12. Dairesinin 05/10/2011 tarihli ve 2011/3204 Esas sayılıKararı ile
yürütülmesinin durdurulması üzerine, davalı idarece bu kez branş kotasınıöngören 29/11/2011 tarihli ve 2011/103 sayılı Genelge yayımlanmıştır. Anılangenelgeye müsteniden yeniden yerleştirme yapılmış ve … Sitesinde yayımlananyerleştirme sonucunda da branş kotası gerekçesi ile yerleştirilemediğimiöğrenmem üzerine de işbu davayı açma zarureti hasıl olmuştur.
HUKUKİ SAVUNMAMDIR: İptali talep edilen işlem, aşağıda açıkladığımnedenlerle mevzuata ve hukukun genel prensiplerine ve Danıştay 12. DairesinceYürütmenin Durdurulması yönünde verilen kararın gerekçesine açıkça aykırı olupiptaline karar verilmesi iktiza etmektedir. Şöyle ki;
1)) Yerleştirme işleminde “Branş kotası” getirilmesi, sınavın amacına veruhuna aykırı olduğu gibi, sonucu itibariyle Emniyet hizmetleri Sınıfında kabuledilen hiyerarşik yapı ile de uyuşmamaktadır. Zira, branş kotası getirilmeksuretiyle düşük puan alan yerleşmesine rağmen yüksek puan alan branşı içinbelirlenen kontenjanın çok düşük olması hasebiyle yerleşememiştir. Örnek vermekgerekir ise, 5810 kişi olarak kotası belirlenen Genel Hizmetler branşında görevyapan ve 27,1 puanı olan bir polis başpolis olarak yerleştirildiği halde, halengörev yaptığım …………… branşı olarak belirlendiği için ,,,,,,,,, puanalmama rağmen yerleşemedim.
Sonuç itibariyle, sınav ile ulaşılmak istenen “en başarılı olanlarınatanması” yönündeki evrensel ilke branş kotası getirilmek suretiyle işlemezhale getirilmiş, başka bir ifade ile yarışma esaslarına aykırı olarakbaşarısızlık, davalı idarece ödüllendirilmiştir.
Mevcut durumun kabul edilemez diğer bir yönü ise, en düşük puan ile başpolisrütbesine yükseltilenlerin branşına bakılmaksızın tüm branşlardaki polislerinüstü olduğudur. Kaldı ki, mezkur sınavda halen bulunduğun branş dışındaki birbaşka branş kontenjanında yerleşmek için tercih hakkı da bulunmamaktadır.
2) Branş kotası getirilmesi, Anayasanın “Kanun Önünde Eşitlik ” başlığınıtaşıyan 10. Maddesinin “.Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce,felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanunönünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlikilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.” yolundaki amir hükmüneuygun olmadığı gibi kariyer ve liyakat esaslarına da açıkça aykırı sonuçlardoğurmuştur. Eşit koşullarda yapılan sınav sonucunda yapılacak yerleştirmeişleminde bir grup branş için daha yüksek kota belirlemek suretiyle, diğerbranşlarda görev yapan polislerin durumu eşitlik ilkesi ile bağdaşmayacakşekilde ağırlaştırılmıştır. Ayrıca, en iyilerin seçilerek yükseltilmesi amacınahizmet etmesi gereken sınav, branş kotası getirilmek suretiyle amacındanuzaklaştırılmıştır.
3) Diğer taraftan, sınavın dayanağı olan Emniyet Hizmetleri Sınıfı BaşpolisMemuru Ve Kıdemli Başpolis Memuru Rütbelerine Yükselme Esaslarına DairYönetmeliğin tanımlar başlıklı 4üncü maddesinin (f) bendinde, Branş, EmniyetTeşkilatındaki görevlerin yerine getirilebilmesi amacıyla oluşturulan özelyetenek, teknik bilgi ve beceri gerektiren özel hizmet alanları olaraktanımlanmıştır. Görüldüğü üzere özel yetenek, bilgi ve beceri,
branşların belirlenmesinde kriter olarak dikkate alınmıştır. Hal böyleolunca, daha nitelikli ve özel şartları taşıyan polislerin görev yaptığıbranşlara özgü olarak daha az sayıda kontenjan belirlenmesi, bu branşlardagörev yapan polislerin başpolis rütbesine yükseltilmelerini dolaylı olarakengellemiştir. Başka bir ifade ile bu kez de nitelikli olmakcezalandırılmıştır.
4) Diğer taraftan, bu durum, Hukuk devletinin gereklerinden biri olan ve”kişilerin gelecekle ilgili plan, düşünce ve kararlarında var olan hukukkurallarına güvenerek hareket etmelerinin hukuken korunmasıdır” şeklinde ifadeedilen Hukuksal güvenlik ilkesi ile de bağdaşmadığı gibi, Anayasanın 5.maddesinin, ” Devlet, vatandaşların refahı huzur ve mutluluk içindeyaşamalarını sağlama, maddi ve manevi varlıklarını geliştirmek için gerekliortamı hazırlama hazırlar ” şeklindeki hükmüne de açıkça aykırılıkoluşturmaktadır. Zira, dava konusu işlem ile kariyer ve liyakat ilkelerine göreyükselebileceğim yönündeki haklı beklentim bertaraf edilmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere, dava konusu işlem açıkça hukuka aykırı olduğugibi, halen başpolis rütbesinde görev yapmam ve bu işlem sebebi ile rütbemingeri alınması söz konusu olacağından işlemin yürütmesinin durdurulmasına dakarar verilmesi gerekmektedir.
NETİCE ve TALEP: Yukarıda izah olunan ve resen nazara alınabilecek olansebepler muvacehesinde; Emniyet Genel Müdürlüğünce 29/11/2011 tarihindeyayımlanan 2011/103 sayılı Genelgeye istinaden yeniden yapılan yerleştirmesonucunda; branş kotası olduğundan bahisle başpolis rütbesine yerleştirilmememedair işlem ile işlemin dayanağı olan 29/11/2011 tarihli ve 2011/103 sayılıGenelgenin ve mezkur genelgeye dayalı olarak yapılan tüm atamaların öncelikleyürütmesinin durdurulmasına müteakiben iptaline ve anılan işlem sebebi ilemahrum kaldığım ve kalacağım tüm mali ve özlük haklarımın işlem tarihiitibariyle işletilecek yasal faizi ile birlikte tarafıma ödenmesine veyargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına karar verilmesiniarz ve talep ederim…/../2012
…………. İDARE MAHKEMESİ SAYIN BAŞKANLIĞI’NA
YÜRÜTMEYİ DURDURMA TALEPLİDİR
DAVACI : .
VEKİLİ : Av. .
DAVALI : Tarım ve Köyişleri Bakanlığı – ….
KONU : ……. Tarım İlçe Müdürü olarak görev yapan müvekkilim davacının ……. ili emrine ziraat mühendisi olarak atanmasına ilişkin Personel Genel Müdürlüğünce tesis olunan …./…./…… gün ve …./………. sayılı işlemin iptali ve yürütülmesinin durdurulması talebinden ibarettir.
TEBLİĞ TARİHİ : …./…./……..
OLAYLAR :
1. Müvekkilim ………………, ………… Tarım İlçe Müdürü olarak ….. yıldan beri görev yapmaktayken hakkında dava konusu işlem tesis olunmuş ve yöneticilik görevi üzerinden alınarak İstanbul ili emrine ziraat mühendisi olarak ataması yapılmıştır.
2. Müvekkilimin atama işlemine dayanak olarak 657 sayılı Yasanın 71, 72 ve 76. Maddeleri gösterilmiştir. Bu hükümler ile memurlar hakkında nakil işlemi tesis etme nedenleri belirlenmemiş bu nedenleri belirleme konusu idarenin takdirine bırakılmışsa da, idarenin takdir yetkisi mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olup, maksat ve sebep yönlerinden idari yargı denetimine tabi olmaktadır. Bundan hareketle idarenin kendisine tanınmış olan takdir yetkisini hukuka uygun olarak kullanmamıştır. Zira müvekkilim hakkında herhangi bir soruşturma yapılmamıştır. Bu nedenle söz konusu atama işlemin sebep unsuru da oluşmamıştır.
3. Naklen atama işleminin tesisi sırasında idarenin, kamu görevinin aksamasını önlemek ve kamu görevlisinden yeterli düzeyde verim alabilmek için görevlendirilen, gerek bilgi ve gerekse diğer yönlerden olumsuz niteliklere sahip olması, personel ile arasında uyumlu bir çalışmanın bulunmaması işin aksamasına meydan verebilecek veya hizmetin güven içinde yerine getirilmesine, engel teşkil edebilecek hallerin bulunması durumunda, böyle bir önlemin alınması yoluna gidilebilecektir. Oysa müvekkilimin hakkında böyle bir durum söz konusu olmamış ve işlemin amaç unsuru da oluşmamıştır.
4. İdare kendisine tanınmış olan takdir yetkisini keyfi ve hukuka aykırı olarak kullanmıştır. İşlemin sebep ve amaç unsurları yönünden hukuka aykırılıkları açıktır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 27. maddesi hükmü ile öngörülen koşullar oluştuğundan öncelikle işlemin yürütülmesinin durdurulması gerekmektedir.
5. Bu itibarla, tamamen hukuka aykırı olarak tesis olunan söz konusu atmaya ilişkin idari işlemin iptali için iş bu davanın açılması zorunluluğu doğmuştur.
HUKUKİ SEBEPLER : İdari Yargılama Usul Kanunu, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu ve ilgili sair mevzuat.
SUBUT DELİLLER : Personel Genel Müdürlüğünce tesis olunan …./…./…… gün ve ……/….-……… sayılı atama işlemi, Müvekkilimin almış olduğu Takdirname ve Teşekkürnameler ve gerektiğinde her türlü hukuki deliller
SONUÇ ve TALEP : Yukarıda açıklanan nedenlerle, müvekkilim ………… hakkında öngörülen dava konusu atamaya ilişkin idari işlemin öncelikle yürütülmesinin durdurularak iptaline ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı idare üzerinde bırakılmasına karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.
……/……/…..
Davacı Vekili
Av…………
EK:
1.) Onaylı Vekaletname Örneği.
2.) Personel Genel Müdürlüğünce tesis olunan …../…../……. gün ve ……/….-……. sayılı atama işlemi.
3.) Müvekkilimin almış olduğu Takdirname ve Teşekkürname fotokopileri.
>Naklen Atama İşleminin iptaline Karşı Dava Dilekçesi Örneği
……….. İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA
Yürütmenin Durdurulması Taleplidir
Davacı : İsim Soy isim ve T.C. yazılacak
Adresi : İkamet Adresi yazılacak
Vekili :
Adresi :
Davalı : İsim Soy isim T.C. yazılacak
Tebliğ Tarihi :
Davanın Konusu :
…….. görevinden …… görevine atanmama ilişkin …/…/… tarih ve ….….. sayılı işlemin öncelikle 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun ilgili maddeleri gereğince telafisi güç zararların doğmaması için yürütmesinin durdurulmasına, usul ve yasaya aykırı olan bu işlemin iptali talebidir.
Açıklamalar :
….. (Bu kısma çalışılan kurum ve görev yazılacaktır.) olarak görev yapmaktayım. Görevimin gereklerini kanun ve usullere uygun olarak ve büyük bir özveri içerisinde severek yerine getirmekteyim. Sicil dosyamın incelenmesi halinde görüleceği üzere sicil notlarımda gayet yüksek olup, her hangi bir cezam da mevcut değildir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76’ncı maddesinin birinci fıkrasında, “Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68’inci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler.” hükmü yer almakta ise de bu hüküm ile memurların naklen atanmaları konusunda idarelere verilen takdir yetkisi sınırsız değildir. Bu naklen atamalarda hizmet gerekleri ile kamu yararı gözetilmek zorundadır. Şahsıma ilişkin yukarıda belirtilen sayılı yazı ile naklen atamamın yapılması işleminde hukuk devleti ilkelerine bağlı kalınmamış, kamu yararı ve işlem gerekleri gözetilmemiştir. Belirtilen nedenlerle usul ve yasaya aykırı olan işlemin iptalini sayın mahkemenizden talep etme zorunluluğumuz hasıl olmuştur.
(Başka nedenler varsa bu kısma ayrıntılı olarak yazılabilir.)
Hukuki Deliller : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümleri
Deliller : Davalı kurumun .. sayılı …/… tarihli işlemi, bilirkişi … vs. tüm yasal deliller.
Talep :Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, ….. görevinden … görevine atanmama ilişkin davalı kurumun …/…/… tarih ve ….….. sayılı işlemin öncelikle telafisi güç zararların önlenmesi açısından Yürütmesinin Durdurulmasına, dava konusu işlem nedeni ile yoksun kalınacak zararlarımın yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsiline ve usul ve yasaya aykırı dava konusu işlemin İptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı kurum üzerinde bırakılmasına karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. ../../2018
İsim Soy isim TC
İmza
Ekler1- Dava konusu …/…/… tarih ve sayılı işlem
2- Başvuru dilekçeleri ve kurumca verilen cevaplar
3-Diğer belgeler var ise buraya yazılabilir
4-Emsal kararlar sunulabilir