TUTUKLAMA KARARINA İTİRAZ NASIL YAPILIR VE DİLEKÇE ÖRNEĞİ
>Tutukluluğa İtiraz Nasıl Yapılır
Tutukluluğa İtiraz, tutuklama kararını veren Sulh Ceza Hakimliğine yapılır. Tutuklama kararı kovuşturma aşamasında davanın görülmekte olduğu mahkeme tarafından verilmiş ise itiraz da yine aynı mahkemeye yapılır. Tutuklamaya itiraz süresi 7 günlük süre içerisinde yapılmalıdır. Söz konusu itiraz ile ilgili usul ve inceleme mercileri Ceza Mahkemesi Kanununun 268. maddesinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.
>Tutuklamaya Kim Karar Verir
Soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcısı şüphelinin üzerine atılı suçun tutuklamayı gerektirdiği kanaatine varırsa bu hususta bir karar vermesi için Sulh Ceza Hakimliğinden şüpheli hakkında tutuklama kararı vermesi yönünde talepte bulunur. Sevk yazısı ile soruşturma dosyası gönderilir. Sulh Ceza Hakimliği tarafından dosya incelenerek şüphelinin sorgusu yapılır. Sulh Ceza Hakimi, Cumhuriyet Savcısının talebini yerinde görürse şüpheli hakkında tutuklama kararı verir. Soruşturma esnasında Cumhuriyet Savcısının talebi haricinde tutuklama yapılamaz. Cumhuriyet Savcısının tutuklama talebinde bulunup bulunmama hususu kendi tasarrufundadır.
Kovuşturma aşamasında sanığın tutuklanmasına Cumhuriyet Savcısının talebi üzerine veya resen yapacak inceleme üzerine mahkeme tarafından karar verilir. Tutuklama karar verip vermeme konusunda, iddianameyi kabul edip yargılamayı yürüten mahkeme yetki sahibidir. Her ne kadar kovuşturma aşamasında resen hakim tarafından tutuklama kararı veriliyor olsa da Cumhuriyet Savcısının da bu konuda mütalaası (görüşü) alınmalıdır.
>Tutuklama Kararına İtiraz Nasıl Yapılır
Tutuklamaya itiraz veya tutuklama talebinin reddi kararlarına karşı itiraz için kanun yoluna başvurulabilir. Kararın öğrenildiği tarihten itibaren 7 gün içerisinde tutuklama kararına itiraz kanun yoluna başvuru yapılabilir.
Tutuklama kararına itiraz soruşturma aşamasında kararı veren Sulh Ceza Hakimliğine, kavuşturma aşamasında kararı veren mahkemeye bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşuluyla zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı veya hâkim onaylar. Kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme itirazı yerinde görürse kararı düzeltir, yerinde görmezse en çok üç gün içinde, tutuklama kararına itirazı incelemeye yetkili olan merciine gönderir.
>Tutukluluğa İtiraz Nereye Yapılır
Tutuklamaya itiraz kararları, tutuklama kararı veren Sulh Ceza Hakimliklerine veya tutuklama kararı veren mahkemelerine yapılır.
Tutuklu bulunan şüpheli veya sanık, zabıt kâtibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabilir. Zabıt kâtibine başvuru halinde, bir tutanak düzenlenerek tutuklu bulunan şüpheli veya sanığa bir örneği verilir. Kurum müdürüne başvuru halinde, yine aynı işlemler yapılarak tutanak ve dilekçe derhal ilgili mahkemeye gönderilir.
Sulh Ceza Hakimlikleri tarafından verilen tutuklama kararlarına itiraz edildiğinde, Sulh Ceza Hakimliği itiraz talebini yerinde görmediği takdirde reddeder ve kararı incelemesi ve itiraz konusunda karar vermesi için kendisinden sonra gelen numaralı Sulh Ceza Hakimliğine gönderir. Tutuklama kararını o yerde bulunan son numaralı Sulh Ceza Hakimliği vermiş ise itiraz kararını ilk numaralı Sulh Ceza Hakimliği inceler ve karar verir. Tutuklama kararının verildiği yerde yalnızca bir Sulh Ceza Hakimliği varsa tutuklamaya itirazı en yakın yerdeki Sulh Ceza Hakimliği inceler ve karar verir.
Kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından tutuklama kararı verilmiş ise tutuklamaya itiraz kararı inceleyip karar verilmek üzere üst mahkemeye gönderilir. Tutuklama kararı ağır ceza mahkemesince verilmiş ise sulh ceza hakimliklerinde olduğu gibi kendisinden sonra gelen numaralı ağır ceza mahkemesi incelemeyi yapar, tutuklama kararının verildiği yerde tek ağır ceza mahkemesi varsa kararı veren mahkemeye en yakın ağır ceza mahkemesine itiraz incelemesi için gönderilir.
>Tutuklamaya İtiraz Dilekçesi Nasıl Yazılır
Tutukluluğa itiraz dilekçesi yazılırken dilekçenin çok kısa veya çok uzun olmamasına dikkat edilmeli ve anlam bütünlüğü içerisinde gereksiz tekrarlardan kaçınılarak kronolojik bir biçimde somut olaylara değinilmeli ve deliller açık şekilde gösterilmelidir. Daha sonradan ortaya çıkan deliller özellikle vurgulanmalı, dilekçenin okunur ve anlaşılır bir dille yazılmasına dikkat edilmelidir.
>Tutuklamaya Kimler İtiraz Edebilir
Tutuklama ve itiraz işlemleri konusunda daha önceden siz değerli okurlarımız için bilgi paylaşımında bulunmuş, konu hakkındaki detayları sizlere aktarmaya çalışmıştık. Bu yazımızda ise; tutuklamaya kimler itiraz edebilir konusu üzerine yoğunlaşmaya çalışarak bu hususta da sizleri bilgilendirmeye çalışacağız.
>Tutuklama Kararına İtiraz
Tutuklama kararına itiraz yasal süresi olan 7 günlük süre içerisinde tutuklama kararını veren Sulh Ceza Hakimliğine veya kovuşturma aşamasında verilmiş ise kararı veren mahkemeye verilecek olan bir dilekçe ile yapılabilir. Ceza Muhakemeleri Kanununun 268. Maddesinde itiraz ile ilgili usulü işlemler ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.
>Tutuklama Kararının Verilmesi
Cumhuriyet Savcılığınca yapılan soruşturma işlemi sırasında. Şüphelinin üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyetinin tutuklamayı gerektiren bir suç olduğu kanaatine varılırsa, şüphelinin tutuklanması amacıyla Sulh Ceza Hakimliğinden tutuklama kararı verilmesi yönünde talepte bulunulabilir. Sulh Ceza Hakimliği tarafından, Cumhuriyet Savcısının talebinin yerinde görülmesi halinde şüpheli hakkında tutuklama kararı verilir. Soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcısının talebi haricinde tutuklama kararı verilemez.
>Tutuklama Kararına İtiraz Nasıl Yapılır
Tutuklama kararının öğrenilmesinden itibaren 7 günlük süre içerisinde kanun yoluna başvurulabilir. Soruşturma aşamasında tutuklama kararını veren Sulh Ceza Hakimliğine, kovuşturma aşamasında ise kararı veren ilgili mahkemeye itiraz edilmelidir. Kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme itirazı yerinde görürse kararı düzeltir, yerinde görmezse en çok üç gün içinde, tutuklama kararına itirazı incelemeye yetkili olan merciine gönderir. Tutuklama kararına itiraz, tutuklama kararını veren Sulh Ceza Hakimliğine veya kovuşturma aşamasında verilmiş ise, ilgili mahkemeye yapılmalıdır.
Yasal Temsilcisinin veya Eşinin Başvurma Hakkı
5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 262. Maddesinde yasal temsilcisinin ve eşinin başvuru hakkı aşağıdaki şekilde
düzenlenmiştir;
Şüpheli veya sanığın yasal temsilcisi veya eşi, şüpheli veya sanığa açık olan kanun yollarına süresi içerisinde kendiliklerinden başvurabilirler. Şüphelinin veya sanığın başvurusuna ilişkin hükümler, bunlar tarafından yapılacak başvuru ve onu izleyen işlemler için de geçerlidir.
5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 263. Maddesinde tutuklunun kanun yollarına başvurması aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir:
Tutuklu bulunan şüpheli veya sanık, zabıt kâtibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabilir.
Zabıt kâtibine başvuru halinde, bir tutanak düzenlenerek tutuklu bulunan şüpheli veya sanığa bir örneği verilir.
Kurum müdürüne başvuru halinde, yine aynı işlemler yapılarak tutanak ve dilekçe derhal ilgili mahkemeye gönderilir. Zabıt Katibi başvuruyu ilgili deftere kaydeder.
Zabıt Katibi veya kurum müdürü tarafından ikinci fıkra hükmüne göre işlem yapıldığı zaman kanun yolları için bu kanunda belirlenen süreler kesilmiş sayılır.
>Tutuklama Kararına İtiraz Dilekçesi Nasıl Yazılır
Tutukluluğa itiraz dilekçesi yazılırken fazla gereksiz detaylara girmeden anlam bütünlüğü içerisinde gereksiz tekrarlardan kaçınılarak kronolojik bir biçimde somut olaylara değinilmeli ve deliller açık şekilde gösterilmelidir. Daha sonradan ortaya çıkan deliller özellikle vurgulanmalı, dilekçenin okunur ve anlaşılır bir dille yazılmasına dikkat edilmelidir.
CMK’nın 267 ve devamı maddeleri gereğince kararın öğrenilmesi tarihinden itibaren, 7 gün içinde tutuklama kararını veren hakimliğe ya da tutuklama kararı veren hakimliğe ulaştırılmak üzere bulunduğunuz yer Sulh Ceza Hakimliğine verilecek bir dilekçe ile tutukluluğa itiraz edilebilir.

……………….( ) SULH CEZA HAKİMLİĞİNE
DOSYA NO : 2016/…… Sorgu
İTİRAZ EDEN :……………………………………..
(ŞÜPHELİ)
MÜDAFİİ : Av. ……….:……………………
KONUSU : Tutuklama kararının İTİRAZEN kaldırılarak, şüphelinin tutuksuz yargılanmasına karar verilmesi istemidir.
İTİRAZ NEDENLERİMİZ
CMK 100’deki koşullar oluşmamıştır:
>Şüphelinin kaçma şüphesi yoktur.
>Sabit ikametgah sahibidir.
>Şüpheli delilleri karartamaz.
>Zira, suçun delili iddia edilen araçları rızaen, zaten emanete teslim edilmiştir.
>Şüphelinin tanıklar, mağdur veya başkaları üzerinde baskı kurma olasılığı da yoktur. Zira mağduriyetin giderilmesi için çabalamaktadır. >CMK 100/3’te sayılan katalog suçlar arasında şüphelinin üzerine atılan suç yoktur.
Ayrıca, tutuklama kararı Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 5.maddesindeki koşullarla Anayasa’nın 19/3 hükümleri de dikkate alınarak verilmelidir.
Bu koşulların şüpheli bakımından oluşmadığı kanısındayız.
Tutuklama en son tedbirdir:
CMK 109’daki adli kontrol kurumunun tutuklamaya göre öncelikle uygulanması gerekir. Tutuklama en son tedbirdir. Mahkeme,öncelikle adli kontrolü uygulamadan tutuklamaya hükmetmemelidir.
AİHM de içtihadlarında tutuklamanın en son önlem olarak uygulanması gerektiğinden bahsetmekte; başka bir önlemle tutuklamadan sağlanan yarar sağlanabilecekse, tutuklama yoluna gidilmemesi gerektiğini söylemektedir.
HUKUKİ NEDENLER : CMK 101/5 ve 267,268 vd maddeleri.
SONUÇ ve İSTEM : Belittiğimiz nedenler ve mahkemenin kendiliğinden takdir edeceği nedenlerle:
1-) Şüpheli hakkındaki tutuklama kararının İTİRAZEN KALDIRILMASINI ve şüphelinin tutuksuz yargılanmasına karar verilmesini,
2-) Mahkeme aksi görüşte ise, tutuklama kararının CMK 109 vd hükümleri gereğince‘’adli kontrole’’ çevrilmesini; Şüpheli müdafii olarak saygılarımla talep ederim…../…../2016
Şüpheli Müdafii
Av. ……….
…………………………………CEZA MAHKEMESİ HAKİMLİĞİNE
TUTUKLAMAYA İTİRAZ
EDEN SANIK :…….
VEKİLLERİ :…….
İTİRAZ OLUNAN KARAR :…… Sulh Ceza Mahkemesinin ../../…. tarih ve ../…. Müt. Sayılı Karar
KONU : Tutuklama kararının itirazen kaldırılarak tahliyeye karar Verilmesi Talebimiz Hk.
AÇIKLAMALAR :1-Müvekkilimiz sanık ………., ../../…. günü saat 15 sıralarında sevk ve idaresinde ki ………. Belediyesine ait resmi plakalı .. . …… plaka sayılı çöp kamyonu ile ……. istikametinden …… istikametine seyrederken ………….. önüne geldiğinde bir şahsın yola çıkmak istediğini fark etmiş, süratini de azaltarak kendisini korna çalarak uyarmıştır. Yola çıkmak isteyen şahıs korna sesini duyunca bir ara duraklamış ancak daha sonra birden karşıdan karşıya geçmek için hızlı bir şekilde aniden yola fırlamıştır. Yola fırladığında arada çok kısa bir mesafe kaldığından müvekkilimiz sanık elinden gelen tüm gayreti göstermesine rağmen çarpmaya engel olamamıştır.
2-Trafik Kazası Tespit Tutanağından da anlaşılacağı üzere meydana gelen olayda müvekkilimiz sanığın hiç bir kusuru bulunmamaktadır.
3-…… 1 Sulh Ceza Mahkemesinin ../../…. tarih ve ../…. Sorgu sayılı kararı ile müvekkilimizin sabit ikametgah sahibi oluşu, tutuklamanın bir tedbir oluşu ve kazanın oluş şekli Trafik Kazası Tespit Tutanağı ve kusur durumu göz önüne alınarak tutuklanmasına yer olmadığından serbest bırakılmasına karar verilmiştir.
4-Ancak aynı gün Cumhuriyet Savcısının. ../…. Hz Sayılı dosyadan yaptığı itirazı üzerine ….. Asliye Ceza Mahkemesinin ../…. Müt. Kararı ile gıyaben tutuklanmasına karar verilmiş ve çıkartıldığı Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesinde ../…. Sorgu sayılı karar ile gıyabi tevkif müzekkeresi vicahiye çevrilmiştir.
5-Sayın Cumhuriyet Savcısı müvekkilimizin serbest bırakılmasına ilişkin ….. 1 Sulh Ceza Mahkemesinin ../…. Sorgu sayılı kararına olayın diğer tanığı ……….’in Savcılıkça alınan ifadesinin o an için evraklar içinde bulunmadığından, bu evrakında incelenmesini, suçun niteliği ve delil durumuna göre müvekkilimizin gıyaben tutuklanması yönünde itiraz etmiştir.
6-Tanık ……… Savcılığa verdiği ifadesinde babasının yolun tam ortasında müvekkilimizin geçişine engel olmayacak şekilde durduğunu müvekkilimizin çok süratli bir şekilde babasına çarptığını ve bu olayı durmakta olan kendi aracının aynasından gördüğünü ifade etmektedir.
7-Tanık ………’in çok kısa bir sürede meydana gelen bu olayı tüm ayrıntılarıyla yola paralel şekilde park eden aracının aynasından görmesi mümkün değildir. Trafik Kazası Tespit Tutanağı incelendiğinde müvekkilimizin sevk ve idaresindeki aracın kendi şeridi içinde olduğu ortadadır. Kaza esnasında müvekkilimizin aracı fazla süratli değildir. Kazanın meydana geldiği gün hava çok kötü olup yol kalabalık ve trafik konvoy halinde normal süratte devam etmektedir. Tanık ramazan ifadesinde müvekkilimizin kesinlikle kendisine yardımcı olmadığını babasını götürdüğü kliniğe bile gelmediğini beyan etmektedir. Oysaki müvekkilimiz araçtan iner inmez çarptığı kişiye yardımcı olmuş ve kliniğe kadar götürmüştür. Yanımda bulunan diğer arkadaşı ise Trafik Polislerine haber vermiştir.
8-Trafik Kazası Tespit Tutanağı Sayın Cumhuriyet Savcısının İtiraz Dilekçesinde belirttiği gibi müvekkilimiz sanıkla aynı araçta bulunan ………. beyanına göre çizilmiş değildir. Trafik Polisleri geldiğinde kaza yapan araç yolda halen durmaktadır. Trafik Polisleri olay yerini inceledikten sonra aracın kaldırılmasını istemişler ve bunun üzerine araç yoldan çekilmiştir.
9-Yukarıda da bahsettiğimiz gibi meydana gelen olayda müvekkilimizin bir kusuru bulunmamaktadır. Müvekkilimiz sanık olayın meydana gelmemesi için elinden gelen tüm gayreti göstermiş fakat tüm çabasına rağmen olayın meydana gelmesine engel olamamıştır. Müvekkilimiz olayın meydana gelmesinden büyük üzüntü duymakta kusuru olmamasına rağmen vicdan azabı çekmektedir.
10-Müvekkilimiz sanık evli ve üç çocuk babası olup sabit ikametgah sahibidir. ………. Belediyesinde şoför olarak çalışmaktadır. Deliller toplanmıştır delillerin yok edilmesi ve karartılması mümkün değildir.
İSTEM SONUCU : Arz edilen nedenlerle ve soruşturma evrakı içeriği de dikkate alınarak tutuklamanın bir tedbir oluşu, kazanın oluş şekli ve kusur durumu da göz önünde bulundurularak müvekkilimizin ve ailesinin mağduriyetine neden olmamak için tutuklama kararının kaldırılarak bihakkın veya Mahkemenizin uygun göreceği kefalet karşılığı müvekkilimizin tahliyesine karar verilmesini talep ederiz.
SANIK VEKİLİ
….. CEZA MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİ’NE
SORGU NO : 20…./…
SORUŞTURMA NO : 20…./…
TUTUKLAMA KARARINA
İTİRAZ EDEN ŞÜPHELİ : H. Ç. (T.C. Kimlik No:………….
(…………….. Ceza ve Tutukevinde Tutuklu)
MÜDAFİİ : Av. …
KONU : SAYIN MAHKEMENİZİN ../…/20….. GÜN VE 20…./…… SORGU SAYILI TUTUKLAMA KARARINA İTİRAZEN KALDIRILARAK, ŞÜPHELİNİN BİHAKKIN VEYA KEFALETLE VEYA ADLİ KONTROL TEDBİRLERİNDEN BİRİNE KARAR VERİLEREK TAHLİYESİ HAKKINDADIR.
İTİRAZ NEDENLERİ :
1) Olayımız irdelendiğinde, şüpheli H.Ç’nun, ../…/.20…. günü akşam 19.00 sıralarında, 14 yaşındaki oğlu F.’ın ve 12 yaşındaki yeğeni M.Ç’nın, müştekiler tarafından darp edilmesiyle başlayan eyleme müdahil olmuştur. Kendisini savunmak amacıyla hareket ederken, orantılı güç kullanmıştır. Ancak, müştekilerden bazılarının yaralanmasına kasıt ve iradi olarak istenmese de, sebebiyet vermiştir. Olayı kendi başına başlatan kendisi değildir. Geçmişte taraflara karşı herhangi bir husumeti bulunmamakla birlikte, eylemde kastı aşan ve vahim boyutta hayati tehlike doğuran neticeler bulunmamaktadır. Bir babanın oğlunu koruması ve kollaması kadar doğal bir hakkın varlığı karşısında, olay açısından meşru müdafaa veya haksız tahrikin unsurlarının bulunduğu açık ve net anlaşılmaktadır.
2) Şüpheli H.Ç, 16.11.1969 doğumlu olup, …… adresinde, ……. işi (… Tic. Ltd. Şti. yetkilisidir) ile uğraşmaktadır. Şüpheli;…… adresinde ailesi birlikte oturmaktadır. Bakıma muhtaç 5 çocuğu bulunmaktadır. İşine, ailesine bağlıdır. Karakter yapısıyla, herhangi bir yere kaçması da söz konusu değildir. Tutuklama kararı, telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurmuş ve şüpheli mağdur edilmektedir. Şüphelin samimi ikrar ve beyanları, müşteki tarafın ifadeleriyle, suça ilişkin olan bütün deliller toplanmış ve muhafaza altına alınmıştır. Delilleri karartma şüphesi bulunmamaktadır. İlgili suçta tek başına şüpheli durumunda olup şüpheli konumda olan başkaca bir şüpheli de bulunmamaktadır. İş bu sebeple, tahliyesine karar verilmesi gerekmektedir.
3) CMK.’NUN 100 VE DEVAMI MADDELERİNDEKİ HUSUSLARA, SUÇUN NİTELİĞİNE VE UNSURLARINA BAKILDIĞINDA VE HER HALÜKARDA DOSYA İÇERİĞİNE GÖRE, ŞÜPHELİNİN TUTUKLANMASI İÇİN MAKUL BİR NEDEN VE HAYATİ TEHLİKE DOĞURMAYAN YARALAMA EYLEMİ DIŞINDA, SONUÇLARI TELAFİSİZ VAHİM BİR EYLEM YOKTUR.
SONUÇ VE İSTEM : SAYIN MAHKEMENİZİN, …/…/20…. GÜN VE 20…./… SORGU SAYILI TUTUKLAMA KARARINA İTİRAZIMIZIN KABULÜ İLE, MEVCUT YASAL DÜZENLEMELER, TÜRK CEZA KANUNU İLE CEZA MUHAKEMESİ KANUNUN DÜZENLEYİCİ HÜKÜMLERİ İLE GETİRMİŞ OLDUĞU TAKDİR HÜKÜMLERİ DE GÖZETİLEREK, BİHAKKIN VEYA TAKDİR EDİLECEK KEFALET KARŞILIĞINDA VEYA ADLİ KONTROL TEDBİRLERİNDEN BİRİNE KARAR VERİLEREK ŞÜPHELİNİN TAHLİYESİNE KARAR VERİLMESİNİ SAYGIYLA ARZ VE TALEP EDERİZ. …/…/20…….
İTİRAZ EDEN ŞÜPHELİ MÜDAFİİ
AV. ….
TUTUKLAMA TALEBİ İLE SEVK İDDİANAME ÖRNEĞİ
T.C
GAZİOSMANPAŞA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI
Soruşturma No:2009/2323
Esas No:2009/
İddianame No:2009/
İDDİANAME
GAZİOSMANPAŞA 2. SULH CEZA MAHKEMESİ
DAVACI: K.H.
MÜŞTEKİ: 1-GÜLÜMSER X , HÜSEYİN kızı FATMA’dan olma, 14-10-1976 doğumlu, Cumhuriyet Mah. Bereket sokak No : 20 Bodrum Kat Beşiktaş-İSTANBUL adresinde ikamet eder.
MAĞDUR: 1- Sinan X , MEHMET oğlu GÜLÜMSER’den olma ,14-06-1997 doğumlu , Cumhuriyet Mah. Bereket sokak No : 20 Bodrum Kat Beşiktaş-İSTANBUL adresinde ikamet eder
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK: 1- Ali Kerem , EMYEDDİN oğlu AYTEN’den olma ,01-02-1994 doğumlu , X Mah. Y Sok. No : 23-15 Taksim-İSTANBUL adresinde ikamet eder.
MÜDAFİİ: Hazır Değil
SUÇ: Kilitlenmek Suretiyle Muhafaza Altına Alınan Eşya Hakkında Hırsızlık
SUÇ TARİHİ VE YERİ: 05.05.2009- İSTANBUL
TUTUKLAMA TARİHİ: 30.06.2009
SEVK MADDESİ: TCK’nın 31/3 maddesi ,141/1 ,142/1 bent b ,151, 63, 37/1
Yukarıda açık kimliği yazılı 2009/2323 soruşturma sayılı yazılarıyla Kilitlenmek Sureti ile Muhafaza Altına Alınan Eşya Hakkında Hırsızlık Suçundan halen tutuklu bulunan suça sürüklenen Ali Kerem 05.05.2009 tarihinde işlenilen hırsızlık suçunun faili olduğu iddiası ile 30.06.2009 tarihinde tutuklu bulunduğu Tutuklu Evinden ilgili kişilerce teslim alınmış olup sorgusu 01.07.2009 tarihinde yapılmıştır. Olayın müştekilerinden ve mağdurlarından Gülümser ve Sinan X’in ifadeleri alındıktan sonra bu kişilerin vermiş oldukları ilk isim Akın x sorgulanmış ve Ali isimli suça sürüklenen çocuk Akın tarafından da yine teşhis edilmiştir.Olaya tanıklık eden Oğuzhan adlı şahsın beyanlarına istinaden Ali adlı şahsın olayın faili olduğu da daha sonradan iddia edilmiştir.Ali’nin vermiş olduğu ifadelerde çelişkilerin bulunması ,aynı suçun daha önceden de kendisi tarafından sıkça işlenilmiş olması, suça sürüklenen çocuğun hırsızlık suçuna iştirak ettiği , Ali’nin belirtilen Gülümser adlı mağdurun evinden belirli bir miktar para ve değerli eşya çaldığı tanıkların ifadesi ile ortaya konulmuştur.
SONUÇ VE TALEP:
Suça sürüklenen çocuğun yargılanmasınının CMK 100/7 maddesi gereğince Mahkemenizden yukarıda belirtilen sevk maddeleri gereğince suça sürüklenen çocuğun cezalandırılması;
Karar verilmesi kamu adına iddia ve talep olunur.
31.07.2009
İmza
Savcı ..
YUKARIDAKİ İDDANAME DOĞRULTUSUNDA TUTUKLANANIN TUTUKLULUĞUNA İTİRAZ DİLEKÇESİDİR.
GAZİOSMANPAŞA 1.SULH CEZA MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE
Soruşturma No :43242
Tutuklama Kararını Veren Mahkeme : G.O.P 1. SULH CEZA MAHKEMESİ
Tutuklamaya İtiraz Eden : X
Müdafii :Av. M.Fatih YAŞAR
Tutuklama Tarihi :01.07.2009
Konu : Tutuklama kararının Hukuka aykırı olduğuna dair
İtirazlarımız ve Tahliye Talebimiz
İtirazlarımızın Nedenleri:
01.07.2009 TARİHİNDE YAPILAN SORGU SONRASINDA MÜVEKKİLİMİN G.O.P 1.SULH CEZA MAHKEMESİNCE TUTUKLANMASINA KARAR VERİLMİŞTİR.
Bu tutuklamaya gerekçe olarak müvekkilimin üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti ,mevcut delil durumu ,hakkında kuvvetli suç şüphesinin olduğunu gösteren olguların bulunması gerekçe olarak gösterilmiştir.
Aşağıda tek tek hukuka aykırılığın nerelerde olduğu hususuna değinmeden önce tutuklama kararının bir ceza olmadığı fakat tutuklamanın kişi hak ve özgürlüklerini sınırlayıcı bir muamele olduğu ve bu yüzden de ancak zorunlu görüldüğü anlarda uygulanmasına başvurulması gerektiği hususu önemlidir. Müvekkilim için CMK 100 ve devamında müvekkilim hakkında adli kontrolün neden yetersiz kalacağı hususunda tatmin edici bir belirtme (CMK101/1) yoktur.
Anayasamızda tutuklamanın ancak zorunlu görülen hallerde başvurulması gerekilen bir muamele olduğu, ilk önce yapılması gerekilenin tutuksuz yargılama olduğu ,tutuklama için kuvvetli suç süphesinin olması ve kaçma ve delilleri karartma ihtimalinin göz önünde bulundurulması gerekir. (CMK 100)
Mahkemenin tutuklama için sunmuş olduğu gerekçe Hukuk’un Genel İlkeleri ile bağdaşmayan, Anayasa ve CMK gözetilmeden yapılan klasikleşmiş bir ifadedir.
Mahkemenin klişeleşmiş net olmayan ifadesince anlaşılamayan fakat neden tutuklama yapmış olacağının tarafımızca tartışılması ve bu sebeplerin tutuklama yapmak için yeterli olmadığının kanıtı için olayları ALTI ana başlıkta kısaca özetlemek gerekirse;
1-MÜVEKKİLİMİN ALEYHİNE KİLİTLENMEK SURETİYLE MUHAFAZA ALTINA ALINMIŞ OLAN EŞYA HAKKINDA HIRSIZLIK İDDİASI SOYUT BİR İDDİADIR.Akın ve Oğuzhan adlı şahısların bu soyut iddiaları belkide kendi işledikleri bu suçu müvekkilimin üzerine atıp kurtulmak gibi bir amaca hizmet ediyor olabilir. Bu sebep ile bizim yapmış olduğumuz soyut iddianın değeri ne ise müvekkilimin üzerine atılı suçunda bizim yaptığımız gibi soyut bir iddiadan ileriye gitmediğini söylemek mümkündür. Ayrıca Akın adlı şahıs müştekinin oğlu mağdur Sinan tarafından da teşhis edildiği ve evin anahtarının Akın tarafından zorla Sinan’in elinden aldığı dosyada belirtilmiştir.Buna rağmen Akın adlı şahıs hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmişken soyut bu iddia kapsamında müvekkilimin 4 ay gibi bir süre özgürlük hakkının sınırlandırılması hukuk mantığına ve hukukun genel ilkelerine aykırı bir muameledir.
2 – İFADE SIRASINDA AKIN ADLI ŞAHSIN YAPMIŞ OLDUĞU TEŞHİSİN DE CEZA MUHAKEMESİ KANUNUMUZ’A UYMAYAN VE USULE GÖRE ELDE EDİLMEYEN BİR DELİL OLDUĞU KESİNDİR VE BU SEBEP İLE HUKUKİ DAYANAK OLARAK KULLANILAMAZ.(CMK 148/3). Bu sebeple Akın adlı şahsın yapmış olduğu hukuka aykırı teşhis sonucunda müvekkilimi tesbit etmesinin bir delil olarak kullanılamayacağı ,yüklenen suçun ancak hukuka uygun bir delil ile ispat edilebileceği (CMK 217/2) hususu göz önünde bulundurulmalıdır.Fakat somut olayda müvekkilimin teşhisi muamelesinin tamamen usule aykırı şekillerle yapıldığı açıktır ve bu yüzden teşhis delil olarak kullanılmamalıdır.(CMK 206/2.a.)
3-MÜVEKKİLİMİN HAKKINDA KUVVETLİ SUÇ ŞÜPHESİNİN BULUNDUĞUNU GÖSTEREN OLGULARIN OLDUĞU İSE DOĞRU DEĞİLDİR. Müvekkilimin tutuklanmasına gerekçe olarak gösterilen nedenlerin açıkça belirtilmediği klasik ifadeler içerdiği açıktır.Müvekkilimin hak ve özgürlüklerine net ve anlaşılır gerekçeler ortaya konulmadan sınırlar konulması hususu ise CMK 34 ve CMK 230 maddelerince doğru değildir. İddia makamının müvekkilimin üzerine atmış olduğu ”iş yeri dokunulmazlığını ihlali” iddiasıda görevli savcının işini ne kadar özenli yaptığının açık bir kanıtıdır.
Diğer taraftan müvekkilimin G.B.T kayıtlarından yola çıkarak suçlu olduğunun söylenmesi ise masumiyet karinesi gereğince hukuka aykırı olacaktır ve hukukun ruhuna da yine uygun düşmeyecek bir yorum olacaktır. Kişiyi önceden suçlu olarak kabul etmek toplum yararlarına aykırıdır ve cezanın koruma ve önleme işlevlerine engel olacak bir yorumdur.
4-TUTUKLAMA KARARI BİR CEZA OLMAYIP EN SON BAŞVURULMASI GEREKİLEN BİR KORUMA TEDBİRİDİR.Tutuklama kişi özgürlüğünü sınırlandıran en ağır koruma tedbiridir. Diğer taraftan müvekkilim çocuktur. Çocuklara ilişkin olarak tutuklama tedbirinin en son başvurulması gerekilen tedbir olduğu hususu ise uluslar arası sözleşmelerde de sabittir.(Riad ve Pekin Sözleşmeleri)
5 -MÜVEKKİLİMİN DELİLLERİ ETKİLEMESİ VE DEĞİŞTİRMESİ İHTİMAL DAHİLİNDE BİLE DEĞİLDİR.Müvekkilim yukarıda belirtmiş olduğum gibi çocuktur ve üzerine atılı suçu kendisinin işlediğine dair hukuka aykırı şekilde yapılmış teşhis de dahil olmak üzere yoktur.Ayrıca olayın üzerinden 5 ay gibi bir süre geçmiştir ve toplanan deliller toplanmış ve bu toplanan delilerin müvekkilimin tutukluluğuna gerekçe olarak sunulması kararı isabetli değildir.
6- YAPILAN BU TUTUKLAMA ANAYASAMIZDA BELİRTİLEN İLKELERE , CEZA MUHAKEMESİ KANUNUNA ,ULUSLAR ARASI ANDLAŞMALAR İLE AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİ VE AİHM KARARLARINA AYKIRIDIR.Tutuklama ile ilgili ortaya konulan gerekçelerin net olmaması,delil olarak sunulanların CMK’ya uygun olmayan bir usulle elde edilmesi Pekin ve Riad sözleşmelerinde de belirtildiği gibi çocuklar için tutuklama kararına en son başvurulması gerektiği ve bunlar ile ilgili diğer AİHM kararları ve AİHS maddeleri göz önünde bulundurulduğunda ve temel hak ve özgürlükleri konu alan uluslararası andlaşmaların AY m.90 kapsamında iç hukukumuza direkt uygulanması zorunluluğu hususu göz önüne alındığında bu tutuklamanın yapılması kararı yukarıda belirttiğim andlaşmalar ve iç mevzuatımıza aykırıdır.
Açıklanan tüm bu sebeplerden dolayı müvekkilimin tutuklanması ,tutuklamanın hukuki amacına uygun bulunmadığı gibi kamu vicdanını da rahatsız ettiği gerçeği ortadadır.
NETİCE-İ TALEP : Yukarıda arz ve izah edilen hususlar göz önünde bulundurularak Sayın Mahkemenizce de ortaya konulabilecek nedenler ile birlikte C.M.K ’da açıkça belirtilen tutuklama şartlarından hiç birinin olmadığı ve bu tutuklamanın çocuk statüsünde olan müvekkilim üzerinde psikolojik olarak ağır maduriyete sebep vereceği ve tutuklu kaldığı sürece müvekkilim üzerinde ağır zararlara sebep teşkil edecek olan G.O.P 1. SULH Ceza Mahkemesinin 2009/ sorgu sayılı TUTUKLAMA KARARINA İTİRAZ EDİYOR ve müvekkilim çocuk X’İn TAHLİYESİNE karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ediyorum.
Suça Sürüklenen Çocuk
Müdafii
………………………..SULH CEZA MAHKEMESİ HAKİMLİĞİNE
DOSYA NO : ……/…….
HAZIRLIK NO :
SANIK
ADI SOYADI : Halen ….. cezaevinde tutuklu
VEKİLİ :
KONU : Mahkemeniz ……gün ve …. Sayılı tutuklama kararına itirazımız hakkındadır.
İTİRAZ NEDENLERİ:
1-) Müvekkilim; sabit yerleşim yeri sahibi olduğu gibi oturduğu ev de kendisine aittir.Ayrıca kendisine ait ve bizzat kendisinin çalıştırdığı şirketi bulunan müvekkil hukuki yollar ile kendisini savunmak istemektedir ve davalara katılacaktır.Kaçması söz konusu değildir.
2-) Müvekkilim şu ana kadar herhangi bir suça karışmamış iştirak etmemiş ve sabıkasızdır. Ailesi ile birlikte yaşamaktadır.
3-) Suça ilişkin olan bütün deliller toplanmış ve muhafaza altına alınmıştır. Delilleri karartma şüphesi bulunmamaktadır. İlgili suçta tek başına şüpheli durumunda olup şüpheli konumda olan başkaca bir suç ortağı da bulunmamaktadır.
4-) Tanıklarda hazırlık soruşturması sırasında gerek emniyet gerekse Cumhuriyet Savcılığına ifadelerini vermişlerdir.
5-) Suçun niteliğine ve unsurlarına bakıldığında ve her halükarda dosya içeriğine göre sabıkasız olan sabit ikametgahlı müvekkilimin tutuklanması için bir neden yoktur.
H. SEBEPLER : CMK m. 101/son ve ilgili yasal mevzuat
SONUÇ VE İSTEM : ……… Sulh Ceza Mahkemesinin ……. Gün ve …. Sorgu sayılı tutuklama kararına itirazımızın kabulü ile bihakkın veya takdir edilecek kefalet karşılığında müvekkilimin tahliyesine karar verilmesini saygıyla vekaleten arz ve talep ederim. …../…../….….
İTİRAZ EDEN SANIK VEKİLİ
AV.
ÖRNEK-2-
… AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA
DOSYA NO : …/…
SANIK
ADI SOYADI : … (Halen … Cezaevi’nde tutuklu.)
VEKİLİ :
KONU : … Ceza Mahkemesi’nin …gün ve … sayılı tutuklama kararına itirazımız hakkındadır.
İTİRAZ NEDENLERİ :
1-) Müvekkilim; sabit yerleşim yeri sahibi olduğu gibi oturduğu ev de kendisine aittir. Ayrıca kendisine ait ve bizzat kendisinin çalıştırdığı şirketi bulunan müvekkil hukuki yollar ile kendisini savunmak istemektedir ve davalara katılacaktır. Kaçması söz konusu değildir.
2-) Müvekkilim şu ana kadar herhangi bir suça karışmamıştır ve sabıkasızdır. Ailesi ile birlikte yaşamaktadır.
3-) Suça ilişkin olan bütün deliller toplanmış ve muhafaza altına alınmıştır. Delilleri karartma şüphesi bulunmamaktadır. İlgili suçta tek başına şüpheli durumunda olup şüpheli konumda olan başkaca bir suç ortağı da bulunmamaktadır.
4-) Tanıklarda hazırlık soruşturması sırasında gerek emniyet gerekse Cumhuriyet Savcılığına ifadelerini vermişlerdir.
5-) Suçun niteliğine ve unsurlarına bakıldığında ve her halükarda dosya içeriğine göre sabıkasız olan sabit ikametgahlı müvekkilimin tutuklanması için bir neden yoktur.
H. NEDENLER : 5271 S. K. m. 101 ve ilgili yasal mevzuat
SONUÇ VE İSTEM : … Ceza Mahkemesi’nin …gün ve … sorgu sayılı tutuklama kararına itirazımızın kabulü ile bihakkın veya takdir edilecek kefalet karşılığında müvekkilimin tahliyesine karar verilmesini saygıyla vekaleten arz ve talep ederim. …/…/…
İtiraz Eden Vekili
Av.
TUTUKLAMA KARARINA İTİRAZ NETİCESİ VERİLEN YEREL MAHKEME KARAR ÖRNEĞİ
T.C.
MUĞLA
… SULH CEZA HÂKİMLİĞİ
DEĞİŞİK İŞ KARAR
DEĞİŞİK İŞ NO : 2015/… D.İş
HAKİM : ..
KATİP : …
TUTUKLAMAYA İTİRAZ EDEN
ŞÜPHELİ : …
VEKİLİ : Av. OSMAN ALPER OLGUN,
İTİRAZ KONUSU :Fethiye Sulh Ceza Hakimliğinin ../11/2015 tarih ve 2015/.. Sorgu sayılı tutuklama kararına itiraz
SUÇ : Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama
SUÇ TARİHİ : ../11/2015
İTİRAZ TARİHİ : ../11/2015
KARAR TARİHİ : 14/12/2015
Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama suçundan şüpheli .. hakkında Fethiye Sulh Ceza Hakimliğinin ../11/2015 tarih ve 2015/.. Sorgu sayılı tutuklama kararına şüpheli tarafından itiraz edilmekle, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
… belirterek tutukluluğa itirazla tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
Fethiye Sulh Ceza Hakimliğinin ../11/2015 tarih ve 2015/.. sorgu sayılı kararında; ” Şüpheliler .. ve …’ nın üzerine atılı suçun kasten işlenen suçlardan olması , nitelikli halinin somut olayda gerçekleşmesi nedeniyle suç için kanunda öngörülen cezanın alt ve üst hadleri ,suçun CMK ‘nın 100. maddesinde de sayılan katalog suçlardan sayılması ve suçun işlendiğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların bulunması da dikkate alındığında adli kontrol uygulamasının bu aşamada yetersiz kalacağı anlaşılmakla, soruşturma evresindeki somut olgular ve mevcut delil durumu da değerlendirilerek şüphelinin CMK.nun 100 ve devamı maddeleri gereğince tutuklanmasına, ” karar verildiği görülmüştür.
İtiraz dilekçesi ve dosya kapsamına göre yapılan incelemede; Fethiye Sulh Ceza Hakimliği’nin yukarıda özetlenen ../11/2015 tarih ve 2015/.. sorgu sayılı kararı ile şüpheli ..’nın müsnet Uyuşturcu ve Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama suçundan tutuklanmasına karar verilmiş ise de; şüpheli …’nın suçsuzluğa yönelik savunmasının aksine müsnet uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçundan tutuklanmasına yeterlilikte teknik ya da fiziki takip, ihbar tutanağı vs. somut delillerin bulunmadığı gibi olayda ele geçen uyuşturucu maddenin bulunuğu şeffaf poşet ile de herhangi bir şekilde irtibatlandırılmadığı anlaşıldığından itirazın kabulüne, şüphelinin …’nın başka bir suçtan tutukla ya da hükümlü değilse serbest bırakılmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
İTİRAZIN KABULÜ İLE;
Fethiye Sulh Ceza Hakimliğinin …/11/2015 tarih ve 2015/.. sorgu sayılı kararında Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Ticaret Yapma veya Sağlama suçundan tutuklu bulunan …’nın başka bir suçtan hükümlü ya da tutuklu değilse SERBEST BIRAKILMASINA ve gereği için Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı’na müzekkere yazılmasına ,
Karardan bir suretin Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığınca itiraz edene ve şüpheliye tebliğine,
Soruşturma dosyasının Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, kesin olarak karar verildi.
14/12/2015
T.C.
YARGITAY
5. CEZA DAİRESİ
ESAS NO:2008/9466
KARAR NO:2008/7622
KARAR TARİHİ:16.07.2008
5271 s. Yasa m. 109,111/2,271/2-4
Yargı mensuplarına rüşvet vermek suçundan sanık S. B. hakkında A Cumhuriyet Başsavcılığınca 2006/44122 soruşturma sayısı ile yapılan soruşturma evresi sırasında adı geçenin A Sulh Ceza Mahkemesinin 20.3.2008 tarih ve 2008/374 müteferrik sayılı kararıyla tutuklanmasını müteakip, soruşturmanın devamı sırasında tahliye edilmesine yönelik şüpheli vekilinin talebinin reddine dair A Sulh Ceza Mahkemesinin 15.4.2008 tarih ve 2008/551 müteferrik sayılı kararına yapılan itirazın kabulüyle şüphelinin tahliyesine, 5271 sayılı CMK.nun 109/3-b maddesi gereğince şüphelinin haftada bir pazartesi günleri mesai saatleri dahilinde ikametgahına en yakın polis karakoluna müracat edip imza atması suretiyle adli kontrol altında bulundurulmasına ilişkin A Asliye Ceza Mahkemesinin 17.4.2008 tarih ve 2008/148 değişik iş sayılı kararına Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itirazın reddine dair A Ağır Ceza Mahkemesinin 21.4.2008 tarih ve 2008/546 değişik iş sayılı kararının;
Dosya kapsamına göre, tutuklu olan şüphelinin tahliye edilmesine yönelik şüpheli vekilinin talebinin A Sulh Ceza Mahkemesinin 15.4.2008 tarihli kararıyla reddedilmesi üzerine yapılan itirazın kabul edilerek şüphelinin tahliyesine, 5271 sayılı CMK.nun 109/3-b maddesi gereğince şüphelinin haftada bir pazartesi günleri mesai saatleri dahilinde ikametgahına en yakın polis karakoluna müracat edip imza atması suretiyle adli kontrol altında bulundurulmasına ilişkin A Asliye Ceza Mahkemesinin 17.4.2008 tarihli kararına Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itirazın, A Asliye Ceza Mahkemesi kararının kesin olduğundan bahisle reddine dair A Ağır Ceza Mahkemesince karar verilmiş ise de;
5237 sayılı Ceza Muhakemesinin 271/2. maddesindeki “İtiraz yerinde görülürse merci, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir.”, 4. fıkrasındaki “Merciin, itiraz üzerine verdiği kararları kesindir; ancak ilk defa merci tarafından verilen tutuklama kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir.” ve yine anılan Kanun’un 111/2. maddesindeki “Adli kontrole ilişkin kararlara itiraz edilebilir.” şeklindeki düzenlemeler karşısında, A Asliye Ceza Mahkemesince ilk defa şüpheli hakkında tahliye ve adli kontrole ilşkin karar verildiği cihetle, Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan 18.4.2008 tarihli itiraz üzerine bir karar verilmesi gerektiği dikkate alınmaksızın, yazılı şekildeki gerekçeyle itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülemediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi gereğince bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 26.5.2008 gün ve 29640 sayılı Kanun Yararına Bozma talebine atfen C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye ihbar ve dava evrakı birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:
KARAR VE SONUÇ : Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriğinin yerinde olduğu anlaşıldığından A Ağır Ceza Mahkemesinin 21.4.2008 tarih ve 2008/546 değişik iş sayılı kararının; CMK.nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde merciince yapılmasına ve dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.07.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi