Aile konutu ve ev eşyası
Evlenmenin iptali veya boşanma halinde
Mal rejimi türleri içinde, aile konutu ve ev eşyaları hakkında en ayrıntılı düzenlemenin bulunduğu rejimin paylaşmak mal ayrılığı rejimi olduğu görülmektedir.
Ailenin ortak kullanımına özgülenmiş ve eşler arasında eşit olarak paylaşma konusu olan konutta kalmaya, ev eşyalarını kullanmaya kimin devam edeceği konusunda eşler aralarında anlaşabilirler. Örneğin, boşanma veya evlenmenin iptaline dair kararın kesinleşmesinden itibaren 2 yıl boyunca (veya daha farklı bir süre için) konutta kadının çocuklarla birlikte oturacağı kararlaştırılabilir. Örnekteki konut koca adına kayıtlıysa, kadın, bu hakkının (Konutta kalma hakkı) tapu kütüğüne şerh edilmesini de isteyebilir.
Eşler, konutta kimin kalacağı hususunda anlaşamayabilirler. Bu durumda Aile Mahkemesi hakimi, aile konutunda hangi eşin hangi sürede kalacağına da boşanma veya evlenmenin iptali kararıyla birlikte re’sen karar verebilecektir.
Aile Mahkemesi Hakimi, kanun tarafından kendisine tanınan bu yetkiyi kullanırken; olayın özelliklerini, eşlerin ekonomik ve sosyal durumlarını, varsa çocukların çıkarlarını gözönünde bulundurmalı ve hakkaniyete göre karar vermelidir. Hakim, konutta kalma ve kullanma süresinin açıkça gösterileceği kararı da tapu kütüğüne şerh verilmesi için tapu memurluğuna gönderecektir.(md.254)
Kararda belirlenen kullanım süresinin bitiminde, hakim aksine karar vermediyse bu hak kendiliğinden sona erer. Ancak bu süre bitmeden, bu hakdan yararlanan eşin durumunda değişiklik olursa (örneğin kendisine miras kalan parayla aile konutundan, daha iyi bir evi satm alma olanağına kavuşması halinde) diğer taraf, hakimden önceki kararın değiştirilmesini isteyebilir.
Eşlerin oturdukları aile konutu, tarafların mülkiyetinde olmayıp, kiralık Konut durumunda olabilir. Hakim, boşanma veya evlenmenin iptali kararıyla bu kiralık konutta, kiracı sıfatını taşımayan eşin kalmasına da karar verebilir. Kiralayanın sözleşmeden doğan haklarının zarar görmemesi için gerekli düzenlemenin yapılmasına da kararla birlikte hükmo- lunacaktır. (md. 254)
Ölüm Halinde
Eşlerden birinin ölümü halinde de, sağ kalan eşe aile konutu ve ev eşyaları üzerinde, mülkiyet veya oturma, intifa hakkı tanınmıştır. Bunun için; birlikte yaşanılan konut ve ev eşyasının, paylaşma konusu olan mallar arasında bulunması gerekir. Sağ eş, aile konutu ve ev eşyasının tamamının mülkiyetini, miras ve paylaşmalı mal ayrılığı rejiminden doğan hakkına mahsup edilmek kaydıyla isteyebilir. Miras ve paylaşmadan doğan hakkı yetmezse eksik kalan kısım için bedel eklemek suretiyle de bu mallar üzerinde sağ eşe mülkiyet hakkı tanınabilir.
Haklı sebepler varsa, mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkının tanınmasını, sağ kalan eş veya ölenin diğer yasal mirasçılardan biri de isteyebilir.
Sağ kalan eşin kullanabileceği bu hak sınırsız değildir. Eğer ölen eşin bir meslek veya sanat icra ettiği ve altsoyundan birinin de aynı meslek veya sanatı icra etmesi için gerekli olan bir yer sözkonusuysa bu yerde yukarıda açıklanan hakkını kullanamaz, (md. 255)