Sanığın Kendisine Görevi Gereği Verilen Kullanıcı Kodu Ve Şifre İle Sorgulama Yapması Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme Veya Ele Geçirme Suçunu Oluşturmaz

DEĞER KAYBI VE HASAR BEDELİNİN TAHSİLİ İSTEMİ

DEĞER KAYBI VE HASAR BEDELİNİN TAHSİLİ İSTEMİ

T.C.
ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21. HUKUK DAİRESİ
E. 2019/1723
K. 2021/1502
T. 9.12.2021

DEĞER KAYBI VE HASAR BEDELİNİN TAHSİLİ İSTEMİ ( Davacı Tarafından Davanın Aracın Kasko Sigortacısı ile Karşı Taraf Araç Sürücüsü İşleteni ve Karşı Taraf Araç ZMMS Sigortacısına Karşı Açıldığı – Davacı ile Karşı Taraf Araç Sürücüsü İşleteni ve Karşı Taraf Araç ZMMS Sigortacısı Arasındaki Tazminat Davasında Görevli Mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi iken Davacı ile Kasko Sigortacısı Arasındaki Dava Yönünden Görevli Mahkemenin Davacının Sıfatı ve Sigortalı Aracın Özel Araç Niteliğinde Bulunduğu Gözetildiğinde Tüketici Mahkemesi Olduğunun Gözetilmesi Gerektiği )

DOSYANIN TEFRİKİ ( Davacı ile Davalılardan Sigorta Şirketi Arasındaki İlişki Yönünden Görevli Mahkeme ile Davacı ile Diğer Davalılar Arasındaki İlişki Yönünden Görevli Olan Mahkeme Farklı Olup Mahkemece Davacının Kasko Sigorta Şirketi Aleyhine Açtığı Davada Görevli Mahkemenin Tüketici Mahkemesi Olduğu Gözetilerek Anılan Davalıya Yönelik Açılan Davanın Tefriki ile Görev Hususunun Gözetilmesi Gerektiği – Farklı Mahkemeler Görev Alanına Giren Tüm Davalılar Yönünden İşin Esasına Girilerek Hüküm Kurulmasında İsabet Görülmediği )

GÖREVSİZLİK KARARI ( Davacı ile Davalılardan Sigorta Şirketi Arasındaki İlişki Yönünden Görevli Mahkeme ile Davacı ile Diğer Davalılar Arasındaki İlişki Yönünden Görevli Olan Mahkemenin Farklı Mahkemeler Olduğu/Davacının Davalı Şirket Aleyhine Açtığı Davada Görevli Mahkemenin Tüketici Mahkemesi Olduğu – Davanın Tefriki ile Görev Hususunun Gözetilmesi Gerekirken Farklı Mahkemeler Görev Alanına Giren Tüm Davalılar Yönünden İşin Esasına Girilerek Hüküm Kurulmasında İsabet Görülmediği/İlk Derece Mahkemesi Kararının Kaldırılması Gerektiği )

6098/m.49

ÖZET : Dava, trafik kazası nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybının ve hasar bedelinin karşı taraf araç sürücüsü, ZMMS sigorta şirketi, araç işleteninden tahsili, sürücünün kusurlu bulunması halinde ise kusuru oranında hasar bedelinin kasko sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir.

Davacı sigortalı tarafından aracın kasko sigortacısı ile birlikte karşı taraf araç sürücüsü, işleteni ve karşı taraf araç ZMMS sigortacısına karşı da açılmıştır. Davacı ile karşı taraf araç sürücüsü, işleteni ve karşı taraf araç ZMMS sigortacısı arasındaki tazminat davasında görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi iken, davacı ile kasko sigortacısı arasındaki dava yönünden görevli mahkemesi ise davacının sıfatı ve sigortalı aracın özel araç niteliğinde bulunduğu gözetildiğinde tüketici mahkemesidir. Bir başka anlatımla davacı ile davalılardan Sigorta şirketi arasındaki ilişki yönünden görevli mahkeme ile davacı ile diğer davalılar arasındaki ilişki yönünden görevli olan mahkeme farklı mahkemelerdir. Mahkemece davacının kasko sigorta şirketi olan davalı Sigorta şirketi aleyhine açtığı davada görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğu gözetilerek anılan davalıya yönelik açılan davanın tefriki ile görev hususunun gözetilmesi gerekirken farklı mahkemeler görev alanına giren tüm davalılar yönünden işin esasına girilerek hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. Bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

DAVA : Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili, davalı Sigorta A.Ş. vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin aracının çalışanının sevk ve idaresinde bulunduğu sırada davalının sevk ve idaresindeki, davalıya ait olup, davalı Sigorta A.Ş.’nin ZMMS poliçesi ile teminat altına alınan araçla karıştığı trafik kazası sonucu hasara uğradığını, araçta değer kaybı meydana geldiğini, kaza sırasında müvekkilinin de araçta bulunduğunu, müvekkilinin aracının davalı Sigorta A.Ş. tarafından kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, müvekkiline ait araç sürücüsünün kazada kusuru bulunmadığını, müvekkilinin aracında meydana gelen hasar ve değer kaybından davalılar, Sigorta A.Ş.’nin sorumlu bulunduğunu, müvekkili araç sürücüsünün kusuru var ise kusuruna isabet eden hasar bedelinden ise kasko sigortacısı olan davalı Sigorta A.Ş.’nin sorumlu bulunduğunu belirterek 9.978,48 TL hasar bedelinin davalılar , Sigorta A.Ş.’den kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müteselsilen tahsiline, müvekkiline ait araç sürücüsünün kusuru oranında tespit edilecek miktarı davalı Sigorta A.Ş.’den kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, şimdilik 5.000,00 TL değer kaybının davalılar, Sigorta A.Ş.’den kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya ait araç sürücüsünün kusurlu bulunduğunu, olay yerini terk ettiğini, kaza sırasında alkollü olduğunu, hasarın kasko teminatı kapsamında bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.

Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacı araç sürücüsünün kazadan sonrada firar ettiğini, meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.

Davalı Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin şirket merkezinin bulunduğu İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacı tarafın müvekkili şirkete herhangi bir başvuru yapmadan işbu davayı açtığını bildirerek davanın reddini istemiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zaman aşımı ve hak düşürücü sürenin geçtiğini, müvekkiline ait araç sürücüsünün meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığını, davacının aracında değer kaybı oluşmayacağını bildirerek davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, dava konusu kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün %30 oranında kusurlu bulunduğu, davalı Sigorta A.Ş.’nin sigorta poliçesindeki miktarla ve sigortalısının kusuru oranıyla sınırlı olmak üzere sorumlu olduğunu, kaza tespit tutanağını düzenleyen görevliler ve davalıların şüpheleri dışında tıbbı olarak davacı araç sürücüsünün alkollü olduğunu kanıtlar nitelikte delil bulunmadığı, davalı Sigorta A.Ş.’nin, diğer davalıların kusur oranları da gözetildiğinde sorumlu bulunduğu, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporuyla davacıya ait araçta 9.978,48 TL hasar, 6.134,52 TL değer kaybı oluştuğu, kusur oranları gözetilerek davanın kısmen kabulünün gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.993,54 TL hasar bedelinin davalılardan kaza tarihi olan 27/02/2016 tarihinden itibaren, davalı Sigorta A.Ş.’den dava tarihi olan 18/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsiline, 6.984,93 TL hasar bedelinin davalı Sigorta A.Ş.’den dava tarihi olan 18/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, 1.840,35 TL değer kaybının davalılardan kaza tarihi olan 27/02/2016 tarihinden itibaren, davalı Sigorta A.Ş.’den dava tarihi olan 18/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kusur bilirkişi raporunun eksik ve hatalı inceleme ile düzenlendiğini, müvekkili araç sürücüsünün kazada kusurunun bulunmadığını, tüm bunların mobese kayıtlarında çıplak göz ile yapılan bir inceleme ile tespit edilebileceğini, davalı araç sürücüsünün hız sınırına uygun seyredip seyretmediğinin ele alınması gerektiğini, sürücünün oldukça yüksek hızla hareket ederek müvekkilinin aracına çarptığını, davalı sürücüye ait aracın hız tespitini içermeyen kusur raporunun hükme esas alınamayacağını, değer kaybı ve hasar tespitine ilişkin bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli nitelikte olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı araç sürücüsünün alkollü olabileceğine ilişkin değerlendirmeyi Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin yapmadığını, bu husus irdelenmeden hüküm kurulduğunu, davacıya ait araca ilişkin bilirkişi raporunda yer alan değer tespitinin fahiş olduğunu, dava dilekçesinde aracın emsal piyasa değerinin 86.000,00 TL olarak belirtildiğini, bu nedenle bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, davalı aracında yapılan tüm değişikliklerin orjinal ve servis garantili parçalarla yapıldığını, aracın satılması halinde rapordaki miktar kadar yüksek bir değer kaybının söz konusu olmayacağını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı araç sürücüsünün kazadan sonra olay yerini terk ettiğini, sürücünün alkol testi yapmak isteyen kolluk görevlilerine karşı çıktığını, sürücünün alkollü olup olay yerini terk etmesi nedeniyle hasarın teminat kapsamı dışında kaldığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava; meydana gelen trafik kazası nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybının ve hasar bedelinin karşı taraf araç sürücüsü, ZMMS sigorta şirketi, araç işleteninden tahsili, sürücünün kusurlu bulunması halinde ise kusuru oranında hasar bedelinin kasko sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir.

Dava dilekçesinde karşı taraf araç ZMMS poliçesini düzenleyen şirket olarak Genel Sigorta A.Ş. davalılar arasında gösterilmiş ise de, yargılama aşamasında karşı taraf araç ZMMS poliçesinin Sigorta A.Ş. Tarafından düzenlendiği anlaşılmakla HMK’nun 124. Maddesi kapsamında davalı tarafta yapılan hata davacı yanca düzeltilmiş, Sigorta A.Ş.’de yapılan taraf değişikliğine muvafakat ettiğini, yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığını bildirmiştir.

Davacı yan maliki olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu hasara uğradığını, aracında değer kaybı oluştuğunu, araç sürücünün kusuru bulunmadığını iddia ederek hasar bedeli ve değer kaybının karşı taraf araç sürücüsü davalı,ZMMS poliçesini düzenleyen davalı Sigorta A.Ş., araç işletenin’den tahsili, sürücüsünün kusurlu bulunması halinde ise kusuru oranında hasar bedelinin kendisine ait aracın kasko poliçesini düzenleyen davalı Sigorta A.Ş.’den tahsili talebi ile işbu tazminat davasını açmıştır.

Açıklandığı üzere davacı sigortalı tarafından aracın kasko sigortacısı ile birlikte karşı taraf araç sürücüsü, işleteni ve karşı taraf araç ZMMS sigortacısına karşı da açılmıştır. Davacı ile karşı taraf araç sürücüsü, işleteni ve karşı taraf araç ZMMS sigortacısı arasındaki tazminat davasında görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi iken, davacı ile kasko sigortacısı arasındaki dava yönünden görevli mahkemesi ise davacının sıfatı ve sigortalı aracın özel araç niteliğinde bulunduğu gözetildiğinde tüketici mahkemesidir. Bir başka anlatımla davacı ile davalılardan … Sigorta A.Ş. arasındaki ilişki yönünden görevli mahkeme ile davacı ile diğer davalılar arasındaki ilişki yönünden görevli olan mahkeme farklı mahkemelerdir.

Bu durumda mahkemece davacının kasko sigorta şirketi olan davalı Sigorta A.Ş. aleyhine açtığı davada görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğu gözetilerek anılan davalıya yönelik açılan davanın tefriki ile görev hususunun gözetilmesi gerekirken farklı mahkemeler görev alanına giren tüm davalılar yönünden işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.

Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında isabet görülmediğinden davacı vekili ve davalı vekili, davalı Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1-)Davacı vekili ve davalı vekili, davalı Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun, kamu düzenine aykırılık gözetilerek 6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi gereğince KABULÜNE, sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

2-)Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 23/05/2019 tarih ve 2016/388 Esas 2019/507 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3-)Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

4-)Davacının yatırmış olduğu 201,85 TL nispi istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,

5-)Davalı Sigorta A.Ş.’nin yatırmış olduğu 201,85 TL nispi istinaf karar harcının talep halinde anılan davalıya iadesine,

6-)Davalının yatırmış olduğu 44,40 TL maktu istinaf karar harcının talep halinde anılan davalıya iadesine,

7-)Davacı, davalı, davalı Sigorta A.Ş. tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılama sonunda dikkate alınmasına,

8-)İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı, davalı, davalı Sigorta A.Ş. yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK’nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g. maddeleri uyarıca kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 09.12.2021