İşyerinin Devrinde İşverenlerin İhbar Tazminatı İle Yıllık İzin Alacağından Sorumlulukları Var mı?
İşyerinin devri halinde işverenlerin birlikte sorumluluğunu düzenleyen 4857 sayılı Yasanın 6. Maddesinin 3. Fıkrası ihbar tazminatı ile yıllık izin alacağından doğan sorumluluğu kapsamamaktadır. Çünkü, sözü edilen maddede geçen birlikte sorumluluktan kastedilen; devirden önce doğmuş olan ve devir tarihinde ödenmesi gereken işçilik alacakları içindir. (Söz konusu işçilik alacakları; ücret, ikramiye, prim, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, fazla çalışma v.b. alacaklardır) Buna karşılık işyeri bir başkasına devredildiğinde, devir tarihinde var olan iş sözleşmeleri sona ermediğinden ihbar tazminatı ve yıllık izin alacağı için aranan fesih koşulu gerçekleşmiş olmayacaktır. Dolayısıyla, işçi, işyerinin devri nedeniyle ihbar tazminatı talebinde bulunamaz. Nitekim, Yargıtay da bu görüştedir. Yüksek mahkemeye göre, “…salt işyeri devri akdi sona erdirmez. Davalı işverenin kıdem tazminatına mahsuben ödemede bulunduğunu ileri sürmüş olması sonuca etkili değildir. Gerçekten davacı işçi nin ara vermeden çalışmasına devam ettiği anlaşılmaktadır. Böyle olunca dava cinin ihbar ve kıdem tazminatı isteğinin reddine karar verilmelidir.”
İşyerinin devri halinde işverenlerin birlikte sorumluluğunu düzenleyen 6. Maddenin 3. Fıkrasından farkı olarak, 2. Fıkrası hükmü, devıa lan işverenin ödemekle yükümlü olduğu, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacağının hesaplanması hususunda uygulama alanı bulacaktı! Bu hükme göre, devralan işveren, işçinin hizmet süresinin esas alındığı haklarda, işçinin devreden işveren yanında işe başladığı tarihe göre işlem yapmakla yükümlüdür. İhbar tazminatının miktarı, işçiye verilmesi gerekirken verilmeyen fesih bildirim sürelerine göre; bu süreler ise, kural olarak İş Kanununun 17. Maddesi uyarınca işçinin işyerindeki hizmet süresine göre hesaplandığından, ihbar tazminatı alacağı işçinin hizmet süresinin esas alındığı haklar arasında yer almaktadır. Aynı durum yıllık izin ücreti alacağı için de geçerlidir. Dolayısıyla da işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesinin devralan işveren yanında ihbar tazminatına hak kazandıracak bir biçimde sona ermesi halinde, devralan işveren, devreden işverenin işyerinde geçen süreler de dahil olmak üzere tüm hizmet süresi üzerinden ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti ödemekle yükümlü olacaktır. Buna göre, hesaplanan ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacağından sadece devralan işveren sorumlu olacak, kendi döneminde geçen hizmet süresine denk gelen miktar için dahi devreden işverene başvurulamayacaktır. Zira, kıdem tazminatından farklı olarak, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti açısından, devreden işvereni kendi dönemi ile sınırlı olarak da olsa birlikte sorumlu tutmaya imkan tanıyan 1475 sayılı İş Kanunu m.l4/f-H’ deki gibi bir düzenleme mevcut değildir. Konu ile ilgili Yargıtay da yukarıda belirtilen esaslara uygun olarak karar vermektedir.
Sonuç olarak Feshe bağlı haklardan olan ihbar tazminatı ve kullanılmayan izin ücretlerinden sorumluluk ise son işverene ait olmakla devreden işverenin bu işçilik alacaklarından sorumluluğu bulunmamaktadır. Devralan işveren ihbar tazminatı ile kullandırılmayan izin ücretlerinden tek basma sorumludur.