Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşları Sosyal Güvenlik

Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşları Sosyal Güvenlik

DANIŞTAY
11. Daire 2008/14666 E.N , 2010/8977 K.N.

Özet
3201 SAYILI YURT DIŞINDA BULUNAN TÜRK VATANDAŞLARININ YURT DIŞINDA GEÇEN SÜRELERİNİN SOSYAL GÜVENLİKLERİ BAKIMINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ HAKKINDA KANUN HÜKÜMLERİ UYARINCA, İLGİLİLERE TAM AYLIK BAĞLANABİLMESİ İÇİN ANILAN KANUNDA ÖNGÖRÜLEN “YURDA KESİN DÖNÜLMÜŞ OLMASI” ŞARTINDAN, YURT DIŞINDAKİ AKTİF ÇALIŞMA KAYDININ SONA ERMİŞ OLMASININ ANLAŞILMASI GEREKTİĞİ HAKKINDA.

İçtihat Metni

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : …

Vekili: Av. …

Karşı Taraf (Davalı): Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı

(T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü)

Vekili: Av. …

İstemin Özeti: Ankara 13. İdare Mahkemesinin 14.5.2008 günlü ve E:2007/831, K:2008/875 sayılı kararının; davacı tarafından hukuka aykırı olduğu ileri sürülmekte ve temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi: Gülsen Akın

Düşüncesi: Dosyanın incelenmesinden; 1.1.2006 tarihinde Alman Sigorta mercilerince aylık bağlanan davacının, 1.1.2006 tarihi itibarıyla aktif çalışma hayatının sona erdiği açık olup, bu tarihten itibaren istemi doğrultusunda tam aylık bağlanması gerekirken, işlem tesisi için yurt dışındaki ikametgahın iptali ile ikametgah nakil belgesi istenilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığından, aksi yönde karar veren İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı: Mehmet Ali Gümüş

Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onbirinci Dairesince işin gereği görüşüldü:

Dava, Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı’na tabi olarak 8 yıl 2 ay görev yaptıktan sonra istifaen görevinden ayrılarak Federal Almanya Cumhuriyeti’ne yerleşen ve yurt dışında geçen 6 yıl 11 aylık süreyi borçlanarak tam aylık bağlanması istemiyle başvuruda bulunan davacının, yurda kesin dönüş yapmadığı nedeniyle tam aylık bağlanamayacağına ilişkin davalı idare işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

İdare Mahkemesince, 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun’un 6. ve 9. maddeleri ile anılan Kanun’un uygulama Yönetmeliği’nin 14. maddesinde yer alan kurallar uyarınca, davacıdan, Almanya’daki ikametgahının iptali ile ikametgah nakil belgesinin istenilmesinde mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafından, İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmekte ve temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun’un “Aylık tahsisi ve aylığın başlama tarihi” başlıklı 6. maddesinde,

“A) Bu Kanuna göre değerlendirilen sürelere istinaden aylık tahsisi yapılabilmesi için;

a) Yurda kesin dönülmüş olması,

b) Tahakkuk ettirilen döviz borcunun tamamının ödenmiş olması,

c) Döviz borcunun tamamının ödenmesinden sonra yazılı istekte bulunulması,

şarttır.

Yukarıdaki şartları yerine getirenlerden tahsise hak kazananların aylıkları, yazılı istek tarihini takip eden ay başından itibaren başlatılmak üzere ilgili sosyal güvenlik kurumu kanunu hükümlerine göre bağlanır.

B) Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında çalışmaya başlayanların çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ay başından itibaren aylıkları kesilir.

Bunlardan yeniden kesin dönüş yapanların, bu hizmetlerini 4. madde hükümleri gereğince borçlanmaları şartıyla aylıkları bu süreler de dikkate alınarak yeniden hesaplanır. Bu borçlanmayı yapmayanların eski aylıkları yurda kesin dönüş tarihini takip eden ay başından itibaren müracaatları üzerine tekrar ödenmeye başlanır. “, “Kısmî aylıklar” başlıklı 9. maddesinde ise “Sosyal güvenlik sözleşmeleri uygulanmak suretiyle sosyal güvenlik kanunlarına göre kendilerine veya hak sahiplerine kısmî aylık bağlanmış olanlar, talep ettikleri takdirde, 4. madde hükmüne göre tahakkuk ettirilen borçlarını tamamen ödemeleri şartıyla kısmî aylıkları, borçlarını ödedikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren tam aylığa çevrilir. Bu uygulamada borç miktarının tahakkukunda sözleşme akdedilen ülkenin sigorta kurumlarınca gönderilmiş olan hizmet cetvelindeki, tam aylığa yeterli olan gün sayıları nazara alınır.

Ancak, istekleri halinde sigortalı veya hak sahiplerinin, hizmet cetvelindeki gün sayılarının tamamını da borçlanabilirler.” kuralları yer almıştır.

3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun’un 6. maddesinin (A) paragrafının 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan “….kesin dönülmüş….” ibaresinin iptali istemiyle Kartal 1. İş Mahkemesinin yaptığı başvuru üzerine Anayasa Mahkemesince verilen 12.12.2002 gün ve E:2000/36, K:2002/198 sayılı kararda; emeklilik veya yaşlılık aylığı tahsisi için yurda kesin dönüş şartı getirilmesindeki amacın, yurt dışındaki aktif çalışma hayatının sona erdirilmesi olduğu ve bunun da işten ayrılma bakımından yurt içinde ve yurt dışında çalışanlar yönünden bir ayırıma neden olmadığından Anayasa’da öngörülen eşitlik ilkesine aykırı bulunmadığı, öte yandan herkesin sosyal güvenlik hakkına sahip olduğu, bu güvenliği sağlayacak tedbirler almak ve teşkilatı kurmak hususunda Devlete verilen görevi mali kaynakların yeterliliği ile sınırlı tutan Anayasal ilkeler uyarınca, 3201 sayılı Yasa ile yurt dışında çalışanların hizmetlerinin sosyal güvenlikleri yönünden değerlendirilerek yaşlılık aylığı tahsis edilebilmesinin yurda kesin dönüş koşuluna bağlanmasında, sosyal güvenlik kurumlarının aktüeryal dengelerinin ve mali kaynakların yeterliliği ölçütünün gözetildiği sonucuna ulaşılarak iptali istenilen ibarenin Anayasa’nın 10., 60. ve 65. maddelerine aykırı olmadığına ve istemin reddine karar verildiği belirtilmekte olup, Anayasa Mahkemesince verilen bu karar ile 3201 sayılı Yasaya göre aylık tahsisi için zorunlu bulunan yurda kesin dönülmüş olması koşulunun, yurt dışındaki aktif çalışma hayatının sona erdirilmesini ifade ettiğine vurgu yapıldığı açıktır.

Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararından sonra, 6.7.2007 günlü Resmi Gazete’de yayınlanan Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında 3201 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 2. maddesi ile Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında 3201 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği’nin 11. maddesi değiştirilmiş olup, anılan maddenin ikinci fıkrasında “Yurda kesin dönüşten; aylık tahsis talebinde bulunanların yurt dışındaki çalışmasının sona ermesi, çalışmaya bağlı sosyal sigorta ödenekleri olan işsizlik ve hastalık ödeneği ile ikamete bağlı sosyal yardım almama anlaşılır.” kuralına yer verilmek suretiyle yurda kesin dönüş ibaresinin nasıl anlaşılması gerektiği açıklığa kavuşturulmuştur.

Dosyanın incelenmesinden; Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı’na tabi olarak 8 yıl 2 ay görev yaptıktan sonra istifaen görevinden ayrılarak Federal Almanya Cumhuriyeti’ne yerleşen ve yurt dışında geçen 6 yıl 11 aylık süreyi borçlanan davacıya 1.7.2005 tarihinde emekli aylığı bağlandığı, ancak davacının, 1.1.2006 tarihi itibarıyla Alman Sigorta merciinden aylık talebinde bulunması ve aylık bağlanması üzerine 31.12.2005 tarihine kadar Almanya’da ikamet edenlere ödenen işsizlik yardımı aldığı ve sigortalılığının 31.12.2005 tarihine kadar sürdüğünün tespiti üzerine davalı idarece davacıya bağlanan aylık kısmî aylığa dönüştürülerek 1.7.2005 ila 31.12.2005 tarihleri arasında yersiz ödenen emekli aylıklarının adına borç çıkartıldığı, 11.12.2006 tarihinde sandık kayıtlarına giren dilekçe ile 1.1.2006 tarihinden itibaren Alman Sigorta merciinden emekli olduğundan bahisle kısmî aylığın tam aylığa çevrilmesi ve 1.1.2006 tarihinden itibaren eksik ödenen aylığın yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle davalı idareye başvuruda bulunan davacının bu isteminin yurt dışındaki ikametgahının iptali ile ikametgah nakil belgesi alarak kuruma gönderilmesi halinde işlem tesis edileceğine dair cevap verilmesi üzerine bu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Bu duruma göre, 1.1.2006 tarihinde Alman Sigorta merciince aylık bağlanan ve bu tarih itibarıyla aktif çalışma hayatı sona eren davacının, Anayasa Mahkemesi kararında yer alan gerekçe ve Yönetmelikteki düzenleme uyarınca 1.1.2006 tarihinden itibaren tam aylığa hak kazandığı açık olup, davacıya yurda kesin dönülmüş olma halinin gerçekleşmediğinden bahisle tam aylık bağlanamayacağı yolunda tesis edilen işlemde ve bu işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddine ilişkin olarak verilen İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemeye gönderilmesine, 8.11.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Call Now Button
WhatsApp chat