İş Yeri İhtiyacına Dayalı Tahliye Davası Nedir? Nasıl Açılır?

6570 sayılı Yasanın 7/c maddesi hükmüne göre kiralayan “gayri­menkulu kendisinin veya eşinin veya çocuklarının bir meslek veya sanatı bizzat icra etmesi için kullanma ihtiyacında ise kira aktiniti hitamında” tahliye davası açabilir.

İŞYERİ İHTİYACINA DAYALI TAHLİYE DAVALARI

Konut ihtiyacı sebebiyle açılacak tahliye davasını düzenleyen Ya­sanın 7/b maddesi ile işyeri ihtiyacını düzenleyen 7/c maddesi arasında yakın benzerlik bulunduğundan tekrardan kaçınmak amacıyla 7/b mad­desi bendinde yapılan açıklamalara gönderme yapılacaktır.

A Dava Hakkı:

6570 sayılı Yasanın 7/b maddesi hakkında dava hakkı yönünden yapılan açıklama işyeri ihtiyacı sebebiyle açılacak tahliye davasını düzen­leyen 7/c maddesi bakımından da geçerlidir. Özetle kiralayanın dava hakkı mutlak olup kiralayanın dışında malik ve yeni malikinde dava aç­ma hakkı mevcuttur.

Türkiye’de oturma izni almış yabancı uyruklu kişilerde Türkiye’de yasaklanmamış işler için tahliye davası açabilirler.

Tüzel kişilerde işyeri ihtiyaçları sebebiyle tahliye davası açabilirler. Örneğin bankalar mensupları için yemekhane yapmak üzere kiralanana ihtiyaçlarının bulunduğunu veya kiralananda şube açacaklarını ileri sü­rerek dava açabilirler. Bunun yanında bir ticari şirket, ortağının ihtiyacı için dava açamaz.

B Husumet:

6570 sayılı Yasanın 7/b maddesi hakkında yapılan açıklama bu madde içinde geçerlidir. Özetle dava kiracıya karşı açılır.

C Dava Açma Zamanı:

Yine 6570 sayılı Yasanın 7/b maddesi bakımından yapılan açıklama işyeri için açılacak davalar içinde geçerlidir. Özetle davanın kira sözleş­mesinin sona ermesinden itibaren bir ay içerisinde açılması gerekir.

D Maddenin Kapsamı:

6570 sayılı Yasanın 7/b maddesinde olduğu gibi 7/c maddesinde düzenlenen işyeri ihtiyacı ya kiralayanın kendisinin veya eşinin veya çocuklarının ihtiyaçlarına ilişkin olması gerekir.

is yeri

E İhtiyacın Niteliği:

1 – Meslek ve Sanatın Bizzat İcra Edilmesi:

Kiralananda yapılacak işin özel bir ihtisası gerektirmesi halinde ihtiyaçlının bu uzmanlığa sahip olması gerekir. Örneğin eczacılık, avukatlık, dişçilik özel uzmanlığı gerektiren mesleklerden olduğundan ihtiyaçlının bu mesleğe sahip olup, olmadığı belirlenmelidir.

Ancak özel uzmanlığı gerektirmeyen bir iş olupta, yapılacak iş ruh­sata tabi bir iş ise bu takdirde kiralananın bu işe uygun olup olmadığı başka bir anlatımla bu yere ruhsat verilmesinin mümkün olup olmadığı araştırılmalıdır. Örneğin poliklinik, eczane, lokanta gibi iş yerleri ruhsata tabi yerlerdir. Rastgele bir yerde eczane açılamaz, poliklinik hizmeti veri­lemez.

2 İhtiyacın Gerçek, Samimi ve Zorunlu Olması:

Kural olarak işyeri ihtiyacı dava açılmadan önce doğmuş bulunma­lıdır. Ancak ihtiyacın yakın bir zamanda doğacağı hususunda tereddüt yoksa, bu işe hazırlık yapmak amacıyla önceden de dava açılabilir. Örne­ğin askerlikten terhisine kısa bir süre kala bir kimse kurmayı tasarladığı iş için önceden dava açabilir.

Keza ihtiyacın samimi olması gerekir. Örneğin davacının aynı nite­likteki başka bir işyerini boş tutuyorsa veya böyle bir iş yerini davadan kısa bir süre önce kiraya vermiş ise ihtiyaç iddiasının samimi olduğun­dan söz edilemez.

6570 sayılı Yasada zorunlu ihtiyaç tahliye sebebi olarak kabul edilmiştir. Sırf vakit geçirmek için veya mevcut bir işi varken ilave bir iş yapmak istemek zorunlu ihtiyaç olarak kabul edilemez.

3 – Tahliye Tehdidi Altında Bulunmak:

Konut ihtiyacında ihtiyaçlının kirada oturması başlı başına tahliye nedeni olarak kabul edilmesine karşın işyeri ihtiyacı bakımından ihtiyaç­lının kiralık yerde faaliyet göstermesi tahliye için yeterli olmayıp ayrıca tahliye tehdidi altında bulunması şarttır. Tahliye tehdidi altında bulun­ma ihtiyacın varlığı için yeterli bir nedendir.

Tahliye tehdidi halinde bulunma durumun davacı tarafından ileri sü­rülmesi şarttır. Aksi halde hâkim kendiliğinden nazara alamaz.

4Tahliyesi İstenilen Taşınmazın Daha Üstün Nitelikte Olması:

Tahliyesi istenilen yer ihtiyaçlının kirada bulunduğu işyerinden ni­telik itibariyle daha üstün veya en azından eşdeğer özelliklere sahip ol­malıdır. Bu şekilde üstünlük veya eşdeğer olma hali başlı başına tahliye sebebidir. Kiralananın üstün nitelikle olduğu ileri sürülmese dahi ihtiyaç iddiasının içinde bu isteğinde bulunduğu kabul edilip mahkemece kira­lananın üstünlük vasfı yönünden araştırma yapılması gerekir. Bu du­rumda ayrıca tahliye tehdidi altında bulunma koşulu aranmaz.

F-Kısmi Tahliye:

iş yeri tahliye

Kiralanan bir bütün olup kural olarak tamamının tahliyesine karar verilir. Ancak kiralananın bir bölümü yapılacak işe yeterli olacağının belir­lenmesi halinde tamamının tahliyesi cihetine gidilmeyerek bu kısmın tahli­yesine diğer bölüm için davanın reddine karar verilmesi gerekir. Bunun için tarafların muvafakatları şarttır.

Kiralanan bir bölümünün ihtiyaçlının ihtiyacına kâfi geleceği belirlenipte kısmi tahliye cihetine gidilmesinin gerekmesi halinde davacı bu şekilde kısmi tahliyeyi kabul etmez, kiralananın tamamının tahliyesi husu­sunda ısrar ederse, bu durumda ihtiyaç iddiasında samimi olmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekir. Buna karşılık davalı kısmi tahliyeye razı olmazsa bu takdirde kiralananın tamamının tahliyesi cihetine gidilmelidir.

Kısmi tahliye istenmesi halinde kiralananın geri kalan kısmının ki­racının ihtiyacını karşılayıp karşılamadığının belirlenmesi gerekir. Zira kısmi tahliyede davalı kiracının durumununda göz önünde bulundurul­malıdır. Geri kalan kısmın kiracıya kafi gelemeyeceğinin anlaşılması halinde taşınmazın tümünün tahliyesi de istenmediğinden davanın red­dine karar verilmesi gerekir.

Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat