Yeni İş Arama İzni Nedir?

Fazla çalışmaya ilişkin yasal düzenlemeler

Yeni İş Arama İzni Nedir?

Belirsiz süreli iş sözleşmelerinde işçi ve işverenin sözleşmenin fes­hinde önce durumu karşı tarafa bildirme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bildirim önellerinin bitimine kadar taraflar arasındaki ilişkide bir deği­şiklik olmaması, işçinin hizmet akdinin sona ermesini takiben çalışacağı yeni bir iş bulma imkanını elde etmesi yönünden korunmasını gerekli kılmaktadır. Bildirimli fesihde amaç, bildirim önelleri içinde işçinin yeni bir iş, işverenin yeni bir işçi bulmasını sağlamaktır. Ancak emek arzının emek talebine göre yüksek olduğu bizim gibi ülkelerde işveren için elverişli bir ortam bulunmasına karşın, bildirim öneli içinde işyerinde iş görme borcunu yerine getirme zorunda bulunan işçinin aynı zaman­da yeni bir iş bulabilmesinin kolay olacağı düşünülemez. Bu nedenle belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshedilmesi nedeniyle işçilerin mağ­dur olmalarını önlemek amacıyla iş mevzuatında çeşitli düzenlemeler yapılmıştır. Bu düzenlemelerden biri de işçilere yeni iş arama izni ve­rilmesidir.

Yeni iş arama izninin amacı işçinin ihbar süresi sonunda eski işin­den ayrılmasıyla birlikte yeni bir işe kısa sürede başlamasının sağlanma­sı ve işçilerin geçici bir süre de olsa çalışma hayatımn dışında kalmaları­nı önlemektir.

Aşağıda 4857 sayılı İş Yasası’na göre işçilere yeni iş arama izni ve­rilmesinin usul ve esasları üzerinde durulacaktır.

a) İş Kanununda Yeni İş Arama İzni Ve Uygulaması

Belirsiz süreli iş sözleşmelerinin işçi ya da işveren tarafından fes­hinde diğer tarafa bildirim süresi tanınmışsa, bu süre içerisinde işçiye yeni bir iş bulması için iş arama izni verilmesi gerekmektedir. Yeni iş arama izni, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 27. maddesinde düzenlenmiştir. Söz konusu maddeye göre; bildirim süreleri içinde işveren, işçiye yeni bir iş bulması için gerekli olan iş arama iznini, iş saatleri içinde ve ücret kesintisi yapmadan vermeye mecburdur. İş arama izninin süresi günde iki saatten az olamaz ve işçi isterse iş arama izin saatlerini birleştirerek toplu kullanabilir. Ancak iş arama iznini toplu kullanmak isteyen işçi, bunu işten ayrılacağı günden evvelki günlere rastlatmak ve bu durumu işverene bildirmek zorundadır.

Yeni iş arama izninin verilmesi için feshin işveren ya da işçi tarafın­dan yapılması önem arz etmez. İşveren her iki halde de işçiye yeni iş arama izni vermesi gerekir. Kanuna göre; işveren yeni iş arama iznini vermez veya eksik kullandırırsa o süreye ilişkin ücreti işçiye öder. İşve­ren, iş arama izni esnasında işçiyi çalıştırır ise işçinin izin kullanarak bir çalışma karşılığı olmaksızın alacağı ücrete ilaveten, çalıştırdığı sürenin ücretini yüzde yüz zamlı Ödemek zorundadır.

Bildirim süresi devam ederken işyerinde iş görme borcunu yerine getirmek zorunda olan işçinin aynı zamanda yeni bir iş araması oldukça güçtür. Bu itibarla, yukarıda belirtilen İş Kanununun 27. Maddesi uya­rınca işçiye bu dönemde ve çalışma saatleri içinde yeni iş arama olanağı tanınmıştır.

aa) Yeni İş Arama İzni Vermenin Zorunlu Olması

Yeni iş arama iznine ilişkin 27. Madde hükmü sözleşmelerle kaldırı­lamaz, işçinin bu hakkından önceden vazgeçmesi geçerli sayılamaz. İşçi­nin söz konusu hakkın doğumu için talepte bulunması bile gerekli de­ğildir. Çünkü, yeni iş arama izninden yararlanmanın böyle bir koşula bağlı tutulması, işçinin talepte bulunmaması halinde bu hakkını kaybetmiş ve işverenin de izin verme yükümlülüğünün ortadan kalkmış olacağının kabulünü zorunlu kılar ki, böyle bir sonuç kanunun 27. Mad­desindeki amaca uygun düşmez. Bu madde de talep koşulundan söz edilmeksizin işveren işçiye iş arama süresini vermeye “mecburdur” de­nilmek suretiyle bu zorunluluk hükme bağlanmıştır.

bb) İşçinin Yeni İş Bulma İhtiyacının Bulunması

İşçiye, iş arama izninin verilebilmesi için işçinin “yeni bir iş bulma” ya ihtiyacının bulunması gerekir. İş Kanununun 27. maddesinin birinci fıkrasındaki, “…işveren, işçiye yeni bir iş bulması için gerekli olan iş arama iznini … vermeye mecburdur.” İfadesi de bunu açıkça ortaya koymaktadır.

İşçinin çalışacağı işi bulmuş olduğu durumlarda bu tür bir izne ge­rek yoktur. İş Kanununun 27. maddesindeki hüküm karşısında, işçinin yeni (başka) bir iş bulmuş olduğu için iş sözleşmesini feshetmesi veya bildirim süresi içinde yeni bir iş bulması hallerinde, yeni iş arama iznine ilişkin hükümlerden yararlanması mümkün değildir.

Yargıtay da, işçinin ara vermeksizin yeni bir şirkete geçmesi ve ça­lışmasını sürdürmesi karşısında işsiz kalmamış ise, iş arama süresine ilişkin ücret isteğinin reddine karar verilmesi gerektiğini hüküm altına almıştır.

cc) Yeni İş Arama İzninin Süresi ve Kullanımı

Yeni iş arama izni günde iki saatten az olamaz ve işçi isterse iş ara­ma izin saatlerini birleştirerek toplu kullanabilir. Ancak iş arama iznini toplu kullanmak isteyen işçi, bunu işten ayrılacağı günden evvelki gün­lere rastlatmak ve bu durumu işverene bildirmek zorundadır. İşçi ile işveren sözleşmeyle iki saatin üzerinde bir süre de kararlaştırabilirler.

İş Kanununda iki saatlik iznin iş saatleri içinde hangi zamana rast­layacağı belirtilmemiştir. Bu durumda kural olarak işveren yönetim hakkına dayanarak işgünü içinde iznin kullanılma zamanını belirleyeçektir. Ancak bu zamanın saptanmasında “her halde mümkün olduğu kadar iş sahibinin menfaati gözetilmek lazımdır” hükmünü öngören Borçlar Kanununun 334. Maddesinin son fıkrası dikkate alınmalı, buna karşılık İş Kanununun 27. Maddesinin amacına uygun olarak daha ziya­de işçinin iş bulma olanağına un uygun düşecek zaman göz önünde tu­tulmalıdır. Aksi takdirde işçi açısından iş sözleşmesini haklı nedenle fesih söz konusu olacaktır. Örneğin, gece vardiyasında çalışan işçi için yeni iş arama izninin iş saatleri içinde verilmesinin, gündüz vardiyasın­da çalışan işçi için yeni iş arama izninin uygun olmayan bir zamanda verilmesinin mantığı olmayacakür.

Bununla beraber, işçi de işverenin haberi olmadan ve yukarıda belir­tilen esaslar çerçevesinde saptanan iş saatleri dışında kendiliğinden iş arama iznini kullanma yoluna gidemez. Aksi takdirde, işveren işçinin devamsızlığı nedeniyle iş akdini haklı nedenle feshedebilir. Nitekim Yargıtay vermiş olduğu bir kararında; “Davacı ihbar öneli içinde 21.22.23.10.1993 günlerinde izinsiz ve mazeretsiz olarak işine gelmemiş­tir. Bu husus, işverence tutulan tutanaklarla ve yargılama sırasında din­lenen tutanağı imzalayan davacı tanıklarının sözleriyle doğrulanmıştır. Mevcut durum karşısında davalı haklı nedenle iş sözleşmesini feshetti­ğine göre, davacı ihbar ve kıdem tazminatı alamaz”.

Ayrıca işveren işçiye böyle bir davranış karşısında görevlerini hatır­latır ve işçi buna rağmen gereğini yapmamakta ısrar ederse, bu defa İK.m.25/II-h hükmüne dayanarak da sözleşmeyi derhal feshedebilir.

İş Kanunu’nun 27. maddesine göre, arama izninin süresi günde iki saatten az olamaz ve işçi isterse iş arama izin saatlerini birleştirerek toplu kullanabilir. İşveren bu isteğe uymak zorundadır. Ancak iş arama iznini toplu kullanmak isteyen işçi, bunu işten ayrılacağı günden evvelki gün­lere rastlatmak ve bu durumu işverene bildirmek zorundadır.

Nitekim Yargıtay da, iznin sadece bildirim sürelerindeki işgünlerinde kullanılması gerektiğini bir kararında, “…Dosyadaki bilgi ve belgele­re göre gerçekten davacı idare, 30.12.1994 tarihinde fesih ihbarında bu­lunmuş ve davalının ihbar önelini iş günlerinde günde üç saat iş arama izni şeklinde kullanacağını bildirmiş ve davalı da 4.5.1995 tarihine kadar 67 iş gününde günde üç saat izin kullanmıştır….” demek suretiyle açıklamış bulunmaktadır.

Kanun işçiye yeni iş arama izni için bir tercih öngörmüştür. İşçi is­terse iş arama iznin birleştirerek kullanabilecektir. Ancak Kanun işçinin bu tercihini kullanmasını şarta bağlamıştır. Kanun işçinin toplu izin kul­lanması hususunda “bunu işten ayrılacağı günden evvelki günlere rast­latmak” zorunda olduğunu belirtmiştir. Örneğin, 4 haftalık ihbar öneli kullanması gereken bir işçi haftada bir günde hafta tatili yapıyorsa, işçi­nin dört haftalık süre içerisinde çalışması gereken gün sayısı 24 işgünü olarak ortaya çıkacaktır. İşçinin günde iki saat iş arama izni kullanacağı­nı göz önünde bulundurulduğunda 24×2=48 saat işçiye iş arama iznini işten ayrılma tarihinden önce toplu olarak kullanacaktır. İşçinin günlük çalışma süresinin 7.5 saat olduğu dikkate alınırsa, 48 saat yani, 6 gün 3 saatlik bir iş arama izni ortaya çıkar. Buna göre işçi 6 gün toplu olarak, günden arta kalan 3 saatlik kısmı da saat olarak işten ayrılmadan önce iş saatleri içerisinde kullanacaktır. Belirtilmelidir ki, ihbar önelleri söz­leşmeyle arttırılmış olması halinde, iş arama süresinin hesaplanması, artırılmış önel süreleri dikkate alınarak yapılmalıdır.

dd) Yeni İş Arama İzninin Kullandırılmaması Halinde Ücret

İşçi, yeni iş arama izni esnasında çalışmaz ise iş arama izin süresine ait ücret, hiçbir kesinti yapılmadan işçiye ödenir. Burada genel anlamda­ki ücrete ek olarak işçiye sağlanmış olan para ve para ile ölçülmesi mümkün sözleşmeden ve kanundan doğan menfaatlerden de eksiltme yönüne gidilemez. İşveren, iş arama izni esnasında işçiyi çalıştırır ise işçinin izin kulla­narak bir çalışma karşılığı olmaksızın alacağı ücrete ilaveten, çalıştırdığı sürenin ücretini yüzde yüz zamlı öder. Uygulamada Yargıtay’ m kabulü de bu yöndedir.

Şayet işveren, iş arama izni esnasında işçiyi çalıştırırsa, izin kulla­narak bir çalışma karşılığı olmaksızın ödeyeceği ücrete ek olarak çalış­tırdığı sürenin ücretini de yüzde yüz zamlı olarak vermek zorundadır. Örneğin, günlük 50 TL çalışma ücreti alan bir işçiye yeni iş arama izni bir gün eksik verilmiş ve bu izin verilmeyen gün işçi çalıştırılmışsa, 3 X 50 = 150 TL günlük iş arama izni ücreti alması gerekir. Böylece, ça­lışma borcunun bulunmadığı bir sürede izin vermeyerek işçiyi çalıştı­ran işveren, caydırıcı olması düşünülerek sert bir yaptırımla karşı kar­şıya bırakılmıştır.

Yeri gelmişken belirtmekte fayda vardır ki yeni iş arama izninin iş­veren tarafından kullandırılmaması, işçi için haklı bir fesih nedeni oluş­turur.

Fakat yeni iş arama iznini kullanmaktan vazgeçen işçinin, bu şekilde kullanmadığı izin süresine denk düşen çalışması için zamlı ücret talep etmesi mümkün değildir.

ee) Kısmi Süreli Çalışan İşçinin Yeni İş Arama İzni

4857 sayılı İş Kanunu’nda kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçi­nin yeni iş arama izni hakkında ayrı bir yasal düzenleme bulunmamak­tadır. Ancak Kanunda geçen farklı işlem yapma yasağının sonucu ola­rak; işveren, esaslı sebepler olmadıkça tam süreli çalışan işçi karşısında kısmi süreli çalışan işçiye farklı işlem yapamayacak, kısmi süreli iş söz­leşmesi ile çalıştırılan işçi, ayırımı haklı kılan bir neden olmadıkça, salt iş sözleşmesinin kısmi süreli olmasından dolayı tam süreli emsal işçiye göre farklı işleme tabi tutulamayacaktır. Kanunda bu kurala getirilen istisna doğrultusunda, kısmi süreli çalışan işçinin ücret ve paraya ilişkin bölünebilir menfaatleri, tam süreli emsal işçiye göre çalıştığı süreye oran­tılı olarak ödenecektir. Kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçi, ücret ve paraya ilişkin bölünebilir menfaatleri dışındaki İş Kanununda yer alan düzenlemelerden tam süreli çalışan işçi gibi yararlanacaktır. Bunun so­nucu kısmi süreli çalışan işçi, aynı tam süreli çalışan işçi gibi yeni iş arama iznini iş saatleri içinde ve ücretinde bir kesinti yapılmadan, günde 2 saatten az olmamak şartıyla kullanacaktır. Kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçinin çalıştığı süreye orantılanarak yeni iş arama iznini kullan­ması söz konusu olmayacaktır. Yine kısmi süreli çalışan işçi isterse iş arama izin saatlerini birleştirerek toplu kullanabilecektir.

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Call Now Button
WhatsApp chat