VASİYETİ YERİNE GETİRME GÖREVLİSİ

A. Atanması

I. Atanma ve ehliyet

TÜRK MEDENİ YASASI MADDE 550.- Miras bırakan, vasiyetnameyle bir veya birden çok vasiyeti yerine getirme görevlisi atayabilir.
Vasiyeti yerine getirme görevlisinin, göreve başladığı sırada fiil ehliyetine sahip olması gerekir.
Vasiyeti yerine getirme görevlisine sulh hakimi tarafından bu görevi bildirilir; bildirim tarihinden başlayarak on beş gün içinde kabul edilmediği sulh hakimine bildirilmezse, görev kabul edilmiş sayılır.

II. Birden çok vasiyeti yerine getirme görevlisi

MADDE 551.- Birden çok vasiyeti yerine getirme görevlisinin atanmış olması halinde, tasarruftan veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça bunlar görevi birlikte yürütürler.
Bunlardan biri görevi kabul etmez veya edemez ya da herhangi bir sebeple görevi sona ererse, miras bırakanın tasarrufunda aksi anlaşılmadıkça diğerleri göreve devam eder.
Birden çok vasiyeti yerine getirme görevlisi birlikte hareket etmek üzere atanmış olsa bile acele hallerde her biri gerekli işlemleri yapabilir.

B. Görev ve yetkileri

I. Genel olarak
MADDE 552.- Miras bırakan, tasarrufunda aksini öngörmüş veya sınırlı bir görev vermiş olmadıkça vasiyeti yerine getirme görevlisi, miras bırakanın son arzularının yerine getirilmesi için gerekli bütün işlemleri yapmakla görevli ve yetkilidir.
Vasiyeti yerine getirme görevlisi, özellikle;
1. Göreve haşladıktan sonra gecikmeksizin terekedeki malların, hakların ve borçların listesini düzenler. Liste düzenlenirken olanak varsa mirasçılar hazır bulundurulur.
2. Terekeyi yönetir ve yönetimin gerektirdiği ölçüde tereke mallarının zilyetliğinin kendisine devrini ister.
3. Tereke alacaklarım tahsil eder, borçlarını öder.
4. Vasiyetleri yerine getirir.
5. Terekenin paylaşılması için plan hazırlar.
6. Tereke ile ilgili dava ve takiplerde miras ortaklığını temsil eder. Mirasçılar tarafından açılmış davalardan görevi ile ilgili olanlara müdahil olarak katılabilir.
7. Açtığı veya aleyhine açılan davalar ile yapılan takipleri mirasçılara bildirir.

Tereke malları üzerinde tasarruf

MADDE 553.- Miras bırakan taahhüt etmiş olmadıkça, terekeye dahil malların, vasiyeti yerine getirme görevlisi tarafından devri veya bunlar üzerinde sınırlı ayni haklar kurulması, sulh hakimin yetki vermesine bağlıdır. Hakim, olanak bulunduğu takdirde mirasçıları dinledikten sonra karar verir. Olağan giderleri karşılayacak ölçüdeki tasarruflar için yetki almaya gerek yoktur.

C. Görevin sona ermesi

MADDE 554.- Vasiyeti yerine getirme görevlisinin görevi, ölümü veya atanmasını geçersiz kılan bir sebebin varlığı halinde kendiliğinden sona erer.
Vasiyeti yerine getirme görevlisi sulh hakimine yapacağı bir beyanla görevinden ayrılabilir. Görev uygunsuz bir zamanda bırakılamaz.

D. Denetlenmesi

MADDE 555.- Vasiyeti yerine getirme görevlisi, görevinin yerine getirilmesinde sulh hakiminin denetimine tabidir.
Hakim, şikayet üzerine veya re’sen gereken önlemleri alır.
Vasiyeti yerine getirme görevlisinin yetersiz olduğu, görevini kötüye kullandığı veya ağır ihmali tespit edilirse, sulh hakimi tarafından görevine son verilir. Bu karara karşı tebliğinden başlayarak on beş gün içinde asliye mahkemesine itiraz edilebilir, itiraz üzerine verilen karar kesindir.

E. Sorumluluğu

MADDE 556.- Vasiyeti yerine getirme görevlisi, görevini yerine getirirken özen göstermekle yükümlüdür, ilgililere karşı bir vekil gibi sorumludur.

Açıklama
Yeni Türk Medeni Yasasının 550. maddesinden başlayan beşinci bölümü vasiyetin yerine getirilmesi ile ilgili kurallarla birlikte vasiyeti yerine getirme görevlisinin yapacağı işlemlere ait kuralları içermektedir. Bu kurallara göre;
Miras bırakan (vasiyetçi) vasiyetnameyle bir veya birden çok vasiyet yerine getirme görevlisi atayabilir. Adından da anlaşılacağı gibi, vasiyeti yerine getirme görevlisi, icra dairesi müdürü gibi, vasiyetnamedeki edim ve istekleri, borçları çözümleyen, eski deyimle vasiyetnameyi infaz eden kişi veya kişilerdir.
Vasiyeti yerine getirme görevlisinin göreve başladığı sırada, göz önünde tutulacak en önemli husus, fiil ehliyetinin yani kaldırılan yasada açıklandığı gibi, medeni hakları kullanma ehliyetinin olup olmadığının tespit olunmasıdır. Eğer, fiil ehliyetine sahip değilse, vasiyeti yerine getirme görevlisi olamayacaktır. Sulh Hukuk Hakimi vasiyeti yerine getirme görevlisine bu göreve atandığına dair atama kararım tebliğ edecektir, yani bildirecektir. Bildirim gününden itibaren (15) gün içinde görev kabul edilmediği takdirde (kabul edilmediği bu hakimliğe bildirilmediği takdirde) görev kabul edilmiş sayılacaktır. Yasa koyucu vasiyeti yerine getirme görevlisinin açıkça görev kabul etmediğini hakime bildirmesini, görevin kabul edilmemesi için zorunlu koşul görmüştür. (15) gün içinde böyle bir bildirim yapılmazsa (yani itiraz vuku bulmazsa) görev kabul edilmiş addedilecektir.
Birden çok vasiyeti yerine getirme görevlisinin atanması halinde, bunlar birlikte görevi yürüteceklerdir. Bunlardan birinin görevi kabul etmemesi veya görevi son bulması halinde de diğerleri görevi yürüteceklerdir. Ayrıca acele hallerde her biri ayrı olarak da gerekli işlemleri yapabileceklerdir.
Vasiyeti yerine getirme görevlisi, mirasbırakanın (vasiyetçinin) son arzularının yerine getirilmesi için gerekli bütün işlemleri yapacaktır. Bu işler için görevli ve yetkilidir. Bu görevleri;
a. Gecikmeksizin terekedeki malların, hak ve borçların listesini düzenlemek,
b. Bu listeyi düzenlerken mirasçıların hazır bulunmalarını sağlamak,
c. Terekeyi yönetmek ve yönetimin gerektirdiği ölçüde mallarının kullanımının (zilyetliğinin) kendisine devrini istemek,
d. Tereke alacaklarını tahsil etmek,
e. Tereke borçlarını ödemek,
f. Vasiyetleri yerine getirmek,
g. Terekenin paylaşılması için plan hazırlamak,
h. Tereke ile ilgili dava ve takiplerde miras ortaklığını temsil etmek,
i. Mirasçılarca açılmış davalardan göreviyle ilgili olanlara müdahil olarak katılmak,
j. Açtığı davalarla, hakkında açılan davaları ve yapılan takipleri mirasçılara bildirmek,
Terekeye dahil inalların, devri veya üzerlerinde sınırlı ayni haklar kurulması için vasiyeti yerine getirme görevlisi, Sulh Hukuk Hakimince yetkili kılınması gerekecektir.
Hakim, mirasçıları dinleyerek, böyle bir yetki kararı verebilecektir. Ancak olağan giderleri karşılamak için yapılacak tasarruflar için yetki alınması zorunlu değildir.
Vesayeti yerine getirme görevlisinin görevi;
a. Ölümü ile,
b. Atanmasını geçersiz kılan bir nedenin varlığı ile,
kendiliğinden sona erecektir. Bundan başka, Sulh Hukuk Hakimine, vasi¬yeti yerine getirme görevlisi, yapacağı ayrılma başvuru ile de görevinden ayrılabilecektir. Ancak görev uygun olmayan bir zamanda bırakılamaz.
Vasiyeti yerine getirme görevlisi, Sulh hukuk hakiminin denetimine bağlıdır. Bu hakim ilgililerin şikayeti üzerine gereken önlemleri alabileceği gibi doğrudan doğruya (re’sen) da görevliyi denetime tabi tutabilir. Yaptığı işleri inceleyip uygun olup olmadığına karar verir.
Bundan başka; vasiyeti yerine getirme görevlisi;
a. Yetersiz olduğu,
b. Görevini kötüye kullandığı,
c. Ağır ihmali,
tespit edildiği takdirde de, yine Sulh Hukuk Hakimi tarafından görevden alınır yani görevine son verilir.
Görevden alma kararı vasiyeti yerine getirme görevlisine bildirilecektir yani tebliğ olunacaktır. Tebliğ gününden itibaren de bu görevli 15 gün içinde Asliye Hukuk Mahkemesine itirazda bulunup kararın kaldırılmasını isteyebilecektir. Asliye Hukuk Mahkeme Hakimi dosya üzerinde inceleme yapar, gerektiğinde vasiyeti yerine getirme görevlisini ve ilgilileri dinlemek yoluna gidebilir. İtiraz üzerine verilecek kararlar kesin olacaktır. Sulh Hukuk Mahkemesinin kararı uygunsa itiraz reddolunacak, uygun değilse, itiraz kabul edilerek Sulh Hukuk Mahkemesinin kararı kaldırılacaktır.
Vasiyeti yerine getirme görevlisi, görevini yaparken son derece özen gösterecek çalışkan ve dikkatli bir müdür gibi vasiyetle ilgili işleri yürütecektir. Yapacağı işler dolayısıyla ilgililere karşı bir vekil gibi sorumludur.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...