Ticari Vekilin Şirket Adına Bono Tanzimi Nedeniyle Şirket Borçlarından Sorumluluk

Fazla çalışmaya ilişkin yasal düzenlemeler

Ticari Vekilin Şirket Adına Bono Tanzimi Nedeniyle Şirket Borçlarından Sorumluluk

YARGITAY 12. Hukuk Dairesi
2017/3037 E.
2017/6777 K.

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte, borçlu aval veren şirketin icra mahkemesine başvurusunda; takibe konu senetteki imzaların şirket yetkilisine ait olmadığını, keşideci …’nin şahsi borcu olduğunu, şirketin sorumlu olmadığını ileri sürerek takibin iptaline karar verilmesini talep ettiği, mahkemece, ticari vekil …ye şirket temsilcisi tarafından verilen vekaletnamede, senet ve çekleri imzalamaya yetki verilmiş ise de, bu yetkinin genel kurula ait olduğu ve bu nedenle ticari vekil …’nin şirketi borçlandırmaya yetkisi bulunmadığı gerekçesi ile takibin iptaline karar verildiği görülmektedir.

Ticaret şirketleri organları aracılığıyla idare ve temsil edildiğinden, ticari mümessil tayin etme yetkisi de organlarına aittir.
Ticaret şirketlerinde idare ve temsil yetkisine sahip organlar, her ticaret şirketinin türüne göre değişiklik gösterir. Ancak şu hususu belirtmek gerekir ki, ticaret şirketlerinin tümünde ticari mümessil şirket ana sözleşmesiyle de tayin edilebilir.

6102 sayılı TTK 616/1-b ve 631/1 maddelerine göre, limitet şirketlerde, şirket sözleşmesinde aksine hüküm olmadıkça, ticari mümessil tayinine genel kurul yetkilidir. Buradan anlaşılacağı üzere, ticari mümessil doğrudan şirket sözleşmesiyle tayin edilebileceği gibi, şirket sözleşmesinde kararlaştırılması şartıyla bu yetkinin şirketi idare ve temsile yetkili müdürlere bırakılması da mümkündür.
İşletme sahibinin, ticari mümessil dışında, duruma göre başka yardımcılardan da yararlanması mümkündür. Bu yardımcılardan, konumu ve yetkileri bakımından, ticari mümessile en çok benzeyeni ticari vekildir.

Ticari mümessillik gibi ticari vekalet de, TBK 40 vd. maddelerinde düzenlenmiş temsilin ticari hayatın ihtiyaçlarına uydurulmuş bir türüdür. Dolayısıyla ticari vekalet, ticari mümessillik gibi tek taraflı hukuki işlemle verilen bir temsil yetkisini içerir.

TBK’nun 504/3. maddesinde; “Vekil, özel olarak yetkili kılınmadıkça dava açamaz, sulh olamaz, hakeme başvuramaz, iflas, iflasın ertelenmesi ve konkordato talep edemez, kambiyo taahhüdünde bulunamaz, bağışlama yapamaz, kefil olamaz, taşınmazı devredemez ve bir hak ile sınırlandıramaz” hükmüne yer verilmiştir. Ticari vekilin kambiyo taahhüdü altına girmesi de aynı Kanun’un 551. maddesinde özel yetkinin bulunması koşuluna bağlanmıştır. Buna göre vekilin vekaletnamesinde kambiyo taahhüdünde bulunma yetkisi varsa asil adına bono tanzim edebilir. Bononun “vekaleten” imzalandığı yazılmasa dahi, yukarıda açıklanan kurallara göre vekalet veren, vekil tarafından imzalanan bonodan dolayı sorumludur.

Limited şirketlerde, ticari mümessilin ortaklar kurulu kararıyla atanması zorunlu olup, şirket yetkilisi tarafından yetkilendirilen vekilin, ticari vekil olarak kabulü gerekir.

Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; bonodaki imzaların … tarafından atıldığı tarafların kabulündedir. İbraz edilen … 2. Noterliği’nden tasdikli 30.09.2009 tarih ve 14909 yevmiye numaralı vekaletname incelendiğinde, borçlu şirketin yetkili temsilcisi … tarafından…’nin ticari vekil olarak atandığı, vekelatname içeriğine göre çek ve senet düzenlemeye, senet ve çeklere imza atmaya, cirolamaya, protesto etmeye yetki verildiği, … 2. Noterliği’nden tasdikli 08.09.2015 tarih ve 18303 yevmiye numaralı azilnamenin ise bononun düzenlenme tarihinden sonra düzenlendiği görülmektedir. Bu durumda, takip dayanağı bononun düzenlenme tarihi itibariyle …’nin borçlu şirket adına bono tanzim etmeye yetkili vekil olduğu sabittir.

O halde mahkemece, borçlunun itirazının reddine karar verilmesi gerekir iken yazılı gerekçe ile takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Call Now Button
WhatsApp chat