Tenkis davası

Tenkis Davası’nın Koşulları

Genel olarak

MADDE    560-    Saklı    paylarının    karşılığını    alamayan    mirasçılar, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarruflarının tenkisini dava edebilirler.

Yasal mirasçıların paylarına ilişkin olarak tasarrufta yer alan kurallar, mirasbırakanın arzusunun başka türlü olduğu tasarruftan anlaşılmadıkça, sadece paylaştırma kuralları sayılır.

Tenkis davası, saklı pay sahiplerine mirasbırakanın yaptığı tecavüzü ortadan kaldırarak tasarruf edilebilir kısmı içine çekmeye imkan verir. Tenkis davası yenilik doğuran kişisel hak sağlayan dava türüdür.

Tenkis davasının konusu ölüme bağlı tasarruf olacağı gibi sağlıkta yapılan tasarruflarda olabilir.

Dava mirasbırakanın yerleşim yeri yargı organında değerine göre sulh hukuk veya asliye hukuk mahkemesine açılır. (MY. 576)

Dava açmaya saklı pay sahipleri, iflas idaresi, aciz belgesi almış kişiler, ala­caklılar, mirastan çıkarılanlar, mirası red edenin altsoyları yetkilidir. Husumet lehine bağışlama kötü niyetle tenkise bağlı malları kazananlara yöneltilir.

Saklı paylı mirasçılar lehine kazandırmalar

MADDE 561- Saklı pay sahibi mirasçılara ölüme bağlı tasarrufla yapı­lan ve tasarruf edilebilir kısmı aşan kazandırmaların onların saklı paylarını aşan kısmı orantılı olarak tenkise tâbi olur. Tenkise tâbi birden fazla ölüme bağlı tasarru­fun bulunması hâlinde, saklı pay sahibi mirasçıya yapılan kazandırmanın saklı payı aşan kısmı ile saklı pay sahibi olmayan kimselere yapılan kazandırmalar orantılı olarak tenkis edilir.

Mirasbırakan ölüme bağlı tasarruf ile saklı pay mirasçılarına tasarruf edilebilir kısmı aşacak şekilde kazandırmada bulunabilir. Bu takdirde herbirinin saklı payını aşan kısım orantılı olarak tenkis edilir.

Yargıtay uygulamasına göre; saklı payı olanlarla, olmayanlara aynı tasarrufla kazandırma yapılmış olması halinde, saklı pay sahibi mirasçıların saklı paylarının tutarı kendilerine yapılan bağışlamalardan indirilmeli, saklı payı aşan miktar bulunmalı böylece saklı pay dışında kalan kısım tespit edildikten sonra saklı payı olma­yanlara yapılan kazandırmalar da tâyin edilmeli meydana çıkan bu iki rakam orantı­lı olarak herbirinden tenkis edilmelidir.

Mirasçının alacaklılarının hakları

MADDE 562- Mirasbırakan, tasarruf edebileceği kısmı aştığında, saklı payı zedelenen mirasçı, iflâsı hâlinde iflâs dairesinin veya mirasın geçtiği tarihte kendisine karşı ellerinde ödemeden aciz belgesi bulunan alacaklıların ihtarına rağmen tenkis davası açmazsa, iflâs idaresi veya bu alacaklılar, alacaklarının elde edilmesi için gerekli olan oranda ve mirasçıya tanınan süre içinde tenkis davası açabilirler.

Mirasçılıktan çıkarılanın çıkarma tasarrufuna itiraz etmemesi durumunda da iflâs idaresi veya alacaklılar, aynı koşullarla tenkis davası açabilirler.

Saklı payına tecavüz edilen mirasçı iflas ederse veya borç ödemekten aciz durumda kalırsa (İİY. 105, 143) tenkis davası hakkı alacaklılarına geçer. Alacaklıla­rın keşide edecekleri ihtara rağmen ihtar, iadeli taahhütlü mektupla, noter vasıta­sıyla vb. şekillerde olur. Saklı pay sahibi mirasçı (borçlu) tenkis davası açmaz ise alacaklılar onun adına tenkis davası açabilirler. Zamanaşımı süresi geçirilmeden alacaklılar dava açmalıdırlar. (MY.571) Mirasçı dava açmış ise alacaklılar dava açamazlar. İflas halinde davayı iflas idaresi açar.

Tenkis Davası’nın Hükümleri

Genel olarak

MADDE 563- Tenkis, mirasbırakanın arzusunun başka türlü olduğu ta­sarruftan anlaşılmadıkça, mirasçı atanması yoluyla veya diğer bir ölüme bağlı ta­sarrufla elde edilen kazandırmaların tamamında, orantılı olarak yapılır.

Ölüme bağlı tasarrufla kazandırma elde eden kimse, bazı vasiyetleri yerine getirmekle yükümlü kılınmışsa, kazandırmanın tenkise tâbi tutulması hâlinde, bu kimse mirasbırakanın arzusunun başka türlü olduğu tasarruftan anlaşılmadıkça vasiyet borçlarının da aynı oranda tenkis edilmesini isteyebilir.

Mirasbırakan mirasçı olmayan kişilere de kazandırmada bulunabilir. Mirasbırakanın arzusundan başka türlü anlaşılmadıkça kazandırmaların tamamın­da tenkis; orantılı olarak yapılır.

Ölüme bağlı tasarrufla kazanç elde eden kimse, vasiyetnamelerin bazılarını da yerine getirmekle yükümlü kılınmış ise kazandırmasının tenkise tabi tutulması durumunda mirasbırakanın arzusunun başka türlü olduğu tasarruftan anlaşılmadık­ça vasiyet borçlarının da aynı oranda tenkis edilmesini isteyebilir.

Bölünmez mal vasiyetinde

MADDE 564- Değerinde azalma meydana gelmeksizin bölünmesine olanak bulunmayan belirli bir mal vasiyeti tenkise tâbi olursa, vasiyet alacaklısı, dilerse tenkisi gereken kısmın değerini ödeyerek malın verilmesini, dilerse tasarruf edilebilir kısmın değerini karşılayan parayı isteyebilir.

Tasarruf konusu malın vasiyet alacaklısında kalması durumunda, malın ten­kis sebebiyle vasiyet borçlusuna verilmesi gereken, aksi hâlde tasarruf oranı içinde kalan kısmının karar günündeki değerinin para olarak ödetilmesine karar verilir.

Bu kurallar, sağlararası kazandırmaların tenkisinde de uygulanır.

Değerinde azalma meydana gelmeden bölünmesi mümkün olmayan bir mal tenkise tabi tutulursa vasiyet alacaklısı dilerse tenkisi gereken kısmın değerini ödeyerek malın kendisine verilmesini değilse; değerini karşılayan parayı isteyebilir.

Tasarruf konusu mal vasiyet alacaklısında kalıyorsa malın tenkis nedeniyle vasiyet borçlusuna verilmesi gereken kısmını karar günündeki değerinin para ola­rak ödetilmesine karar verilir.

Yukarda belirtilen kurallar sağlararası kazandırmaların tenkisinde de aynen uygulanır.

Davaya konu şeyin taksimi mümkün ise; proje uyarınca herkesin payı ba­ğımsız tapulara bağlanır. Taksim mümkün olmazsa seçme hakkı davalıdan sorula­rak karar verilir. Davalı isterse malı geri vererek tasarruf edilebilir kısmın tutarını davacıdan para olarak alır. Dilerse tenkis tutarını davacıya vererek malı alıkor.

Seçme hakkı yenilik doğurucudur. Seçme hakkı davalıya aittir. Davalı bu hakkını kullanmayarak davacıya bırakabilir.

Davalıya seçme hakkını kullanması için Tebligat Yasası ve Tüzüğü kuralları­na uygun olarak kendisine ihtarlı tebligat yapılır. Gelip seçme hakkını kullanmazsa bu hak davacıya geçer. Karşı taraf razı olmaz ise seçme hakkından dönülemez.

Sağlararası kazandırmalar

Tenkis Davası’na tâbi kazandırmalar

MADDE 565- Aşağıdaki karşılıksız kazandırmalar, ölüme bağlı tasar­ruflar gibi tenkise tâbidir:

  1. Mirasbırakanın, mirasçılık sıfatını kaybeden yasal mirasçıya miras payına mahsuben yapmış olduğu sağlararası kazandırmalarken verilmemek kaydıyla altsoyuna malvarlığı devri veya borçtan kurtarma yoluyla yaptığı kazandırmalar ya da alışılmışın dışında verilen çeyiz ve kuruluş sermayesi,
  2. Miras haklarının ölümden önce tasfiyesi maksadıyla yapılan kazandırmalar,
  3. Mirasbırakanın serbestçe dönme hakkını saklı tutarak yaptığı bağışlama­lar ve ölümünden önceki bir yıl içinde âdet üzere verilen hediyeler dışında yapmış olduğu bağışlamalar,
  4. Mirasbırakanın saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yaptığı açık olan kazandırmalar

Medeni Yasanın 565/1 .maddesine göre tenkis ölüme bağlı bağışlama ile sağlararası bağışlamalarda varsa saklı payların tamamen geri alınması için ilk ön­ce ölüme bağlı bağışlardan tenkis yapılır. Tenkis ölüme bağlı tasarruflardan karşı­lanamadığı takdirde en son tarihli bağışlamadan başlayarak sırasıyla tenkise de­vam olunur. Ayrıca Medeni Yasamızın 669. maddesi de gözönünde bulundurulur.

Cihaz; kız ve çocukların evlenmeleri nedeniyle mirasbırakan tarafından ba­ğışlanan şeylerdir. Mutfak, yatak, oturma eşyası, daire verilmesi vb. Düğün masra­fı, gelinlik, yüzük vb. masraflar cihaza dahil değildir.

Kuruluş sermayesi; kız ve erkek çocuklara bağımsız iş kurmaları için mirasbırakan tarafından muayenehane, yazıhane ticarethane, vb. açılmasıdır.

Mal devri, taşınmaz devri suretiyle yapılan bağışlar; mirasbırakanın altsoyun üçüncü kişilere olan borcunu ödemesi, kendi alacağını karşılıksız ibra etmesi, ten­kise neden olur.

Miras hakkının ölümden önce tasfiyesi maksadıyla yapılan kazandırmalar; mirasbırakan, mirastan bedel karşılığı mirastan vazgeçmeyi sağlayabilir. Vazgeç­me ile mirasçı, mirasçılığını kaybeder. Bedel karşılığı mirastan vazgeçme vazge­çenin altsoyunuda etkiler.

Mirasbırakan, mirastan vazgeçme, sağlığında kalıtın tasarruf edilebilir kısmı aşan bağışlamalarda bulunmuşsa diğer mirasçılar bunun tenkisini isteyebilirler. (MY.573)

Mirastan vazgeçen mirasçı, tenkisi gereken miktarı iddia ederse mirasa işti­rak edemez. Mirasbırakandan aldığının tamamını iade ederse yasal mirasçılığı tekrar kazanır.

Mirasbırakanın kayıtsız şartsız vazgeçme hakkını saklı tutarak yaptığı bağış­lamalar ile adet gereği verilen hediyeler ayrık olmak üzere, ölümünden bir yıl önce yapmış olduğu bağışlamalar tenkis olunur. Daima vazgeçme hakkı olan hibelerde BY.nın 244 ve 245.maddeleri uygulanmaz.

Bağışlanan şeyler mirasbırakanın ölümünden sonra teslim edilmesi halinde MY.nın 510/1. maddesi uygulanır.

Bağışlanan şeyler mirasbırakanın sağlığında teslim edilmiş olması halinde MY.nın 565/3. maddesi kuralları uygulanır.

Saklı pay sahiplerinin haklarına tecavüz kasdıyla yapıldığı açık olan kazan­dırmalar Medeni Yasanın 565/4.maddesinde bağışlama, satış, Ölünceye kadar bakma sözleşmesi vb. kapsayan konular burada önem kazanmaktadır. Maddenin 4.bendinde zaman sınırı bulunmamaktadır.

Mirasbırakanın saklı payı yok etmek için mallarını değerinin çok altında satış göstermesi, satın alanın gücünün malların bedelini ödeyecek güçte olmaması, mirasbıkanın bütün malvarlığını bağışlamış olması da saklı payı ortadan kaldırmak amacını gösterir. YBGK.nun 1.4.1974 1-2 sayılı kararına göre; taşınır muvazaala­rında MY.nın 565/4.maddesinin; taşınmazlarla ilgili muvazaalı sözleşmelerde BY.nın 18.maddesinin uygulanmasının gerekeceğine karar verilmiştir.

Tenkis Davası’nda Geri verme borcu

MADDE 566- Kendisine tenkise tâbi bir kazandırma yapılmış olan kim­se iyiniyetli ise, sadece mirasın geçmesi anında kazandırmadan elinde kalanı ger vermekle yükümlüdür; iyiniyetli değilse, iyiniyetli olmayan zilyedin geri verme bor­cuna ilişkin hükümlere göre sorumlu olur.

Miras sözleşmesiyle elde ettiği kazandırma tenkise tâbi tutulan kimse, bu kazandırma için mirasbırakana verdiği karşılığın tenkis oranında geri verilmesini isteyebilir.

Kendisine tenkise tabi bir şey bağışlanan kimse iyi niyetli ise elinde kalan mal ile sorumludur. İyiniyetli olan kişi bağışlanan şeyin saklı payı zedelemek ama­cıyla olduğunu bilmeyebilir.

Kendisine tenkise tabi bir şey bağışlanan kötüniyetli ise saklı pay sahipleri haklarını aynen isterler. Elinden çıkardığı şeylerin tam değerini vermek zorunda olduğu gibi şeyin hasarından ve kaybedilmesinden de sorumludur.(BY.63)

Hayat sigortalarında

MADDE 567 – Mirasbırakanın kendi ölümünde ödenmek üzere üçüncü kişi lehine hayat sigortası yaptığı veya böyle bir kişiyi lehdar olarak sonra belirlediği ya da sigortacıya karşı olan istem hakkını sağlararası veya ölüme bağlı tasarrufla karşılıksız olarak üçüncü kişiye devrettiği hâllerde, sigorta alacağının mirasbırakanın ölümü zamanındaki satınalma değeri tenkise tâbi olur.

Mirasbırakanın kendi ölümünde ödenmek üzere üçüncü kişi lehine hayat si­gortası yapması veya sonradan lehdar olarak başka bir kişinin belirlemesi hallerin­de sigortacıya karşı olan istem hakkını; sağlararası veya ölüme bağlı tasarrufla karşılıksız olarak üçüncü kişiye devredince sigorta alacağı, mirasbırakanın ölüm zamanındaki satın alma değeri üzerinden tenkise tabi olur. Ölüme bağlı sigortaların geçerliliği için koşullar:

*Yaşama olasılığına karşı yapılan sigortalarda; mirasbırakanın belirli tarih­lerde hayatta olması gerekir, aksi takdirde sigortaya hak kazanılamaz. Ancak bu tür sigorta üçüncü şahıs lehine yapılmış veya devredilmiş ise MY.nın 565. maddesi gereği bütün sigorta bedeli tenkise tabi olur.

*Karma sigortalarda, sigortalı belli bir tarihte ölürse veya bu tarihten sonra hayatta kalırsa muayyen bir sigorta bedeli ödemeyi taahhüt eder. Bu tür sigortada Medeni Yasanın 567.maddesinin uygulanabilmesi için ölüme karşı sigortalı olmak gerekmektedir.

*Ölüme karşı sigortalardan bir diğeride muayyen bir süre içinde meydana gelen ölüme karşı sigortalardır. Bunlar MY.nın 567. maddesi gereği tenkise tabi değildir. Bu durumda Medeni Yasanın 656. maddesi uygulanır. Ölüm tehlikesine karış hayat sigortası üçüncü kişiye bedelsiz olarak devredilmiş ise sigorta iştira kıymeti (Bir malın belli bir zamanda piyasada satıldığı fiyatın karşılığı olan değer) üzerinden tenkise tabi olur.

*Sigorta mirasbırakanın ölümüne karşı yapılmış olmalıdır. Başkasının ölü­müne karşı yapılan sigortalar buraya dahil olmayıp bunlarda MY.nın 567. maddesi gereği tenkis edilemez.

*Sigorta primleri mirasbırakan tarafından ödenmiş olmalıdır. Lehdar primleri ödemiş ise tenkis söz konusu olamaz.

*Mirasbırakanın kendi lehine olan sigortayı başkasına tenkis etmesi halinde de MY.nın 567. maddesi gereği tenkise tabi olur.

İştira kıymeti mirasbırakanın isteği üzerine, sigorta şirketinin, sigorta poliçe­sinin iadesi karşılığında ona ödemek zorunda kalacağı meblağdır (TTY. 1325-1327) iştira kıymeti mirasbırakanın ölüm günü haiz olduğu değer üzerinden belirle­nir.

İntifa hakkı veya irat bakımından

MADDE 568.(510)- Mirasbırakan, tahmin edilen devam sürelerine göre ser­mayeye çevrilmeleri hâlinde tasarruf edilebilir kısmı aşan intifa hakkı veya irat bor­cu ile terekesini yükümlü kılarsa, mirasçıları, intifa hakkının veya irat borcunun tenkisini ya da tasarruf edilebilir kısmı vererek bu yükümlülüğün kaldırılmasını iste­yebilirler.

Mirasçılar tahmini devam edeceği süreye göre, sermayeye çevrilmesi halin­deki değeri tasarruf edilebilir kısmı aşacak miktara ulaşan bir yararlanma hakkını veya iradını, tasarruf edilebilir kısım sınır içine almak ve saklı paylarına tecavüz eden kısmı, tenkis ettirmek ya da tasarruf edilebilir kısmı vererek mal üzerindeki yararlandırma hakkına sahiptirler.

Artmirasçı bakımından

MADDE 569- Mirası artmirasçıya geçirme yükümlülüğü ile saklı payı zedelenen mirasçı, aşan kısmın tenkisini isteyebilir.

Mirasbırakan, ölüme bağlı bir tasarrufla önmirasçı atadığı kişiyi mirası artmirasçıya devretmekle yükümlü kılabilir. Önmirasçı, mirası atanmış miraksçılar gibi kazanır. Önmirasçı mirası artmirasçıya geçirme yükümlülüğündedir.

Mirası artmirasçıya geçirme yükümlülüğü ile saklı payı zedelenen mirasçı ta­sarruf edilebilir kısmı aşanın tenkisini isteyebilir (MY. 519, 521)

III. Tenkis Davası’nda sıra

MADDE 570- Tenkis, saklı pay tamamlanıncaya kadar, önce ölüme bağlı tasarruflardan; bu yetmezse, en yeni tarihlisinden en eskisine doğru geriye gidilmek üzere sağlararası kazandırmalardan yapılır.

Kamu tüzel kişileri ile kamuya yararlı dernek ve vakıflara yapılan ölüme bağlı tasarruflar ve sağlararası kazandırmalar en son sırada tenkis edilir.

Mirasbırakan, değişik zamanlarda birden çok kişiye kazandırmada bulundu­ğu takdirde, ilk önce ölüme bağlı kazandırmalar tenkis edilir. Ölüme bağlı tasarruf­tan davacının saklı payı karşılanamazsa, mirasbırakanın hayatta iken yaptığı ka­zandırmalardan ölüm gününe en yakın olanından başlanarak eskilere doğru sırası ile gidilerek tenkis gerçekleştirilir.

Ölüme bağlı tasarruf hangi tarihte yapılmış olursa olsun mirasbırakanın ölü­mü anında hüküm ifade eder. Ölüme bağlı tasarruf birden çok kişiye yapılmış ise herkes elde ettiği kazandırma oranında sorumlu olur. (MY. 561, 563)

Kazandırmalardan tarihi olmayan varsa bu tasarruf ölüme en yakın tasarruf sayılır.

Tapuda aynı günde birden çok işlem yapılmış ise sıra numarasına önem ve­rilir. Aynı kalıt hakkında birden çok tenkis davası açılmış ise bu davalar birleştirile­rek yargılamaya devam olunur.(MY. 570)

Tenkis Davası’nda Hak düşürücü süreler

MADDE 571- Tenkis davası açma hakkı, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinin üzerinden on yıl geç­mekle düşer.

Bir tasarrufun iptali bir öncekinin yürürlüğe girmesini sağlarsa, süreler iptal kararının kesinleşmesi tarihinde işlemeye başlar.

Tenkis iddiası, defi yoluyla her zaman ileri sürülebilir.

Tenkis davası mirasçıların saklı paylarına tecavüz edildiği günden itibaren bir yıl ve her halde diğer tasarruflar hakkında mirasın açılmasından itibaren on yıl geçmekle zaman aşımına uğrar.

Bir önceki tasarrufun iptali, bir öncekinin yürürlüğe girmesine neden oluyor­sa, süreler iptal kararının kesinleşmesinden itibaren işlemeye başlar.

Yasada belirtilen süreler zaman aşımı süreleri olup, hak düşürücü süre de­ğildir. Yargıç tarafından doğrudan gözönüne alınamaz.

Öğrenme her türlü delil ile ispatlanabilir. Mirasçı, mirasbırakanın yaptığı ta­sarrufu sağlığında öğrenmiş olsa dahi dava açma süresi ölüm gününden itibaren işlemeye başlar.

Mirasçı, mirasbırakanın ölümünden itibaren dört ay içinde veraset ve intikal vergisi için Maliyeye beyanname vermek zorunluğunda olduğu için durumu ölüm­den dört ay sonra öğrenmiş sayılır.

Ölüme bağlı tasarruflarda (vasiyetnamelerde) bir yılın başlangıcı vasiyetna­menin sulh hukuk yargıcı tarafından açıldığı tarihtir. (MY.596) Mirasçı, mirasın açı­lışında hazır bulunmayabilir. Bu takdirde süre vasiyetnamenin örneğinin tebliğinden itibaren işlemeye başlar (MY.597). Her hangi bir şekilde mirasçı vasiyetnamenin açılmasından, haberdar olmazsa süre ölüm gününden itibaren on yıldır. Zaman aşımı süresi dava açıldıktan sonra işlemden kaldırılmış üzerinden de bir yılda geçmiş ise dava zaman aşımına uğrar. Zaman aşımı süresinin geçtiğini davalı ispat etmek zorundadır.

Zaman aşımı süresi ilk itirazlardan olmadığı için cevap süresi içinde ileri sürülmesi gerekir. Aksi taktirde karşı taraf HYUY.nın 202. maddesi gereğince süre yönünden karşı koyabilir. Bu takdirde de zaman aşımı defi mahkemece incelenemez. Zamanaşımı savunmasına davacı karşı çıkmaz ise mahkemece za­manaşımı süresi incelenir.

Davanın tamamının ıslahı halinde (HYUY.88) kesilen zaman aşımı ilk dava gününden itibaren işlemeye başlar. Islah gününe kadar bütün usuli işlemler geçer­siz olur. Islah günü ile dava günü arasında bir yıl geçmiş ise davalıda zamanaşımı savunmasında bulunursa davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerekir.

Borçlar Yasasının 132-136.maddelerindeki zamanaşımı ile ilgili kurallar ten­kis davasında da uygulanır. (MY.5)

Defi yolu ile tenkis herzaman ileri sürülebilir. Kendisine mal vasiyet edilen ki­şi malın teslimi isteğinde bulunmadığı için mirasçıda tenkis davası açmamış olabi­lir. Bu durumda zamanaşımı süresi de geçmiş olabilir. Yararına mal vasiyet edilen kişi, malın teslimi davası açar ise davalıda bu taktirde tenkis definde bulunabilir.

Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat