Telefonla Huzur ve Sükunu Bozma

0
16

Telefonla Huzur ve Sükunu Bozma


T.C.
YARGITAY
14. CEZA DAİRESİ
ESAS NO. 2011/6444
KARAR NO. 2012/8973
KARAR TARİHİ. 25.9.2012
DAVA : Tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma ve cinsel taciz suçlarından sanık M’nin yapılan sorgulaması sonunda; atılı suçlardan mahkumiyetine dair Akkuş Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 06.03.2008 gün ve 2007/37 Esas, 2008/14 Karar sayılı hükümlerin Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR : O Yer Cumhuriyet Savcısının, 06.03.2008 günlü hükmü CMUK.nın 310. maddesinde yer alan bir aylık süreden sonra 08.04.2008 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin sanık müdafiin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
KARAR : Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın, mağdure E’nin ev telefonunu birçok kez arayıp konuşmadan kapatması, devamınde mağdure E’ye yönelik söylediğini zannederek mağdure R’ye yönelik telefonda birçok kez “seni seviyorum, güzelliğin bozulmasın, banyoya gidelim vb.” sözleri söyleyip mağdure E’nin kocası öbür mağdur A’yı dövmekle birçok kez tehdit etmesi karşısında, mağdure E’ye ilişkin eylemleri nedeniyle TCK.nın 123/1,105/1, 43 ve 106/1, mağdur A’ya ilişkin yokluğunda tehdit eylemi nedeniyle 106/1, 43 maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanığın mağdure E’yi telefonla ısrarla arayarak işlediği kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun, içinde zincirleme gerçekleştirilen eylemleri de kapsadığı, birçok kez arayarak rahatsız etmenin suçun unsuru olduğu gözetilmeden, belirlenen cezanın TCK.nın 43. maddesi uyarınca arttırılması,
Mağdure R’ye yönelik eylemlerinin E’yi kastederek ve o olduğunu sanarak gerçekleştirmesi karşısında; TCK.nın 30/1. maddesinde öngörülen fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki maddi unsurlardan olan mağdurdaki hata nedeniyle sanığın, R’ye yönelik işlediği iddia olunan suçlardan beraati yerine her mağdur için ayrı ayrı TCK.nın 105/1, 43, 106/1-2. cümle 43, 123/1, 43 maddeleri gereğince mahkumiyet hükümleri kurulması,
SONUÇ : Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddeleri uyarınca ( BOZULMASINA ), 25.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here