Takipsizlik Kararının Kaldırılması

YARGITAY 4. Ceza Dairesi
Esas: 2008/9661
Karar: 2008/20918

Yalancı tanıklık ve yalancı tanıklığa azmettirmek suçlarından şüpheliler S… ve A… haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda, …C.Başsavcılığınca düzenlenen 19.02.2007 tarihli ve 2005/58234 soruşturma, 2007/4093 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin, mercii …Ağır Ceza Mahkemesinin 11.07.2007 tarihli ve 2007/1028 müteferrik sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 1.4.2008 gün ve 19001 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 6.5.2008 gün ve 82308. sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:

Tebliğnamede “Dosya kapsamına göre, şüpheli A…’ın …3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/837 esas sayılı dosyası üzerinden görülen tapu iptal ve tescil davasında yalancı tanıklık yaptığı ve diğer şüpheli S…’in de azmettirdiği iddiası üzerine, …C.Başsavcılığınca delil yokluğu sebebiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,

…3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/837 esas sayılı dosyasında şüpheli S…’in davalı konumunda bulunduğu, müşteki M…’ın ise davacı olduğu, davanın konusunun tapu iptal ve tescil davası olup, müşteki M…’nın dava konusu evi şüpheli Serdar’a bazı abonelik işlemlerini halletmesi için devrettiği, ancak S…’ın evi tekrar müşteki M…’ya devretmeyip 3.bir şahsa sattığının iddia edildiği, bu davanın 04.10.2005 günlü oturumunda davalı tanığı olarak beyanda bulunan şüpheli A…’ın özetle, diğer şüpheli S…’ın evini satmak istediğini söylemesi üzerine kendi komşusu olan E… ve eşi N… ile birlikte söz konusu eve bakmaya gittiklerini, evde oturan kişilerin kendilerini karşıladıklarını, olumsuz bir tepki göstermediklerini, evin S…’a ait olmadığına dair bir beyanlarının da bulunmadığını söylediği, ancak C.Savcılığınca yürütülen soruşturma ifadelerine başvurulan E… ve eşi N…’nin ev alım satımı ile ilgili her hangi bir bilgilerinin olmadığını beyan ettikleri, keza dava konusu evde oturan İ… ile N…’ın ifadelerinde E… ve N…’yi daha önce hiç görmediklerini beyan etmeleri karşısında, şüphelilerin eylemlerinin yalancı tanıklık suçunu oluşturup oluşturmayacağı yönündeki değerlendirmenin yapılacak bir yargılamada mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulüne karar verilmesi yerine, reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir” denilmektedir.

Gereği görüşüldü;

5271 sayılı CYY’nın 173/1.maddesi uyarınca “Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi başkanına itiraz edebilir.”

Aynı maddenin 3. fıkrası gereğince “Başkan, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer sulh ceza hâkimini görevlendirebilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.”

…C.Başsavcılığının, şüpheliler A… ve S…’e yükletilen yalan tanıklık ve bu suça azmettirme suçuna ilişkin “kovuşturmaya yer olmadığı” kararını itirazen inceleyen mahkeme başkanının soruşturmanın genişletilmesine karar vermesi, yalan tanıklık eylemlerine konu olan “…3. Asliye Hukuk Mahkemesindeki 2002/837 sayılı hukuk dava dosyasının aslını yada onaylı suretini getirterek dava konusunu açıkça belirlemesi, şüpheli A…’ın dava duruşmasında yalan söylediğine ve diğer şüpheli S…’ın suç azmettirdiğine ilişkin somut -maddi delilin ne olduğunu araştırmak” gerekirse bu tanıkları dinletmek ve sonucuna göre bir karara vermek için, O yer Sulh Ceza mahkemesi hakimini görevlendirerek dosyayı bu mahkemeye göndermek yerine, kovuşturmasızlık kararına itirazın gerekçesiz biçimde reddine karar vermesi hukuka aykırıdır.

CYY’nın 173/3. maddesindeki hüküm, mahkeme başkanının itiraza konu kararın kaldırılması konusunda bir karar verememesi ve soruşturmanın bu nedenle genişletilmesine gereksinim duyması nedeniyle sulh ceza hakimine dosyanın gönderilmesini ifade etmektedir. Oysa ki inceleme konumuz olan dosyada başkan kararını, kamu davasını açmaya yeter delileri saptamadan hukuk mahkemesindeki dava konusunu dahi belirlemeden gerekçesiz olarak vermiş, itirazı reddetmiştir.

Soruşturmanın genişletilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmek üzere …Ağır Ceza Mahkemesinin 11.7.2007 gün ve 2007/1028 sayılı kararının CYY’nın 309. maddesi uyarınca Yasa Yararına Bozulmasına, dosyanın gereği için ilgili mahkemeye gönderilmesine, 04.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

CategoryYargı Kararı
Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat