Taahhüdü İhlal Suçunun Unsurlarının Oluşması

Ceza Genel Kurulu 2005/17 HD-115 E., 2005/110 K.

Ödeme şartını ihlal suçundan sanık …. ……nın İİY’nın 340. maddesi uyarınca 1 ay hafif hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Babaeski İcra Ceza Mahkemesinden verilen 26.02.2004 gün ve 313-22 sayılı hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle dosyayı inceleyen Yargıtay 17. Hukuk Dairesince 01.11.2004 gün ve 10712-11592 sayı ile;

“Ödeme taahhüdünün geçerli olabilmesi için tüm borcun fer’ileri ile birlikte hesaplanarak gösterilmesi gerekir. Sanığın ödeme taahhüdündeki bu eksikliğe rağmen yazılı biçimde mahkûmiyet kararı verilmesi yasaya aykırıdır” gerekçesiyle bozulmuştur.

Yerel Mahkeme 27.01.2005 gün ve 1-6 sayı ile; “……sanığın usulüne uygun olarak ödeme taahhüdünde bulunduğu, ancak belirttiği tarihte borcunu ödemediği, böylelikle atılı suçun unsurlarının oluştuğu” gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir.

Bu hükmün de süresi içinde sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle Yargıtay Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.

CEZA GENEL KURULU KARARI

Sanığın ödeme şartını ihlal suçundan cezalandırılmasına karar verilen olayda Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık sanığa yüklenen suçun oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.

Ancak incelemeye konu olayda;

Direnmeye ilişkin gerekçeli kararın başlığında sanığın sadece adı ve soyadının yazılması ile yetinilmiş olup, açık kimliğine yer verilmemiştir.

Oysa, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 1412 sayılı CYUY’nın 135 ve 236. maddeleri gereğince sanığın duruşmadaki sorgusu sırasında açık kimliği saptanarak 264. maddeye göre tutanağa geçirilmeli, duruşma tutanağının devamı niteliğinde bulunan gerekçeli kararda da Yasanın 265. maddesi uyarınca sanığın açık kimliğine yer verilmelidir.

Nitekim bu usulî zorunluluk hükümden sonra yürürlüğe giren 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasasında da benimsenmiş ve 232. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde, “hükmün başında sanığın açık kimliğine yer verileceği” kuralı getirilmiştir.

Bu itibarla, hükmün diğer yönleri incelenmeksizin öncelikle açıklanan usul kurallarına aykırılık nedeniyle bozulmasına karar verilmelidir.

SONUÇ: Açıklanan nedenle;

1- Yerel Mahkeme direnme hükmünün BOZULMASINA,

2- Dosyanın yerine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 11.10.2005 günü oybirliği ile karar verildi.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...