BOŞANMA DAVASI AÇILDIKTAN SONRA KADININ BAŞKA ERKEKLE GÖRÜŞMESİ

SÜREKLİ GÖREV YOLLUĞUNUN ÖDENMESİ İSTEMİ DİLEKÇESİ

………………………………… MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİ’NE

DAVACI                               :………. ………………….. (TC Kimlik No: ……………..)

Adres: …………………………………….

VEKİLİ                                  :Av. ……………………. ………………. (TC Kimlik No: …………………………)

Adres: …………………………………………..

Tel:…………………… Fax:……………………

DAVALI                               :……………………. …………………………

Adres: ……………………………………..

KONU                                   :Sürekli Görev Yolluğunun Ödenmesi İstemi Dilekçesi
AÇIKLAMALAR                :

  1. Müvekkil………… ili ……….. ilçesinde görev yapmakta iken ilgili mevzuatında belirtilen koşullara uygun olarak isteğe/eş durumu özrüne/sağlık özrüne/öğrenim durum özrüne/boşanma özrüne bağlı yer değiştirme başvurusunda bulunmuştur.
  2. Başvuru sonucunda Milli Eğitim Bakanlığı’nın/…………. Valiliği’nin atama kararnamesiyle ……………… ili/ilçesi emrine müvekkilin ataması yapılmıştır. Söz konusu kararnamenin müvekkile tebliğini müteakip süresi içerisinde müvekkil ilişik keserek yeni görev yerinde görevine başlamasına karşın ödenmesi gereken sürekli görev yolluğu ödenmemiştir.
  3. Sürekli görev yolluğunun ödenmeme gerekçesini atama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6245 sayılı Harcırah Kanunu’nun 4969 sayılı Kanunla değişik 10/1 maddesinde yer verilen “Kendi yazılı talepleri üzerine gönderilenler hariç olmak üzere” ifadesi oluşturmaktadır.
  4. Atamanın yapıldığı tarih itibariyle müvekkile sürekli görev yolluğu ödenmesini engelleyen ve bu engele bağlı olarak da sürekli görev yolluğu ödenmesine esas belge ve beyanları ibraz etmek yükümlülüğünü yerine getirmesini olanaksız kılan 6245 sayılı Harcırah Kanunu’nun 4969 sayılı Kanunla değişik 10/1 maddesinde yer verilen “Kendi yazılı talepleri üzerine gönderilenler hariç olmak üzere” ifadesinin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine yapılan başvuru sonrasında açılan iptal davasında Anayasa Mahkemesi tarafından 04/05/2005 günlü ve 2004/54 E ve 2005/24 K sayılı karar ile anılan ifadenin iptal edilmiştir. Müvekkil kararı öğrenmesini müteakip Anayasa Mahkemesi’nin Resmi Gazete’de yayımlanan mezkur kararını gerekçe göstermek suretiyle kendisine sürekli görev yolluğu ödenmemesi işleminin hukuka aykırı olduğunun yargı kararıyla belirlendiğini anılan hükmün iptaline bağlı olarak kendisine müstehak olduğu sürekli görev yolluğunun ödenmesi istemiyle ../../……. tarihli dilekçe ile başvuruda bulunmuştur. Söz konusu başvuruya, ……………. Kaymakamlığı/Valiliği tarafından dava konusu idari işlemle “…………………………………. ………………………..” ifadelerine yer verilmek suretiyle olumsuz cevap verilmiştir.

Anayasamızın 153’üncü maddesinde Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümezliği hüküm altına alınmakla birlikte söz konusu geriye yürümezlik iptal edilen Kanun ya da Kanun hükmüne bağlı olarak kazanılmış haklar için söz konusu olup, iptal edilen Kanun hükmü ile hakları ihlal edilen ya da hakları elinden alınanlar için Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının geriye yürümezliğinden söz edilmesi hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayacağı gibi bugüne değin gerek Anayasa Mahkemesi gerekse Danıştay kararlarında da Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümezliği kurulanın salt lafza bağlı olarak yorumlanması halinde hukuk devleti ilkesine ve bu ilkenin ihtiva ettiği adalet ve eşitlik ilkelerine ters düşeceği ve itiraz yoluyla yapılacak denetimin amacıyla da uyuşmayacağı belirtilmiş, bu kapsamda Anayasa Mahkemesinin bir kararında da “Anayasanın “Anayasa Mahkemesi Kararları” başlıklı 153. maddesinin 5. fıkrasında, aynı maddenin 3. fıkrasında yer alan ve kanun, kanun hükmünde kararname hükümlerinin, iptal kararlarının Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkacağı, gereken hallerde Anayasa Mahkemesinin iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabileceği yolundaki kuralı tamamlar biçimde, iptal kararlarının geriye yürüyemeyeceği hükme bağlanmış; Anayasa Mahkemesi kararlarının yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağladığı belirtilmiştir. Bu düzenlemenin, “hukuk devleti” ilkesinin gereği ve doğal sonucu olarak, hukukun genel ilkelerine ve Anayasaya aykırı oldukları için iptal edilen kuralların yürürlükte iken uygulanmasıyla elde edilmiş kazanılmış hakların korumasını amaçladığı açıktır. Dolayısıyla, geriye yürümezlik kuralı, Anayasaya aykırı bulunarak iptal edildiği bilinen yasa hükümlerinin, bu hükümlere dayanılarak tesis edilmiş olan idari işlemlerin iptali istemiyle açılan ve halen görülmekte olan davalarda da uygulanacağı anlamını taşımamaktadır. Aksine bir yorum “hukuk devleti” ve “Anayasanın üstünlüğü” ilkeleriyle bağdaştırılamaz. Kaldı ki; menfaatini veya hakkını ihlal ettiğini ileri sürdüğü bir idari işleme karşı dava açan ilgilinin, bu işlemin dayandığı kanun ya da kanun hükmünde kararname hükmünün iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasını isteme hakkının devamı olarak, Anayasa Mahkemesinin bu hükümlerin iptali yolundaki kararının, görülmekte olan davasında uygulanmasını isteme hakkına da sahip olduğunun kabulü gerekmektedir.” ifadesine yer verilmek suretiyle geriye yürümezlik kuralının iptal edilen hükme bağlı olarak kazanılmış hakların korunması açısından mutlak ancak iptal edilen hüküm nedeniyle elde edilmesi engellenen haklar ile var olan haklara zarar verilmesi durumunda ise nispi anlamda uygulanması gerektiği belirtilmiştir.

Bu çerçevede, müvekkilin atandığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6245 sayılı Harcırah Kanunu’nun 4969 sayılı Kanunla değişik 10/1 maddesinde yer verilen “Kendi yazılı talepleri üzerine gönderilenler hariç olmak üzere” ifadesi nedeniyle sürekli görev yolluğunun ödenmemesi işleminin anılan ifadenin iptaline karar verilmesine bağlı olarak hukuka aykırı hale geldiği açık olduğundan Anayasa Mahkemesi’nin 26/11/2005 tarih ve 26005 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan mezkur kararı doğrultusunda, ../../…. tarihinde gerçekleştirilen atama işlemine bağlı olarak ……-……../…….-……. arasındaki sürekli görev yolluğunun talep üzerine hesaplanarak müvekkile ödenmesi gerekirken aksi yönde tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile söz konusu işlemin iptaline ve sürekli görev yolluğunun idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazminen tahsiline karar verilmesi istemiyle mahkemeniz nezrinde idari dava açmak zarureti doğmuştur.

HUKUKİ DURUM                :

1- Müvekkilin atamasının yapıldığı tarih itibariyle 6245 sayılı Harcırah Kanunu’nun 10/1 maddesi 4969 sayılı Kanunla yapılan değişikliğe bağlı olarak “Kendi yazılı talepleri üzerine gönderilenler hariç olmak üzere; yurt içindeki veya dışındaki daimi bir vazifeye naklen tayin olunanlarla yabancı memleketlerdeki memuriyet merkezi tebdil olunan veyahut bu yerlerden yurt içinde diğer bir daimi vazifeye tayin edilen memur ve hizmetlilere yeni vazife mahalline kadar.” biçiminde olup hüküm içeriğinde yer verilen kendi yazılı talepleri üzerine gönderilenler hariç olmak üzere ifadesi nedeniyle tarafıma yolluk ödenemediği açıktır. Ancak, 6245 sayılı Harcırah Kanunun 4969 sayılı Kanunla değişik 10/1 maddesinde yer verilen bu sınırlayıcı hükmün iptaline yönelik olarak Anayasa Mahkemesine açılan iptal davasında Anayasa Mahkemesi tarafından “Kendi yazılı talepleri üzerine gönderilenler hariç olmak üzere” ifadesiyle getirilen sınırlamanın Anayasa’ya aykırı olduğuna karar verilmiş ve söz konusu 04/05/2005 gün ve 2004/54 E ve 2005/24 K sayılı Anayasa Mahkemesi kararı Resmi Gazete’nin 26/11/2005 tarih ve 26005 sayılı nüshasında gerekçeli olarak yayımlanmıştır. Anayasa Mahkemesi’nin anılan kararı gereğince, atamanın yapıldığı tarih itibariyle 6245 sayılı Harcırah Kanununda sürekli görev yolluğunun ödenmesine engel olan hükmün hukuka aykırılığına karar verilmesin nedeniyle, müvekkilin sürekli görev yolluğunun ödenip ödenmeyeceğine ilişkin işlemin iptal edilen hüküm dikkate alınmaksızın gerçekleştirilmesi hukuk devleti ilkesinin gereği olduğundan 6245 sayılı Harcırah Kanunu’nun 10/1 maddesinin “Yurt içindeki veya dışındaki daimi bir vazifeye naklen tayin olunanlarla yabancı memleketlerdeki memuriyet merkezi tebdil olunan veyahut bu yerlerden yurt içinde diğer bir daimi vazifeye tayin edilen memur ve hizmetlilere yeni vazife mahalline kadar” şeklinde olduğu kabul edilerek işlem tesis edilmesi gerekmektedir. Bu durumda Milli Eğitim Bakanlığı/……… Valiliği kararnamesine bağlı olarak gerçekleştirilen yer değiştirme işlemine bağlı olarak ………..-………../……….-……… arası müvekkilin sürekli görev yolluğunun atamasının yapıldığı tarih itibariyle harcırah ödenmesine esas değerler esas alınmak suretiyle ödenmesi gerektiği açık olup, bu değerler üzerinden hesaplanacak sürekli görev yolluğunun ödenmesi yönündeki talebin reddedilmesi işlemi açık bir hukuka aykırılık oluşturmaktadır.

2- 2577 sayılı İYUK’un 13’üncü maddesinde; “İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açabilirler.” hükmüne yer verilmiştir. Bu çerçevede, ../../……. tarihinde gerçekleştirilen yer değiştirme işlemi sonrasında müvekkile sürekli görev yolluğu ödenmemesi işleminin hukuka aykırı olduğu ve bu nedenle hakkının ihlal edildiği Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararıyla ortaya konduğundan esasen yukarıda yer verilen madde hükmü içerisindeki “başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren” ifadesi kapsamında haklarına zarar verildiği ve zarara uğratıldığı bilgisine Anayasa Mahkemesi’nin mezkur kararını öğrenmekle kavuştuğu açıktır. Bu çerçevede, müvekkilin Anayasa Mahkemesi’nin kararını fiilen öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl içerisinde idareye başvuruda bulunarak ödenmeyen sürekli görev yolluğunun ödenmesini talep etme hakkının bulunduğu açık olduğu gibi dava dilekçemizle birlikte sunduğumuz evraklardan da anlaşılacağı üzere idareye yapmış olduğu başvurunun belirtilen süre içerisinde olduğu açıktır. Bu nedenle, Anayasa Mahkemesi’nin mezkur kararını gerekçe göstermek suretiyle müvekkilin idareye yapmış olduğu başvuru sonrasında talep ettiği sürekli görev yolluğunun hukuk devleti ilkesine bağlı idare anlayışının gereği olarak müvekkile ödenmesi gerekirken davalı idare tarafından aksi yönde işlem yapılmasının hukuka uyarlığının bulunmadığı açıktır. Bu çerçevede, …….-……./………-……… arasındaki sürekli görev yolluğunun hesaplanarak müvekkile ödenmesi talebinin reddine ilişkin dava konusu işlemin iptali ile talep ettiği sürekli görev yolluğunun idareye başvuruda bulunduğu ../../…. tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi için gerekli hukuki koşulların oluştuğu değerlendirilmektedir.

3- Anayasamızın 153’üncü maddesinin üçüncü fıkrasında; “Kanun, kanun hükmünde kararname …ya da bunların hükümleri iptal kararlarının Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. …” denilirken son fıkrasında; “Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.” hükmüne yer verilmiştir. Bu hükümler gereğince, madde içeriğinde belirtilen organların Anayasa Mahkemesi’nin kararları doğrultusunda işlem tesis etmesi Anayasanın amir hükmünün gereği olduğu gibi hukuk devleti ilkesinin de bir gereğidir. Bu çerçevede, 6245 sayılı Harcırah Kanunu’nun 4969 sayılı Kanunla değişik 10/1 maddesinde yer verilen “Kendi yazılı talepleri üzerine gönderilenler hariç olmak üzere” ifadesine bağlı olarak sürekli görev yollukları ödenmeyen kamu görelilerine ilgili tarihteki değerler esas alınarak sürekli görev yolluklarının ödenmesinin Anayasanın amir hükmünün gereği olduğu açıktır. Diğer taraftan, aynı maddenin içeriğinde yer verilen “İptal kararları geriye yürümez.” Hükmü değerlendirildiğinde söz konusu hükmün lafzı yorumla bütün iptal kararları için mutlak uygulanır olduğu iddiasında bulunmak hukuk devleti ilkesi ve bu ilkeye bağlı eşitlik ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacağı açık olup söz konusu hükmün iptal edilen hükme bağlı olarak kazanılmış haklar için söz konusu olduğu ancak iptal kararına konu hüküm ya da Kanunla hakları ihlal edilmesi ya da hakkın elinden alınması gibi bir süreç söz konusu ise iptal kararlarının geriye etkili şekilde sonuç doğuracağı açıktır. Aksi durum iptal davasının amacıyla bağdaştırılamaz bir sonucun kabul edilmesi anlamına gelir ki, bu durum gerek Anayasa Mahkemesi kararlarında gerekse Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararlarına bağlı olarak açılan idari davalarda Danıştay tarafından ifade edilerek Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümezliğinin kazanılmış haklara ilişkin olduğu, iptal edilen kanun hükmü nedeniyle hakları haleldar olanlar açısından geriye yürümezlikten bahsedilmesinin hukuk devleti ilkesi ve itiraz yoluyla elde edilmek istenen amaçla bağdaşmayacağının altı çizilmiştir.

Yukarıda yer verilen hukuki gerekçeler çerçevesinde; müvekkil atandığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan ancak Anayasa Mahkemesi’nin 26/11/2005 tarih ve 26005 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2004/54 E ve 2005/24 K sayılı kararıyla iptal edilen “kendi yazılı talepleri üzerine gönderilenler hariç olmak üzere” ifadesi gerekçe gösterilmek suretiyle ödenmeyen sürekli görev yolluğunun, Anayasa Mahkemesi’nin mezkur kararını gerekçe göstermek suretiyle yapmış olduğum başvuru sonucunda hesaplanarak tarafıma ödenmesi gerekirken hukuk devleti ilkesinin ve Anayasa hükümlerinin hilafına olacak şekilde talebime olumsuz cevap verilmek suretiyle aksi yönde işlem tesis edilmesi hukuka uyarlık göstermediğinden dava konusu idari işlemin iptali ve …….-…../…….-……. arasındaki sürekli görev yolluğunun müvekkilin idareye başvurduğu ../…/…. tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte tazminen ödenmesine karar verilmesi için gereken hukuki koşulların oluştuğu değerlendirilmektedir.

DELİLLER                           :  Anayasa, 2577 sayılı Kanun, 657 sayılı Kanun, 6245 sayılı Harcırah Kanunu, Atama Kararnameleri, Anayasa Mahkemesi Kararı, ve her tür delil.

TALEP SONUCU                :  Yukarıda arz ve izah ettiğim nedenler ve yargılama sırasında mahkemenizce ortaya konacak gerekçelere bağlı olarak, Anayasa Mahkemesi’nin 04/05/2005 tarih ve 2004/54 E ve 2005/24 K sayılı kararı çerçevesinde; müvekkilin sürekli görev yolluğunun ödenmesi talebinin reddine ilişkin …………….. Valiliğinin/Kaymakamlığı’nın ../../…… tarih ve ……….. sayılı işleminin iptaline, ……….-……../…….-………. arasındaki sürekli görev yolluğunun müvekkilin idareye başvurduğu …/…/…. tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle tazminen ödenmesine, yargılama giderlerinin, vekalet ücretinin davalı idareye yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep ederim.

Davacı Vekili

                                                                                                                                              Av.

 

 

EKLER:

1-     ……………… Valiliğinin/Kaymakamlığı’nın ../../….. tarih ve ……… sayılı yazısı.(Dava konusu işlem)

2-     Milli Eğitim Bakanlığı’nın/Valiliği’nin ../…/…. tarih ve sayılı atama kararnamesi.

3-     Personel Nakil Bildirim Formu.

4-     ../../… tarihli sürekli görev yolluğu talep dilekçesi.

5-     Anayasa Mahkemesi’nin 26/11/2005 tarih ve 26005 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2004/54 E ve 2005/24 K sayılı kararı.

CategoryGenel
Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat