Silahla Kasten Yaralama

Ceza Genel Kurulu 2011/3-163 E., 2011/156 K.

SİLAHLA KASTEN YARALAMA

“İçtihat Metni”

Sanık C…. K…..’nın silahla kasten yaralama suçundan, mağdur R… K…..’ya yönelik eylemi nedeniyle 765 sayılı TCY’nın 456/2, 457/1, 457/1 ve 59/2. maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay 16 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, mağdur Mehmet Karaca’ya yönelik eyleminden dolayı da, 765 sayılı TCY’nın 456/2, 457/1 ve 59/2. maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, anılan Yasanın 71. maddesi uyarınca aynı tür cezaların toplanarak sanığın sonuç olarak 5 yıl 2 ay 6 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 12.05.2005 gün ve 826-1009 sayılı hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya, Yargıtay C.Başsavcılığınca 03.02.2006 gün ve 143575 sayılı yazı ile 5320 sayılı Yasanın 8/2. maddesi uyarınca lehe yasa değerlendirilmesinin mahkemesince yapılması için, incelenmeksizin mahalline iade edilmiştir.

Yeniden yargılama yapan Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesince 07.06.2006 gün ve 381-522 sayı ile; 765 sayılı TCY hükümleri lehe kabul edilerek, ilk hükümdeki gibi karar verilmiştir.

Bu hükmün de sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Ceza Dairesince 03.11.2010 gün ve 15102-16605 sayı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.

Yargıtay C.Başsavcılığı ise 15.06.2011 gün ve 98975 sayı ile;

“Sanığın olay günü eşi ile kavga ettiği, kavga üzerine eşi olan Ş…….’ın sanığın abisi olan mağdur R…….’in evine gittiği, sanığın da eşinin arkasından bu eve geldiği ve çıkan tartışmada mağdurlar R…….. ve M……..’i hayati tehlike geçirecek şekilde yaraladığı, suç tarihi itibariyle yapılan inceleme sonucu 765 sayılı TCK’nın sanık lehine olduğu anlaşılmış ve sanığın eylemlerine uyan TCK’nın 456/2, 457/1, 457/1, 59. maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay 16 gün hapis TCK’nın 456/2, 457/1, 59/2 maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ancak sanığa verilen cezaların TCK’nın 72. maddesi uyarınca içtimaı sonucu 4 yıl 14 ay 6 gün hapis cezasına hükmedilmesi gerekirken 5 yıl 2 ay 6 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle sanığa fazla ceza tayin edildiği ve TCK’nın 30. maddesine muhalefet edildiği anlaşılmıştır” görüşüyle itiraz yasa yoluna başvurarak, Özel Daire onama kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme hükmünün bozulmasına, ancak bu husus yeniden yargılanmayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi talebinde bulunmuştur.

Dosya Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Yargıtay Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık hakkında hükmolunan aynı neviden hapis cezalarının 765 sayılı TCY’nın 71. maddesi uyarınca toplanmasının usul ve yasaya uygun olarak yapılıp yapılmadığının belirlenmesine ilişkindir.

İncelenen dosya içeriğinden;

Sanığın mağdurlara karşı gerçekleştirmiş olduğu yaralama eylemleri nedeniyle, ayrı ayrı hükmolunan 2 yıl 11 ay 16 gün ve 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezalarının,765 sayılı TCY’nın 71. maddesi uyarınca toplanarak sonuç olarak 5 yıl 2 ay 6 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.

“Seneden aşağı olmak üzere hükmedilen cezaya içtima sebebiyle zam yapılmak icap ettiği taktirde sonuç cezanın, seneyi aşsa bile ay olarak ifade edilmesi gerektiği,” 13.12.1939 gün ve 25-58 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında belirtilmiştir.

Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

Sanık hakkında silahla yaralama eylemleri nedeniyle ayrı ayrı hükmolunan 2 yıl 11 ay 16 gün ve 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezalarının 765 sayılı TCY’nın 71. maddesi uyarınca toplanması sonucu 4 yıl 14 ay 6 gün yerine 5 yıl 2 ay 6 gün denilmek suretiyle fazla cezaya hükmolunması, 765 sayılı TCY’nın 30. maddesi ile 13.12.1939 gün ve 25-58 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına aykırıdır.

Bu itibarla, Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının kabulü ile Özel Daire onama kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme hükmünün bozulmasına, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 1412 sayılı CYUY’nın 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi gereğince halen yürürlükte bulunan 322. maddesindeki yetkiye istinaden yerel mahkeme hükmünün düzeltilerek onanmasına karar verilmelidir.

SONUÇ:

Açıklanan nedenlerle,

1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,

2- Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 03.11.2010 gün ve 15102-16605 sayılı onama kararının KALDIRILMASINA,

3- Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.06.2006 gün ve 381-522 sayılı hükmünün “sanık hakkında ayrı ayrı hükmolunan hapis cezalarının 765 sayılı TCY’nın 71. maddesi uyarınca toplanması sonucu 4 yıl 14 ay 6 gün yerine 5 yıl 2 ay 6 gün denilmek suretiyle fazla cezaya hükmolunması” isabetsizliğinden BOZULMASINA,

Ancak, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 1412 sayılı CYUY’nın 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 322. maddesinin verdiği yetki kullanılmak suretiyle hüküm fıkrasından, “TCY’nın 71. maddesi uyarınca sanığa verilen aynı neviden hapis cezaları birleştirilerek sanığın sonuç olarak 5 yıl 2 ay 6 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına” ilişkin bölüm çıkarılıp, “TCY’nın 71. maddesi uyarınca sanığa verilen aynı neviden hapis cezaları birleştirilerek sanığın sonuç olarak 4 yıl 14 ay 6 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına” cümlesi eklenerek, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına,

Karar verilmek suretiyle, DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

4- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.07.2011 günü yapılan müzakerede oybirliği ile karar verildi.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...