SGK Primlerinde Sorumluluk Kimindir?

TCK m. 136 nedir?

SGK Primlerinde Sorumluluk Kimindir?

Yukarıda bahsettiğimiz Yargıtay 10.Hukuk Dairesinin 27.04.1998 tarihli 1998/3083 kararında tali işveren durumunda bulunan işverenin almış ve yüklen­miş olduğu işin, asıl işverenin asli ve yardımcı işlerinden olması durumunda, şirke­tin prim ve gecikme zammı borçlarından asıl işverenin de sorumlu olduğu belirtil­miştir.

Kamu Kurumlarında Çalışan Taşeron İşçilerinin Hakları Kime Aittir?

Kamu kurumlarında çalışan taşeron işçilerinin durumu 4857 sayılı İş Kanunumuzun 36. maddesinde, “Kamu kuruluşlarının tesis ettiği alt işverenlik ilişkilerinde öden­meyen işçi ücretlerinin alt işverenin hak edişinden ödeneceği ve bu konuda asıl iş­veren durumundaki kamu kuruluşunun işçinin ancak üç ay ödenmeyen ücretinden sorumlu olacağı” belirtilmiştir. Yani kamu kuruluşu; alt işverence ödenmeyen “ih­bar, kıdem tazminatı ve diğer haklardan” sorumlu tutulmamaktadır.

Kamuda Çalışan Taşeron Değiştiğinde İşçinin Durumu Ne Olur?

Yargıtay 9.Hukuk Dairesinin 18.9.2008 23980 esas numaralı kararında;

“İş yerinin bir bütün olarak veya bir bölümünün hukuki bir işleme dayalı olarak başka birine devri iş yeri devri olarak tanımlanabilir” derken, 4857 sayılı İş Kanu­nunun 6. Maddesinde, iş yerinin bir bütün olarak veya bir hukuki bir işleme dayalı olarak başkasına devri halinde mevcut iş sözleşmelerinin devralana geçeceği düzen­lenmiştir.

Bu anlatıma göre, “Alt işverence asıl işverenden alınan iş kapsamında faaliyetini yürüttüğü iş yerinin tamamen başka bir işverene devri 4857 sayılı İş Kanununun 6.maddesi kapsamında iş yeri devri niteliğindedir. Dairemizin kökleşmiş içtihatları da bu yöndedir” diyerek, işçilerin özlük haklarını da iş yeri devri koşullarında değerlendirmemiz gerektiğini anlatmaktadır. İşçinin işi yeni alan alt işverenle çalışmaya devam etmesini bir sözleşme devri olarak kabul etmektedir.

Fakat, Yargıtay 9.Hukuk Dairesinin 19.01.2012 tarihli E.2009/34509; Süresi sona eren alt işverence işçinin iş sözleşmesinin feshedilmesi halinde yapılan fesih bildirimi ile iş ilişkisi sona ereceğinden, işçinin daha sonra yeni alt işveren yanındaki çalışmaları yeni bir iş sözleşmesi niteliğindedir” demektir.

Bu iki karara baktığımızda işçi açısından iki önemli hususun ortaya çıktığını gör­mekteyiz:

Çalıştığı taşeron değiştiğinde iş sözleşmesi fesih edilmiş ise, yeni taşeronla yeni iş sözleşmesi imzalayıp, eski taşerondan kıdem, izin gibi alacaklarını tahsil etmelidir.

Taşeron değiştiği halde sadece SGK giriş çıkışı yapılarak, işçiler yaptıkları işi aynen yapmaya devam ettiklerinde, bu Yargıtay kararma ve İş Kanunu­muzun 6. maddesi açıklamalarına göre iş yeri devridir.

İş yeri devri kuralları uygulanması durumda ise; asıl işveren ve son alt işveren, işçi­nin tüm çalışması süresindeki özlük haklarından da sorumludur. Ayrıca devreden alt işveren de kendi dönemlerinden sorumlu olacaklardır. İşçilik alacaklarından asıl iş­veren olan kurumun sorumlu olduğu durumlarda Taşeronluk sözleşmesi gereği asıl işveren, alt işverene (taşerona) işçiye ödediği tazminatlarını geri almak için ayrıca rücu davası açabilir.

2.madde şartlarının oluşması durumunda işçi tüm çalışma süresini dikkate alarak kıdem ve ihbar tazminatını, yıllık izin ücretlerini ve diğer maaş ve işçilik alacakla­rını asıl işverenden ve faaliyette olan son alt işverenden (taşerondan) talep edebile­ceklerdir. Ayrıca işçilerin asıl işveren ve son alt işverene de haksız ve geçersiz fesih yapması nedeniyle fesih ihbarından itibaren 1 ay içinde işe iade davası açabilmesi de söz konusudur.

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Call Now Button
WhatsApp chat