BONONUN TANIMI

Bono, İtalyanca kökenli bir kavramdır. Cenevre anlaşmasıyla uluslararası kabul edilen bir terimdir.

Belirli şekil koşullarına bağlı ve belirli bir miktar paranın ödenmesi taahhüdünü içeren, kıymetli evrak niteliğini taşıyan borç senedine bono denir.

Diğer bir ifadeyle bono, öyle bir senettir ki onunla senedi imzalayan belirli bir meblağı belirli bir kişiye veya onun emrine vadede ödemeyi taahhüt eder.

Ticaret kanunumuzda bono dört madde halinde (TK. m. 688 – 690) düzenlenmiş ve 690’inci maddedeki atıf (yollama) gereğince, niteliğine aykırı düşmedikçe, poliçe hakkındaki hükümlerin bu kıymetli evrak türüne de uygulanması öngörülmüştür.

Bononun şekil koşulları TK. m. 688 ve 689’da düzenlenmiştir.

Bir bono ile ilgili ihtilafı çözen özel düzenleme varsa uygulanır. Yoksa TTK m. 690’a bakılır. Poliçe ile ilgili hükümlerden hangilerinin bono için uygulanacağını gösterir.

BONO SAYILMANIN KOŞULLARI

  1. Zorunlu (kesin-mutlak mecburi) şekil koşullan
  2. Alternatif zorunlu şekil koşulları
  3. İhtiyarı (isteğe bağlı) şekil koşullan

Bu koşulları şimdi bu başlıklar altında inceleyecek olursak;

a. Zorunlu Şekil Koşulları

Bu başlık altındaki koşullardan herhangi birinin bulunmaması bono niteliğinin kaybolmasına neden olur.

Bu koşullar, takip (icra ve iflas) hukuku açısından da çok önem taşırlar. Gerçekten, icra memuru (müdürü) alacaklının kambiyo senetlerine ilişkin Özel takibe koymak istediği senedi inceleyerek, zorunlu (kesin-mutlak mecburi) koşulların bulunup bulunmadığını araştıracak ondan sonra takip talebini kabul veya reddedecektir. (İİK m. 168/1). İcra müdürünün bu konudaki yanlış takdiri İİK’NİN 168/3 ve devamı maddelerine göre borçlunun veya alacaklının şikayetine neden olabilecektir.

Gerek icra müdürünün talebi üzerine, İİK m. 168/1 uyarınca ve gerekse Tetkik Mercii Usulüne göre kendisine yapılan başvurularda İİK m. 170a/II uyarınca talep dayanağı senedin bono (emre muharrer senet) niteliği taşıyıp taşımadığını ve dolayısıyla İİK m. 167-170/b hükümlerine göre, alacaklının özel takip usulünden yararlanıp yararlanmayacağını zorunlu (kesin) şekil koşullarına göre değerlendirecektir.

Zorunlu (kesin) şekil koşulları beş tanedir. (TK. m. 688)

“Bono” ya da “Emre Muharrer Senet” Sözcüğü

Bono ya da emre muharrer senet sözcüğü metinde yer almalıdır. Bu sözcüklerden biri yoksa bono sayılmaz emre yazılı Ödeme vaadidir. Bu tür senetler bono hükmünde sayılırsa da İİK 167 vd. maddeleri uygulanamaz.

Bono    sözcüğü    yabancı    dilde   de    yazılabilir.    Tüm    metin    aynı    dilde düzenlenmelidir.

Koşulsuz Olarak (Kayıtsız-Şartsız) Belirli Bir Parayı Ödeme Vaadi

Şart   konulmuşsa   veya   belirli   bir   sözleşmeye   bağlı   olarak   düzenlendiği anlaşılıyorsa Yargıtay bono olarak kabul etmiyor.

Mükafat karşılığı, teminat karşılığı kaydını içeren bono geçerlidir. Diğer örnek durumlar için İçtihatlar bölümüne bakılmalıdır.

Bedel alternatifli örneğin bir milyar veya 1000 Dolar ödeyeceğim şeklinde düzenlenemez; belirli bedel şartı gerçekleşmemiş olur.

Rakamla, yazı arasında fark var ise yazı ile olana itibar edilir. (TK. 588/1) Fakat rakamda tahrifat var ise TK. m. 588 uygulanmaz. Bu konuda Talih Uyar a.g.e.’nin 8’inci sayfasında şöyle örnek vermektedir: “senette para miktarı rakamla (100.000) şeklinde belirtildikten sonra, yazıyla (ikiyüzbin) olarak açıklanmış ve senedin 100.000’e ilişkin rakamına bir (0) eklenerek, rakam (1000,000) yapılmışsa, bu senet ikiyüzbin liralık bir senet olarak da işlem.görmez.”

“Senette, rakamla ifade edilen “bedel miktarında sonradan değişiklik (düzeltme) yapılmışsa, bu düzeltmenin altının borçlu tarafından aynca imza edilmesi gerekir.” (Y. 12. HD. 25.03.1986-3980/3252)

Senet bedeli yalnız yazı ile veya yalnız rakamla birden fazla kez gösterilmiş ve bunlar arasında fark varsa, en az olan bedel geçerlidir. (TK. m. 588/11)

Bedel kısmı hiç yazılmamışsa, bu senet bono sayılmaz.

Kime ya da Kimin Emrine Ödenecekse Onun Adı ve Soyadı (Lehdarm İsmi)

Bono, kime ya da kimin emrine düzenlenmişse, onun gerçek kişi ise ad ve soyadı; tüzel kişi ise; ticaret unvanı (ticaret şirketlerinde), derneklerde (adı) bonoda belirtilmelidir.

Senette “lehdar” olarak gösterilen kişinin “gerçek” ya da “tüzel” kişiliğe sahip olması gerekir. Bu nedenle, senette “M,R. Mirasçılarının, ………  Adi Ortaklığının ya da “Konyalı Ticaret”, “Üçteks Kumaşçılık”, “Hakan Nakliyat Ticaret”, “Konya Ecza Deposu”, “Bizim Mobilya” şeklinde firma isminin lehdar olarak gösterilmesi halinde bono olmaz.

Senette lehdar olarak gösterilen firmanın tam ticaret unvanı noksansız olarak belirtilmediği için tüzel kişiliğe sahip bulunup bulunmadığı şikayet üzerine Tetkik Merciinde uyuşmazlık konusu olursa lehdarm tüzel kişiliğe sahip olduğu Tetkik Merciinde ileri sürülürde kanıtlanabilmeli yani senet metnindeki noksan belirtme tek başına senedin bono niteliğini kaybetmesine neden olmamalıdır. Yüksek mahkeme bazı kararlarında oy çokluğu ile aynı görüşü savunmaktadır.

Ancak Yargıtay’ın konuya yaklaşımı şu içtihat ile gösterilmektedir:

Lehdar; “Bedir Tavukçuluk” – Anlaşılabiliyor İse

yerleşmiş İçtihatlarına göre lehdar hanesinde kısaltılmış unvanı yazılı olan tüzel kişinin bu sıfatının saptanmış olması halinde, bononun tüzel kişi adına düzenlendiği kabul edilmektedir.

İcra takibine dayanak yapılan bononun “lehdar” hanesinde, sadece (Bedir Tavukçuluk) ibaresi yazılıdır. Senet lehdarının (Bedir Tavukçuluk Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi) olduğu ve bu nedenle tüzel kişiliğinin bulunduğu, takibin adı geçen şirket tarafından yapılmış olmasından ve takip talepnamesi ekindeki vekaletname müstenidatmdan anlaşılmaktadır. Gerek dairemizin ve gerekse Hukuk Genel Kurulunun yerleşmiş İçtihatlarına göre lehdar hanesinde kısaltılmış unvanı yazılı olan tüzel kişinin bu sıfatının saptanmış olması halinde, bononun tüzel kişi adına düzenlendiği kabul edilmektedir. Bu durum senedin bono vasfını etkilemeyeceği gibi Türk Ticaret Kanununun 688’inci maddesine aykırılık da teşkil etmiz. O halde, esasla ilgili itiraz nedenleri incelenerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. (Y. 12. HD. 11.09.2000-11357/12498)

Keşidecinin (Düzenleyenin, Tanzim Edenin) İmzası

İmza pulun üstüne ve açığa atılabilir. Sadece pulun üzerine veya sadece açığa atılsa da geçerlidir.

Keşide (Düzenleme, Tanzim) Tarihi

Tanzim tarihi olmayan bono, bono sayılmaz. (TTK. m. 688/6)

Senet fotokopisinde “tanzim tarihf’nin görülmemesi fakat icra kasasmdaki senet aslında bu tarihin yazılı olması halinde, senedin “bono” olarak kabulü gerekir mi?

Borçlular hakkında iki adet bonoya dayanılarak kambiyo senetlerine mahsus yolla takip yapılmıştır.

Borçlular, “senetlerin vade ve tanzim tarihlerinin sonradan lehdar banka (alacaklı) tarafından atıldığını, fotokopilerinde vade ve tanzim tarihlerinin bulunmadığını tanzim tarihi olmayan senetlerin adi senet niteliğinde olup, kambiyo senetlerine mahsus yolla takip yapılamayacağını” ileri sürmüşlerdir. Merci hakimliği itirazı kabul ederek takibi salt bu nedenle iptal etmiştir.

TTK’nin 592’nci maddesine göre; “tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış bulunan bir poliçe aradaki anlaşmalara aykırı bir şekilde doldurulmuşsa, bu anlaşmalara riayet edilmemiş olması keyfiyeti hâmile karşı ileri sürülemez. Meğer ki, hâmil poliçeyi kötü niyetle iktisap etmiş veya iktisabı sırasında ağır bir kusuru bulunmuş olsun.”

TTK’nin 690’inci yollaması ile bonolara da uygulanacak olan mezkur madde hükmüne göre (tamamen doldurulmamış bir bononun tedavüle çıkarılırken anlaşmalara aykırı olarak doldurulduğu) borçlu tarafından kanıtlanmadığı sürece, bono geçerliliğini koruyacaktır.

Takip konusu senetlerde tanzim tarihi vardır, takip talepnamesinde ve ödeme e-rinde tanzim tarihleri açıkça belirtilmiştir. Ne zaman çekildikleri anlaşılamayan senet fotokopilerinde tanzim tarihlerinin bulunmayışı sonuca etkili değildir.

CategoryMakale
Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat