Rüşvet Suçu Nedeniyle Memuriyetten Atılma

DANIŞTAY
12. Daire 2005/6835 E.N , 2008/320 K.N.

İlgili Kavramlar

MEMURLAR VE DİĞER KAMU GÖREVLİLERİ
MEMURİYETTEN ATILMA

Özet
DAVACININ GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMAK SUÇUNDAN ALDIĞI MAHKUMİYET KARARI, YARGITAYCA, EYLEMİN RÜŞVET SUÇUNUN TEŞKİL ETTİĞİ BELİRTİLEREK KAZANILMIŞ HAKLARI SAKLI KALMAK KAYDIYLA BOZULDUĞUNDAN, MEMUR OLMA KOŞULUNU KAYBETTİĞİNDEN BAHİSLE GÖREVİNE SON VERİLMESİNDE, HUKUKA AYKIRILIK BULUNMADIĞI HAKKINDA.

İçtihat Metni

Davacının … Malmüdürlüğü bünyesinde memur olarak görev yapmakta iken 657 sayılı Yasa’nın 48/A – 5 98/b ve 125/E-g maddeleri uyarınca görevine son verilmesine ilişkin 21.2.2005 günlü işlemin iptali istemiyle açılan davanın; her ne kadar işlemde 657 sayılı Yasa’nın 125/E-g maddesinden sözedilmekte ise de işlemin 657 sayılı Yasanın 98/b maddesi uyarınca tesis edilmiş olduğu ve rüşvet suçunu işlediği sabit olan davacı hakkında tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda Ordu İdare Mahkemesinin 25.7.2005 günlü £12005/1275, K:2005/1556 sayılı kararının dilekçede yazılı nedenlerle davacı tarafından 2577 sayılı İdari yargılama Usulü Kanununun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

Savunmanın Özeti : Temyizi istenen kararın usul ve kanuna uygun olduğu, ileri sürülen nedenlerin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesine uymadığı, bu nedenle istemin reddi gerekeceği yolundadır.

Danıştay Tetkik Hakimi: Müjgan Karyağdı

Düşüncesi : Davacının görevine son verilmesine dayanak teşkil eden eylemi nedeniyle açılan kamu davasında görevi kötüye kullanmak suçundan mahkum olduğu bu kararı kendisi temyiz etmiş olmakla Yargıtayca kazanılmış hakları saklı kalmak koşuluyla suçun rüşvet suçunu oluşturduğu gerekçesiyle kararın bozulduğu, bozma kararı uyarınca davacının rüşvet suçundan mahkum olduğu ancak ilk yargılamasında verilen ceza miktarı çerçevesinde cezalandırılmasına karar verildiği dosyanın incelenmesinden anlaşılmıştır.

Aleyhe bozma yasağı olarak nitelendirilen CMUK’nun 326 maddesi uyarınca kazanılmış hak kavramını sadece ceza miktarı olarak sınırlandırmak hak arama özgürlüğüne aykırı olduğundan, davacının ilk mahkumiyet kararı uyarınca yani görevi kötüye kullanmak suçundan dolayı 657 saylı Yasanın 48/A-5 maddesine göre görevine son verilemeyeceğinden aksi yoldaki kararın bozulması gerektiği düşünülmüştür.

Danıştay Savcısı: E.Nur Necef

Düşüncesi:İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği düşünüldü: Her ne kadar davacı, görevine son verilmesine neden teşkil eden eylemi nedeniyle açılan kamu davasında ilk kez görevi kötüye kullanmak suçundan aldığı mahkumiyet kararını temyiz etmesi üzerine Yargıtayca eyleminin rüşvet suçunu teşkil ettiği ancak kazanılmış haklarının saklı kalmak kaydıyla kararın bozulduğu ve bozma üzerine verilen kararda kazanılmış hakları nedeniyle mahkumiyet kararının ertelenmesine karar verilmesi üzerine görevine son verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığını ileri sürmüş ise, de kazanılmış hakkın sadece ceza miktarına ilişkin olduğu suçun niteliğini kapsamadığı yargısal içtihatlarla kabul edilmiştir.Bu nedenle rüşvet suçundan mahkum olan davacının 657 sayılı Yasa uyarınca memur olma koşulunu kaybettiğinden tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

İdare ve Vergi Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Ordu İdare Mahkemesinin 25.7.2005 günlü E:2005/1275, K:2005/1556 sayılı kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep de bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanmasına, temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına, 25.1.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

CategoryYargı Kararı
Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat