Polisin Görevde Yaralanması Tazminat Talebi

Polisin Görevde Yaralanması Tazminat Talebi

T.C.
D A N I Ş T A Y
İdari Dava Daireleri Kurulu
Esas No:2006/99
Karar No:2009/1962

Özeti : Münhasıran asayişin ve güvenliğin sağlanmasına yönelik bir görevlendirme sırasında meydana gelen yaralanma ve ölüm olayları nakdi tazminat ödenmesine konu olabileceğinden; trafik polislerine, böyle bir görevlendirme ve acil veya zorunlu bir durum olmaksızın, trafiği kontrol görevini yürütürken meydana gelen yaralanma ve ölüm olaylarından dolayı nakdi tazminat ödenmemesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı hakkında.

Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) : İçişleri Bakanlığı

Karşı Taraf (Davacı) : …

İstemin Özeti : Ankara 5. idare Mahkemesi’nce verilen 7.7.2005 günlü, E:2005/1320, K:2005/1016 sayılı ısrar kararını davalı idare temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir.

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi Mustafa Karabulut’un Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı Nevzat Özgür’ün Düşüncesi : Danıştay dava dairelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Dava, trafik polisi olarak görev yapan davacının, görevi sırasında geçirdiği trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle 2330 sayılı Yasa uyarınca nakdi tazminat ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

Ankara 5. İdare Mahkemesinin 7.2.2002 günlü, E:2001/1577, K:2002/143 sayılı kararıyla; 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun 1. maddesi ile Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmeliğin 2. maddesinin (a) bendindeki hükümlere yer verilerek, iç güvenlik ve asayişin korunması ile görevlendirilen emniyet mensuplarına görevleri sırasında maruz kaldıkları yaralanma ve sakatlanma hallerinde nakdi tazminat ödenmesinin öngörüldüğü, olayda, trafik polis memuru olan davacının trafik kazasına müdahale için gittiği olay yerinde karşı yönden gelen bir aracın trafik kazasına neden olan araca çarpması neticesinde yaralandığı, olay nedeniyle kendisine nakdi tazminat ödenmesi için yaptığı başvurusunun görevin içgüvenlik ve asayişe özgü bir nitelik taşımadığından bahisle dava konusu işlemle reddedildiği, trafik polisi olan davacının toplumun can ve mal güvenliğini korumaya yönelik olarak trafik asayiş görevini, araç ve sürücülerin denetimi bakımından sürdürmekte olduğu dikkate alındığında, görevin 2330 sayılı Yasada ifade edilen anlamda iç güvenlik ve asayişe özgü bir nitelik taşıdığının kabulü gerektiğinden, trafik polisi olarak görevli bulunduğu sırada yaralanan davacının nakdi tazminat isteminin karşılanması gerekirken, karşılanmaması yönünde tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.

Bu karar, temyiz incelemesi sonucunda Danıştay Onuncu Dairesinin 7.11.2002 günlü, E:2002/3704, K:2002/4226 sayılı kararıyla; asayiş ve güvenliği sağlamanın polisin asli görevlerinden olduğu, 2330 sayılı Yasa uyarınca münhasıran asayiş ve güvenliğin sağlanmasına yönelik bir görevlendirme sırasında meydana gelen yaralanmanın nakdi tazminat ödenmesine konu olabileceği, olayda trafik polisi olan davacının yaralanmasının belirtilen nitelikte olmadığı gerekçesiyle bozulmuş ise de Ankara 5. İdare Mahkemesi bozma kararına uymayarak dava konusu işlemin iptali yolundaki ilk kararında ısrar etmiştir.

Davalı idare, Ankara 5. İdare Mahkemesinin 7.7.2005 günlü, E:2005/1320, K:2005/1016 sayılı ısrar kararını, davacının yaralanması sırasında yürütmekte olduğu görevin 2330 sayılı Yasa kapsamında olmadığını ileri sürerek temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir.

2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun 1. maddesinde; Kanunun amacı, “Barışta güven ve asayişi korumak, kaçakçılığı men takip ve tahkikle görevli olanların bu görevinden dolayı ya da görevleri sona ermiş olsa bile yaptıkları hizmet nedeniyle derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları yaralanma veya hastalık sonucu ölmeleri veya sakat kalmaları halinde ödenecek nakdi tazminat…” esas ve yöntemlerinin saptanması olarak belirlenmiştir.

Anılan Kanunun 10. maddesine istinaden çıkarılan “Nakdi Tazminat Verilmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelik”in 2. maddesinde ise; yönetmelik kapsamına giren personel sayıldıktan sonra, söz konusu yönetmelikte belirtilen personelin bu yardımlardan dolayı veya görev ve yardımları sona ermiş olsa bile yaptıkları bu görev ve yardımlar nedeniyle ya da devlet güçlerini sindirme amacına yönelik saldırı sonucu, derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları yaralanma veya hastalık sonucu ölmeleri halinde Kanunda belirtilen hak sahiplerine verilecek nakdi tazminat ile bağlanacak aylığın, yaralanmaları halinde ise kendilerine verilecek nakdi tazminatın esaslarını kapsayacağı belirtilmiştir.

Öte yandan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 5. maddesinin (b) bendinde; Emniyet Genel Müdürlüğü trafik kuruluşlarının görev ve yetkilerinin; araçları, bu Kanuna göre araçlarda bulundurulması gerekli belge ve gereçleri, sürücüleri ve bunlara ait belgeleri, sürücülerin ve karayolunu kullanan diğer kişilerin kurallara uyup uymadığını, trafik düzenlemelerinin ve çeşitli tesislerin bu Kanun hükümlerine uygun olup olmadığını denetlemek, duran ve akan trafiği düzenlemek ve yönetmek olduğu belirtilmiş ve anılan Kanunun 6. maddesinin (a) bendinde de, trafik zabıtasının görevi sırasında karşılaştığı acil ve zorunlu hallerde genel zabıta görevi yapmakla da yetkili olduğu ve mülki idare amirlerince, emniyet ve asayiş bakımından zorunlu görülen haller dışında, trafik zabıtasına genel zabıta görevi verilemeyeceği, araç, gereç ve özel teçhizatın trafik hizmetleri dışında kullanılamayacağı belirtilmiştir.

2330 sayılı Kanun ile bu Kanuna dayanılarak çıkarılan Yönetmeliğin yukarıda açıklanan hükümlerine göre nakdi tazminatın ödenebilmesi için; iç güvenlik ve asayişin korunması, kaçakçılığın men, takip ve tahkiki konularında görevli olunması, ölüm, sakatlanma

ve yaralanmanın belirtilen görevlerin yapılışı sırasında ve görev nedeniyle veya görev sona ermiş bulunsa bile bu görevden dolayı meydana gelmiş olması, ölüm, yaralanma veya sakatlanmanın oluşumunda görevli kişinin kendi kastının bulunmaması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.

Asayişi ve güvenliği sağlamak polisin asli görevi olmakla birlikte, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun yukarıda anılan hükümlerine göre; trafik polislerinin öncelikle sürücülerin trafik kurallarına riayet edip etmediklerini kontrolle görevli olduğu, acil ve zorunlu haller dışında ve mülki idare amirlerince görevlendirilmedikçe emniyet ve asayiş bakımından görevli olmadığı ve 2330 sayılı Kanun uyarınca, münhasıran asayişin ve güvenliğin sağlanmasına yönelik bir görevlendirme sırasında meydana gelen yaralanma ve ölüm olayları nakdi tazminat ödenmesine konu olabileceğinden; trafik polislerine, böyle bir görevlendirme ve acil veya zorunlu bir durum olmaksızın, trafiği kontrol görevini yürütürken meydana gelen yaralanma ve ölüm olaylarından dolayı nakdi tazminat ödenmesi olanağı bulunmamaktadır.

Olayda, trafik polisi olarak görevli davacının, trafik ihlaline müdahale ederken yaralandığı anlaşılmakta olup, davacıya 2330 sayılı Kanun hükümleri uyarınca nakdi tazminat ödenmemesi yolunda tesis edilen dava konusu işlemde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, Ankara 5. İdare Mahkemesinin 7.7.2005 günlü, E:2005/1320 K:2005/1016 sayılı ısrar kararının bozulmasina, dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere anılan İdari Mahkemesine gönderilmesine, 5.11.2009 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

Trafik polisleri tarafından yürütülen hizmet iç güvenlik kapsamında bir kolluk hizmetidir. Dolayısıyla bu hizmetin ifası sırasında meydana gelen yaralanma ve ölüm olaylarında, diğer koşullar da varsa, nakdi tazminat ödenmesi gerekmektedir.

Davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususlar İdare Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, istemin reddi gerektiği oyuyla karara karşıyız.

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Call Now Button
WhatsApp chat