Poliçe Nedir? Poliçenin Unsurları Nelerdir?

Mesafeli satış sözleşmesi nedir?

Poliçe Nedir? Poliçenin Unsurları Nelerdir?

Belirli bir miktar paranın, hamile ödenmesi hususunda koşulsuz (kayıtsız şartsız) havale emrini taşıyan; özel şekil koşullarına bağlı, kıymetli evrak niteliğinde bir senet ya da daha kısa bir deyişle; belirli bir kişi emrine (ayrık olarak; adına) diğer bir kişiye verilen ödeme yetkisini içeren senet olan poliçe, Ticaret Kanununda oldukça ayrıntılı düzenlemiştir (TK.m.. 583-687).

583. maddesinde gösterilmiş olan poliçenin şekil koşullarını -bonolarda olduğu gibi-öğretideki gruplandırmaya bağlı olarak üç grupta incelemek mümkündür:

a- Zorunlu (kesin=mutlak) şekil koşulları,

b- Alternatif zorunlu (mecburi) şekil koşulları,

c- İsteme bağlı (ihtiyari) koşullar.

Zorunlu (kesin=mutlak) şekil koşulları

aa- Poliçe kelimesi,

bb- Koşulsuz olarak (kayıtsız şartsız) belirli bir paranın havalesi,

cc- Ödeyecek kimsenin (muhatabın) adı ve soyadı,

dd- Kime ve kimin emrine ödenecekse onun (lehtarın) adı,

ee- Keşidecinin imzası,

ff- Keşide (düzenleme) tarihi.

TK 585. maddesi uyarınca, “doğrudan doğruya keşideci üzerine” poliçe çekilmesi yani muhatabın, keşidecinin kendisi olması mümkündür.

Alternatif Zorunlu (Mecburî) Şekil Koşulları

aa- Keşide yeri: Poliçe’de “keşide yeri” ayrıca ve açıkça belirtilmemişse, keşidecinin isminin yanında yazılı yerde, poliçenin keşide edilmiş (düzenlenmiş) olduğu kabul edilir (TK.. m 584/IV). Eğer poliçeye “keşide yeri” yazılmadığı gibi, “keşidecinin ismi yanında”da bir yer gösterilmemişse, o senet poliçe sayılmaz (TK. m.. 584/1).

“Keşide yeri”, icra takibinde yetkili icra dairesinin belirlenmesinde etkili olduğu için. takip hukuku bakımından da önem taşır.

bb- Ödeme yeri: Poliçe’de ödeme yeri ayrıca ve açıkça belirtilmemişse, poliçeyi ödeyecek kişi ya da kurumun adı yanında gösterilen yer, “ödeme yeri” sayılır. (TK.. m. 584/III) (Y. İİD. 21.11.1968 – 10080/10702) Eğer “ödeme yeri” 4aynca gösterilmediği gibi, ödeyecek kimsenin ismi yanında da bir yer belirtilmemişse, düzenlenen senet “poliçe” sayılmaz (TK. m. 584/1).

İhtiyarî Şekil Koşulları

aa- Vade: Vade denince, poliçe bedelinin muaccel olduğu yani “ödemenin yapılması gereken gün” anlaşılır.

Ticaret Yasası poliçe bedelinin ancak “vade günü” muaccel olacağını belirtmişse de ayrık olarak, TY. 625 maddesinde öngörülmüş olan hallerde “vadeden önce”de, poliçe bedeli ödenebilir (muaccel) hale gelir.

Poliçelerde -bonolarda olduğu gibi- dört tür vade söz konusu olur (TK.m.. 615). Muhtelif vadeli poliçeler hükümsüzdür.

bb- Protestodan ayrıcalığı (muafiyeti) gösteren kayıt (masrafsız iade protestosuz vb.) (TK.m.. 634).

cc- Cirantaların ödememe ya da kabul olunmama hâllerinde sorumlu olamayacaklarını göstermek için koydukları kayıtlar (TK.m.591).

dd- Avali belirten kayıtlar (TK.m.613).

ee- Retrete ilişkin kayıtlar (TK.m.. 641).

ff- Faiz koşuluna ilişkin kayıtlar (TK.m.. 587).

gg- Karşılığın devrine ilişkin kayıtlar (TK.m.645).

hh- Yetki kaydı.

u- Hakeme başvuru (tahkim) kaydı.

ii- Bedel kaydı.

BONOYA TATBİK EDİLECEK POLİÇEYE DAİR HÜKÜMLER

” Bononun mahiyetine aykırı düşmedikçe poliçelerin cirosuna ait (593 – 602) ve vadeye dair (615 – 619) ve ödeme hakkındaki (620 – 624) ve ödemeden imtina halinde müracaat haklarına dair (625 – 639, 641 – 643) ve araya girme suretiyle ödemeye ait (646, 650 – 654) ve suretlere müteallik (658, 659) ve bozup değiştirme hakkındaki (660) ve müruruzamana ait (661 – 663) ve iptale müteallik (669 – 677) ve tatil günleri, müddetlerin hesabı ve atıfet mehillerinin yasağı, poliçeye müteallik muamelelerin yapılması icabeden yer ve imza hakkındaki (664 – 668) ve kanunlar ihtilafına dair (678 -687)inci maddeler hükümleri bonolar hakkında da caridir.

Vadesi gösterilmemiş olan bono, görüldüğünde ödenmesi şart olan bir bono sayılır.

Sarahat bulunmadığı takdirde senedin tanzim edildiği yer, Ödeme yeri ve aynı zamanda tanzim edenin ikametgâhı sayılır.

Tanzim edildiği yer gösterilmeyen bir bono, tazim edenin ad ve soyadı yanında vazıh olan yerde tanzim edilmiş sayılır..” (TTK.m.690)

690. maddesi bonolara mahiyetlerine aykırı düşmedikçe tatbik edilecek poliçeye müteallik hükümleri ayrıntılı bir şekilde göstermiş bulunmaktadır. Bu meyanda tabii olarak kıymetli evrak hakkındaki umumi hükümler, (TK. 557-582) bonolara da tatbik edilir. Bonoda da mükellefiyetin ve sorumluluğun doğması için senedin lehdara verilmesi gerekir. Öte yandan bono, diğer kambiyo senetleri gibi mücerret ve şekle sıkı sıkıya bağlı bir senettir.

Bonoya Tatbik Edilecek Poliçeye Mütedair Hükümler Sırasıyla Şunlardır

Üçüncü bir şahsın ikametgâhında veya muhatabın ikametgâhından başka bir yerde ödenmesi şart kılman poliçeye müteallik TK. 586 ve 609 (TK’nin 609’uncu maddesi hükmünün bonolara tatbiki mümkün değildir. Çünkü bonolarda kabul bahis konusu olmaz. Bono kabule arz olunamaz faiz şartıyla ilgili TK. 587; ödenecek bedele dair muhtelif beyanlar hakkındaki TK. 588.; muteber olmayan bir imzanın sonuçlarına dair TK. 589.; temsil yetkisine sahip olmayan veya yetki sınırını aşan bir kimsenin imzasına müteallik TK. 590. ve açık poliçeyle ilgili TK’nin 592’nci madde hükümleri, bonolar hakkında da cari olur TK. 690 II). TK’nin 583 ve 584’üncü maddeleri yerine, bonolar hakkında TK’nin 688 ve 689’uncu maddeleri derpiş edilmiştir. Bundan başka bonolarda tanzim edenin sorumluluğu ile ilgili hususi hüküm konmuştur (TK. 691).

Poliçelerin cirosuna ait TK. 593 – 602 madde hükümleri de bonolara tatbik edilir. Bonolarda da cironun, devir (TK. 596), teminat (TK. 597) ve hak sahipliğini teşhis ı.TK. 598) fonksiyonları vardır. Keşideci üzerine ciro mümkündür. Bu takdirde bonodan doğan borç sükût eder. Keşideci bononun cirosunu yakalamışsa bono nama yazılı senet haline gelir.

Avale ilişkin TK’nin 612 – 614’üncü madde hükümleri de bonolar hakkında tatbik edilir (TK. 690/3). Aval şerhinde avalin kimin hesabına verildiği gösterilmezse bonoyu tanzim eden kimse için verilmiş sayılır (TK. 690/4). Keşideci lehine aval verene karşı hâmilin hakları üç yıl içinde zamanaşımına uğrar. İbraz ve protesto çekmeden bu kimseye müracaat mümkündür.

Vadeye dair TK’nin 615 – 619’uncu madde hükümleri bonolar hakkında da caridir.

Poliçenin ödenmesine mütedair TK’nin 620 – 624’üncü madde hükümleri bonolara tatbik edilir. Hâmil, bonoyu keşideciye ödenmek üzere ibraz etmelidir. Bonoyu tanzim eden kimse bonoyu öderken hâmil tarafından bir ibra şerhi yazılarak bononun kendisine verilmesini isteyebilir. Bu suretle borçlu ve alacaklı sıfatı keşidecinin şahsında birleşir; borç sükût eder.

Ödemeden imtina halinde müracaat haklarına dair TK’nin 625 – 639, 641 643’üncü madde hükümleri bonolar hakkında da caridir. Bononun kabulü söz konusu olmadığından kabul etmeme dolayısıyla rücu da mümkün görülmemiştir. Fakat bonoyu tanzim eden kimsenin ekonomik durumunun sarsılması sebebiyle TK. 625/2 ve TK. 626/5, 6’ncı fıkrası hükümleri uyarınca hâmil, vadeden önce müracaat hakkını kullanabilir. Hâmilin TK. 635’e göre bonoyu keşide eden kimseye bir “ihbar” mükellefiyeti yoktur. Çünkü keşideci müracaat borçlusu değildir. Protesto keşideciye karşı tanzim edilir. Fakat keşideci protestodan muafiyet kaydını bonoya yazabilir. Bu takdirde diğer bütün borçlular protesto çekmek mükellefiyetinden kurtulur.

Bonoda araya girme mümkündür (TK. 646) (TK. 690/1). Fakat keşideci, araya girecek şahsı gösteremez. Çünkü araya girecek kimseyi, bono borçlularından hâmilinin müracaat haklarını kullanmamasında kendi lehlerine bir yarar gören kimse gösterir. Keşideci tarafından bononun araya girme suretiyle ödenmesi de mümkün değildir. Araya girme suretiyle ödeme, müracaat borçluları lehine yapıldığından keşideci için araya girme suretiyle ödeme söz konusu olmaz. Keşideci lehine bono ödendiği takdirde bonodan doğan bütün haklar düşer. Fakat keşideci lehine ödeyen kimse bonodan doğan hakları iktisap edemez. Müracaat borçlusu lehine ödeyen kimse müracaat borçlusu için araya giren şahsa ve borçludan Önce gelen kimselere ve keşideciye karşı bonodan doğan haklan kullanabilir. (TK. 650 – 654)

TK’nin 690/1’inci fıkrasındaki atfa dayanılarak bonoların suretleri çıkarılabilir (TK. 658-659). Buna mukabil bono birden çok nüshalar halinde tanzim edilemez. Çünkü nüshalar, senedin biri tedavül ederken diğer nüshayı muhataba göndererek kabule arz etmek gayesiyle çıkarırlar. Bonoda ise kabule arz söz konusu olmaz.

660, aynı zamanda bonolar hakkında tatbik edilir.

Zamanaşımına ait TK. 661 – 663 iptale müteallik TK. 669 – 677, tatil günleri, müddetlerin hesabı ve atıfet mehillerinin yasağı, poliçeye müteallik muamelelerin yapılması icap eden yer ve imza hakkındaki TK. 664 – 668 ve kanunlar ihtilafına dair TK’nin 678 – 679’uncu madde hükümleri bonolar hakkında da caridir.

Bonoya Uygulanmayacak Poliçeye Dair Hükümler

-TTK’nin 583 – 584’üncü maddeleri yerine TTK’nin 688 – 689’uncu maddeleri vazedilmişlerdir.

-TTK’nin 585’inci maddesi tatbik edilmez.

-TTK. 591 keşidecinin mesuliyeti ile ilgilidir, tatbik edilemez. Kabule müteallik TTK’nin 603 – 608’inci maddeleri tatbik edilemez.

-TTK’nin 609’uncu maddesi de bono kabule arz olunamayacağından

-TTK. 610 – 611’inci maddeler kabulün neticeleri ile kabul şerhinin çizilmesinden bahseder. Keza tatbik edilemez.

-TTK. m. 640 Kısmi kabule müteallik olduğundan tatbik edilemez.

-TTK. 647 – 649 tavassut suretiyle kabul hakkındadır. Tatbik olunamaz.

-TTK. 655 – 657 Poliçe nüshaları hakkında olup keza tatbik edilemezler.

690’inci maddede TTK’nin 644’üncü maddesi zikredilmiyor. Fakat bu, kanaatimizce bonoya uyar şekilde tatbik edilmelidir. Zira sebepsiz mal iktisabı hakkındadır.

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Call Now Button
WhatsApp chat