Paylaştırmanın (Taksimin) Bozulması Davası Nedir?

TÜRK MEDENİ YASASI MADDE 676.- Mirasçılar arasında payların oluşturulması ve fiilen alınması veya aralarında yapacakları paylaşma sözleş­mesi mirasçıları bağlar.

Paylaşma sözleşmesiyle mirasçılar, tereke mallarının tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin miras payları oranında paylı mülkiyete dönüştürülmesini de kabul edebilirler.

Paylaşma sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır.

MADDE 677.- Terekenin tamamı veya bir kısmı üzerinde miras payının devri konusunda miraççılar arasında yapılan sözleşmelerin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır.

Bir mirasçının üçüncü kişiyle yapacağı böyle bir sözleşmenin geçerliliği, noterlikçe düzenlenmesine bağlıdır. Sözleşme bu kişiye paylaşmaya katılma yetkisi vermez; sadece paylaşma sonunda mirasçıya özgülenen payın kendisine verilmesini isteme hakkını sağlar.

MADDE 678.- Mirasbırakunın katılması veya izni olmaksızın bir miras­çının henüz açılmamış bir miras hakkında diğer mirasçılar veya üçüncü bir kişi eli yapacağı sözleşmeler geçerli değildir.

Böylece bir sözleşme gereğince yerine getirilmiş olan edimlerin geri ve­rilmesi istenebilir.

MADDE 679.- Paylaşmanın tamamlanmasından sonra mirasçılar, pay­larına düşen malları için birbirlerine karşı satım hükümlerine göre sorumlu­durlar.

Mirasçılar, paylaşmada her birine özgülenmiş olan alacakların varlığım birbirlerine karşı garanti ettikleri gibi; borsaya kayıtlı olan kıymetli evrak dı­şında, alacağın mirasçının hakkına mahsup edilen miktarı için borçlunun ödeme gücünden adi kefil gibi sorumludurlar.

Garantiye ve kefalete dayanan dava, paylaşma tarihinin veya daha sonra yerine getirilecek alacaklarda muacceliyet tarihinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

MADDE 680.- Borçlar Kanununun geçersizliğe ilişkin genel hükümleri, paylaşma sözleşmeleri hakkında da uygulanır:

MADDE 681.- Mirasçılar, bölünmesine veya nakline alacaklı tarafından açık veya örtülü olarak rıza gösterilmemiş olan tereke borçlarından dolayı, paylaşmadan sonra da bütün mal varlıklarıyla müteselsilen sorumludurlar.

Paylaşmanın gerçekleştiği tarihin veya daha sonra yerine getirilecek borçlarda muacceliyet tarihinin üzerinden beş yıl geçmekle teselsül sona erer.

MADDE 682.- Paylaşma sözleşmesinde ödenmesi kendisine yükletilmiş olan bir tereke borcunu veya üzerine aldığı miktardan fazlasını ödeyen mirasçı, diğer mirasçılara rücu edebilir.

Rücu hakkı, ilk önce, ödenmiş olan borcu paylaşma sözleşmesiyle üst­lenmiş bulunan mirasçıya karşı kullanılır.

Diğer hallerde, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, mirasçılardan her biri terekedeki borçları miras payı oranında Ödemekle yükümlüdür.

Açıklama

Mirasçılar arasında payların (oluşturulması) belli edilmesi ve mirasçılara geçirilmesi hususunda yapılan paylaşma (taksim) sözleşmesi mirasçıları bağlaya­caktır.

Paylaşma sözleşmesi yazılı olmadıkça geçerli değildir. Yani bu biçim ko­şulu yerine getirilmeden hüküm ifade etmeyecek ve mirasçıları bağlamayacaktır.

Paylaşma sözleşmesiyle mirasçılar tereke mallarının tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği (müşterek) mülkiyetinin paylı (iştirakli) mülkiyete dö­nüştürülmesini de kabul edebilirler. Ayrıca, terekenin tamamı yahut da bir kısmı üzerinde miras payının devri hususunda mirasçılar arasında yapılan sözleşmeler de yazılı şekle bağlıdır. Yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmayacaktır. Ancak; mirasçılardan birinin üçüncü kişiyle yapacağı böyle bir sözleşme yazılı olmakla beraber noterlikçe düzenlenmiş bulunacaktır. Bu sözleşme üçüncü kişiye pay­laşmaya katılma yetkisi vermeyecek, sadece paylaşma sonunda mirasçıya (veri­len) ayrılan payın kendisine verilmesini isteme hakkım sağlayacaktır.

Henüz açılmamış bir miras hakkında, (mirasbırakanın katılması yahut izni olmaksızın) diğer mirasçılarla ve üçüncü kişi ile yapılacak sözleşmeler geçersiz olacaktır. Bu sözleşmeye dayanılarak yerine getirilmiş edimlerin (borçların) geri verilmesi istenebilecektir.

Paylaşmanın tamamlanmasından sonra mirasçılar, paylarına düşen malları için karşılıklı olarak satım kurallarına göre sorumlu olacaktır.

Mirasçılar, paylaşmada her birine ayrılmış olan (özgülenmiş) alacakların varlığını birbirlerine karşı garanti ettikleri gibi, adi kefil gibi de sorumludurlar. Garanti ve kefalete dayanan dava, paylaşma gününün yahut daha sonra ödenecek alacaklarda ödeme gününün üzerinden (1) yıl geçmekle zamanaşımına uğraya­caktır.

Paylaşma sözleşmesinin geçersizliği Borçlar Yasasının geçersizliğe ilişkin genel kuralları göz önünde tutularak çözümlenecektir.

Mirasçılar, tereke borçlarından dolayı, paylaşmadan sonra da bütün mal varlıklarıyla zincirleme (müteselsilen) sorumlu olacaklar, bu sorumluluk, pay­laşmanın gerçekleştiği günün yahut ödenecek (vade) gününden itibaren” (5) yıl geçmekle sona erecektir.

Paylaşma sözleşmesinde, ödenmesi kendisine yüklenmiş tereke borcunu ödeyen veya fazlasını ödeyen mirasçı diğer mirasçılardan bedeli isteyebilecektir. Yani diğer mirasçılara rücu (dönüş) edebilir.

Rücu hakkı, önce ödenmiş olan borcu paylaşma sözleşmesiyle üstlenmiş bulunan mirasçıya karşı kullanılacak diğer hallerde tüm mirasçılar terekedeki borçlan miras payı oranında ödemek zorundadırlar.

Görevli Mahkeme

Paylaştırma (taksim) davaları Sulh Hukuk Mahkemesinde görüldüğüne göre, değerine bakılmaksızın, paylaşmanın (taksimin) feshi davası da Sulh Hu­kuk Mahkemesinde görülür.

Yetkili Mahkeme

Mirasbırakanın (ölenin) yerleşim yeri mahkemesi, yetkili mahkemedir.

Davacı

Paylaşımdan zarar gören mirasçılardan biri veya birkaçı.

Davalı

Davayı açan mirasçıdan başka diğer mirasçıların hepsi.

Dava Açma Koşulları
  1. Paylaşma (taksim) sözleşmesi, hataya, hileye, gabine, ihraka dayanılarak yazılmış olmalı.
  2. Paylaşma sözleşmesini (taksim mukavelesini) yapan mirasçılardan bir kısmı veya biri ehliyetli olmamalı.
Göz  Önünde  Tutulacak Hususlar
  1. Davacı, paylaşma (taksim) sözleşmesinin hataya, gabine veya ikraha dayanılarak yapıldığını ispatlayacaktır.
  2. Davalının veya davalıların ehliyetsizliği iddia edilirse, hakim nüfus ka­yıtlarını getirtecek, ehliyet durumunu inceleyecektir. Dava her türlü delille ispat
  3. Sözleşmeler (mukavelelerdin genel olarak bozulma sebepleri, paylaşım (taksim) sözleşmesinin bozulmasında da aynen göz önünde tutulacaktır.
  4. Hata, hile, ikrah sebebiyle dava açılabilmesi için, bunların ortadan kalk­tığı günden itibaren bir yıl geçmemiş olması gereklidir. Yani dava bu bir yıl içinde açılmalıdır (BY 31).
  5. Gabin sebebiyle paylaşmanın (taksimin) (feshi) bozulması davası açıla­bilmesi için, taksimin yapıldığı günden itibaren bir yıl geçmemiş olmalıdır. Yine bu bir yıl içinde dava açılmalıdır.
  6. Ehliyetsizliğe dayanan dava 10 yıl içinde açılmalıdır (BY 125).
  7. Veli veya vasinin izin almamasına dayandırılan davaların ise 10 yıl içinde açılması gereklidir. Bu süreler geçirildikten sonra, dava zamanaşımına uğrayacaktır.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...