Moleküler genetik inceleme nedir, bu incelemenin yapılmasına kim karar verir?

Moleküler genetik incelemeler bahsi Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 78-80 maddeleri arasında düzenlenmiştir. Buna göre sanık, şüpheli, mağdur veya diğer kişilerin vücutlarının muayenesinden veya örnek alma işlemlerinden madde 75 ve 76 uyarınca elde edilen bulgular üzerinde moleküler genetik inceleme yapılabilir. Bu incelemenin yapılması, soybağının veya elde edilen bulgunun şüpheli veya sanığa ya da mağdura ait olup olmadığının tespiti için zorunlu olması şartına bağlıdır. Burada soybağının tespiti ile kastedilen bir suçun aydınlatılması için soybağının tespitini zorunlu olduğu hallerdir. Örneğin çocuğun soybağını değiştirme (Türk Ceza Kanunu madde 231), çocuğun kaçırılması ve alıkonması (Türk Ceza Kanunu madde 234), suçun altsoy veya üstsoya karşı işlenmesinin nitelikli hal sayıldığı durumlarda soybağının tespitinin zorunlu olduğu kabul edilebilir.

Eğer bir olay mahallinde kime ait olduğu belli olamayan vücut parçaları bulunursa yine ancak yukarıda bahsettiğimiz zorunluluk şartının yerine gelmesi halinde moleküler genetik inceleme yapılabilecektir. Bu şart yerine gelmediği sürece kime ati olduğu belli olmayan beden parçaları üzerinden moleküler genetik inceleme yapılamaz.

Moleküler genetik inceleme, soruşturma evresinde sulh ceza hakiminin, kovuşturma evresinde ise davaya bakmakta olan mahkemenin kararı ile gerçekleştirilebilir. Verilen bu kararda incelemeyi gerçekleştirecek bilirkişinin de gösterilmesi gerekmektedir. Bu bilirkişinin soruşturma veya kovuşturmayı yürüten makamdan bağımsız kişiler olmalıdırlar. Bilirkişinin bağımsızlık ve tarafsızlığını sağlamak için incelenecek bulgular, bilirkişiye ilgilinin adı ve soyadı, adresi, doğum tarihi bildirilmeksizin verilir.

Genetik inceleme sonucu elde edilen bilgiler kişisel veri niteliğindedir. Bu bilgiler başka bir amaçla kullanılamazlar. İnceleme sonucu elde edilen bilgilere ulaşma yetkisini haiz kişiler bu bilgileri üçüncü şahıslara vermeme yükümlülüğü altındadır. Eğer bu hususlara aykırı davranılırsa Türk Ceza Kanunu madde 135 ve devamında düzenlenen kişisel verilerin kaydedilmesi, verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi veya verilmesi suçları oluşacaktır. Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresi dolar, bu karara yapılan itiraz reddolunur veya davanın sonunda beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilip kesinleşirse en geç on gün içinde Cumhuriyet savcısının huzurunda bu bilgiler yok edilir ve bu durum dosyasında muhafaza edilmek üzere tutanağa geçirilir. Bilgilerin yok edilmesiyle yükümlü kişiler bu görevlerini yerine getirmezse kanunun 138. maddesindeki kişisel verileri yok etmeme suçu oluşur.

CategoryMakale
Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat