Mirasın Paylaştırılması Davası Nedir? Nasıl Açılır?

TÜRK MEDENİ YASASI MADDE 646.- Yasal mirasçılar, gerek kendi aralarında, gerek atanmış mirasçılarla birlikte mirası aynı kurallara göre pay­laşırlar.

Aksine düzenleme olmadıkça mirasçılar, paylaşmanın nasıl yapılacağını serbestçe kararlaştırırlar.

Tereke mallarına zilyet olan veya mirasbırakana borçlu bulunan miras­çılar, paylaşma sırasında bu konuda eksiksiz bilgi vermekle yükümlüdürler.

MADDE 647.- Mirasbırakan, ölüme bağlı tasarrufuyla paylaşmanın na­sıl yapılacağı ve payların nasıl oluşturulacağı hakkında kurallar koyabilir.

Bu kurallar, mirasbırakan tarafından kastedilmiş olan bir eşitsizlik ha­linde payların denkleştirilmesi olanağı saklı kalmak kaydıyla, mirasçılar için bağlayıcıdır.

Aksini arzu ettiği tasarruftan anlaşılmadıkça, mirasbırakanın tereke malını bir mirasçıya özgülemesi, vasiyet olmayıp sadece paylaştırma kuralı sayılır.

MADDE 648.- Açılmış mirasta bir mirasçının payını devralmış veya hac­zettirmiş olan ya da elinde mirasçıya karşı alınmış borç ödemeden aciz belgesi bulunan alacaklı, sulh hakiminden bu mirasçının yerine katılmak üzere bir kayyım atanmasını isteyebilir.

MADDE 649.- Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça mirasçılar, paylaşmada terekenin bütün malları üzerinde eşit hakka sahiptirler.

Mirasçılar, mirasbırakan ile aralarındaki ilişkiler hakkında paylaşmanın eşitliğe ve adalete uygun olması için göz önüne alınması gereken bütün bilgi­leri birbirlerine vermekle yükümlüdürler.

Mirasçılardan her biri, tereke borçlarının paylaşmadan önce ödenmesini veya güvenceye bağlanmasını isteyebilir.

MADDE 650.- Mirasçılar, tereke mallarından mirasçı veya ortak kök sayısınca pay oluştururlar.

Anlaşma olmazsa mirasçılardan her biri, payların oluşturulmasını sulh mahkemesinden isteyebilir. Payların oluşturulmasında hakim, yerel adetleri, mirasçıların   kişisel   durumlarım    ve   çoğunluğun   arzusu   göz   önünde bulundurulur.

Payların özgülenmesi mirasçıların anlaşması uyarınca yapılır. Buna olanak bulunmazsa kura çekilir.

MADDE 651.- Değerinde önemli azalma olmadan bölünemeyen tereke malı, bütün olarak mirasçılardan birine özgülenir.

Mirasçılar bir tereke malının bölünmesi veya özgülenmesi konusunda anlaşamazlarsa, o mal satılır ve bedeli bölüştürülür.

Mirasçılardan biri istemde bulunursa satış artırma yoluyla yapılır. Mi­rasçılar artırmanın şekli konusunda anlaşamazlarsa sulh hakimi, artırmanın mirasçılar arasında veya herkese açık yapılmasına karar verir.

MADDE 652.- Eşlerden birinin ölümü halinde tereke malları arasında ev eşyası veya eşlerin birlikte yaşadıkları konut varsa; sağ kalan eş, bunlar üzerinde kendisine miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir.

Haklı sebeplerin varlığı halinde, sağ kalan eşin veya mirasbırakanın di­ğer yasal mirasçılardan birinin istemi üzerine, mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınmasına da karar verilebilir.

Mirasbırakanın bir meslek veya sanat icra ettiği ve altsoyundan birini aynı meslek ve sanatı icra etmesi için gerekli olan bölümlerde, sağ kalan eş bu hakları kullanamaz- Tarımsal taşınmazlara ilişkin miras hukuku hükümleri saklıdır.

MADDE 653.- Mirasçılardan birinin karşı çıkması halinde, nitelikleri veya özgülendikleri amaç gereği bir bütünlük oluşturan eşya birbirinden ayrı­lamaz.

Aile belgeleri ile aile için özel anı değeri olan eşya, mirasçılardan birinin karşı çıkması halinde satılamaz- Mirasçılar arasında anlaşmazlık çıkarsa sulh

hakimi, yerel adetleri, adet yoksa kişisel durumları göz, önünde tutarak bu eş­yanın, payına mahsup edilmek veya edilmemek suretiyle mirasçılardan birine özgülenmesine ya da satılmasına karar verir.

MADDE 654.- Mirasbırakanın bir mirasçıdaki alacağı, paylaşma sıra­sında o mirasçının payına mahsup edilir.

MADDE 655.- Paylaşmada kendisine mirasbırakanın borçları için rehnedilmiş bir tereke malı düşen mirasçı, o malın güvence altına aldığı borcu üstlenmiş olur.

MADDE 656.- Taşınmazların bölünmelerine ilişkin kanun hükümleri saklıdır.

MADDE 657.- Taşınmazlar, paylaşımın yapıldığı zamandaki gerçek de­ğerleri esas alınarak mirasçılara özgülenir.

Tarımsal taşınmazlar gelir değerine, diğer taşınmazlar sürüm değerine göre özgülenir.

MADDE 658.- Mirasçılar ozgülenme değeri üzerinde uyuşamazlarsa, bu değer sulh hakim tarafından belirlenir.

MADDE 659.- Terekede bulunan, ekonomik bütünlüğü ve yeterli tarım­sal varlığa sahip bir tarımsal işletme, işletmeye ehil mirasçılardan birinin is­temde bulunması halinde bu mirasçıya gelir değeri üzerinden bölünmeksizin özgülenir.

Bir işletme, değerinde azalma olmaksızın birden çok yeterli tarımsal var­lığa sahip işletmeye bölünebilecek nitelikte ise, sulh hakimi bunları, istemde bulunan ve işletmeye ehil olan birden çok mirasçıya ayrı ayrı özgüleyebilir.

işletmenin yeterli tarımsal varlığa sahip olup olmadığı, tarım bölgeleriyle tarım türlerinin özellikleri göz önünde tutularak ilgili bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

MADDE 660.- Mirasçı, işletme için gerekli olan araç, gereç ve hayvanla­rın işletme için taşıdığı değer üzerinden kendisine özgûlenmesini isteyebilir.

MADDE 661.- Mirasçılardan birini özgüleme istemine itiraz etmesi veya isteklilerin birden çok olması halinde, sulh hakimi, kişisel yetenek ve durum­ları göz önünde tutmak suretiyle işletmenin hangi mirasçıya özgüleneceğine karar verir.

İşletmeyi kendisi işletmek isteyen ve bunun için ehil olduğu anlaşılan mirasçıya özgülemede öncelik tanınır.

İşletmeye ehil olmanın belirlenmesinde, özgülenme isteyen mirasçının eşinin yetenekleri de göz önünde tutulur.

MADDE 662.- işletmenin kendisine özgûlenmesini isteyen ve buna ehil olduğu anlaşılan mirasçının bu konudaki istem hakkı, ölüme bağlı tasarrufla ortadan kaldırılamaz.

Mirasçılıktan çıkarma ve mirastan feragat halleri saklıdır.

Birden çok mirasçıda özgülenme koşullarının bulunması halinde, kendi­sine özgülenme yapılacak mirasçı ölüme bağlı tasarrufla belirlenebilir.

MADDE 663.- Mirasçılar arasında ergin olmayan ayırt etme gücüne sa­hip altsoy varsa; paylaşma, bunlar ergin oluncaya kadar ertelenebilir veya mirasçılar arasında özgülemeye karar verilebilecek tarihe kadar aile malları ortaklığı kurulur.

MADDE 664.- Kendisine işletme özgülenen mirasçının, diğer mirasçıla­rın payları karşılığında ödemesi gereken miktar ile daha önce işletme üzerinde kurulmuş bulunan rehinlerle güvence altına alınmış olan borçların toplamı, işletmenin gelir değerinin dörtte üçünü aşarsa, kendisine Özgüleme yapılan mirasçının istemi üzerine özgülenen işletmenin paylaşılması uygun bir süre ertelenebilir.

Bu takdirde mirasçılar arasında kazanç paylı aile malları ortaklığı ku­rulmuş olur.

MADDE 665.- Kendisine işletme özgülenen mirasçı, aşırı borçlanma zo­runda kalmaksızın diğer mirasçıların paylarının karşılığını ödeyecek duruma

gelirse; mirasçılardan her biri, ortaklıktan çıktığını bildirerek payının karşılı­ğının kendisine ödenmesini isteyebilir.

Aksi kararlaştırılmış olmadıkça, kendisine özgülenme yapılan mirasçı ortaklığın sona erdirilmesini her zaman isteyebilir.

MADDE 666.- Kendisine işletme özgülenen mirasçı paylaşmanın erte­lenmesini isterse, diğer mirasçılardan her biri, kazanç paylı ortaklığa girme yerine payının tarımsal işletmeye ait taşınmazlarla güvence altına alınan bir alacak hakkına dönüştürülmesini isteyebilir.

Bu alacaklar karşılığı olarak mirasçılara beş yıldan önce paraya çevri­lemeyen ve en fazla irat senetleri için geçerli oran üzerinden faizlendirilerek bir mirasçı irat senedi verilir.

İrat senetlerindeki yükün üst sınırına ve Devletin sorumluluğuna ilişkin kurallar mirasçı irat senetlerinde uygulanmaz.

MADDE 667.- Tarımsal işletmeye sıkı şekilde bağlı bir yan sınai işletme bulunur ve bunlar birlikte yeterli ekonomik varlığa sahip olurlarsa, kişi bir bütün olarak istekli olan ve ehil görülen mirasçıya Özgülenir.

Bu durumda tarımsal işletme gelir değeriyle, sına işletme sürüm değe­riyle Özgülenir.

Mirasçılardan birinin itiraz etmesi veya birden çok mirasçının özgü­lenme istemesi halinde, sulh hakimi her iki işletmenin ekonomik varlıklarını sürdürme olanaklarını ve mirasçıların kişisel durumlarını göz önünde bulun­durarak yan işletmenin birlikte veya ayrı olarak özgülenmesine ya da satışına karar verir.

MADDE 668.- Mirasçılardan hiç biri tarımsal işletmenin bir bütün ola­rak kendisine özgülenmesini istemez veya özgülenme istemi reddedilirse, mi­rasçılardan her biri işletmenin bir bütün olarak satılmasını isteyebilir.

Açıklama

Yasal mirasçılar, gerek kendi aralarında, gerekse atanmış (mansup) miras­çılarla birlikte mirası paylaşırlar. Bu hususta serbestçe paylaşmanın nasıl yapıla­cağını kararlaştırma hakkına sahiptirler.

Mirasbırakan, ölüme bağlı tasarrufuyla paylaşmanın nasıl yapılacağını ve payların nasıl oluşturulacağını da önerebilir. Bu önerdiği kurallar mirasçılarını bağlayacaktır. Ayrıca, mirasbırakanın tereke malını bir mirasçıya (hasretmesi) özgülemesi, vasiyet olmayıp sadece paylaştırma kuralı sayılacaktır.

Mirasbırakanın, bir mirasçıdaki alacağı paylaştırma sırasında o mirasçının payına mahsup edilecektir.

Mirasbırakanın borçlarından dolayı rehnedilmiş malı olan mirasçı, o borcu kabul etmiş sayılacaktır. (Taşınmazların bölünmeleri taksimleri hakkında Yasa hükümleri saklıdır.)

Taşınmazlar, paylaştırma günündeki gerçek değerlerine göre mirasçılara ayrılırlar. Tarımsal taşınmazlarda gelir değeri, diğer taşınmazlar sürüm değerleri göz önünde tutulacaktır.

Mirasçılar ayırım (tahsis) değeri üzerinde anlaşamazlarsa bu değer, Sulh Hukuk Mahkemesi Hakimliğince belirlenecektir. Yeterli Tarımsal varlığa sahip bir tarımsal işletme, işletmeye ehil mirasçılardan birisine bırakılır. Bundan başka tarımsal işletme değerinde azalma olmadan birkaç işletmeye bölünecek nitelikte ise, yine Sulh Hukuk Hakimi istemde bulunan birçok mirasçıya ayrı ayrı tahsis edebilecek yani Yasa ifadesiyle özgüleyebilecektir. Ayrıca mirasçı, işletme için gerekli olan araç, gereç ve hayvanların da kendisine (tahsisini) özgülenmesini isteyebilecektir. Mirasçılardan biri özgüleme istemine itiraz eder. İstekliler de birden fazla olursa yine Sulh Hukuk Hakimi, işletmenin hangi mirasçıya bırakıl­ması gerektiğine karar verecektir.

İşletmeyi kendisi işletmek isteyen mirasçı, bu işin ehli ise, öncelik tanına­cak, ayrıca eşinin yetenekleri de göz önünde tutulacaktır. Bu isteği ölüme bağlı tasarrufla ortadan kaldırılamaz. Ancak, mirasçılıktan çıkarma ve mirastan feragat halleri saklı tutulacaktır. Kendisine özgülenme (tahsis) yapılacak mirasçı ölüme bağlı tasarrufla da belirlenebilir.

Mirasçılar arasında ergin (reşit) olmayan ayırt etme gücüne sahip (yani farik ve mümeyyiz) çocuk varsa, paylaşma bu çocuğun ergin (reşit) olmasına kadar ertelenebilecek yahut aile malları ortaklığı kurulacaktır.

Kendisine işletme özgülenen (aynlan-tahsis edilen) mirasçının, diğer mi­rasçıların paylarına düşeni ödemesi gereken miktar ile, daha önce bu işletme üzerindeki rehinlerle güvenceye alınan borçların toplamı, işletmenin gelir değeri­nin 3/4’ünü geçerse, işletmenin paylaşılması uygun bir süre ertelenebilir ve böy­lece de mirasçılar arasında kazanç paylı aile malları ortaklığı kurulmuş olacaktır. Ancak, bu mirasçı, diğer mirasçıların paylarının karşılığını ödeyecek hale gelirse, her mirasçı ortaklıktan çıktığını bildirerek karşılığının kendisine ödenmesini iste­yebilir. Bunun gibi kendisine özgülenme (tahsis) yapılan mirasçı, ortaklığın sona erdirilmesini her zaman isteyebilecektir.

Kendisine işletme (tahsis edilen) özgülenen mirasçı paylaşmanın ertelen­mesini istediği takdirde diğer mirasçılardan her biri kazanç paylı ortaklığa girme yerine, payımn işletmeye bağlı bir alacak hakkına dönüşmesini talep edebilir. Bu alacaklar karşılığı olarak mirasçılara (5) yıldan önce paraya çevrilemeyen, faizli bir mirasçı gelir senedi verilir. Bu senetlerde, Devletin sorumluluğuna ilişkin kurallar uygulanmayacaktır.

Yan işletmeler hakkında da, işletmenin yan işletme ile birlikte veya ayrı olarak (tahsisine) özgülenmesine ya da satışına yine itiraz üzerine Sulh Hukuk Mahkemesi hakimi karar verebilecektir.

Mirasçılardan hiçbirisi tarımsal işletmenin kendisine (tahsisini) özgülenmesini istemediği takdirde işletmenin bir bütün olarak satılmasını bu mirasçılar talep edebileceklerdir. Bundan başka, mirasçılardan birine (tahsisi veya birkaçı tarımsal işletmenin kendilerine) özgülenmesini istemiş olmalarına rağmen bu istekleri kabul edilmediği takdirde de durum aynı olacak, işletmenin bir bütün olarak satılması istekleri Sulh Hukuk Mahkemesi Hakimliğine kabul edilebile­cektir.

Görevli Mahkeme

Sulh Hukuk Mahkemesidir.

Yetkili Mahkeme

Mirasbırakanın (Ölenin) yerleşim yeri ve taşınmazın bulunduğu yer mah­kemesidir.

Davacı

  1. Mirasçılardan herhangi biri,
  2. Tereke alacaklıları (İcra İflas Yasasının 121’inci maddesi) gereğince İcra Mahkemesinden yetki alan alacaklı,
  3. Ölünceye kadar bakıp gözetme akdi ile bir taşınmaza malik olan kişi,
  4. Tereke tasfiye memuru,
  5. Vasiyet alacaklısı,
  6. 6183 sayılı Yasanın l’inci maddesine giren vergi, resim ve harçlardan dolayı, Devlet, Vilayet, Özel İdare ve Belediyeler, Dava açabilirler.

Davalı

Davacı olmayan terekenin bütün paydaşları (mirasçıları) davalıdır.

Göz Önünde Tutulacak Hususlar

  1. Paylaştırma davaları basil yargılama usulüne bağlıdır.
  2. Dava her türlü delille ispatlanabilir.
  3. Mirasçılık belgesi istenir. Taşınmazların varsa tapu kayıtlan getirtilir.
  4. Davada, keşfe karar verilebilir, bilirkişilerden paylaşmanın aynen müm­kün olup olmadığı hususunda uygulama yapılıp rapor alınır.
  5. Aşağıda açıklanan paylaştırma kuralları önemle göz önünde tutulur.
  6. Taşınmazlar, pay ve paydaş sayısına yani mirasçı sayısına göre parça­lara ayrılır, bedelleri belirlenir. Pay durumları tespit edilir.
  7. Taşınmazların devamlı bir amaca tahsislerinde paylaşma geriye bırakılır.
  8. Mirasçılar arasında cenin varsa, paylaştırma onun doğumuna kadar ge­riye bırakılır.
  9. Taşınmazların tapuda kaydı yoksa, tapu kaydı çıkarılıncaya kadar, pay­laşma geriye bırakılacaktır.
  10. Taşınmazlar uyuşmazlık konusu ise, uyuşmazlıkların çözümü yapılın­caya kadar, paylama yine geriye bırakılır. Yani ertelenir.

Paylaştırma Kuralları

  1. Mirasbırakan ölüme bağlı tasarrufuyla paylaşmanın nasıl yapılacağını ve payların nasıl oluşturulacağını kurallara bağlayabilir. Bu kurallar mirasçılar yö­nünden bağlayıcı niteliktedir. Ancak paylarda eşitsizlik halinde denkleştirme olanağı saklı olacaktır.
  2. Mirasbırakamn tereke malını bir mirasçıya tahsis etmesi (özgülemesi) vasiyet değildir, sadece paylaştırma kuralı sayılacaktır.
  3. Miras açılmış ve bir mirasçının payı da alacaklı tarafından devralınmış veya haczettirilmiş, yahut elinde borç ödemeden aciz belgesi bulunmuş ise, bu alacaklı; Sulh Hukuk Mahkemesinden bu mirasçının yerine, paylaşmaya katıl­mak için bir kayyım atanmasını isteyebilecektir.
  4. Mirasçılar, paylaşmada terekenin bütün mallan üzerinde eşit hakka sa­
  5. Mirasçılar, tereke borçlarının paylaşmadan önce ödenmesini ve teminata bağlanmasını da isteyebileceklerdir.
  1. Mirasçılar, tereke mallarından mirasçı veya ortak kök sayısınca pay oluşturacaklardır.
  2. Anlaşma olmadığı takdirde, mirasçılardan her biri payların oluşturulma­sını mahkemeden (Sulh Hukuk Mahkemesinden) isteyebilirler. Mahkeme, payla­rın oluşturulmasında, mirasçılann kişisel durumlarını, yerel örf ve adetleri, mi-rasçılann çoğunluğunun arzulannı göz önünde tutacaktır.
  3. Payların özgülenmesi (tahsisi) mirasçılar anlaşırlarsa mümkün olacaktır. Anlaşma olmadığı takdirde kura çekilmesi yoluna gidilecektir.
  4. Değerinde çok fazla azalma olmadan bölünemeyen tereke malı bir bütün olarak mirasçılarından birine ayrılır, (özgülenir) Ancak mirasçılar bu hususta anlaşma sağlayamadıkları takdirde o mal satılacak ve bedeli mahkemece bölüştürülecektir.
  5. Mirasçılardan biri başvuruda bulunursa satış artırma yoluyla yapıla­caktır. Yine mirasçılar artırmanın şekli konusunda anlaşamazlarsa, mahkeme, artırmanın;
  6. Mirasçılar arasında,
  7. Yahut herkese açık yapılmasına karar verecektir.

Mahkemece verilecek karara göre satış gerçekleştirilecek, satış bedeli payları oranında mirasçılara paylaştırılacaktır.

  1. Eşlerden birinin ölümü durumunda; tereke mallan içinde ev eşyası veya eşlerin birlikte oturdukları konut (ev) bulunduğu takdirde, sağ kalan eş, miras hakkına karşılık, bu eşya veya konut üzerinde, mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilecek ve mahkemece de bu yolda karar verilebilecektir. Bundan başka, haklı nedenler olduğu takdirde, mirasçılardan biri istemde bulunduğunda, mülki­yet yerine sağ kalan eşe intifa veya oturma hakkı tanınmasına karar da verilebile­ Ancak, meslek ve sanatın yapıldığı bölümler mirasbırakanın altsoyundan biri tarafından kullanılıyorsa, sağ kalan eş yukarıda açıklanan haklarını da kulla­namayacaktır. Bu hususta mahkemece sağ kalan eşin istemi reddolunacaktır.
  2. Nitelik ve tahsis edildiği gayeden dolayı bir bütünlük arz eden eşyalar birbirinden aynlamaz. Aile belgeleri ve özel anı değeri olan eşya, mirasçılardan birisi karşı çıktığı takdirde de satılamayacaktır. Mirasçılar anlaşamadıktan tak­dirde, Mahkemece (sulh hukuk mahkemesi) bu eşyaların payına mahsup edilmek üzere mirasçılardan birine tahsis edilmesi yani yeni deyimiyle özgülenmesine karar verileceği gibi satılmasına da karar verilebilecektir.

Mirasbırakanın Mirasçılardaki Alacakları

  1. Mirasbırakanın bir mirasçıdaki alacağı, paylaşma sırasında o mirasçının payına mahsup edilecektir.
  2. Paylaşmada kendisine bırakılan tereke malı, mirasbırakanın borcundan dolayı rehnedilmişse, mirasçı; o malın teminat altına aldığı borcu da kabul etmiş sayılacaktır.

Taşınmazların Paylaştınlmasında Kurallar

  1. Taşınmazlardaki pay ve paydaş sayısına göre parçalara bölünür. Pay sa­hibi mirasçılara karşılık verilir (eski deyimiyle ivaz verilir) veya paylara karşılık eklenmek suretiyle paylaştırılır,
  2. Taşınmazların bölünmeleri hususundaki kurallar burada da uygulana­caktır.
  3. Taşınmazlar, paylaşmanın yapıldığı gündeki gerçek değerleri esas alına­rak mirasçılara özgülenir (tahsis edilir).
  4. Terekede bulunan bir tarımsal işletme, mirasçılardan birinin istemi ile bu mirasçıya gelir değeri üzerinden bölünmeksizin ayrılacaktır.
  5. Tarımsal taşınmazlar, gelir değeri, tarımsal taşınmazlar dışındakilerin de sürüm (piyasa) değeri göz önünde tutularak mirasçılara paylaştırılacaktır.
  6. Mirasçılar, taşınmazların tahsis edilme (özgülerime) değeri üzerinde anlaşamadıkları takdirde, bu husus (Sulh Hukuk Mahkemesince) mahkemece belirlenecektir.
  7. Terekeye dahil bir işletme değerlerinde azalma, olmadan birkaç tarımsal işletmeye bölünebilecek nitelik arz ediyorsa, mahkemece (yine Sulh Hukuk Mahkemesi), taşınmazları talepte bulunan mirasçılara ayrı ayrı tahsis edebilecek yani özgüleyebilecektir.

Tarımsal İşletmede Taşınır Malların (Tahsisi) Özgülenmesi

  1. Tarımsal işletmede, mirasçı işletme için gerekli olan araç, gereç ve hay­vanların işletme için taşıdığı değerle kendisine özgülenmesini (tahsisini) isteyebilir.
  2. Mirasçılardan biri özgülerime istemine itirazda bulunduğu veya istekli birden çok bulunduğu takdirde, mahkeme (Sulh Hukuk Mahkemesi) işletmenin hangi mirasçıya tahsis edileceği yani özgüleneceğine karar verecektir. Mahkemece, bu hususta gerekli inceleme ve araştırma yapılacak ona göre karar verilecektir.
  3. İşletmeye ehil olan mirasçı tercih edilecek bu tercihte, mirasçının eşinin de yetenekleri göz önünde tutulacaktır.
  4. Tarımsal işletmenin kendisine özgülenmesini isteyen mirasçının bu hakkı ölüme bağlı tasarrufla ortadan kaldırılamaz. Ancak mirasçılıktan çıkarma ve mirastan feragat durumları saklıdır.

Tarımsal İşletmede Ergin (Reşit) Olmayan Mirasçılar Bulunması Durumu

Tarımsal işletme mirasbırakanm mirasçıları arasında ergin olmayan ayırt etme gücüne sahip altsoy (çocuklar) bulunduğu takdirde, paylaşma; bunlar ergin (reşit) oluncaya kadar geriye bırakılabilir. Erteleme olmazsa, özgülemeye karar verilebilecek güne kadar aile malları ortaklığı kurulacaktır.

Tarımsal İşletmelerde Aile Malları Ortaklığı
  1. Tarımsal işletme özgülenen (tahsis edilen) mirasçı, diğer mirasçıların payları karşılığında ödemesi gereken miktar ile, önceden işletme üzerindeki (re­hinle teminat altına alınan) borçlar toplamı, işletmenin gelir değerinin 3/4’ünü geçerse; isterse, özgülenen işletmenin paylaşılması uygun bir süre geriye bırakı­labilir yani ertelenebilir.
  2. Bu takdirde, mirasçılar arasında kazanç paylı aile malları ortaklığı ku­rulmuş olacaktır. Ancak; özgülenen bu mirasçı, diğer mirasçıların paylarının karşılığını Ödeyecek duruma gelirse, her mirasçı ortaklıktan çıktığını bildirerek payına düşen bedeli isteyebilecektir. Bunun gibi, tanm işletmesi kendisine özgü­lenen mirasçı da her zaman ortaklığın bozulmasını talep edebilir. Ancak, bu mi­rasçı, paylaşmanın geriye bırakılmasını isterse, diğer mirasçılar, kazanç paylı ortalığa girme yerine paylarının bir alacak hakkına çevrilmesini ileri sürebilirler. Bu talepleri kabul edildiği takdirde, alacaklarına karşılık mirasçılara, 5 yıldan önce paraya çevrilmeyen “bir mirasçı irat senedi” verilecektir. Ancak, bu senet bedellerinin ödenmemesi halinde Devlet sorumluluğu yoktur.
  1. Mirasbırakanın terekesinde bulunan Tarımsal İşletmeye ayrıca sınai bir işletme bağlı ise, tarımsal işletme gelir değeriyle, sınai işletme sürüm (piyasa) değeriyle özgülenecektir. İtiraz halinde mahkeme (Sulh Hukuk Mahkemesi) her iki işletmenin ayrı özgülenmesine yahut satışına veya her iki işletmenin birlikte Özgülenmesine (tahsisine) karar verecektir.
    Tarımsal İşletmenin Satılması

Mirasçılardan hiçbiri, tarımsal işletmenin kendisine bir bütün olarak öz-gülenmesini istemediği veya istemesine rağmen özgülenme talebi reddolunduğu takdirde, mirasçılar işletmenin bir bütün olarak satılmasını isteyebilirler ve mah­kemece de gerekli inceleme yapıldıktan sonra satılma kararı verilebilir.

Zamanaşımı

Mirasbırakanın terekesinin paylaştırılması davaları zamanaşımına bağlı değildir. Her zaman açılabilir.

Paylaşma (Taksim)’nın Şekilleri
  1. Rızai Paylaşma (taksim)
  2. Kazai Paylaşma (taksim) olmak üzere iki şekilde uygulanır.
  3. Rızai Paylaşma: Mirasbırakanın mirasçılarının anlaşmaları ile yapılan paylaşma biçimidir. Paydaşların paylarını ayırarak kendi aralarında paylaşma yapmaları rızai paylaşma (taksim) olarak tanımlanmaktadır. Rızai Paylaşmanın iki biçimi vardır.
  4. Fiili Paylaşma (taksim)
  5. Miras sözleşmesine göre paylaşma (taksim) dir.
  6. Fiili Paylaşma (taksim) da mirasçılar paylarını ayırırlar, kura ile veya anlaşarak her mirasçı payına düşeni alır.
  7. Miras sözleşmesi ile paylaşma (taksim) da ise mirasçılar her paydaşa ne miktar pay verileceğini yapacakları sözleşmede gösterirler. Bu sözleşmenin yazılı olması zorunludur. Ancak sözlü olmayacaktır. Resmi biçimde yani Noterde dü­zenlenmesine gerek yoktur.
  8. Kazai Paylaşma: Paylaştırmanın Mahkeme (Sulh Hukuk Mahke­mesince yapılmasıdır. Bu tür paylaşmaya (taksime) paydaşlar yani mirasçılar paylaşma hususunda anlaşamadıkları takdirde gidilmektedir. Kazai paylaşma, açılacak dava ile istenir.
  1. Mahkeme, verilecek dilekçe üzerine, duruşma açıp gün belirleyerek ta­rafları açıklamalı davetiye ile duruşmaya çağırır. Tapu kayıtları ve air delil ve belgeler istenir. Keşfe karar verir. Bilirkişi incelemesi ve tapu uygulaması yaptı­rır. Bu hususlar taşınmaz paylaşmasında göz önünde tutulacaktır.
  2. Bilirkişi incelemesinde;
  3. Taşınmazın her yerinde verim aynı mıdır.
  4. En küçük parçasında da başlı başına tasarruf yapılabilir mi? Parçalarda değer değişikliği var mıdır?
  5. Değer düşüklüğü gösteren parçalara karşılık (bedel) eklenmesi mümkün müdür? Bu suretle parçaların değeri aynı olur mu? Hususlarını inceleyip görüş
  6. Mahkeme, bu şekilde paylaşılması (taksimi) mümkün taşınmazı, pay adedine göre parçalara ayırtır. Ayrılan bu parçalar kura çekilmek suretiyle pay­daşlara (mirasçılara) verilir. Ve verilen bu parçalar ayn ayrı mahkeme kararında gösterilir.
  7. Paylaşma (taksim) davası devam ederken haricen paylaşma (taksim) ya­pıldığı savunması ileri sürüldüğü takdirde, mahkeme, paylaşmanın yapıldığı günü Paylaşma (taksim) 4.10.1926 gününden sonra yapılmışsa, savu­nan taraftan yazılı paylaşma (taksim) sözleşmesini sunmasını, isteyecektir. Pay­laşma 4.10.1926’dan önce yapılmışsa o takdirde de savunmayı haklı bulacaktır.
  8. Bundan başka harici paylaşmanın mirasçılar arasında yapılıp yapılmadı­ğını da araştıracaktır.
İrtifak Hakkından Yararlanan Taşınmazın Paylaşılması

İrtifak hakkından yararlanan taşınmazın parsellere bölünmesi halinde, irti­fak hakkı her parsel yararına devam edecektir. Ancak irtifak hakkı yalmz bir parselin yararına kullanılabildiği takdirde, bu parselin sahibi diğer parseller için irtifak hakkının kaldırılmasını isteyebilir. Tapu sicil müdürü bu istemi, irtifak hakkı sahibine tebliğ edecektir. Tebliğ gününden itibaren 1 ay içinde itiraz yapıl­madığı durumunda da irtifak hakkını terkin edecek yani kaldıracaktır (TMY. 792).

Üzerinde İrtifak Hakkı Kurulmuş Taşınmazın Paylaşılması

Üzerinde irtifak hakkı tesis edilmiş (kurulmuş) taşınmazın parsellere bö­lünmesi halinde Yasa koyucu kural olarak irtifak hakkının her parsel üzerinde devam edeceğini öngörmüştür. Ancak irtifak hakkı belli parseller üzerinde kulla­nılmadığı yahut kullanılmayacağı tespit olunmuş bulunması durumunda, bu par­sellerin malikleri, kendi taşınmazı üstündeki irtifak hakkının kaldırılmasını (ter­kinini) isteyebileceklerdir. Tapu sicil müdürü, bu maliklerin taleplerini, irtifak hakkı sahibine tebliğ edecek (bildirecek), tebliğ gününden itibaren 1 ay içinde irtifak hakkı sahibi itiraz etmediği takdirde de irtifak hakkını terkin edecek yani kaldıracaktır. Tapu sicil müdürünün irtifak hakkı sahibine bildiriminde 1 ay içinde itiraz etmediği takdirde irtifak hakkının terkin edileceği hususu da belirtilecektir.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...