Memur Olmaya Engel Yüz Kızartıcı Suçlar

Danıştay 12. Daire Başkanlığı
Esas No : 2015/3426
Karar No : 2015/5569

İstemin Özeti : Danıştay Onikinci Dairesinin 15.4.2015 tarihli ve E:2012/7987, K:2015/2421 sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hâkimi Düşüncesi : İstemin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği düşünüldü:

23.05.2013 tarihli ve 28655 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunun 3. maddesinin birinci fıkrasının (y) bendinde, “PTT: Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi” olarak tanımlanmış; “Değiştirilen ve yürürlükten kaldırılan hükümler ile atıflar” başlıklı 31. maddesinin üçüncü fıkrasında, T.C. Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğüne yapılan atıflar PTT’ye yapılmış sayılır hükmüne yer verildiğinden, “Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi” davalı idare kabul edilerek işin esasına geçildi.

Danıştay dava daireleri ile İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulları tarafından verilen kararların düzeltme yolu ile yeniden incelenebilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 54. maddesinde yazılı sebeplerden birinin varlığı ile mümkündür. Düzeltilmesi istenen karar kanun ve usule uygun olup, düzeltmeyi gerektiren bir sebep de bulunmadığından düzeltme isteminin reddine 27/10/2015 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

(X)KARŞI OY :
Uyuşmazlık, KPSS-2010/1 yerleştirme sonuçlarına göre davalı idare taşra teşkilatı emrine memur olarak yerleştirmesi yapılan davacının, memurluğa engel teşkil edecek hırsızlık suçundan dolayı ceza almış olduğundan bahisle atamasının yapılmamasına ilişkin 13/7/2010 tarihli ve 249 Karar nolu Yönetim Kurulu kararının iptali isteminden kaynaklanmaktadır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 48/A-5 maddesinde, “Türk Ceza Kanunun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikap, rüşvet hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkum olmamak” Devlet memurluğuna alınacaklarda aranan şartlar arasında sayılmıştır.

Davacının, Zonguldak 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 1/10/1998 tarihli kararıyla teciline hükmedilmiş olsa da hırsızlık suçundan kesinleşmiş mahkumiyeti bulunmaktadır. Hırsızlık suçunu işleyen birisinin yukarıda yer alan 657 sayılı Kanunun 48/A-5 maddesine göre memuriyete girmesi mümkün değildir.

Öte yandan, davacı hakkında hırsızlık suçundan erteli mahkumiyet kararı hakkında yeniden yargılama yapılarak 28/5/2013 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de; 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının niteliğinin, suçun varlığını ve bu suçun cezasının ne olduğunu kararda açıkça ortaya koyduğu, sadece hükmün açıklanmasını ileri bir zamana bıraktığı, bu haliyle mahkumiyetin yokluğundan bahsedilemeyeceği, bu kararın bir af niteliği taşımadığı, kaldı ki, 48/A-5 maddesinde yüz kızartıcı neviinden sayılan suçların affa uğrasa bile memuriyete alınmada engel teşkil ettiğinin hüküm altına alındığı, bu haliyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olsa dahi memuriyete alınmaya engel teşkil edeceğinden, davacı hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının davacının durumunda bir değişiklik yapmayacağı ve memuriyete alınmasını sağlamayacağı sonucuna ulaşılmıştır.

Bu nedenle, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından davalı idarenin karar düzeltme istemi kabul edilerek, dairemizin bozma kararı kaldırılarak davanın reddi yolunda verilen mahkeme kararının onanması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyoruz.

CategoryYargı Kararı
Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat