Ücretin Ödenme Şekli

a) Nakit Olarak Ödeme

İş Kanununun 32. Maddesinin 1. Fıkrası gereği ücretin para (nak­den) ile ödenmesi gerekir. Aynı maddenin 3. Fıkrasında bono, kupon, senet veyahutta başka bir şekilde ücret ödemesi yapılamayacağını be­lirtmiştir. 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla ücret yanında prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakın da kural olarak Türk Parası ile ödeneceği öngörülmüştür. Bu nedenle taraflar arasında yapılacak olan iş sözleşmesine ücretin “ayni olarak” ya da “yabancı para olarak” ödeneceği yönündeki hükümler geçersiz olacaktır. Eğer ücret yabancı para olarak kararlaştırılmışsa ödeme günündeki rayice göre Türk parası üzerinden ödeme yapılmalıdır.

Yargıtay, 4857 sayılı Kanunun 32. Maddesi ile ilgili olarak eski İş Kanunu dönemindeki görüşünü koruyarak ve Borçlar Kanununun 83. Maddesi hükmünden hareket ederek, davacının, bir belgeye dayanmayan ücret talebinin belirlenmesinde, çalıştığı şirketin çalışma alanı itibariyle yabancı para üzerinden çalıştırılmasının mutat olması halinde dolar olarak ne kadar ücret alabileceği araştırılarak sonuca göre karar verilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Buna karşılık Yargıtay sadece kanvertibil olmayan paralarla ilgili olarak, görüşümüze uygun bir şekilde, Libya Dinarının önce Ame­rikan Dolarına sonra da Türk Lirasına çevrilerek ödenmesi gerektiği sonucuna varmıştir. Yabancı paranın Türk Lirasına çevrilmesinde Ödemenin yapılması gereken tarihteki Merkez Bankasının efektif satış kuru göz önüne alınmalıdır.

b) Ayın Olarak Ödeme

İşçinin asıl ücreti dışında kalan ücret eklerinin bir kısmının para ye­rine ayni olarak ödenmesi de mümkündür. Ücretin eki niteliğinde olan ve geniş anlamda ücret olarak nitelendirilen bu ücretler, bazen işin gere­ği olarak, bazen de sosyal amaçlarla işçinin motivasyonunu arttırmak için sağlanmaktadır.

Genellikle toplu iş sözleşmelerinde kararlaştırılan bu menfaatlere örnek olarak, işçiye yapılan gıda, temizlik, giyim, konut, vasıta, aydın­latma, su ve ısıtma gibi değeri belirlenebilir sosyal yardımlar gösterile­bilir.

Eğer işçi aynı ödemeden kendi kişiliğiyle ilgili haklı ve makul bir nedenden dolayı yararlanamıyorsa örneğin ayni Ödemenin konusu olan mal ayıplı ise veya sağlık nedenlerinden dolayı perhizde ise ayni öde­menin parasal karşılığı kendisine ödenmelidir. Esasen toplu iş sözleş­melerine bu yönde hükümler konulmak suretiyle, uygulamada sorun çözülmektedir.

Son olarak bilinmelidir ki işverenin ayni ödeme borcunu yerine ge­tirmemesi, ücret borcuna aykırılık oluşturur ve iş sözleşmesinin haklı nedenle feshine olanak sağlar.

CategoryMakale
Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat