Maaşı Ödenmeyen İşçi İş Sözleşmesini Feshedebilir mi?

Mal bildirimi formu doldurma nasıl yapılır?

Maaşı Ödenmeyen İşçi İş Sözleşmesini Feshedebilir mi?

T .C.

İSTANBUL

1. İŞ MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2009/1006 Esas

KARAR NO : 2011/1185

TÜRK ULUSU ADINA

YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ

İSTANBUL 1.İŞ MAHKEMESİ’NİN KARARIDIR

HAKİM :

KATİP :

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI : ……..SAN VE TİC LTD ŞTİ – İstanbul Merkez/ İSTANBUL

VEKİLİ : Av.

DAVA : Tazminat

DAVA TARİHİ : 26/11/2009

KARAR TARİHİ : 26/12/2011

Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı 26/11/2009 tarihli dilekçesinde, davalı şirkette muhasebe elemanı olarak 17/01/2007 tarihinde işe başladığını, sigortasının yapılacağının ve primlerinin düzenli ödeneceğinin sözlü olarak taahhüt edilmesine rağmen sigortasının 01/04/2007 tarihinde yapıldığını, aylık 900-TL maaş alıdığını, 2009 yılına ait Ocak, Şubat, Mart, Nisan ve Mayıs ayları maaşlarının ödenmediğini bu nedenle işten çıkmak zorunda kaldığını belirterek, kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret alacakları karşılığı şimdilik 5.000 TL nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Taraflara duruşma gününü bildirir davetiyler tebliğ edilerek, taraf teşkili sağlanmış ve açık yargılamaya devam olunmuştur.

Davalı vekili 26/07/2010 tarihli cevap dilekçesinde, davacının davalı şirkette 04/04/2007 tarihinde muhasebe elemanı olarak çalışmaya başladığını, 04/03/2009 tarihinde istifa nedeniyle işten ayrıldığını, çalıştığı dönemde tüm haklarının ödendiğini, davacının son bir yılda işyerinden ayrılmak istediğini sözlü ve fiili olarak dile getirdiğini ve işten ayrılacağına dair istifa dilekçesini davalı şirkete verdiğini, daha sonra yasal ihbar süresini çalışarak 16/05/2009 tarihinde işten ayrıldığını, yasal ihbar süresi içinde işçilik alacaklarının ve tüm ücretlerinin ödendiğini, istifa nedeniyle ayrılan davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, asgari ücretle çalıştığını, işyerinde yol yardımı yapılmadığını, davacının daha öncede 29/12/2005 – 25/07/2006 tarihleri arasında çalıştığını ve 25/07/2006 tarihinde tüm işçilik haklarını alarak ve davalı şirketi ibra ederek işten ayrıldığını, daha sonra tekrar 04/04/2007 tarihinde işe başladığını beyanla davanın reddini savunmuştur.

Taraflar yargılamaya katılarak dava ve cevap dilekçelerini tekrar ettiklerini beyan etmişler, verilen kesin süre içinde delil ve tanık isim listelerini dosya içine sunarak mahkememizce tarafların delilleri toplanılmış, davacıya ait sgk ve işyeri kayıtları dosya içine getirtilmiştir. Taraf tanıklarının yeminli olarak beyanları alınmıştır.

Kayıt ve belgeler tamamlandıktan sonra dosya hesap incelemesi için bilirkişiye tevdii edilmiş, bilirkişi Ergün Kırcı 28/02/2011 tarihli raporunu dosya içine sunarak, bilirkişi raporunda özetle; dosyada mevcut 04/03/2009 tarihli dilekçesinde, davacının sebep göstermeksizin istifa olgusundan bahsettiği ve işveren tarafından 16/05/2009 tarihine kadar çalıştırıldığı anlaşıldığını, 04/03/2009 tarihi itibariyle Ocak ve Şubat ayı maaşlarını alamayan davacının istifa iradesinin, birikmiş ücretlerinin ödenmesinden kaynaklı olduğunun kabulü gerektiğini, davacı tanıkları da bu istikamette ifade vermiş olduklarını, iş sözleşmesi davacı tarafından sona erdirildiğinden ve bu hususta bir çekişme bulunmadığından ihbar tazminatı talep hakkı doğmayacağını, davacı 17/01/2007 tarihinde işe başladığını, 01/04/2007 tarihinde sigortasının yapıldığını, ücret alacağı talebine göre 15/05/2009 tarihinde işten ayrıldığını beyan ettiğini, sigorta ve işyeri kayıtlarına göre davacının davalı şirkette iki dönem çalıştığını, ilk dönem çalışmasının 25/07/2006 tarihinde sona erdiğini, huzurdaki davada ikinci dönem çalışması yönünden talepte bulunduğunun anlaşıldığını, sigortalı hizmet cetvelinde davacının ikinci dönem çalışması 04/04/2007-16/05/2009 tarihleri arası olduğunu, taraf tanıkları davacının hizmet süresi hususunda net bir bilgi vermediklerini, bu delil durumuna göre davacının ikinci sigortalı girişinin yapıldığı tarihten önce davalı işyerinde çalıştığına dair dosya kapsamında belgesel nitelikte bir kanıt ve somut bir tanık beyanı bulunmadığını, davacının hizmet süresi sigorta kayıtlarına itibarla ve taleple bağlı kalınarak, 04/04/2007-15/05/2009 tarihleri arası 2 yıl 1 ay 11 gün olarak bulunduğunu, davacı 900 TL net ücret aldığını beyan ettiğini, davalı tarafça 2009 yılına ait maaş bordroları sunulmadığını, 2007 ve 2008 yıllarına ilişkin bir kısım imzalı ücret tediye bordroları ibraz edildiğini, işyeri kayıtlarına göre, asgari ücretin biraz üzerinde olduğu belirlenen ücretler üzerinden sigorta primlerinin ödendiği sirgortalı hizmet cetvelinden belirlendiğini, tanık anlatımlarından yemeğin davalı işveren tarafından karşılandığının anlaşıldığını raporunda ayrıntılı olarak belirtmiştir.

Bilirkişi raporu ayrı ayrı taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davalı vekili 15/03/2011 havale tarihli dilekçesi ile yeni bir bilirkişi incelemesi yapılmasına ve beyanları doğrultusunda açılan haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesi isteğini içeren dilekçesini dosyaya sunmuştur. Davacı vekili 23/05/2011 havale tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna karış beyanlarını içeren dilekçesini dosyaya sunmuştur. Davacı vekili 11/10/2011 havale tarihli ıslah dilekçesi ile bilirkişi raporu doğrultusunda davasını ıslah etmiş, dava dilekçesi doğrultusunda harçlandırmış olup, davalı yana tebliğ etmiştir. Davalı vekili 01/11/2011 havale tarihli dilekçesi ile , davacı tarafın 04/10/2011 tarihli ıslah dilekçesine karşı cevapları ile hukuki mesnetten yoksun davanın tümü ile reddine karar verilmesi isteğini içeren dilekçesini dosyaya sunmuştur.

26/12/2011 tarihli celsede davacı vekili ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın öncelikle kabulünü talep ettiğini, davanın 1. seçenekteki hesaplama doğrultusunda kabul edilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise emsal ücret araştırılması yapılmasını, davacı davalı şirkette muhasebe elemanı olarak çalıştığını, ayrıca davacı asil ücret alacağı yönünden dava dilekçesini ıslah ettiğini, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla karar verilmesini talep etmiştir. D avalı vekili yazılı beyanlarının tekrar ettiğini, davacı kendi isteği ile ayrılmış olup kıdem ve ihbar tazminatı hak edemeyeceğini, davanın reddini talep etmiştir.

Mahkememizce, davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı yapmış olduğu itirazlarının yerinde olmadığından reddine karar verilmiştir.

Tüm bu delillerden ve dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere, davacıya ait sgk kayıtları, işyeri kayıtları, taraf vekillerinin yazılı beyanları, yeminli dinlenen taraf tanık anlatımları, bilirkişi incelemesi ve raporu karşısında, mahkememizce bilirkişi raporuna itibar edilerek, rapor mahkememizce hüküm kurmaya elverişli bulunduğundan, davacının 04/03/2009 tarihi itibariyle Ocak ve Şubat ayı maaşlarını alamayan davacının istifa iradesinin birikmiş ücretlerinin ödenmemesinden kaynaklı olduğundan davacının davalı aleyhine açmış olduğu kıdem tazminatı alacağı ile ilgili davasının 28.02.2011 tarihli bilirkişi raporundaki 1.seçenekteki hesap miktarı baz alınarak ve taleple bağlı kalınarak ispatlanması sebebiyle kabulüne, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin saklı tutulmasına, davacının ücret alacağı ile iglili davalı aleyhine açtığı davasının 28.02.2011 tarihli bilirkişi raporundaki 1 seçenekte hesap miktarı baz alıanrak ve ıslah dilekeçsindeki talepe bağlı kalınarak ispatlanması sebebiyle kabulüne, ihbar tazminat alacağı ile ilgili davalı aleyhine açılan davanın ise davacının kendi isteği ile Ocak ve Şubat 2009 ayı maaşlarını alamaması sebebi istifası nedeniyle, r eddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-D avacının davalı aleyhine açmış olduğu kıdem tazminatı alacağı ile ilgili davsının 28.02.2011 tarihli bilirkişi raporundaki 1.seçenekteki hesap miktarı baz alınarak ve taleple bağlı kalıanrak kabulüne, bu itibarla; 1.000,00.-TL.kıdem tazminatının 15.05.2009 fesih tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin saklı tutulmasına,

2- Davacının ücret alacağı ile iglili davalı aleyhine açtığı davasının 28.02.2011 tarihli b.kişi raporundaki 1 seçenekte hesap miktarı baz alınarak ve ıslah dilekeçsindeki taleple bağlı kalınarak kabulüne, bu itibarla;.4.470,69.-TL.ücret alacağının (3.500,00.-TL.lik kısmı üzerinden 26.11.2009 dava, bakiyesi üzerinden 25.10.2011 ıslah tarihlerinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte) davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

3- İhbar tazmiant alacağı ile ilgili davalı aleyhine açılan davanın reddine,

4- 324,96.-TL.harçtan peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 216,26.-TL.harcın davalıdan tahsiline,

5- 1.200,00.-TL.maktu vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya, kısmi red nedeniyle 1.200,00.-TL.maktu vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,

6- 350,00.-TL.yargılama giderinden red ve kabule göre takdiren tümünün davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı 8 gün içinde Yargıtay yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/12/2011

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Call Now Button
WhatsApp chat