Kişilik Hakkına Saldırıdan Doğan Davalar Nelerdir?

Dava Türleri

  1. Saldırı tehlikesinin önlenmesi davası,
  2. Sürmekte olan saldırıya son verilmesi davası,
  3. Sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespiti davası,
  4. Maddi tazminat davası,
  5. Manevi tazminat davası,
  6. Hukuka aykırı saldırı dolayısıyla elde edilmiş kazancın vekaletsiz iş görme hükümlerine göre kendisine verilmesi davası,

dır.

İlgili Kanun Metinleri

Kişiliğin Korunması

TÜRK MEDENİ YASASI MADDE 23.- Kimse, hak ve fiil ehliyetlerin­den kısmen de olsa vazgeçemez.

Kimse özgürlüklerinden vazgeçemez veya onları hukuka ya da ahlaka aykırı olarak sıntrlayamaz.

Yazılı rıza üzerine insan kökenli biyolojik maddelerin alınması, aşılan­ması ve nakli mümkündür. Ancak, biyolojik madde verme borcu altına girmiş olandan edimini yerine getirmesi istenemez; maddi ve manevi tazminat iste­minde bulunulamaz.

MADDE 24.- Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse ha­kimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir.

Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden bi­riyle haklı kdınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldın hukuka aykırıdır.

Davalar

MADDE 25.- Davacı, hakimden saldırı tehlikesinin önlenmesini, sür­mekte olan saldırıya son verilmesini, sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespitini isteyebilir.

Davacı bunlarla birlikte, düzeltmenin veya kararın üçüncü kişilere bildi­rilmesi ya da yayımlanması isteminde de bulunabilir.

Davacının, maddi ve manevi tazminat istemeleri ile hukuka aykırı saldırı dolayısıyla elde edilmiş olan kazancın vekaletsiz iş görme hükümlerine göre kendisine verilmesine ilişkin istemde bulunma hakkı saklıdır.

Manevi tazminat istemi, karşı tarafça kabul edilmiş olmadıkça devredi­lemez; mirasbırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmez.

Davacı, kişilik haklarının korunması için kendi yerleşim yeri veya dava­lının yerleşim yeri mahkemesinde dava açabilir.

BASIN YASASI MADDE 16 (Değişik)- Basın yoluyla işlenen suçlardan dolayı ceza sorumluluğu:

  1. Mevkutelerle işlenen suçlarda sorumluluk, suçu vücuda getiren yazıyı veya haberi yazan veya resmi veya karikatürü yapan kimse ile beraber bu mev­kutenin ilgi/i sorumlu müdürüne aittir. Ancak, sorumlu müdürler için verilen hürriyeti bağlayıcı cezalar, sürelerine bakılmaksızın para cezasına çevrilerek hükmolunur. Para cezasının hesabında 647 sayılı Cezaların infazı Hakkında Kanunun 4. maddesinin birinci bendinde belirtilen miktarın aşağı haddi esas alınır. Sorumlu Müdürler için emniyet gözetimi altında bulundurma cezası verilmez.
  2. Sorumlu müdür, mevkutelerde müstear adla veya imzasız veya remizli imza ile yayınlanan yazı veya haber veya resim veya karikatür sahiplerinin adlarını bildirmek zorunda değildir. Sahibi belli olmayan veya sorumlu müdür tarafından en geç mahkemece yapılacak birinci sorgusu sırasında sahibi doğru şekilde açıklanmayan yazı veya haber veya resim karikatürden dolayı sorumluluk, birinci bent hükmüne bakılmaksızın, suçu vücuda getiren yazıyı veya haberi yazan veya resmi veya karikatürü yapan kimse gibi, sorumlu müdüre aittir.
  3. Sorumlu müdür mevkutenin sahibi tarafından, rızasına aykırı olarak yayınlanan yazı veya haber veya resim veya karikatürden sorumlu değildir. Bu takdirde sorumlu müdür hakkındaki ceza sorumluluğu, yazı veya haber veya resim veya karikatürü yayınlatana aittir.
  4. Mevkute tanımına girmeyen basılmış eserlerle işlenen suçlarda ceza sorumluluğu suçu oluşturan eserin yazan, çevireni veya çizeni ile birlikte ya-yımlatana aittir. Ancak, Yayınlatanlar için verilen hürriyeti bağlayıcı cezalar sürelerine bakılmaksızın para cezasına çevrilerek hükmolunur. Para cezasının hesabında 647 sayılı Cezaların infazın Hakkındaki Kanunun 4’üncü maddesi­nin birinci bendinde belirtilen miktarın aşağı haddi esas alınır. Yayınlatanlar için emniyet gözetimi altında bulundurma cezası verilmez.

Mevkute tanımına girmeyen basılı eserin sahibinin belli olmaması ha­linde sorumluluk, yukarıdaki fıkra hükmüne bakılmaksızın yayınlatana aittir. Eser; yazarı, çevireni ve çizeni bilgi ve izni dışında yayınlandığı takdirde, sa­dece yayınlatan, eseri vücuda getiren gibi sorumlu olur.

Yukarıda yazılı kişiler belli olmadığı veya bu kimseler aleyhine Türk mahkemelerinde dava açılamadığı takdirde sorumluluk, basana, basan da elli olmadığı takdirde satan ve dağıtana aittir.

Sahibinin rızası olmadıkça Türkiye’de yayımlanan yayınlardan aynen yapılacak iktibaslarda sorumluluk, iktibas edene aittir.

Kanunla yasaklanmış her hangi bir dille yayın yapılması halinde, so­rumlu müdürlere yayınlatanlar hakkında bu maddede öngörülen para cezasına çevrilerek hükmedilmeye ve emniyet gözetimi altında bulundurma cezası veril­meyeceğine ilişkin hükümler uygulanmaz.

Bu kanun ile diğer kanunların basılı eserin sahip veya yayınlatanı cezai veya hukuki bakımdan sorumlu kıldığı hallerde, sahip veya yayınlatan tüzel kişi ise, temsilen bir gerçek kişi gösterilmiş olsa bile sorumluluk tüzel kişiye aittir.

MADDE 17- Basın yolu ile işlenecek fiillerden doğacak maddi ve manevi zararları, J6’ncı maddeye göre sorumlu olanlarla birlikte Borçlar Kanununun genel hükümlerine göre mevkutelerde sahibi ve mevkute olmayanlarda naşiri, müteselsilen tazminle ödevlidirler.

BORÇLAR YASASI MADDE 49- (Değişik: 04.05.1988 gün 34444/8. md.) Şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar para ödenmesini dava edebilir.

Hakim, manevi tazminatın miktarını tayin ederken, tarafların sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate alır.

Hakim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir tazmin sureti ikame veya ilave edebileceği gibi tecavüzü kınayan bir karar vermekle yetinebilir ve bu kararın basın yolu ile ilanına da hükmedebilir.

Açıklama

Yeni Medeni Yasada, medeni haklardan yararlanma; HAK EHLİYETİ ola­rak, Medeni hakların kullanılması da FİİL EHLİYETİ biçiminde adlandırılmış ve açıklanmıştır.

Her insanın hak ehliyeti (yani medeni haklardan yararlanma hakkı) bulun­duğu gibi, bu hakları kullanma hakkına da sahiptir. Bu kullanım hakkı yeni dü­zenleme ile fiil ehliyeti başlığını almıştır.

Yeni Medeni Yasada, kişiliğin korunması; 23’üncü maddeyle, 1) Vaz­geçme ve aşırı sınırlamaya karşı, 24’üncü maddesiyle de 2) Saldırıya karşı, kişi­nin haklan ve başvuruda bulunma yollan, gösterilmiştir.

Kişilerin kısmen de olsa vazgeçemeyecekleri hususun, sadece hak ehliyeti olmayıp fiil ehliyeti de olduğu yeni yasayla kabul edilmiştir.

Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, saldırıda bulunan­lara karşı korunmasını isteyebilecektir. Eski Medeni Yasada olduğu gibi Yeni kabul edilen Yasada da 24’üncü maddede kişilik haklarının neler olduğu açık­lanmış değildir. Hangi hakların maddi, hangilerinin manevi olduğu ancak mah­kemece saptanacaktır. (Örneğin: Sağlık, beden tamlığı gibi kişiye bağlı unsurlarla ilgili yararlar maddi; namus, şeref haysiyet gibi manevi unsurlara bağlı yararlar da manevi yararlar olarak kabul edilebilecektir.) Kişide sayılan bu unsurların saldırıya uğraması halinde kişi;

Saldırı tehlikesinin önlenmesini,

Sürmekte olan saldırıya son verilmesini,

Sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespitini, isteyebilecektir. Gözönünde tutulacak husus, saldırının hukuka aykırı olmasıdır.

Kişilik hakkı, haksızlığa uğrayan (zedelenen) kimsenin izni (rızası);

Daha üstün nitelik arzeden özel,

Yahut kamusal yarar,

Veya Yasanın verdiği yetkinin kullanılması nedenlerinden biriyle, haklı bulunmadıkça,

Kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırı addedilecektir. Hak arama özgürlüğü tüm özgürlüklerde olduğu gibi sınırsız değildir. Bu hak, salt başkasını zararlandırmak için, istenilen biçim ve koşulda kullanılamaz. Aksine durumda bu hak kötüye kullanılmış sayılacaktır ve saldırı olarak kabul edilecek­tir. Kişilik hakkına saldırılan kimse, yukarıda açıklanan davaları açmakla bera­ber, düzeltmenin yahut Kararın üçüncü kişilere bildirilmesini veya yayınlanması isteminde de bulunabilecektir.

Bu tür davalar, saldırının niteliğine göre değişiktir. Haksız eylemden do­ğan tazminat davaları, basın yoluyla kişilik hakkına yapılan saldırıları kapsadığı gibi BY’nin 41. maddesindeki haksız eylemlerle 49. maddesindeki kişisel yarar­ları da içine almaktadır.

Yasa Koyucu, Medeni Yasanın 25. maddesiyle, saldırıya uğrayanın maddi ve manevi tazminat davası açına hakkını belirtmiş, ayrıca hukuka aykırı saldın dolayısıyla elde edilmiş kazancın da vekaletsiz iş görme hükümlerine göre kendi­sine verilmesini isleyebileceğini hüküm altına almıştır.

Açılacak manevi tazminat davası, (karşı tarafça) saldırıyı yapanca, kabul edilmiş olmadıkça, başkasına devredilemeyecek, mirasbırakan tarafından açıkça ileri sürülmüş olmadıkça da mirasçılara geçmeyecek yani mirasçılar bu tür da­vayı takip edemeyeceklerdir.

Kişilik haklarına saldırıdan doğan davalar; saldırıya uğrayanın konutu mahkemesi ile saldırıyı yapanın konutu mahkemesinde görülebilecektir. Yasada konut yeri yerleşim yeri olarak belirtilmiştir.

Kişilik haklarına saldırı basın yoluyla yapılmışsa, basının haber verme gö­revini yerine getirirken kullanacağı hakkın özel hukuk alanındaki sınırı;

  1. gerçeklik,
  2. güncellik,
  3. kamu yaran,
  4. toplumsal ilgi,
  5. konu,

ile ifade arasında düşünsel bağlılık kuralları ile belirlenmiş olup, açılacak maddi ve manevi tazminat davalarında Basın Yasası hükümleri göz önünde tutulacakür. Ve haber verme hakkı bu sınırlar içinde kullanıldığı sürece hukuka uy­gun olacaktır.

Davacı

  1. Haksız eylem veya saldırıdan zarar gören yani saldırıya uğrayan kişi veya kişiler.
  2. Mirasbırakanm kişilik haklarına saldın halinde mirasçıları.
Davalı
  1. Hukuka aykırı saldırıyı yapan gerçek kişi veya kişiler,
  2. Saldırı veya haksız eylemi yapan kamu kurum ve kuruluşları,
  3. Basın yoluyla yapılan saldırı veya haksız eylemlerde;
  4. Yazı veya haberi yazan muhabir,
  5. Yazı veya haberin yayınlandığı gazete veya mevkute sorumlu müdürü,
  6. Yazı ve haberin yayımlandığı gazete veya mevkute imtiyaz sahibi,
    müştereken ve müteselsilen yani zincirleme sorumlu olacaklardır.
Görevli Mahkeme

Dava değerine göre belirlenecektir.

  1. Değeri belirlenemeyen veya değeri 5.910 YTL’den fazla olan maddi ve manevi tazminat davaları Asliye Hukuk Mahkemesinde,
  2. Değeri 5.910 YTL veya daha az olan tazminat davaları Sulh Hukuk Mahkemesinde,
  3. Kamu Kurum ve Kuruluşlarının saldırısı nedeniyle açılacak tazminat davaları İdare Mahkemelerinde,
  4. Saldırı tehlikesinin önlenmesi, sürmekte olan saldırıya son verilmesi,
    saldırının hukuka aykırılığının tespiti davalarında değer gösterilmemiş, yahut
    5.910 YTL’den daha yüksek değer gösterilmişse, yine Asliye Hukuk Mahkeme­
    sinde görülecektir.

Ancak bu değer 2007 yılı için geçerlidir. 2008 ve devam edecek sonraki yıllarda uygulanacak parasal değer, 26.9.2004 günlü 5236 sayılı Yasanın 19’uncu maddesiyle eklenen Ek Madde 4’de göre her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Yasasının mükerrer 298’inci maddesi uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacaktır. Ek madde 4’te bu şekilde belirlenen sınırların on milyon lirayı (on YTL.) aşma­yan kısımlarının dikkate alınmayacağı ve bu uygulama nedeniyle mahkemelerce görevsizlik kararı verilemeyeceği hususları da düzenlenmiştir.

Yetkili Mahkeme
  1. Saldırının yani haksız eylemin yapıldığı yer mahkemesi,
  2. Saldırı veya haksız eylemi yapan kişinin yerleşim yeri yani konutu mahkemesi,
  3. Saldırı veya haksız eylem birden çok kişilerce yapılmışsa, bu takdirde yetkili mahkeme haksız eylem veya saldırının yapıldığı yer mahkemesi,
  4. Bundan başka, kişilik haklarının korunması için açılacak davalar, dava­cının veya davalının yerleşim yeri (yani konutu mahkemesi),
  5. Davacı aynı zamanda maddi ve manevi tazminat ile vekaletsiz iş görme hükümleri uyarınca tecavüzden elde edilen kazancın da kendisine verilmesini istemişse, bu takdirde de yine davacının yerleşim yeri yani konutu mahkemesi, yetkili olacaktır.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...