Kira Bedelinin Ödeme Zamanı

Kira bedelinin ödeme zamanı, taraflarca yazılı olarak kararlaştırılmışsa, genellikle sorun olmayacaktır. Taraflar yazılı sözleşmenin aksini, sonradan düzenlenmiş yazılı bir belge ile kararlaştırabilecektirler. İcra hakimi, taraflar arasındaki yazılı sözleşme ve yazılı belgeleri, imza inkarı yapılmadığı müddetçe inceleyebilecek, imzaların inkarı halinde, uyuş­mazlığın yargılamayı gerektirdiğinden bahisle açılmış davayı reddede­cektir.

Kira borcunun ödenme zamanı, sözleşmeye, örf ve adete ve kanuna göre belirlenir. Kiracı kira borcunu sözleşmede öngörülen tarihte;eğer, kira sözleşmesinde bu konuda açıklık yoksa, yerel örf ve adetlere göre, belirli olan zamanlarda ödemelidir. Yerel örf ve adetlere göre zamanı belirlenemiyorsa, Borçlar kanununun 275/2 ve 281/2 maddelerine göre belirlenmiş zamanlarda kira borcu ödenmelidir.

Ödeme konusundaki uyuşmazlığa, en fazla sözlü kira akitlerinde rastlanmaktadır. Ödeme zamanı kira sözleşmesinde kararlaştırılmışsa, taraflarca değiştirilmedikçe geçerlidir. Gün olarak belirlenen hallerde, o günün akşamına kadar, aylık veya yıllık peşin şeklindeki anlaşmalarda ise, Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarına göre, ödemenin ilk üç gün içinde yapılması gerekir  .

Kira Bedelinin Ödenme Yeri

Kira sözleşmesinde aksine bir hüküm yoksa, kira bedeli, kiralaya­nın konutunda ödenmesi gereken borçlardandır. Bu özelliği sebebiyle, kira borcu götürülecek borçlardandır (BK’nun 73/1)   .

Kanunun bu maddesi, emredici bir nitelik taşımadığı için, sözleş­menin tarafları bunun aksini kararlaştırabilirler. Ödeme yeri konusunda, asıl ve geçerli olan tarafların müşterek iradesidir. Örneğin sözleşmeye konulan özel bir şart ile, Ödemenin, herhangi bir bankanın açıklanan şu­besindeki belirlenen hesaba yapılması mümkündür. O taktirde, ödeme yeri bankadır. Konutta ödemeli olmayıp, PTT veya banka havalesi ya da kiracı tarafından açılan bir banka hesabına yapılan ödeme, yasal bir öde-me olarak kabul edilemez  .

İkamette ödemeli gönderilen para, PTT idaresinde bir ay bekletilir. Bir aylık süre dolmadan ve para göndericisine iade edilmeden, ihtarlı ödeme emri gönderilirse, alacaklı kendisi önceden temerrüde düşmüş olduğundan yapılan takip haklı sayılmaz. Bu husus mahkemece re’sen araştırılmalıdır  .

Alacaklının usulüne uygun ödemeyi kabul etmemesi üzerine, borç­lu tevdi yeri tayin ettirerek kira parasını yatırmış ve geride çekmemişse, ihtarlı ödeme emri üzerine yeni bir ödemede bulunması gerekmer .

Fakat, tevdi yerine yatırdığı parayı sonradan geri çekmişse, ihtarlı ödeme emri tebliği üzerine, kiracının ödemede bulunması gerekir, ödemede bulunmaması tahliyesini gerektirir  .

Kira parası ikametgahta ödemeli değil de, adi posta havalesiyle gönderilmişse, kiraya veren bunu kabul etmeyebilir. Zira kiraya verenin kira parasını alırken bir külfete girmemesi esastır. Böyle bir ödeme ile ödeme süresi içinde, kira borcunun ödenmesi şartı gerçekleşmiş sayılmaz ve böyle bir ödeme kiracıyı temerrütten kurtarmaz  .

Ancak taraflar arasında, kira parasının, adi posta havalesiyle gönde­rilmesi konusunda bir teamül varsa, kiracı kira parasını ikametgahta ödemeli olarak göndermese de, temerrüde düşmüş olmaz. PTT ile gönde­rilen paraların hangi aylara ait olduğu makbuza bildirilmelidir. Aksi tak­tirde, alacaklının parayı alırken bildirdiği aya mahsuben gönderildiği kabul edilir (BK m.85). Alacaklı böyle bir bildirimde bulunmazsa, borçlu aleyhinde birinci olarak takip edilen ay borcuna mahsup edilir (BK m. 86).

Kiraya veren ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin, bir vade için makbuz verdiği taktirde, önceki vadelere ait kira bedelini de almış sayılır (BK 88) ancak bu karinenin aksini ispat etmek mümkündür.

Özetle; kira borcu niteliği itibarıyla götürülecek borçlardandır. Bu­nun aksi taraflarca kararlaştırılabilecektir. Alacaklı usulüne uygun öde­meyi kabul etmezse, borçlu temerrütten kurtulmak için, tevdi yeri tayini yoluna gitmelidir.

CategoryMakale
Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat