Kira Alacağının ödenmemesi Sebebiyle Yapılan İlamsız İcra Takibinde Yetkili İcra Dairesi

Mal bildirimi formu doldurma nasıl yapılır?

Kira Alacağının ödenmemesi Sebebiyle Yapılan İlamsız İcra Takibinde Yetkili İcra Dairesi

HUMK’nun yetkiye ilişkin hükümleri, ilamsız tahliye takipleri için de geçerlidir. Para veya teminat borcu için yapılacak takiplerde, yetkili icra dairesi konusunda, İcra ve İflas Kanununun 50.maddesi, Hukuk Usu­lü Muhakemeleri Kanununun 9-27 maddelerine yollama yapmıştır. Nite­kim İİK.nun, 50. maddesi “para veya teminat borcu için takip hususunda, HUMK’nun yetkiye dair hükümleri, kıyas yolu ile uygulanır.Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de, takibe yetkilidir.” hük­müyle, genel yetkili icra dairesinin borçlu kiracının ikametgahının bulun­duğu yer icra dairesi (HUMK m.9) veya akdin yapıldığı yer icra dairesi yetkili kılınmıştır (HUMK.lO.m). Ancak takip konusu alacak kira alacağı olup, BK’nun 73. maddesi hükmü gereğince kira alacağı, alacaklının ikametgahında ödenmesi gerektirdiğinden, alacaklı bulunduğu yer icra dairesinde de takip yapabilir. Öte yandan tahliye istekli icra takibi, kira­lanan taşınmazın bulunduğu yer icra dairesinde de yapılabilecektir.Kira sözleşmesinde, veya ayrı bir sözleşmeyle, yetkili icra dairesi belirlenmiş olabilir (HUMK. m.22). Bu taktirde dahi, kiralayanın genel yetkili icra âaiıesinde takip yapmasına engel bir durum yoktur.Zira yetki sözleşmesi, genel yetkili icra dairesinin yetkisini bertaraf etmez.

Sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda, sözleşmenin yerine getirile­ceği yer mahkemesinde (icra dairesinde) dava açılabilir;takip yapılabilir. Bu yerin tesbiti, tarafların açık veya zımni isteğine;şayet anlaşılamıyorsa, BK.nun 73 .maddesine göre belirlenmelidir.İİK.nun 50/1. maddesine göre de. (davalının bulunması koşulu aranmaksızm)takip, akün yapıldığı yer icra dairesinde yapılabilir.

Özetle, ilamsız tahliye takiplerinde, Takip borçlusunun ikametgahı, borçlu birden fazla ise birinin ikametgahı, sözleşmenin icra olunacağı yer, alacaklının ödeme zamanında oturduğu yer, kiraya verenin ikamet­gahının bulunduğu yer, kiraya veren birden fazla kişi ise, birinin ikamet­gahının bulunduğu yer, yada yetki sözleşmesi ile tarafların belirlediği yer icra dairesi yetkilidir.Ancak icra dairesi yetkisi, kamu düzenine ilişkin olmadığından, icra dairesi yetkisizliğini kendiliğinden gözetemez.Yetki sözleşmesi ile, kanunen yetkili olan genel ve özel yetkili icra dairelerinin yetkileri de kalkmaz.Mahkemeler hakkında düzenlenmiş bir yetki söz­leşmesinin, icra dairelerini de kapsadığı Yargıtay’ca da benimsenmiş bir görüştür.

Takip Talebi

Burada da, genel haciz yolu ile takipteki 1(48) örnek takip talebi kullanılır. Kiralayan öncelikle, kira parasının ödenmesini ister. Kira para­sının ve hangi aylara ait olduğunun, takip talebinde açıkça belirtilmesi gerekir. Aksi halde, birinci halde takip geçersiz sayılır. İkinci halde, kira parasının ve hangi aylara ait olduğunun, itirazın kaldırılması veya tahliye duruşmasında kiralayana açıklattırılır. Alacağın icra yoluyla tahsilim sağlamaya yönelik işlemleri başlatan ve alacaklı tarafça doldurulan takip talepnamesi, yargılama hukukundaki dava dilekçesinin işlevini yerine getirir. İcra dairesi, alacaklı tarafın iste­mine göre hareket edeceğinden, takip talepnamesindeki istem konuları ile bağlıdır. Bu nedenle, alacaklı tarafın takip talepnamesinde, haciz ile bir­likte, tahliyeyi de istemesi gerekir. Takip talepnamesinde, sadece haciz istenmiş, ancak tahliye istenmemiş ise, kiracının taşınmazdan tahliyesinin istenmediği sonucuna varılır. İcra müdürlüğünün, tahliye istenmemesine rağmen tahliye ihtarlı ödeme emri çıkarmış olması, sonucu değiştirmez.

Alacaklı mahkemeden tahliye isteyemez.

Eğer kira parası bir mahkeme kararma dayanıyorsa, Yargıtay’a gö-re bu kararında kesinleşmesi gerekir.

Yargıtay’a göre takip talepnamesi ile bağlı olan icra memurunun, talep dışına çıkılarak ihtarlı Ödeme emri göndermesi, alacaklıya tahliye isteme hakkı vermez.

Kiralayanın tahliye istekli icra takibi yapılabilmesi için, kira söz­leşmesinin mevcudiyeti şarttır. Ancak adi yazılı kira sözleşmesinde, im­zanın inkar edilmesi veya sözlü akde karşı çıkılması halinde, kiralayan icra mahkemesinden tahliye isteyemez. Zira bu gibi hallerde, uyuşmazlı­ğın halli yargılamayı gerektirdiğinden, genel mahkemeye başvurulması gerekir.

Eğer alacaklı ile borçlu arasında, kira ilişkisi hiç kurulmamışsa, ya­ni borçlu herhangi bir kira sözleşmesine dayanmaksızın, taşınmazı işgal etmekte ise, alacaklı bu durumda kira isteminde bulunamayıp, sadece fuzuli işgal tazminatı isteyebileceğinden, bunun için borçluya örnek 7 (49) ödeme emrinin gönderilmesi gerekir. Ancak, borçlunun ödeme em­rine itirazı üzerine, takip durur. Yukarıda da belirttiğimiz gibi, alacaklı­nın mahkemeye başvurup, isteyebileceği fuzuli işgal tazminatı hakkında, mahkemeden karar alması gerekir. Ecrimisil alacakları, yargılamayı ge­rektirdiğinden, takip konusu yapılamaz. Doğrudan yabancı para alacağı üzerinden, takip yapılamaz.Takip talepnamesinde, yabancı para karşılığı yeni Türk lirası olarak gösterilmiş olmasına rağmen, icra müdürlüğü, kiracı borçluya doğrudan yabancı para üzerinden ödeme emri çıkarttığı takdirde, ödeme emri, takip talepnamesine uygun olarak düzenlenmemiş sayılır.

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Call Now Button
WhatsApp chat