Kamu davası açılmasının ertelenmesinin koşulları

Kamu davasının açılmasının ertelenmesi çok sıkı koşullara bağlıdır.  Öncelikle  şüphelinin  yüklenen  suçu  işlediği  konusunda  “yeterli şüphe” (CMK 170) bulunması gerekir.

Kamu  davasının  açılmasının  ertelenmesinde,  soruşturulması  ve kovuşturulması  şikayete  bağlı  olan  ve  üst  sınırı  bir  yıl  veya  daha  az hapis cezasını gerektiren suçlarda,  iddianame düzenlemek  için yeterli şüphenin varlığına  rağmen, Cumhuriyet savcısı  takdir yetkisini kullanarak kamu davasının açılmasının beş yıl süre  ile erteleyebilmektedir (CMK171/2 vd). 2006  yılında  eklenen  fıkralarla kabul  edilen  “kamu davasının  açılmasının  ertelenmesi”  koşulları  (mahkum  edilmiş  olmama, suç  işlemekten çekinme kanaati doğması ve zararın  tamamen giderilmesi) arasına, diğerleri  ile birlikte gerçekleşmesi gereken  “kamu davası açılmasının ertelenmesinin, şüpheli ve  toplum açısından kamu davası  açılmasından  daha  yararlı  olması”  şartı  kabul  edildi  (CMK “2006-5560” 171/3-c).

Uzlaşmaya tabi olan suçlar arasında da şikayete bağlı olanlar bulunduğu  için Kanun  uzlaşmaya  öncelik  tanımış  ve  yolu  denendikten sonra kamu davasının  açılmasının  ertelenmesi  yolunu  kabul  etmiştir.

Eğer  uzlaşma  gerçekleşir,  taraflar  bir  edim  üzerinde  anlaşırlar,  edim defaten ödenirse, dava  açılmayacak  fakat uzlaşma konusu edimin  ifa edilmesi  ileri  bir  tarihe  bırakılır,  takside  bağlanır  veya  süreklilik  arz ederse, CMK 171 /2 deki koşullara bağlı olmaksızın “kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı” verilir (CMK 253/19). Erteleme süresi içinde  edim  yerine  getirilmediği  takdirde  “kasıtlı  suç  işleme  koşulu” aranmadan, kamu davası açılacaktır.

Kanun  “uzlaşma”  ile  “kamu  davasının  açılmasının  ertelenmesi” arasında bir sıralama öngörmüştür: Uzlaşmaya  tabi suçlarda önce uzlaşma yolu denenir, bu işlemin başarılı olmaması halinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi yoluna sıra gelir.

Kamu davasının açılmasının ertelenmesinin üçüncü koşulu, CMK 171/3‟de  belirtilen  hususların  gerçekleşmesidir:  şüphelinin  daha  önceden kasıtlı bir  suçtan dolayı hapis cezasına mahkum edilmiş olmaması,  suçtan  doğan  zararı  gidermiş  olması,  tekrar  suç  işlemeyeceği konusunda  kanaat  uyandırması  ve  dava  açmamanın  “kamu  yararına” olması gereklidir.

Yukarıdaki bütün koşullar birlikte gerçekleştiği takdirde, Cumhuriyet savcısı kamu davasının açılmasını 5 yıl süre ile (çocuklarda 3 yıl) erteleyebilir (CMK 171/2).

Sisteme kayıt

Kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararlar, bunlara mahsus  bir  sisteme  kaydedilir.  Bu  kayıtlar,  ancak  bir  soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme  tarafından  istenmesi  halinde,  bu  maddede  belirtilen  amaç için kullanılabilir (CMK 171/5).

Kanun yolu

Savcının  “takdir  yetkisini”  kullanarak  verdiği  bu  karara  karşı (CMK  171/1  uyarınca  verdiği  kararın  aksine),  suçtan  zarar  gören CMK 173 hükümleri uyarınca “itiraz” yoluna gidebilir (CMK 171/2).

2014  yılında  yapılan  değişiklik  doğrultusunda,  bu  itirazın  sulh  ceza hakimliğine yöneltilmesi gerekmektedir.

Erteleme süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmediği takdirde, kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Erteleme süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmesi halinde kamu davası açılır. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez (CMK 171/4).

Şüpheli  hakkında  yapılan  soruşturma  sonunda  yeterli  derecede kuvvetli bir şüphe tablosu ortaya çıkar ve takdirilik nedenleri, uzlaşma gibi olgular da yoksa, sıra Cumhuriyet savcısının  iddianame düzenlemesine gelir.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...