Kamu davası açmada savcının takdir yetkisi hangi hallerde vardır?

Kamu davasının mecburiliği bir yandan bir suç şüphesi ortaya çıktığında savcının hemen araştırmalara başlaması anlamına gelir. Diğer yandan ise, savcının ceza soruşturmasını gerektiren hususlarda yeterli delil bulunduğunda dava açma mecburiliğini ifade eder. Kamu davasının mecburiliği ilkesinin karşıtı olan ilke takdirlik ilkesidir. Takdirlik ilkesi uyarınca savcılık, kamu davasını açmayı yeterli delile ulaşsa da dava açmayabilir. Ancak bunun için, dava açılmasının, suçtan doğan veya suçlunun cezasız kalmasından doğabilecek zarardan daha büyük bir zarara neden olabileceği kanaatine ulaşması gerekir. Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) madde 171, belirli hallerde şüphelinin suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmasına rağmen Cumhuriyet savcısına kamu davası açıp açmama konusunda takdir hakkı tanımıştır. Savcı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektiren koşulların veya kişisel cezasızlık nedeninin varlığı halinde kamu davası açmayabilir. Yani söz konusu somut olayda kanunen öngörülen etkin pişmanlık veya şahsi cezasızlık hallerinden birinin söz konusu olması halinde, savcı seçimlik yetkiye sahiptir. Savcı, kendi takdirine bağlı olarak, dilerse kamu davası açmaktan vazgeçerek soruşturmayı sona erdirebileceği gibi, dilerse etkin pişmanlık veya şahsi cezasızlık nedenlerinin somut olayda mevcut olmasına rağmen kamu davası açabilir. Ayrıca ön ödeme ve uzlaşma gibi mahkeme dışı uyuşmazlık çözüm yöntemleri de şartları gerçekleştiği takdirde uygulanarak, ceza davası açılmaksızın yargılama sona erebilmektedir. Ön ödeme, uzlaşma ve Cumhuriyet savcısının takdir yetkisini kullanması, ceza davasının mecburiliği ilkesinin istisnalarını teşkil etmektedir.

CategoryMakale
Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat