Kaçakçılıkta Görevsizlik Kararı

Ceza Genel Kurulu 2005/YYB-80 E., 2005/79 K.

GÖREVSİZLİK KARARI

4926 S. KAÇAKÇILIKLA MÜCADELE KANUNU(MÜLGA) [ Madde 13 ]
4926 S. KAÇAKÇILIKLA MÜCADELE KANUNU(MÜLGA) [ Madde 26 ]
4926 S. KAÇAKÇILIKLA MÜCADELE KANUNU(MÜLGA) [ Madde 27 ]

“İçtihat Metni”

Kaçakçılık suçundan sanıklar Mustafa D……, Zülküf A….. ve Hacı Hüseyin İ….’ın 1918 sayılı Yasanın 27/2-4 ve 33/son maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile açılan kamu davası sonunda Silifke Asliye Ceza Mahkemesi 11.12.2003 gün ve 800-746 sayı ile; sanıkların Taşucu Gümrüğünden giriş yaparken yakalattıkları kaçak eşyanın yolcu beraberindeki eşyalardan olduğu, mikar ve nev’ine göre 4926 sayılı Yasanın 13/1-2 maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek mahkemenin görevsizliğine, dosyanın Taşucu Gümrük Müdürlüğüne gönderilmesine karar vermiştir.

Taşucu Gümrük Müdürlüğü Yolcu Komisyonu ise 14.09.2004 gün ve 5 sayı ile; sanıklarda yakalanan çay, sigara ve toz şeker gibi eşyaların Türkiye’ye ithalinde, ithalat rejimi gereğince belirlenen kurumların iznine tabi olması nedeniyle, eylemlerinin 4926 sayılı Yasanın 13. maddesinin 3. fıkrasına temas ettiği ve aynı Yasanın 26. maddesine göre de Yolcu Komisyonunun yetkisine girmediğini belirterek görevsizlik kararı vermiştir.

Uyuşmazlığın giderilmesi istemi ile başvuruda bulunulması üzerine Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü de 06.12.2004 gün ve 119-106 sayı ile; “Gümrük Komisyonlarının Anayasa’nın 158 ve 2247 sayılı Yasanın 1. maddesinde belirtilen yargı mercilerinden olmadığı, bu nedenle Uyuşmazlık Mahkemesince çözümü gereken bir uyuşmazlıktan söz edilemeyeceği” gerekçesiyle başvurunun reddine karar vermiştir.

Yerel Mahkeme ile Taşucu Gümrük Komisyonu arasında olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğundan bahisle bu kez Yargıtay’a gönderilen dosya, Yargıtay C.Başsavcılığının 10.06.2005 gün ve 90857 sayılı “dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesi” istekli tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına tevdi edilmekle Yargıtay Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.

CEZA GENEL KURULU KARARI

Adli yargıya dahil ceza mahkemeleri ile adli yargı dışında kalan diğer yargı mercileri veya yaptırım uygulama yetkisi verilmiş makamlar arasında çıkabilecek görev ve yetki uyuşmazlıklarını çözecek yargı mercileri, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile diğer bazı yasalarda belirlenmiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.05.2005 gün ve 51-47 sayılı kararında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;

Uyuşmazlık Mahkemesi; adli, idari ve askeri yargı mercileri arasında, Yargıtay Ceza Genel Kurulu ise, adli yargı mercii olan genel mahkemeler ile “kaza salâhiyetini haiz sair makamlar” arasında doğacak görev uyuşmazlıklarının çözümü ile görevlidir. 1684 sayılı Yasanın 1. maddesinde sözü edilen; “kaza salâhiyetini haiz sair makamlar”, çeşitli yaptırımları uygulayabilmeleri bakımından kendilerine kısmen kaza yetkisi verilmiş bulunduğu halde, Anayasanın 9. maddesinde kastedilen anlamda yargı mercii olarak kurulmayan ve görevlileri hakim sıfatını taşımayan makamlardır. Nitekim Devlet sistemimiz içinde yer alan, il ve ilçe idare kurulları, en büyük mülkî amirlikler, belediye makamları, gümrük komisyonları, orman işletme şeflikleri (Kunter-Yenisey, Ceza Muhakemesi Hukuku, I. Kitap, 12. Bası, 2003, s. 871 vd., Prof. Dr.Tahir Taner, Ceza Muhakemeleri Usulü Dersleri, 1944, s. 27 vd.) gibi makamlar, yargı mercii olmadıkları halde, yaptırım uygulama bakımından kendilerine kısmen kaza yetkisi verilmiş makamlardır. Bu bakımdan, adli yargı mercii olan genel mahkemeler ile kaza yetkisini haiz bu makamlar arasında çıkabilecek görev ve yetki uyuşmazlıklarını, merci belirleme suretiyle çözme görevi, 1684 sayılı Yasanın 1. maddesi uyarınca Ceza Genel Kuruluna aittir.

Öte yandan, uyuşmazlıkların merci tayini suretiyle çözümlenebilmesi için, uyuşmazlığa konu kararların kesinlik kazanmış olması gerekir. Bunların ıslahı ve uyuşmazlığın halli için bir başka yasa yolu mevcut bulunduğu takdirde, merci tayini usulüne başvurulamayacaktır.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

Silifke Asliye Ceza Mahkemesi ile Taşucu Gümrük Müdürlüğü Yolcu Komisyonu karşılıklı görevsizlik kararları vermişlerdir. Yerel Mahkemenin görevsizlik kararı, adli yargı dışındaki bir makamı görevli sayar nitelikte bulunduğundan, temyiz yasayoluna tabidir. Sanık Hacı Hüseyin İ…. müdafiinin yüzünde verilen bu kararın diğer sanıklar Mustafa D…… ile Zülküf A…..’a tebliğ edildiği, katılan vekilinin ise sonradan Gümrük Müdürlüğünce dosyanın tümüyle kendisine tevdi ve teslim edilmesi nedeniyle karara muttali olduğu, yasayoluna başvurma yetkisi bulunanların süresi içinde başvuruda bulunmamaları nedeniyle kararın kesinleştiği saptanmıştır. Öte yandan, 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Yasasının 27. maddesi gereğince gümrük komisyonlarının kararlarına karşı da ilgililerce, tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Sulh Ceza Mahkemesine itiraz edilebilmesi olanağı bulunmaktadır. Buna karşın, Taşucu Gümrük Müdürlüğü Yolcu Komisyonu görevsizlik kararının her üç sanığa da tebliğ edilmediği, katılan Hazine vekilinin ise sonradan bu karardan haberdar olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda henüz kesinleşmediği saptanan Taşucu Gümrük Müdürlüğü Yolcu Komisyonu görevsizlik kararının sanıklar Mustafa D……, Zülküf A….. ve Hacı Hüseyin İ….’a tebliğ edilmesi, süresinde yasayoluna başvurulmaması veya itiraz merciinin başvuruyu reddetmesi durumunda kararın kesinleştirilmesi gerekmektedir.

Bu itibarla, kaza yetkisini haiz makamlardan olan Taşucu Gümrük Komisyonu görevsizlik kararının henüz kesinleşmemesi nedeniyle Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nca 1684 sayılı Yasanın 1. maddesi uyarınca çözümü gereken bir görev uyuşmazlığı bulunmadığından, dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesine karar verilmelidir.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle;

Taşucu Gümrük Komisyonunca verilen görevsizlik kararının henüz kesinleşmemesi nedeniyle, bu aşamada Yargıtay Ceza Genel Kurulunca, 1684 sayılı Yasanın 1. maddesi uyarınca çözümü gereken bir görev uyuşmazlığı bulunmadığından, dosyanın incelenmeksizin mahalline iade edilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 21.06.2005 günü sonucu itibariyle tebliğnamedeki iade düşüncesine uygun olarak oybirliği ile karar verildi.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...