MADDE 1023 – Tapu kütüğündeki tescile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya başka ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur.

AÇIKLAMA

Medeni Kanunumuz 1023. maddesi hükmü ile tescile güveni korumuştur. Anılan maddeye göre Tapu kütüğündeki tescile dayanarak iyi niyetle mülkiyet ya da başka bir ayni hak kazanan kimsenin bu iyi niyeti sebebiyle kazandığı hak korunur.

Örneğin (A) hile altında taşınmazını (B) ye satmış ve tapuda (B) adına tescil yapmış ise, (A) nin BK.nun 31.inci maddesinde yazılı süre içerisinde dava açarak bunu iptal ettirmesi mümkündür. Ancak süresi içinde (A) dava açmadan (B) taşınmazı üçüncü kişi olan (C) ye devrederse ve (C) bu taşınmazın (B) tarafından hile ile alındığını ve tescilin yolsuz olduğunu bilmiyorsa, Yani başka bir anlatımla İyi niyetli ise, işte yukarıda metni yazılı bulunan 1023. maddeye göre bu iyi niyeti korunur.

Şartları

a) Üçüncü şahıs yolsuz bir tescile dayanmalıdır

Ayni bir hakkı kurmaya yetmeyen ya da gerçek hak sahibinden başkası lehine ku­rulmuş bulunan her hak yolsuz tescildir. İşte yasanın ilk şartı üçüncü şahsın böyle bir yolsuz tescile dayanmış olması şartıdır.

Yukarıda verilen örnekte taşınmazın tescili (B) nin hilesi ile meydana getirildiğinden yolsuz bir tescildir ve (C) bu yolsuzluğu bilmediğinden iyi niyetli olarak taşınmazı satın almıştır. Şu halde üçüncü şahis olan (C) nin iyi niyeti korunur.

Eğer üçüncü şahıs Tapudaki kayda değil de başka bir yolsuz esasa dayanmış olursa bu durumda yolsuz tescile dayanarak hak iktisabı mümkün olmaz.

Örneğin Sahte vekâlet veya temsil belgesi ile üçüncü şahsa bir satış yapılırsa bu durumda tapudaki kayıt değil de tapuda malik oian kimsenin verdiği vekâlet sahte oldu­ğundan üçüncü şahsın iyi niyeti yani bu sahteliği bilmemesi ona hak kazandırmaz.

b) Ayni bir hak iktisap edilmelidir.

Medeni Kanunun 1023. maddesi ayni hak iktisabı için mülkiyet veya mülkiyetin gayri ayni hak örneğin irtifak, gibi bir hak için uygulanabilir.

c) Hukuki bir engel olmamalıdır

İyi niyetli üçüncü kişinin tapu siciline dayanarak mülkiyet veya bir ayni hak elde edebilmesi için taşınmazın özel şahıslar tarafından kazanılabilir olması gerekir.

Mer’a, kışlak, yaylak, ormanlar, yollar, köprüler, kayalıklar, ırmaklar, Göller VS. gibi devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerde bu kazanmadan söz edilemez.

Ayrıca hukuki bir engel olmamalıdır. Örneğin kamulaştırılan yerlerde iyi niyet iddia­sında bulunulamaz. Buna rağmen her nasılsa (A) örneğin bir mer’ayı üzerine tapu etmiş ve (B) ye satmış ise ve (B) de iyi niyetli olsa bile bunun iyi niyeti bir anlam taşımaz. Çünkü: mer’alar tapu edilse bile bu tapu geçersizdir.

d) Üçüncü şahıs iyi niyetli olmalıdır

Üçüncü şahsın madde hükmünden yararlanabilmesi için mutlaka iyi niyetli olması gerekmektedir. Eğer iyi niyetli değilse, 1023.maddeye göre iktisabı korunmaz.

Burada yasanın aradığı iyi niyet, tescilin yolsuz olduğunu bilmemektir. Eğer Tescilin haksız ve yolsuz olduğunu biliyorsa bu durumda kötü niyetli olduğu için iktisabı korunmaz.

Üçüncü kişinin iyi niyetli olmadığı bir defi değil itiraz olarak ileri sürülebilir.

e) Çifte Tapu olmamalıdır

Bazen bir taşınmazın iki ya da daha fazla tapu kaydı olabilir ve bu tapu kayıtlarının her biri ayrı ayrı taşınmaza uymuş olabilir. Bu duruma Çifte Tapu denir.

Yargıtay uygulamalarında çifte tapu halinde ilk tapu kaydı tercih edilir. Bu durumda ikinci tapu kaydına dayanarak iyi niyetle hak iktisabı söz konusu olamaz.

Görev

Görev dava değerine göre belirlenir.(HUMK.md.8/l

Yetki

Taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.(HUMK.md.l3)

Davacı

Tapunun iptali ile adına tescilini isteyen kişidir.

Davalı

İyi niyet iddiasında bulunan tapu malikidir.

Dava

Kötü niyet sebebiyle oluşan yolsuz tapunun iptali ve tescil

Süre

Davanın açılması için belli bir süre yoktur. Ancak 10 yıl içinde açılmaz ise o zaman tapu maliki bu taşınmazı kazanmış olur.(MK.md.712)

Deliller

Dava; keşif, bilirkişi tanık vs. her türlü delille ispatlanabilir.

Hüküm

Mahkemece davacının iyi niyetli olduğu anlaşılır ve taşınmazında kamu malı olma­dığı belirlenirse, bu durumda davanın kabulüne karar verilmelidir. Dava değeri üzerin­den nispi harç ve vekâlet ücreti takdir olunur. Kararın tebliğinden itibaren sulh hukuk mahkemesinde 8 gün (HUMK.md.437) ve asliye hukuk mahkemesinde 15 gün içinde (HUMK.md.432) temyiz yoluna başvurulabilir.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...