İşçilik Alacakları Davalarında Yetkili Mahkeme

AVUKATLIK RUHSATI DÜZENLENMESİ SÜRECİ

İşçilik Alacakları Davalarında Yetkili Mahkeme

YARGITAY 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/7533
KARAR NO : 2017/9255

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı ve davalı B.. A.Ş. vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:

Davacı işçi, asıl işvenin B. A.Ş. olduğunu, diğer davalı şirketler ile arasında muvazaa bulunduğunu ve iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım ücret alacakları, toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklar ve eşit davranma ilkesine aykırılık nedeni ile tazminat alacağının tahsilini talep etmiştir.

Davalı Cevabının Özeti:

Davalı B. A.Ş. ve davalı D. A.Ş. ayrı ayrı vermiş oldukları cevap dilekçeleri ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, diğer davalı İ. A.Ş.’ne dava dilekçesi tebliğ edilememiştir.

Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, davacının çalıştığı iş yerinin Erzurum İş Mahkemeleri yargı alanı içerisinde bulunduğu ve dosyaya celp edilen hizmet döküm cetveli kayıtları ve dosya kapsamına göre davalı İbrahim Derya şirketi ile davacı arasında iş ilişkisinin varlığına dair yeterli delil ve belge bulunmadığı, diğer davalı şirketlerin adreslerinin dava dilekçelerinden de açıkça anlaşıldığı üzere İstanbul Anadolu İş Mahkemelerinin ve İstanbul İş Mahkemelerinin yargı çevresinde bulunduğu üzere davalı DHL Şirketinin yetki itirazının kabul edildiği gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine ve taraflarca seçilip talep edildiği üzere dosyanın birden çok yetkili mahkeme arasından İstanbul İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Temyiz:

Kararı davacı ve davalı B. A.Ş. vekilleri temyiz etmiştir.

Gerekçe:

Mahkemece davalılardan İ. A.Ş.’ne dava dilekçesinin tebliğ edilemediği tebligatın iade geldiği görülmüştür. Davalılardan İ. A.Ş.’ne dava dilekçesi tebliğ edilmeden yetkisizlik kararı verilmiş ise de, taraf teşkili sağlanmadığından yapılan yargılama usul hükümlerine uygun düşmemiştir. Mahkemece yapılacak iş öncelikle taraf teşkilini sağlamak olmalıdır.

Taraf teşkili sağlandıktan sonra yetkili mahkemenin hangi mahkeme olduğu belirlenmelidir.

5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca, iş mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgâhı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi, işçinin işini yaptığı yer mahkemesinde de bakılabilir. Bunlara aykırı sözleşme geçerli değildir.

İş mahkemesinin görevi kapsamında bulunan bir dava, dava tarihinde davalının ikametgâhının bulunduğu veya işçinin işini yaptığı yerdeki iş mahkemesi veya iş davalarına bakmakla görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmalıdır.

Türk Medeni Kanunu’nun 19. maddesi uyarınca, gerçek kişi yönünden yerleşim yeri, sürekli kalma niyetiyle oturulan yerdir. Gerçek kişi işverenin başka bir yerde yerleşmek niyetiyle oturduğu kanıtlanmadığı takdirde, kural olarak nüfusta kayıtlı olduğu yerin ikametgâh olarak kabulü gerekir. Aynı Kanun’un 49. maddesi gereğince, tüzel kişinin yerleşim yeri, kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça, işlerinin yönetildiği yerdir.

Yetkili mahkemenin belirlenmesinde önemli olan işin yapıldığı işyeri tanımına, 5521 sayılı Yasada yer verilmemiştir. İşyeri, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, işveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddi olan ve olmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiği birime işyeri denir. İşverenin işyerinde ürettiği mal veya hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen yerler (işyerine bağlı yerler) ile dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden ve mesleki eğitim ve avlu gibi diğer eklentiler ve araçlar da işyerinden sayılır. İşyeri, işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş organizasyonu kapsamında bir bütündür. Bir yer, ancak işin niteliği ve yürütümü bakımından işyerine bağlı bulunmaktaysa, o işyerinden sayılacaktır.

İş veya toplu iş sözleşmesinin taraflarının, davalının yerleşim yeri ve işin yapıldığı yer dışındaki bir mahkemenin yetkili olduğuna dair düzenleme yapmaları, 5521 sayılı Kanun’un 5. maddesinin emredici nitelikteki son cümlesi gereğince geçersizdir.

İş mahkemesinin yetkisi kamu düzeni ile ilgili olduğundan, davalı tarafça süresinde yetki itirazı yapılmamış olsa bile, mahkeme tarafından bu husus kendiliğinden göz önünde bulundurulmalıdır. Bir başka anlatımla hakim, davanın her aşamasında yetki itirazını dikkate alabileceği gibi, kendisi de res’en yetkisizlik kararı verebilir.

Somut olayda, davacı davalılardan B. A.Ş.’nin asıl işveren şirket olduğunu diğer davalı şirketlerin ise alt işveren olduklarını iddia etmektedir. Davacı vekili tarafından temyiz dilekçesi ekinde sunulan 06.07.2012 tarihli ticaret sicil gazetesine göre davalı İ. A.Ş.’nin yerleşim adresi Konak İzmir olarak görünmektedir. Diğer davalı şirketlere ait ticaret sicil kayıtları ise dosya içerisinde bulunmamaktadır.

Yapılacak iş taraf teşkili sağlandıktan sonra, tarafların tüm delillerini bildirmelerini sağlamak ve dava tarihi itibari ile davalı şirketlerin güncel ticaret sicil kayıtları celp edilerek ve tüm dosya kapsamında yer alan deliller birlikte değerlendirilerek mahkemenin yetkili olup olmadığı konusunda karar vermek iken; yazılı şekilde mahkemenin yetkisizliği nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.

Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 24.04.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Call Now Button
WhatsApp chat