İş Kazasında İşçi Haklarında Sorumluluk Kimindir?

TCK m. 136 nedir?

İş Kazasında İşçi Haklarında Sorumluluk Kimindir?

Yargıtay 9.Hukuk Dairesi 17926/1750 sayılı kararında “işçilik haklarından” ve “sendikal alacaklardan” Yargıtay asıl işvereni de alt işveren ile “birlikte sorumlu” tutmuştur. Yargıtay’ın bu kararında asıl işveren ile alt işveren arasında imzalanan teknik şartnamede her türlü sorumluluğun işi yapan firmaya (alt işverene) ait olacağı kararlaştırılsa bile, bu hükmün işçiyi bağlamayacağı gerekçesiyle alt işveren işçi­sinin uğradığı iş kazasından asıl işverenin de sorumlu olacağını kabul etmiştir.

Taşeron Elemanı İş Kazası Geçirdiğinde Durum Nedir?

Bu konuda verilmiş yargı kararı önemli bir örnek oluşturmaktadır. Yargı kararma konu örnekte; Yüksek gerilim enerji hattı yapımı sırasında, elektrik direğinden dü­şen taşeron firma işçisi, kazada sürekli bakım ve yardıma muhtaç kalacak şekilde yüzde 100 malul kalmıştır.

Hattın yapımı için ihaleyi kazanan firmanın taşeron şirketine bağlı çalışan işçi, fir­maların ve asıl işverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almadıkları gerekçesiyle maddi ve manevi tazminat davası açmıştır.

Davayı görüşen Ankara 2. İş Mahkemesi, bilirkişi raporu uyarınca olayda asıl işverenin yüzde 30, alt işverenin yüzde 40, işçinin ise yüzde 30 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği belirtilerek, asıl işveren hakkındaki davanın pasif dava ehliyeti bulunmaması ve anahtar teslimi ihale makamı olması nedeniyle reddine karar verdi, mahkeme, ihaleyi alan firma ve taşeron firmanın işçiye maddi ve manevi tazminat demesine hükmetti.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını bozdu.

Daire’nin kararında, yerel mahkemece kurulan hükmün doğru olmadığı belirtilerek, gerçekten bir iş kazası sonucu zarara uğrayan işçinin tazminat davasının, işveren veya kusurlu 3. kişilere karşı yöneltileceği kaydedildi.

Kararda, aracı olarak nitelendirilen kişilerce işe alınan işçilerin uğrayacakları zarar­ın, asıl işverenin aracı ile birlikte sorumlu olacağı vurgulandı. Kararda, şöyle de­di: “İşin tamamı yerine bir bölümü devrolunduğunda, devreden kişinin işverenlik sıfatı devam ettiğinden, kusuru olmasa da olay tarihinde yürürlükte bulunan 1475 yılı İş Kanunu ’nun 1/son maddesi gereğince sorumlu olduğunun kabulü gerekir.

Bu durumda, enerji iletim hatlarının yapımı işi, davalılardan asıl işveren Genel Müdürlüğünün asıl işi olup, bu işi başka birine verse dahi, işi alanla birlikte sorum­luğu devam edecektir. Asıl işveren olarak taşeron şirketle birlikte müştereken ve müteselsilsen sorumlu olduğu düşünülmeksizin, davalı asıl işveren Genel Müdürlüğü hakkındaki davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır’ demi­ştir.

Yerel Mahkeme’nin ilk kararında direnmesi üzerine dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na geldi. Kurul, yerel mahkemenin direnme kararını, daire gerekçesi doğrultusunda oy birliğiyle bozmuştur.

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Call Now Button
WhatsApp chat