İmar Planına Karşı Dava Açma Süresinin Başlangıcı

İmar Planına Karşı Dava Açma Süresinin Başlangıcı

DANIŞTAY 6. Daire
ESAS: 2013/6634
KARAR: 2014/3737

İstemin Özeti : İzmir 1. İdare Mahkemesince verilen 20/06/2013 tarihli, E:2013/782, K:2013/1072 sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : …

Düşüncesi : Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

Dava, İzmir İli, Menderes İlçesi, Tekeli Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 13/04/2012 tarihli, 419 sayılı kararı ile uygun görülerek onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonunun iptali istemiyle açılmış; İdare Mahkemesince, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonunun 24/5/2012-25/6/2012 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, dava konusu plana askı süresi içerisinde herhangi bir itirazda bulunulmadığı, bu itibarla son ilan tarihi olan 25/06/2012 tarihinden itibaren 60 gün içinde dava açılması gerekirken bu süre geçtikten sonra 22/04/2013 tarihinde açılan davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiş, bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’n 7. maddesinde: ”dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu belirtilmekte ve 8 maddesi ile de sürelerin, tebliğ yazım ve ilan tarihlerini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı hükme bağlanmış bulunmaktadır. Bu tebliğin, yayın veya ilanın, dava açma süresine başlangıç alınabilmesi için de bunun mevzuata uygun bir biçimde yapılmış olması gerektiği kuşkusuzdur.

3194 sayılı Kanun’un planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması başlıklı 8. maddesinde İmar Planları: ”Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar” hükmü ile Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin 20. maddesinde: ”Onaylanmış planlar; onay tarihinden itibaren ilgili idarece herkesin görebileceği şekilde ilan yerlerinde asılmak ve nerede nasıl görülebileceği mahalli haberleşme araçları ile duyurulmak suretiyle 30 gün süre ile ilan edilir. 30 günlük ilan süresi içinde planlara itiraz, ilgili idare nezdinde yapılır.” hükmü yer almaktadır.

5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nda 12/11/2012 tarihinde bir takım değişiklikler yapılarak söz konusu kanunun 3. maddesinde, Büyükşehir Belediyesi, sınırları il mülki sınırı olan ve sınırları içerisindeki ilçe belediyeleri arasında koordinasyonu sağlayan; idarî ve malî özerkliğe sahip olarak kanunlarla verilen görev ve sorumlulukları yerine getiren, yetkileri kullanan; karar organı seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzel kişisi; İlçe Belediyesi, büyükşehir belediyesi sınırları içinde kalan ilçe belediyesi olarak tanımlanmış; 7. maddesinde de, Büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları, Çevre düzeni plânına uygun olmak kaydıyla, büyükşehir belediye sınırları içinde 1/5.000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte nazım imar plânını yapmak, yaptırmak ve onaylayarak uygulamak; büyükşehir içindeki belediyelerin nazım plâna uygun olarak hazırlayacakları uygulama imar plânlarını, bu planlarda yapılacak değişiklikleri, parselasyon plânlarını ve imar ıslah plânlarını aynen veya değiştirerek onaylamak ve uygulanmasını denetlemek; nazım imar plânının yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde uygulama imar plânlarını ve parselasyon plânlarını yapmayan ilçe belediyelerinin uygulama imar plânlarını ve parselasyon plânlarını yapmak veya yaptırmak şeklinde tanımlanmıştır.

Anılan kanun hükümlerine göre, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nda yapılan değişiklik sonucu büyükşehir belediyesi sınırları il mülki sınırları olarak değiştirilerek ilçe belediyeleri büyükşehir belediyesi sınırlarına dahil edilmiş ve buralara götürülecek hizmetler de büyükşehir belediyesi sorumluluğuna verilmiş ve buna bağlı olarak planlanan alan, merkez ilçe dışında bir ilçede olsa bile planın büyükşehir belediyesi tarafından ilan edilmesi ve bu ilanla birlikte, ilgili planın nerede ve nasıl görülebileceğinin mahalli haberleşme (hoparlör) araçları ile duyurulması ve bunun tutanağa bağlanması gerekmektedir.

Dosyanın incelenmesinden, dava konusu imar planı revizyonunun 13/04/2012 tarihli, 419 sayılı İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi kararıyla kabul edilerek 3194 sayılı Kanun’un 8. maddesine uygun olarak büyükşehir belediye başkanlığı ilan panosunda ve belediyenin internet sitesinde 24/05/2012-25/06/2012 tarihleri arasında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edildiği ve İzmir İlinde yayınlanmakta olan bölgesel bir gazetenin 24/05/2012 tarihli baskısında ilan edildiği anlaşılmakta, ancak plan yapımına ait esaslara dair yönetmeliğin 20. maddesinde belirtilen şekilde planın nerede nasıl görülebileceğinin mahalli haberleşme araçları ile duyurulduğuna dair dava dosyasında herhangi bir bilgi ve belge bulunmamaktadır.

Bu durumda, davacının İzmir İli, Urla İlçesi, Tekeli Mahallesinde ikamet ettiği ve bu yerde söz konusu planın nerede ve nasıl görülebileceğine ilişkin bir duyuru yapılmadığından, plan değişikliği işleminden davacının haberdar olduğu tarih esas alınmak suretiyle davanın süresinde açıldığı kabul edilerek davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken aksi yönde verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, İzmir 1. İdare Mahkemesince verilen 20/06/2013 tarihli, E:2013/782, K:2013/1072 sayılı kararın bozulmasına, dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 14/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Call Now Button
WhatsApp chat