İhbar Tazminatının Miktarı

İhbar tazminatının miktarı ” bildirim süresine ait ücret ” olarak Ka­nunda belirlenmiştir. Buna göre ihbar tazminatı, yasadan doğan götürü tazminat olarak nitelendirilebilir.

İş Kanunu’nun 13/C-l. maddesinde tazminat olarak nitelenen ” ihbar tazminatı” nın miktarı, maddede yazılı bildirim sürelerine ilişkin ücret tutan olarak belirtilmekle birlikte; İş Kanununun 14/XI. maddesi uyarınca, kıdem tazminatında olduğu gibi, ihbar tazminatının hesaplanmasında da çıplak ücrete ek olarak, işçiye sağlanmış olan para ve parayla ölçülmesi mümkün olan hizmet sözleşmesinden veya toplu sözleşmeden yahut ka­nundan doğan menfaatler de göz önünde tutulur. Yargıtay’ca kabul edil­diği gibi, iş karşılığında nakdi veya ayni olarak yapılan ve arızi olmayan her türlü ödemeler ile prim veya yıllık ikramiyeler, ihbar tazminatının hesabında esas alman ” giydirilmiş brüt günlük ücret” e dahil edilecektir.

Ücret dışında kalan parasal hakların bir yılda yapılan ödemeler top­lamının 365′ e bölünmesi suretiyle bir günlük ücrete eklenmesi gereken tutar belirlenir. Ancak ücret dışındaki parasal hakların arızi olmayıp, devamlılık arz eden Ödemeler niteliğinde olması gerekmektedir. Bu ne­denle Yargıtay, devamlılık göstermeyen temettü ikramiyesi ile jestiyon priminin ihbar tazminatında dikkate alınamayacağını kararlaştırmıştır.

İhbar tazminatı miktarının sözleşmelerle artırılıp artırılamayacağı uygulamada önem kazanmıştır. Yargıtay, ihbar tazminatı miktarının sözleşmelerle artırılamayacağı, zira madde hükmünün kamu düzeni ile ilgili olup sözleşmelerle artırılabilecek hususun sadece fesih bildirimi sürelerinden ibaret bulunduğu görüşünü kabul etmiştir. Öğretide çoğunluk bu görüşe katılmamaktadır. Buna göre; İş Kanununun bildirim sürelerinin artırılabileceğini öngören 17/3 hükmü gibi ihbar tazminatının tutarını kurala bağlayan 17/4 hükmü de nispi emredici niteliktedir. İş Kanununun 17. Maddesinin 3. Fıkrasına uygun olarak bildirim sürelerini uzatma olanağına sahip bulunan tarafların doğrudan doğruya İK 17/4′ de yer alan ihbar tazminatını da, işverene göre işçiyi daha kötü duruma düşürmemek koşuluyla artırabilmelerine engel olmamak gerekir.

Öte yandan öğretideki bir başka görüşte; Kanun, ihbar tazminatını “bildirim süresine ilişkin ücret tutarı….” Olarak saptadığından, kanunda asgari olarak tayin edilen bildirim sürelerinin sözleşmelerle artırılması halinde buna bağlı olarak ihbar tazminatının da artabileceği; bu nedenle, bildirim süreleri artırılmadan ihbar tazminatı miktarının artırılmayacağı yönündedir.

CategoryMakale
Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat