4721 sayılı Türk Medeni Kanunu madde 32 – Ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamayan bir kimsenin ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa, hakları bu ölüme bağlı olanların başvurusu üzerine mahkeme bu kişinin gaipliğine karar verebilir.

Yetkili mahkeme, kişinin Türkiye’deki son yerleşim yeri; eğer Türkiye’de hiç yerleşmemişse nüfus sicilinde kayıtlı olduğu yer; böyle bir kayıt da yoksa anasının veya babası­nın kayıtlı bulunduğu yer mahkemesidir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu madde 33 – Gaiplik kararının istenebilmesi için, ölüm tehlikesinin üzerinden en az bir yıl veya son haber tarihinin üzerinden en az beş yıl geçmiş olması gerekir.

Mahkeme, gaipliğine karar verilecek kişi hakkında bilgisi bulunan kimseleri, belirli bir sürede bilgi vermeleri için usulüne göre yapılan ilânla çağırır.

Bu süre, ilk ilânın yapıldığı günden başlayarak en az altı aydır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu madde 34 – Gaipliğine karar verilecek kişi, ilân süresi dolmadan ortaya çıkar veya kendisinden haber alınırsa ya da öldüğü tarih tespit edilirse gaiplik istemi düşer.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu madde 35 – İlândan sonuç alınamazsa, mah­keme gaipliğe karar verir ve ölüme bağlı haklar, aynen gaibin ölümü ispatlanmış gibi kullanılır.

Gaiplik kararı ölüm tehlikesinin gerçekleştiği veya son haberin alındığı günden baş­layarak hüküm doğurur.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu madde 45- Gaiplik kararı, hâkimin bildirmesi üzerine, ölüm kütüğüne kaydolunur.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu madde 131- Gaipliğine karar verilen kişinin eşi, mahkemece evliliğin feshine karar verilmedikçe yeniden evlenemez.

Kaybolanın eşi evliliğin feshini, gaiplik başvurusuyla birlikte veya ayrıca açacağı bir dava ile isteyebilir.

Ayrı bir dava ile evliliğin feshi, davacının yerleşim yeri mahkemesinden istenir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu madde 584 – Hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimsenin mirasçıları veya mirasında hak sahibi olan kişiler, tereke malları kendilerine teslim edilmeden önce bu malları ileride ortaya çıkabilecek üstün hak sahiplerine veya gaibin kendisine geri vereceklerine ilişkin güvence göstermek zorundadırlar.

Bu güvence, ölüm tehlikesi içinde kaybolma durumunda beş yıl, uzun zamandan beri haber almamama durumunda on beş yıl ve her hâlde en çok gaibin yüz yaşına var­masına kadar geçecek süre için gösterilir.

Beş yıl, tereke mallarının tesliminden; on beş yıl, son haber tarihinden başlayarak hesaplanır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu madde 585 – Gaip ortaya çıkarsa veya üstün hak sahibi olduklarını ileri sürenler bu sıfatlarını ispat ederlerse, tereke mallarını teslim almış olanlar, aldıkları malları zilyetlik kuralları uyarınca geri vermekle yükümlüdürler.

İyiniyetli olanların üstün hak sahiplerine geri verme yükümlülükleri, miras sebebiyle istihkak davasına ilişkin zamanaşımı süresine tâbidir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu madde 586 – Ortada bulunmayan ve mirasın açıldığı anda sağ olup olmadığı ispat edilemeyen mirasçının miras payı resmen yönetilir.

Mirasın açıldığı anda ortada bulunmayanın sağ olmaması hâlinde onun miras payı kendilerine kalacak olanlar, gaipliğe ilişkin sürelere ve usule uyarak o kimsenin gaipliğine karar verilmesini ve miras payının kendilerine teslimini isteyebilirler.

Miras payının teslimi, gaipliğine karar verilen kimsenin mirasının mirasçılara teslimi­ne ilişkin kurallara tâbidir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu madde 587 – Gaibin mirasçıları tereke malla­rını teslim aldıktan sonra gaibe bir miras düşerse, ona düşen miras payı gaiplik sebebiyle kendilerine kalacak olanlar, ayrıca bir gaiplik kararı almak zorunda kalmaksızın bu miras payının teslimini isteyebilirler.

Gaibe düşen miras payını teslim alanların elde ettikleri gaiplik kararına aynı şekilde gaibin mirasçıları da dayanabilirler.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu madde 588 – Sağ olup olmadığı bilinmeyen bir kimsenin malvarlığı veya ona düşen miras payı on yıl resmen yönetilirse ya da malvar­lığı böyle yönetilenin yüz yaşını dolduracağı süre geçerse, Hazinenin istemi üzerine o kimsenin gaipliğine karar verilir.

Gaiplik kararı verilebilmesi için gerekli ilân süresinde hiçbir hak sahihi ortaya çık­mazsa, aksine hüküm bulunmadıkça, gaibin mirası Devlete geçer.

Devlet, gaibe veya üstün hak sahiplerine karşı, aynen gaibin mirasını teslim alanlar gibi geri vermekle yükümlüdür.

Açıklamalar

Ölüm karinesinden farklı olarak, bazı hallerde kişinin içinde kaybolduğu durum, ölümünü kesin saydıracak bir durum olmamakla beraber, onun hayatta mı yoksa ölümü olduğuna ilişkin bir şüphe yaratır. Böyle bir şüpheli durum içinde sürekli olarak kalma, özellikle malvarlığı hakları yönünden sakıncalar doğurur.

Ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber alına­mayan bir kimsenin ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa, hakları bu ölüme bağlı olanla­rın başvurusu üzerine mahkemece bu kişinin gaipliğine karar verilecektir.

Yetkili mahkeme, kişinin Türkiye’deki son yerleşim yeri; eğer Türkiye’de hiç yerleşmemişse nüfus sicilinde kayıtlı olduğu yer; böyle bir kayıt da yoksa anasının veya babası­nın kayıtlı bulunduğu yer mahkemesidir.

Yargıcın gaiplik kararı vermek üzere gerekli işlemlere başlayabilmesi için, bunun ilgi­lilerden biri tarafından istenmiş olması gerekir. Yargıç kural olarak istem olmadan kendili­ğinden karar veremez. Hakları gaip olan kişinin ölümüne bağlı olan kimseler, gaiplik kararının verilmesini isteyebilirler. Yasal ve atanmış mirasçılar, belirli mal vasiyeti alacaklı­ları, gaibin eşi, hazine gibi.

Mahkemeden gaiplik kararının işlenebilmesi için, ölüm tehlikesinin üzerinden en az bir yıl veya son haber tarihinin üzerinden en az beş yıl geçmiş olması gerekir. Bu süre geçmeden mahkemeye başvurulamaz.

Mahkeme, gaipliğine karar verilecek kişi hakkında bilgisi bulunan kimseleri, belirli bir sürede bilgi vermeleri için usulüne göre yapılan ilânla çağırır. Bu süre, ilk ilânın yapıldığı günden başlayarak en az altı aydır.

İlândan sonuç alınamazsa, mahkeme gaipliğe karar verir ve ölüme bağlı haklar, ay­nen gaibin ölümü ispatlanmış gibi kullanılır. Gaiplik kararı ölüm tehlikesinin gerçekleştiği veya son haberin alındığı günden başlayarak hüküm doğurur. Gaiplik kararı, hâkimin bildirmesi üzerine, ölüm kütüğüne kaydolunur.

Gaipliğine karar verilecek kişi, ilân süresi dolmadan ortaya çıkar veya kendisinden ha­ber alınırsa ya da öldüğü tarih tespit edilirse gaiplik istemi düşer, gaiplik kararı verilemez.

İlan süresi geçtikten sonra ve gaiplik kararı verilmeden önce gaip çıkar gelir ya da öldüğü yahut da yaşamakta olduğu konusunda haber alınırsa, artık gaipliğe yine karar verilemez.

Gaiplik kararının verilmesiyle (gaip evliyse) evlilik ölümde olduğu gibi kendiliğinden ortadan kalkmaz. Evliliğin ortadan kalkması için,gaibin karasının yada kocası-nın,mahkemeden evliliğin feshini istemesi ve mahkemece karar verilmesi gerekir.

Gaipliğine karar verilen kişinin eşi, mahkemece evliliğin feshine karar verilmedikçe yeniden evlenemez. Kaybolanın eşi evliliğin feshini, gaiplik başvurusuyla birlikte veya ayrıca açacağı bir dava ile isteyebilir. Evliliğin feshi gaiplik davası ile birlikte istenmiş ise, boşanma davalarındaki usul burada da aynen uygulanacaktır. Yani boşanma davalarında delillerin toplanması, müşterek çocukların velayetinin kime bırakılacağı hususları ile dava­nın yürütülmesi usul ve yöntemi aynen göz önünde tutulacaktır.

Ayrı bir dava ile evliliğin feshi, davasında yetkili mahkeme gaibin yerleşim yeri mah­kemesidir. Gaiplik kararının kesinleşmiş olması aranacaktır.

Sağ olup olmadığı bilinmeyen bir kimsenin malvarlığı veya ona düşen miras payı on yıl resmen yönetilirse ya da malvarlığı böyle yönetilenin yüz yaşını dolduracağı süre ge­çerse, Hazinenin istemi üzerine o kimsenin gaipliğine karar verilir. Gaiplik kararı verile­bilmesi için gerekli ilân süresinde hiçbir hak sahibi ortaya çıkmazsa, aksine hüküm bu­lunmadıkça, gaibin mirası Devlete geçer. Devlet, gaibe veya üstün hak sahiplerine karşı, aynen gaibin mirasını teslim alanlar gibi geri vermekle yükümlüdür.

Gaiplik kararı istemi davaları her türlü delille ispatlanabilir.

Görevli Mahkeme

Asliye Hukuk Mahkemesi

Yetkili Mahkeme

l-Gaibin Türkiye’deki son yerleşim yeri mahkemesi,

2-Gaip Türkiye’de hiç yerleşmemişse nüfus sicilinde kayıtlı olduğu yer mahkemesi,

3-Gaibin, böyle bir kayıt da yoksa anasının veya babasının kayıtlı bulunduğu yer mahkemesi.

4-Gaiplik nedeniyle eş tarafından açılacak evliliğin feshi davası, gaibin son yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde açılacaktır.

Davacı

l-Hakları bu ölüme bağlı olanlar (Yasal ve atanmış mirasçılar, belirli mal vasiyeti a-lacaklıları, gaibin eşi gibi)

2-Hazine (Sağ olup olmadığı bilinmeyen bir kimsenin mirasçısı yoksa, malvarlığı ve­ya ona düşen miras payı on yıldır mahkemece idare ediliyorsa ya da malvarlığı böyle yönetilenin yüz yaşını dolduracağı süre geçmişse)

Davalı

Hasımsız

Konu İle İlgili Dikkat Edilecek Hususlar

l-Dava basit yargılama usulüne göre görülecektir.

2-Dava açan kimsenin, hakları gaip olan kişinin ölümüne bağlı olan kimse veya kim­seler olup olmadığı araştırılacaktır. (Yasal ve atanmış mirasçılar, belirli mal vasiyeti ala­caklıları, gaibin eşi, Hazine gibi)

3-Hâkim, gaiplik kararı vermeye yetkili olup olmadığını tetkik edecektir.

4-Dava her türlü delille ispat edilebilir, (tanık beyanı, zabıta araştırması, nüfus kaydı, tapu kaydı, bilirkişi incelemesi vs.)

5-Gaipliği istenen kişinin nüfus aile tablosu getirtilecektir.

6-Ölüm tehlikesinin üzerinden en az bir yıl veya son haber tarihinin üzerinden en az beş yıl geçmiş olması gerekir.

7-Hazine tarafından gaiplik kararı verilmesi isteniyorsa, gaibin mallarının 10 yıldır mahkemece idare edilip edilmediği veya gaibin 100 yaşını geçmiş olup olmadığı araştırı­lacaktır.

8-Gaipliğine karar verilecek kişi hakkında bilgisi bulunan kimseleri, belirli bir sürede bilgi vermeleri için usulüne göre yapılan ilânla çağrılacaktır. Bu süre, ilk ilânın yapıldığı günden başlayarak en az altı aydır.

9-İlanın tirajı yüksek ve herkesin okuyabileceği gazete ile yapılması gerekir.

10-Gaipliğine karar verilecek kişi, ilân süresi dolmadan ortaya çıkar veya kendisin­den haber alınırsa ya da öldüğü tarih tespit edilirse gaiplik kararı verilemeyecektir.

11-İlanda belirtilen süre geçmiş olmasına rağmen başvuran olmamışsa ve dava is-patlanmışsa yani dava sabitse gaiplik kararı verilecektir.

12-Gaiplik kararı, hâkimin bildirmesi üzerine, ölüm kütüğüne kaydolunur.

13-Ayrı bir dava ile eş tarafından gaiplik kararı nedeniyle evliliğin feshi davası açıla­bilmesi için gaiplik kararının kesinleşmiş olması gerekir.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...