Faturanın Müşteride ve Şirkette Kalan Suretlerinde Farklılık

Çekten Cayma Talep Dilekçesi

Faturanın Müşteride ve Şirkette Kalan Suretlerinde Farklılık

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu
Tarih : 13.11.2009
Esas No : 2008/888
Karar No : 2009/542
VUK Md. 359
FATURALARIN MÜŞTERİLERE
VERİLEN ASILLARI İLE
İŞLETMEDE KALAN
ÖRNEKLERİNİN FARKLI MİKTAR
VE TUTARLARDA DÜZENLENMESİ
Emtia alışlarının belgesiz yapılmasından dolayı, yasaya aykırı bu eylemin emtia dengesiyle
ortaya çıkmasını önlemek amacıyla teslim edilen emtia için düzenlenen faturaların müşterilere
verilen asılları ile işletmede kalan örneklerinin farklı miktar ve tutarlarda düzenlediğinin
saptanmasının, vergi kaybına VUK’un 359. maddesinin (a/1 ve (a/2) işaretli bentlerinde yazılı
eylemlerle yol açıldığının kabulünü gerektirdiği hk.
İstemin Özeti: Kömür ticareti ve nakliyecilik yapan davacının (…) Ltd. Şti.’nden belgesiz kömür
aldığı, bir kısım apartmanlara faturasız kömür sattığı, bir kısım apartmanlara sattığı kömür için
düzenlediği faturaların aslı ile işletmede kalan örneklerinde farklı tutarlar göstererek kayıtlarına dahil
ettiğinin saptanması nedeniyle davacı adına 2003 takvim yılının geçici vergi dönemleri için
hesaplanan geçici vergi tutarları üzerinden, 27.03.2006 tarihinde tebliğ edilen ceza ihbarnamesiyle üç
kat vergi ziyaı cezası kesilmiş ve davaya konu edilmiştir.
Davayı inceleyen Vergi Mahkemesi; Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 120. maddesinde, geçmiş
dönemlere ait geçici verginin %10’u aşan tutarda noksan beyan edildiğinin saptanması halinde vergi
yükümlüleri adına ceza kesilmesi öngörülmüşse de, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun vergi ziyaı
cezasına ilişkin 344. maddesinin ikinci fıkrasının iptali yolundaki Anayasa Mahkemesi kararı
nedeniyle cezanın, gecikme faizi dahil edilerek hesaplanmasının hukuka uygun düşmediği ve
Danıştay’ın süregelen kararlarında cari vergilendirme döneminin gelir vergisine mahsuben beyanı
gereken geçici verginin noksan tahakkuk ettirilmesinden doğan vergi kaybı nedeniyle asgari ceza
kesilmesi gerektiğine işaret edildiğinden, üç kat üzerinden vergi ziyaı cezası kesilmesinde hukuka
uygunluk görülmediği gerekçesiyle kesilen cezanın, hesaplanan geçici verginin bir katına isabet eden
kısmı yönünden davayı reddetmiş, ceza fazlasını kaldırmıştır.
Karara karşı tarafların yaptığı temyiz başvurularını inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesi, 28.04.2008
günlü ve E. 2007/374, K. 2008/1593 sayılı kararıyla; gelir vergisi üzerinden ceza kesilmişken, geçici
vergi üzerinden de ceza kesilmesinin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla yapılan davacı temyiz istemini,
Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 120. maddesindeki açık düzenlemeden dolayı reddetmiş; geçici
verginin mahsup edileceği vergilendirme dönemi için davacı adına üç kat vergi ziyaı cezası kesildiği,
dolayısıyla geçici vergi nedeniyle kesilecek ceza doğrudan bu vergiye bağlı olduğundan, kararın,
cezanın bir kat üzerinden azaltılması yolundaki hüküm fıkrasının hukuka uygun düşmediği
gerekçesiyle kararın cezaya ilişkin hüküm fıkrasını bozmuştur.
Bozma kararına uymayan Vergi Mahkemesi; ilk kararın bozulan hüküm fıkrasında ısrar etmiştir.
Israr hükmü, vergi idaresi tarafından temyiz edilmiş ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı fatura
düzenlendiğinin tespit edilmesi nedeniyle aranmayan geçici vergi tutarları üzerinden üç kat vergi ziyaı
cezası kesilmesinde yasaya aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek bozulması istenmiştir.
Karar: Kömür ticaretine ilişkin faaliyeti nedeniyle belgesiz kömür aldığı ve sattığı, fatura düzenlediği
satışlarında ise faturaların aslı ile işletmede kalan örneklerinde farklı tutarlar göstererek kayıtlarına
dahil ettiği saptanarak davacı adına 2003 takvim yılının geçici vergi dönemleri için hesaplanan geçici
vergi tutarları üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezasını, hesaplanan geçici verginin bir katına
indirmek suretiyle azaltan vergi mahkemesi ısrar kararı vergi idaresi tarafından temyiz edilmiştir
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 120. maddesinde, yapılan incelemeler sonucunda,
geçmiş dönemlere ait geçici verginin % 10’u aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti halinde, eksik
beyan edilen bu kısım için re’sen veya ikmalen geçici vergi tarh edileceği, mahsup süresi geçtikten
sonra, kesinleşen geçici vergilerin terkin edileceği ancak, gecikme faizi ve ceza tahsil edileceği kurala
bağlanmıştır. Davacı tarafından belgesiz kömür alım -satımı yapması, bir kısım satışları için
düzenlediği faturaların müşterilere verilen asılları ile işletmede kalan örneklerinde farklı emtia
bedelleri göstermesinden dolayı adına salınan üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin dava konusu
yapılmaksızın kesinleştiğinde ihtilaf bulunmamaktadır. Bu nedenle 2003 takvim yılının geçici vergi
beyannamelerinde beyanı gerekenden noksan hasılat bildirdiği anlaşılan davacının noksan geçici vergi
tahakkukuna yol açtığı açıktır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 341. maddesinde, vergi ziyaının, mükellefin veya sorumlunun
vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden
verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade ettiği, 344.
maddesinin ikinci fıkrasında ise vergi ziyaına sebebiyet verilmesi halinde ziyaa uğratılan vergi
üzerinden vergi ziyaı cezası kesilmesi öngörülmüştür. Vergi ziyaı cezasının düzenlendiği 344.
maddenin ikinci fıkrasında bu cezanın, ziyaa uğratılan verginin bir katına göre hesaplanması
öngörüldükten sonra üçüncü fıkrasında vergi ziyaına 359. maddedeki fiillerle yol açılması halinde
cezanın, üç kat olarak uygulanması gerektiği düzenlenmiştir. 344. maddedeki bu düzenlemeler
karşısında vergi ziyaı cezasının, ziyaa uğratılan verginin kaç katı üzerinden kesileceğinin, vergi
kaybına yol açan eylemin, Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesinde öngörülen eylemlerden olup
olmadığına göre belirlenmesi gerekmektedir. Cezanın belirlenmesinde yasa yapıcının belirlediği başka
bir ölçüt bulunmamaktadır.
Emtia ticareti yapanların, alışları için fatura almaları ve bu faturaları maliyet kayıtlarına dahil etmeleri
zorunlu olduğu halde, kömür alışlarını belgesiz yapmasından dolayı, yasaya aykırı bu eyleminin emtia
dengesiyle ortaya çıkmasını önlemek amacıyla teslim ettiği emtia için düzenlediği faturaların
müşterilere verilen asılları ile işletmesinde kalan örneklerini farklı miktar ve tutarlarda düzenlediği
saptanan davacının, vergi kaybına, Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesinin (a/1) ve (a/2) işaretli
bentlerinde yazılı eylemlerle yol açtığı açıktır.
Geçici verginin, cari yılın gelir vergisine mahsup edilebilmesi; hesaplanacağı hasılatın ait olduğu
geçici vergi beyan döneminde verilen geçici vergi beyannamesinde beyan edilmesine; tahakkuk
ettirilmesine ve tahsil edilmiş olmasına bağlıdır. Bu nedenle noksan beyan edilmekle zamanında
tahakkuk etmesi önlenmiş olan geçici verginin, ait olduğu dönemin gelir vergisine mahsup edilebilir
bir vergi olduğundan söz edilemeyeceğinden, davacı adına vergi kaybına yol açtığı eyleminin
niteliğine göre üç kat üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir kat üzerinden azaltılması yolundaki
ısrar kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, Vergi Mahkemesinin ısrar kararının bozulmasına, gerekçede ve esasta
oyçokluğu ile karar verildi(*).
(*) X- KARŞI OY: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, ısrar kararının bozulmasını
gerektirecek nitelikte bulunmadığından istemin reddi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.
XX- KARŞI OY: Temyiz isteminin kabulüyle ısrar kararının, Danıştay Dördüncü Dairesinin
bozma kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile
karara gerekçe yönünden katılmıyorum.

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Call Now Button
WhatsApp chat