Eşlerden birine ait olup, paylaştırma dışı olan bir malın edinilmesi­ne, iyileştirilmesine veya korunmasına diğer eş katkıda bulunmuş olabi­lir. Eğer katkıda bulunan eş, bu katkısı karşılığını hiç almamış veya uy­gun karşılığını almamışsa, katkısı karşılığında kendisine bir bedel ödenmesini diğer eşten isteyebilir. Mal rejiminin sona erdiğinde, bu yönde istek bulunması halinde Aile Mahkemesi hakimi, istem sahibi eşin katkısı oranında hakkaniyete uygun bir bedele hükmedecektir, (md. 249) Bu düzenleme de, edinilmiş mallara katılma rejiminde “Değer Artış Pa­yı” başlığıyla yeralan kuralın (md. 227) paylaşmalı mal ayrılığı rejimin­deki karşılığıdır.

AİLE KONUTU VE EV EŞYASI

Mal rejimi türleri içinde, aile konutu ve ev eşyaları hakkında en ay­rıntılı düzenlemenin bulunduğu rejimin paylaşmalı mal ayrılığı rejimi olduğu görülmektedir.

Ailenin ortak kullanımına özgülenmiş ve eşler arasında eşit olarak paylaşma konusu olan konutta kalmaya, ev eşyalarını kullanmaya kimin devam edeceği konusunda eşler aralarında anlaşabilirler. Örneğin, bo­şanma veya evlenmenin iptaline dair kararın kesinleşmesinden itibaren 2 yıl boyunca (veya daha farklı bir süre için) konutta kadının çocuklarla birlikte oturacağı kararlaştırabilir. Örnekteki konut koca adına kayıtlıysa, kadın, bu hakkının (Konutta kalma hakkı) tapu kütüğüne şerh edil­mesini de isteyebilir.

Eşler, konutta kimin kalacağı hususunda anlaşamayabilirler. Bu du­rumda Aile Mahkemesi hakimi, aile konutunda hangi eşin hangi surede kalacağına da boşanma veya evlenmenin iptali kararıyla birlikte re’sen karar verebilecektir.

Aile Mahkemesi Hakimi, kanun tarafından kendisine taranan bu yetkiyi kullanırken; olayın Özelliklerini, eşlerin ekonomik ve sosyal du­rumlarını, varsa çocukların çıkarlarını gözönünde bulundurmak ve hak­kaniyete göre karar vermelidir. Hakim, konutta kalma ve kullanma süresinin açıkça gösterileceği kararı da tapu kütüğüne şerh verilmesi için tapu memurluğuna gönderecektir.(md.254)

Kararda belirlenen kullanım süresinin bitiminde, hakim aksine ka­rar vermediyse bu hak kendiliğinden sona erer. Ancak bu süre bitmeden, bu hakdan yararlanan eşin durumunda değişiklik olursa (örneğin kendi­sine miras kalan parayla aile konutundan, daha iyi bir evi satın alma olanağına kavuşması halinde) diğer taraf, hakimden önceki kararın de­ğiştirilmesini isteyebilir.

Eşlerin oturdukları aile konutu, tarafların mülkiyetinde olmayıp, ki­ralık Konut durumunda olabilir. Hakim, boşanma veya evlenmenin ipta­li davasıyla bu kiralık konutta, kiracı sıfatını tartmayan eşin kalmasına da katar verebilir. Kiralayanın sözleşmeden doğan haklarının zarar görme­mesi için gerekli düzenlemenin yapılmasına da kararla birlikte hükmolunacaktır. (md. 254)

ÖLÜM HALİNDE

Eşlerden birinin ölümü halinde de, sağ kalan eşe aile konutu ve ev eşyaları üzerinde, mülkiyet veya oturma, intifa hakkı tanınmıştır. Bunun için; birlikte yaşanılan konut ve ev eşyasının, paylaşma konusu olan mal­lar arasında bulunması gerekir. Sağ eş, aile konutu ve ev eşyasının ta­mamının mülkiyetini, miras ve paylaşmalı mal ayrılığı rejiminden doğan hakkına mahsup edilmek kaydıyla isteyebilir. Miras ve paylaşmadan doğan hakkı yetmezse eksik kalan kısım için bedel eklemek suretiyle de bu mallar üzerinde sağ eşe mülkiyet hakkı tanınabilir.

Haklı sebepler varsa, mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkının tanınmasını, sağ kalan eş veya ölenin diğer yasal mirasçılardan biri de isteyebilir.

Sağ kalan eşin kullanabileceği bu hak sınırsız değildir. Eğer ölen eşin bir meslek veya sanat icra ettiği ve altsoyundan birinin de aynı mes­lek veya sanatı icra etmesi için gerekli olan bir yer söz konusuysa bu yer­de yukarıda açıklanan hakkım kullanamaz, (md. 255)

CategoryMakale
Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat