E-Posta İle Tehdit

T.C
YARGITAY
4. Ceza Dairesi

Esas No : 2010/28924
Karar No : 2013/3537
Karar Tarihi:11/02/2013

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-Denetimli Serbestlik ve Yaptırım Merkezleri ile Koruma Kurulları Yönetmeliği’nin 38/3. maddesine göre; 5237 sayılı TCK’nın 50/1-d bendinde tanımlanan belirli yerlere gitmek ve belirli etkinliklerden yasaklamanın amacı, sanığın suç işlemesinde, suça yönelmesinde, zararlı alışkanlıklar edinmesinde veya bağımlılık yapan maddeler kullanmasında; çevresel, psikolojik, sosyal veya ekonomik etkisi bulunan ya da yeniden suç işlemesine yol açan etkenleri tetikleyecek yerler ve etkinliklerden uzak tutulmasıdır. Bu şekilde sanığın, yeniden suç işlemesini teşvik edici ortamlardan uzaklaşması sağlanarak, suçu engelleyici etkenleri güçlendirmek, sosyalleşmesini sağlamak, kanunlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam sürmesine yardım etmek amaçlanmaktadır. Tedbirin Kanun’a konuluş amacı gözetildiğinde suçun nedeni tespit edilerek, sanığın, suçu doğuran ortamdan uzak tutulması sağlanmalı, hükmün gerekçesinde de yapılması yasaklanan etkinlik ile gidilmesi yasaklanan yerlerin ne şekilde sanık üzerinde olumsuz etki meydana getirdiği gösterilmelidir. Hükmolunan yaptırım tedbiri ile işlenen suç arasında, yeni suçların işlenmesine engel olacak bir bağlantı olmalıdır. Belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklama tedbiri, suçu doğuran nedenlerle sanığın temasının kesilerek yeni suçların işlenmesini engelleme amacına hizmet etmeli, yaptırımın infazının denetlenebilir, yerine getirilebilir olmasına dikkat edilmelidir.

Yargılamaya konu somut olayda; sanığın, elektronik posta iletisi ile katılanı tehdit etmekten ibaret eyleminin, “5 ay süreyle internet servisi sağlanan, umuma açık ticari yerlere gitmekten yasaklanması” şeklinde, infazının denetlenmesi mümkün olmayacak, işlenen suçla zorunlu olarak bağlantısı bulunmayan yerlere gitmekten yasaklanma yaptırımına hükmolunması,

2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun, dairemizce de benimsenen 03.02.2009 tarih ve 11-250/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi CMK’nın 231/6-c bendindeki zarar kavramının belirlenebilir, ölçülebilir, somut maddi zarar olup manevi nitelikteki zararı kapsamadığı gözetilmeden, yükletilen tehdit suçunun mağdurunun, ne şekilde maddi nitelikte bir zararının olduğu da açıklanmadan, sanığın hukuksal durumunun, maddedeki diğer yasal ölçütlere göre değerlendirilmesi yerine “zarar tazmini yapılmaması” şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmemesi,

Yasaya aykırı ve katılan …’ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...