Denetimli Serbestlik Tedbirinin Uygulanma Şartları

Ceza Genel Kurulu 2011/7-173 E. 2011/174 K.

2313 sayılı Yasaya aykırılık suçundan sanık Mehmet ‘in 2313 sayılı Yasanın 23/4 ve TCY’nın 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmolunan cezanın TCY’nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra 2 yıl denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin, Akhisar Ağır Ceza Mahkemesince verilen 13.12.2006 gün ve 227-335 sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 7. Ceza Dairesince 18.01.2011 gün ve 11871-205 sayı ile onanmasına karar verilmiştir.

Yargıtay C.Başsavcılığı ise 24.06.2011 gün ve 184060 sayı ile;

“Mahkemece, 2 yıl 6 ay hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verilen sanık hakkında, mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına ve ayrıca cezanın infazından sonra sanığın takdiren 2 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verilmiştir.

5237 sayılı TCK’nun 58. maddesinin 6-7. fıkralarında;

‘6- Tekerrür halinde hükmolunan ceza, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Ayrıca, mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.

7- Mahkumiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı belirtilir’

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesinin 4-5-6. fıkralarında da;

4- Hakim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler.

5- Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıverilmeye ilişkin hükümler uygulanır.

6- Hakim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir. Denetim süresi en fazla beş yıla kadar uzatılabilir’ hükümleri yer almaktadır.

Yukarıda yer alan yasal düzenlemeler karşısında, denetim süresini belirleme ve uzatma görevi infaz aşamasındaki koşullu salıverme ile ilgili karar verecek mahkemeye ait olup, 5237 sayılı TCK’nun 58/7. maddesi gereğince mahkumiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanacağının belirtilmesi yeterli olacaktır” görüşüyle itiraz yasa yoluna başvurarak, Özel Daire onama kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme hükmünün bozulmasına, aykırılık yeniden yargılanmayı gerektirmediğinden hükümden denetimli serbestlik süresinin çıkarılması suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi isteminde bulunmuştur.

Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Yargıtay Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, mükerrir sanık hakkında TCY’nın 58/6. maddesi uyarınca denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiğinde denetim süresi belirlenmesinin olanaklı olup olmadığına ilişkindir.

5237 sayılı TCY’nın 58. maddesi uyarınca;

Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hükmün kesinleşmesinden sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanacaktır. Tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceki hükmün kesinleşmesi ve ikinci suçun kesinleşmeden sonra işlenmesi yeterli olup, cezanın infaz edilmiş olmasına gerek bulunmamaktadır. Ancak beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl, beş yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına mahkûmiyet halinde ise cezanın infaz tarihinden itibaren üç yıl geçmekle ve yine fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış kişiler hakkında tekerrür hükümleri uygulanmayacak, mükerrir sanık hakkında, sonraki suç nedeniyle yasa maddesinde seçimlik ceza olarak hapis veya adli para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunacak, hükmolunan ceza mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilecek, ayrıca hükümlü hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanacaktır.

Dosyanın incelenmesinden; suç tarihinin 14.07.2006, tekerrüre esas alınan ilamın ise:

Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin 15.07.2003 gün ve 55-172 sayı ile sanığın 765 sayılı TCY’nın 403/5 ve 59. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezalandırılmasına ilişkin olduğu, kararın 05.04.2004 tarihinde kesinleşip, 29.06.2006 tarihinde de infaz edildiği,

Buna göre infaz tarihi, süre ve ceza koşullarının birlikte oluşması nedeniyle hüküm tarihinde sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığı,

Anlaşılmaktadır.

5275 sayılı Yasanın mükerrirlere özgü infaz rejimini düzenleyen 108. maddesinin (4), (5) ve (6). fıkralarında “Hakim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıvermeye ilişkin hükümler uygulanır. Hakim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir” hükmüne yer verilmiştir.

Görüldüğü üzere mükerrir sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Denetimli serbestlik tedbiri ise cezanın infazından sonra uygulanacak bir infaz kurumudur. Denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye aittir. Buna göre hükümlülük kararında mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nın 58/6-7. maddeleri gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, yargılamayı yapan mahkemece infaz aşamasında belirlenecek bir konuda infazı kısıtlayacak şekilde denetim süresi belirlemesi yasal değildir.

Bu itibarla, Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının kabulü ile Özel Daire onama kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme hükmünün bozulmasına, yeniden yargılama yapmayı gerektirmeyen bu konuda Ceza Genel Kurulunca da 1412 sayılı CYUY’nın 322. maddesi uyarınca karar verilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmından “takdiren 2 yıl süreyle” ibaresinin çıkartılması suretiyle düzeltilerek onanmasına karar verilmelidir.

SONUÇ:

Açıklanan nedenlerle;

1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,

2- Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 18.01.2011 gün ve 11871-205 sayılı onama kararının KALDIRILMASINA,

3- Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin 13.12.2006 gün ve 227-335 sayılı hükmünün BOZULMASINA,

Yeniden yargılama gerektirmeyen bu konuda, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CYUY’nın 322. maddesi uyarınca karar verilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmından “takdiren 2 yıl süre ile” ibaresinin çıkartılması suretiyle düzeltilerek ONANMASINA,

4- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere, Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.07.2011 günü yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...